Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


AIDS’im, korkuyorum

23 Kasım 2007 Cuma | İhbar Et | Etiketler : aids mikrop hiv virüs check up

HIV pozitifim, aslında AIDS im. CD4 seviyim 50 altında ve viral yüküm 100.000 üstünde. İlaca başladım, zormuş.

Marmara Üniversitesi’nin ekibi takip ediyor. İçim hiç rahat değil, korkuyorum. Sevgiler…

Biz hekimler belki iş yoğunluğundan belki de kendimizi duygusal yıkımdan korumak için zaman zaman hastayla empati kurmayı, yani kendimizi onun yerine koymayı ihmal ederiz. Buna da profesyonel tavır deriz. Fakat .öyle anlar olur ki bazı şeyler bu zırhı delip geçer; sizin mektubunuz da bunlardan biri. Bu nedenle her ne kadar çok özel bir uzmanlık alanı olmasına rağmen cevap vermek istedim.

Dünyanın her yerinde HIV pozitif olmak ve sonrasında AIDS’in ortaya çıkması çok zor olsa gerek. Hem hastalığın hastayı yıpratan süreci hem tedavinin özellikleri hem de AIDS’in diğer hastalıklardan farklı algılanması bu zorluğun başlıca sebepleri. En büyük korku ise kısa zamanda kaçınılmaz sonun geleceğinden duyulan endişe.

En başta şunu söylemek gerekir; günümüzde uygun tedavi ile hastalığın ortaya çıkmasını engellemek, belirtileri azaltmak ve ömrü uzatmak mümkün. En popüler örnek ise ünlü Amerikalı basketbol oyuncusu Magic Johnson. HIV virüsü taşıdığını ilan ettiği 1991 yılından günümüze kadar AIDS olmadan sağlıklı şekilde yaşamını sürdürmektedir. Tabi bunun bazı şartları vardır. Bu şartların başında sizi yakından takip edecek tecrübeli bir tıbbi ekip, doğru bir ilaç tedavisi ve hastanın kendine göstereceği özen gelir. Özellikle kronik hastaların, kendi bedenlerini ve hastalıklarını çok iyi öğrenmeleri gerektiğine inanıyorum. Çünkü hastalıklarının ve nasıl bir seyir gösterdiklerinin takibini yapmak asıl kendilerine düşmektedir. Biz doktorlar ve diğer sağlık çalışanları ancak onlara yol gösterip nasıl bir tedavi stratejisi belirleyeceklerine dair alternatifler sunarız ve , kararlarına uygun girişimleri yaparız. Yol ayrımlarında hangi yöne gidileceğini belirlemek hastaya düşer.
Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, her HIV pozitif olan AIDS değildir. Çünkü HIV virüsü bulaşmış olsa bile AIDS hastalığının klinik belirtilerini göstermeyen hastaların oranı oldukça fazladır. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkması uzun yıllar alabilmektedir, yada yukarıdaki örnekte olduğu gibi 16 – 17 senedir hastalık ortaya çıkmadan virüsü taşıyanlar da vardır.
CD4 yüzdenize ve viral yükünüze dair buradan yorum yapmayı uygun bulmuyorum, çünkü sizi takip eden kurum zaten bu konuda yardımcı oluyordur. Sizin tedavinizi üstlenen Marmara Üniversitesi ekibi her türlü övgüyü hakkedecek bir kurumdur. Bu ve benzeri vasıftaki birkaç merkez, ülkemizdeki HIV hastalarına üstün hizmet vermektedir. Ben de kendi adıma HIV hakkında görüş almam gerekiyorsa Marmara ve benzeri kurumlara başvururum, gerekir ise hastalarımı buralara yollarım.
HIV pozitif olmak tüm yaşamınızı ona göre ayarlamanız gereken bir hastalıktır. Ne yazık ki tamamen unutmak yada yokmuş gibi davranmak imkanı yok. Fakat onunla birlikte yaşamayı öğrenmek mümkündür. İnsan doğası gereği en zor şartlara uyum gösterip mutlu olmayı başarır. Bunun yolu umudunu yitirmemekten ve korkuya kapılmadan mücadele etmekten geçer. Size de, doğru merkezlerde tedavinizi olduğunuza göre, bunlardan başka tavsiyem olmayacaktır. Sağlığınız daim olsun
 

Dr. Eren Eroğlu

Aile Hekimliği Uzmanı, Clinica Gayrettepe Tıbbi Direktörü

eroglu.eren@mynet.com

Yoruma kapalı.




Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.