Hüzünlü şiirlerim
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 1Tut ki bu gece
en hüzünlü şiirleri yazabilirim
sis basmış,yıldızlar mavi
gökyüzü siyah ceketini giymiş sanki
sokaklar biçare kalmış,ıssız karanlığa kanabilirim
evde, camlara vuran rüzgarın korkunç sesi
köpeklerin havlamasından ürküyor olabilirim
caddede çınlayan üç dört ayak sesi
üç dört adım da kahkaha sesi
limanına demirleyen en son balıkçı teknesi de gitti mi
kapkara gecelerde başlar şiirlerim
acılar şiirlere
hüzünler mısralara dökülür…
tut ki bu gece
yalın ayak bir zemherideyim, öfkem son haddinde
mevsimlerden,en soğuk en fırtınalı,üşüdüğüm bir gece
gözlerimden dökülmeyen yaşlarımı salıveriyorum dizelerime
şuursuz düşüncelerimin içinde
dinmek bilmeyen,kayıp giden satırları yazabilirim
tut ki bu gece
şiirlerimin sahile vurduğu gece
vuslat için ant içtiğimiz bu limanı terk edebilirim
lodosunda kürek çektiğim denizimde boğulabilirim
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
bu gece beni sevmene de hiç ihtiyacım yok diyebilirim
tut ki bu gece
bütün şiirlerimi üst üste zımbalayabilirim
hedef tahtası gibi tam onikiden vurabilirim
ben seni hiç sevmedim
bana ait ne varsa ver diyebilirim
tut ki bu gece
bunlar,hüzünlü şiirlerimin öfkesi
öfkem arttı,yüreğim acıdı
belki de kalemimin acı sesi
tut ki bu gece
bütün şiirlerimi sevebilirim bile
aydınlık bir gece bulabilirim seninle
öfkelerimi hüzünlerime harmanlayıp
içime dolar sesin,ruhumu ısıtır nefesin
hüzünleri bile bölüşebilirim seninle
gecemi hasretinle ısıtır,sevginle varlığımı tamamlarım
gece utanır
tüm renkli elbiselerimi giyer sabahı beklerim
içimde bir adam var derim
hep onu beklerim…
hüzünlerim bile onunla daha güzel diyebilirim
SANA BAKMAK
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0Herşey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela.
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın.
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine..
Bir beyaz kağıda
Herşey yazılabilir,
Senin dışında..
Güzelliğine benzetme bulmak zor,
Sen iyisimi sana benzemeye çalışan
Herşeyden:
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok..
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden, açan soran, bere budak yok
Bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel birşey yok
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Herşeyi anlattım..
Olan olmayan, acıtan sancıtan..
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine..
Sana bakmak
Suya bakmaktır..
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır..
Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar..
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvan değil tüccarlardır
Sen öyle göz,
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken,
Sana şiir yazmak ahmaklıktır..
Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz..
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak
Allah’a inanmaktır
YAŞANMAMIŞ HATIRALAR
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0Yaşanmamış hatıralar bilirim
Büyülü sonbahar akşamlarında
Bulutlar üstünde su kenarında
Yalnız hayal edilen hatıralar
İşte; en ürpertici nağmelerle
Bizim şarkımızı söyliyen rüzgar
Sen dudağında gülümsemelerle
Ben gözyaşlarımla, bu alemdeyim
Fakat yine bizbize, başbaşayız
Duymasan düşünmesen de; unutma
Bir daha bu anı yaşayamayız.
II
Görülmemiş manzaralar bilirim
Karda, kışta, belki de ilkbaharda
Hür denizlerde, kuytu ormanlarda
Sadece hissedilen manzaralar
Bak. Dinle, neler anlatıyor yağmur
Üşüyorum üşüyorum beni sar
Karanlık başladı, gitme ne olur
İnan değişen manzaralar değil
Kilometreler ayıramadı bizi
Fakat bir gün gelir de birleştirir
Beyaz bir güvercin kanadı bizi
III
Söylenilmemiş mısralar bilirim
Hüzün dolu yağmurlu gecelerde
Alev çalgıların sustuğu yerde
Yalnız, yalnız düşünülen mısralar
Bilinen şeyler huzur içinde
Bilmenin bilinmez bir korkusu var
Bak bütün rüyalarım nur içinde
Çünkü, bugün havasını kokladığın
Denizaşırı bir diyar bilirim
Ve o diyarda seninle beraber
Yaşanmamış hatıralar bilirim
Yokluğunu Getiren Akşamlar
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0Ben artık bıraktığın çocuk değilim.
Bombardıman edilmiş şehirler gibi,
Bütün sütunlarım yıkılmıştır;
Boşluktayım.
Bütün ışıklarım sönmüştür gecenin bir vaktinde.
Karanlıklara terketmişim aşkı ve güzelliği,
Yüreğim sıcaklığını kaybetmiştir;
Ağlıyorum..
Yetim bir çocuğun kimsesizliğince,
Kahırla dolu küçücük göğsümü çekerek
Ağlıyorum…
Gözlerim sabahlar gibi dumanlı ve ıslaktır.
Yokluğunu getiren akşamlara karşı,
Ağlamanın ferahlığını ben de öğrendim.
Ben artık bıraktığın çocuk değilim.
Nurettin ÖZDEMİR
……Yüreğimle Vedalaşıp Sonra Gitsen…..
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0Gidişinle Yitirilen Bunca Değerdi Geçmişe Sığdırılan…şimdi Hepsi Birer Boşlukta
Senin Gittiğin Yolda Kırıntıların Arasında…
Ne Kadar çaba Harcasamda Yokluğunla Dolu Manasını Kaybeden Kelimelerim
çelişkilerle Dolu Yüreğim…
Gitti Gelmez Diyen Beynim…
Ağlama Aşktı Yaşadığın Diyen Kalbim…
Her şeyimle Senden Kaçan Cesaretsizliğim…
Işte Böylesine Yaşanılan Bir Fırtına Içimdeki…!!!!
ayağıma pırangalar vurmuş
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0tutsaklık demişler bunun adına..hayır bu tutsaklık değil!
tutsaklık değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..
daha da nefessiz bırakır insanı..daha da yapışır canına..etini koparırcasına hem de..kapıları kilitleyip anahtarları denize bırakır benim sana esaretim…
çaresizlik demişler bunun adına..hayır bu çaresizlik değil!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..
daha bir bağlar insanın elini kolunu..kanadını kırar..ateşlere salar tenini..tenine kor basar..gözüne mil çeker..içine ayaz emanet eder…baharlarını haraç keser senden..
aşk demişler bunun adına..hayır bu aşk değil!
aşk değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..Alıntı
her an yağsa hüzün
15 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 0Hayat ağacımda dalsın arkadaş
Coşup akan selle doysa topraklar
İmdadıma gelen salsın arkadaş
Umuda kapanmış olsa da yollar
Ummadığın anda boş kalsa kollar
Şu garip ruhumu incitse kullar
Ufkuma aydınlık yolsun arkadaş
Dersin başka kimse çekmez nazımı
Bilirsin aslında ince sızımı
Ortak olup paylaş alın yazımı
Niye suskun dilin? lâlsın arkadaş
Döktüm hep derdimi oldun yanımda
Dostluk deryasısın dünya hanımda
Damarsın bedende her an kanımda
Sırlar kovanında balsın arkadaş
Ses versen yüceden duysam çağrını
Kendinle kalıpta deşme bağrını
Gel dost dergahında dindir ağrını
Yükleme elemi kalsın arkadaş
Gerçek dostlukların geçmez dönemi
Sıcak bir sohbetin çoktur önemi
Gülüşünle bahar sardı sînemi
Melekler bahtına gülsün arkadaş
Hülya Ekmekçi
aşk bitti
14 Ekim 2008 Salı | Kategori Aşk 0gidiyorum artık arkama bakmadan
kalbimi dinlemeden sessiz çığlıklarımla
veda ediyorum sana bu son satırlarımda
kendine dikkat et ve çok iyi bak ELVEDA…
YAĞMUR GÖZLÜM
14 Ekim 2008 Salı | Kategori Şiir 0Seninleyim sana geldim,
Aç kapını yağmur gözlüm,
Seni sevdim seni bildim,
İnan bana yağmur gözlüm.
Zaman bizi ayırmadan,
Dost düşmanı kayırmadan,
Kalan günler sayılmadan,
Kavuşalım yağmur gözlüm.
Karlar yağar kapımıza,
Bakmayalım ardımıza,
Engel koyma yolumuza,
Yürüyelim yağmur gözlüm.
Güneş bizim ay bizim,
Gece bizim gün bizim,
Şiir bizim söz bizim,
Söyleyelim yağmur gözlüm.
Ömür kısa bir heves,
Sensiz dünya bir kafes,
Bir bedende bir nefes,
Yaşayalım yağmur gözlüm.
Erhan SAKA
