Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

ebruli sanatı

29 May

ameliyat hemşireliği hakında bilği

Ameliyat Hemşiresi
Aşağıda Ameliyat Hemşiresi hakkında çeşitli bilgiler verilmektedir. Bu yazının alanında uzman kişilerin katkılarıyla geliştirilmesi öngörülmektedir.

Hemşirelik
Ameliyat HemşiresiHemşirelik yurtdışında onlarca alt branşa sahip bir meslek dalıdır. İşkur tarafından sadece hemşirelik altında bir tanım yapılmıştır. Hemşireliğin alt branşları Acil Tıp Hemşiresi, Ev Bakımı Hemşiresi, Anestezi Hemşiresi, Ebe, Onkoloji Hemşiresi (Oncology Nursing), ortopedik hemşiresi (Orthopaedic nursing), Zihni Sağlık Hemşiresi, Ameliyat Hemşiresi (Cerrahi Hemşire), Seyahat Hemşiresi vs gibi alt branşlardan oluşmaktadır.

Hemşirelik hakkında genel meslek tanıtımına Hemşire bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Ameliyat Hemşiresi
Ameliyat Hemşiresi, ameliyatlı değişik hastaların (küçük ya da büyük cerrahi müdaheleler için gelen) ameliyat öncesi, ameliyat sırasında veya ameliyat sonrasında hekim tarafından verilen tedaviyi uygulayan, hasta bakımını planlayan, uygulayan, denetleyen ve izleyen kişidir.

Ameliyat Hemşireliği Eğitimi
Ameliyat Hemşiresi olabilmek için Sağlık Bilimleri Fakülteleri, Sağlık Bilimleri Enstitüleri, Sağlık Bilimleri Yüksekokulları hatta Tıp Fakülteleri altında eğitimi verilebilen bir meslektir. Bu eğitim kurumları altında Cerrahi Hemşireliği Anabilim Dalı ya da Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı altında bölümler varsa başvurular yapılabilir.
Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri Bölümü Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçlarına göre öğrenci almaktadır. Öğrencilerin bölüme yerleştirilmesi sayısal puana göre yapılmaktadır.

Ameliyat Hemşireliği gerçekten uzmanlık gerektiren bir meslek olduğundan kazanç itibariyle pekçok doktordan daha çok kazandıran bir meslek dalıdır. Günümüzdeki maliyetçe en yüksek elekronik tıp cihazlarının özellikle ameliyat sırasında kullanıldığını düşünürsek bu aletleri ve cihazları etkin ve verimli kullanabilen hemşirelerin neden sorumluluklarının yüksek olduğunu ve çok kazandıklarını anlayabiliriz.

Ameliyat Hemşiresi olarak Türkiye’de sınırlı sayıda öğrenci yetiştirildiğinden iş bulma konusunda sıkıntı bulunmamaktadır. Özellikle sağlık konusundan önemli gelişmelerin kaydedildiği ülkemizde çok sayıda eleman açığı olduğundan diğer hemşireler de bu amaçla yer yer istihdam edilmektedir.

Ameliyat Hemşiresi Görev ve Sorumlulukları
Ameliyat hemşireleri genellikle yaklaşık olarak 6 ameliyat hastasından sorumludurlar. Hastaların durumuna göre hastayı ameliyata hazırlamaktan, ameliyat odasından iyileşme ünitesine (recovery unit) ya da anestezi bakım ünitesine kadar değişik aşamalarda hastanın bakımından sorumludurlar. Hazırlık safhasında ön medikasyonun (ilaçlar vs verilmesi) yönetiminden, hastanın ameliyat ile ilgili rızasının alınması ve psikolojik desteği işlemlerinden, gerekli kan testlerinin yapılmasından, hastanın doğru şekilde etiketlenmesinden, alerjik durumunun belirlenip gerekli diyetin uygulanmasından da sorumludur. Ameliyat sonrası ise şok ve tutukluluk gibi belirtilere karşı gözleme sorumluluğuna sahiptir. Ayrıca ameliyat sonrası açılan yaranın gözlenmesi, iyileşmesi için tedbirlerin alınması gibi bakım tekniklerini bilmesi gerekir. Ağrı, sızı, ameliyat sonrası kusma ve bulantı gibi belirtiler ameliyat sonrası sıklıkla ortaya çıkan hususlar olduğundan ameliyat hemşiresi bu tür sorunların yönetimini bilmedirler. Ameliyat hemşiresi ayrıca hastanın güvenli şekilde taburcu olması işlemlerinden de sorumludur. Hastaya hızlı iyileşme için tedbirleri öğretmekten hatta taburcu olduktan sonrasında yerinde (evinde) ziyaretle gözlemekle de sorumludur. Yurtdışında ameliyat hemşiresi olabilmek için uygun eğitimi almak ve sonra devlet hemşirelik kurumuna ((Nursing and Midwifery Council) kayıtlı bulunmak gerekmektedir.

29 May

diyaliz hastaligında beslenme

Besinler Hakkında Genel Bilgi 1 Ay, 3 Hafta önce Karma: 0  
Büyüme ve gelişmenin sağlanması, dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli olan besin türüdür. Kısmen de vücuda enerji sağlamak için kullanılır. Proteinler aminoasit adı verilen küçük ünitelerin vücudumuzda biraraya getirilmesinden oluşur. Bu aminoasitlerden bazıları vücut tarafından yapıldığı halde diğer bazıları vücutta yapılamaz ve mutlaka dışarıdan, hayvansal gıdalardan, alınmaları gereklidir. Mutlaka dışarıdan alınması lazım gelen bu tür aminoasitlere esansiyel (temel) aminoasitler adı verilir.

Bir protein kaynağı esansiyel aminoasit yönünden ne kadar zenginse, o kadar değerlidir. Bu bakımdan en değerli gıda yumurtadır. Süt, peynir ve diğer hayvansal besinler de esansiyel aminoasitlerden zengindir. Öte yandan, başta kurubaklagiller (fasulye, bakla, nohut vb.) olmak üzere, buğday, patates, pirinç gibi bazı bitkisel besinlerde de protein vardır. Ancak, bitkisel proteinler fazla miktarda esansiyel aminoasit içermediği için, hayvansal proteinler kadar yararlı değildir.

Değişik kaynaklardan alınan aminoasitler vücutta bir araya getirilir ve o andaki ihtiyaca göre farklı türlerde proteinler yapılır. Daha sonra bu protein er yukarıda sözü edilen görevler için kullanılır.

Proteinler vücutta değişik görevler için kullanıldıktan sonra yıkılır. Yıkılma sonucunda protein yıkım ürünü olan üre, ürik asit, kreatinin adı verilen maddeler açığa çıkar. Bu maddeler vücut için zararlıdır ve sağlıklı kişilerde böbrekler tarafından idrarla dışarı atılır. Böbrek yetersizliği varsa söz konusu maddeler dışarı atılamaz ve kanda birikir; buna bağlı olarak da bazı hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerin hepsine birden, kısaca, ÜREMİ denir.

Yağların ve karbonhidratların yıkılması ile sayılan zararlı maddeler meydana gelmez.

İyi beslenmiş sağlıklı bir erişkinin vücudunda yaklaşık l l kg kadar protein vardır. Kişi yeterli miktarda besin ve kalori alamaz ise, vücut enerji ihtiyacını karşılamak için karaciğer, kas ve kalpteki proteinleri yıkar, böylece ileri derecede zayıflık ve kuvvetsizlik ortaya çıkar.

Sağlıklı bir erişkinin bir günde alması gerekli protein miktarı yaklaşık olarak kg başına l gr (örneğin, 70 kg’lık bir şahıs için 70 gr dolayında protein) kadardır. Bu miktar, karışık (hem bitkisel, hem de hayvansal proteinlerin alındığı) beslenme türü için geçerlidir. Eğer kişi sadece hayvansal protein alıyorsa, kg başına 0.75 gr. protein de vücut ihtiyacını karşılayabilir. Böbrek yetersizliği varsa bu miktarda proteinin yıkımı ile açığa çıkan üre, kreatinin gibi maddelerin temizlenmesi güç olur ve vücutta yukarıda sayılan zararı maddeler birikir. O nedenle böbrek hastalarında bir günde verilen protein miktarı toplam 30 - 40 gr’a (kg başına yaklaşık 0.5 - 0.7 gr’a) kadar indirilir.

Değişik türdeki etlerde (tavuk, balık, kırmızı et) ve peynirlerde yaklaşık %20 oranında protein vardır. Yani, kişinin 20 gr. protein alması için, yağsız ve kemiksiz 100 gr. et veya peynir yemesi gerekecektir.

KARBONHİDRATLAR:

Karbonhidratlar vücuda enerji sağlamak için kullanılır. Bitkisel gıdalarda fazla miktarda bulunur ve sebze ya da meyvelerin yenilmesi ile vücuda alınır. Ekmek, makarna, bisküvi, şeker, pirinç, patates, fasulye gibi tahıllar, sebze ve meyveler yanında süt ve yoğurt da önemli karbonhidrat kaynaklarıdır. Taneli sebzelerde genel olarak daha fazla karbonhidrat vardır. Bu tür gıdalar ülkemizde çok tüketilmektedir.

Karbonhidratların temelini oluşturan bitkisel gıdalarda fazla miktarda lif de vardır. Bu lifler kabızlığı, kalın barsak tümörlerini ve kan yağlarının yükselmesini önler; dolayısı ile çok yararlıdır. O nedenle sebze ve meyvelerin bol miktarda yenilmesi sağlıklı bir beslenme şeklidir. Yine aynı nedenle meyve suyu içmek yerine, meyvenin kendisinin yenilmesi daha yararlıdır. Kepekli ekmek yemek de değişik hazım bozuklukları için yararlı olur.

Tüketilen enerjinin %55 ile %70′i karbonhidratlardan sağlanır. Gereğinden fazla alınan karbonhidratlar vücudumuzda yağa dönüştürülür ve o şekilde depolanır; böylece de şişmanlığa neden olur.

Yoğun bir karbonhidrat kaynağı olan şekerin ve çok tatlı yiyeceklerin fazlaca alınması diş çürümelerine, damar sertliğine ve şişmanlığa yol açar. Bu tür besinler sağlıksızdır, tatlı gıdaları fazla miktarda

13 Nis

KALP

13 Nis

kalp ritmi bozuklukları

KALP RİTMİ BOZUKLUKLARI TEHLİKELİMİDİR?

KALP RİTMİ BOZUKLUKLARI TEHLİKESİZ OLABİLECEĞİ ĞİBİ ,DOĞURABİLİR.EK ATIM YA DA ÇARPINTI GİBİ PEK ÖNEM TAŞIMAYAN RİTİM BOZUKLUKLARININ YANI SIRA,KARINCIK FİBRİLASYONU GİBİ HEMEN MÜDAHALE EDİLMEDİĞİNDE ÖLÜME YOL AÇAN AĞIR RİTİM BOZUKLUKLARIDA VARDIR.

DURAN BİR KALP YENİDEN NORMAL DÜZENİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAYABİLİR Mİ?

KALP ATIMLARI ÇOK KISA BİR SÜRE ,ÖRNEĞİN 1-3 SANİYE DURMUŞSA EVET.BU DURUMDA AÇIK BİR BELİRTİ GÖRÜLMEZ.AMA KALP UZUNCA BİR SÜRE ÇALIŞMAZSA BAŞ DÖNMESİ VE KENDİNİ KÖTÜ HİSSETME DURUMU ORTAYA ÇIKAR.10-15 SANİYEYİ AŞAN KALP DURUMLARINDA BİLİNÇ KOYBOLUR VE UYGUN TEDAVİ SONUNDA BİLİNÇ AÇILIR.KALBİN DAHA UZUN SÜREN DURMALARINDA GEREKLİ GİRİŞİM YAPILMAMIŞSA BİLİNÇLİ YAŞAMA DÖNÜŞ GERÇEKLEŞMEZ VE ÖLÜM KAÇINILMAZ OLUR.

ANİDEN DEİŞİK BİR KALP ATIMI HİSSETMEK NE ANLAMA GELİR ?

KALBİN NORMAL KASILMALARINI DÜZENLEYEN BÖLEGENİN DIŞINDAN KAYNAKLANMIŞBİR ATIM OLDUĞUNU GÖSTERİR."DEĞİŞİK"ATIMLAR KALBİN DEİŞİK BÖLGESİNDEN ÇIKAN UYARILARA BAĞLIDIR.BU DA EK ATIMLARIN ,YANİ EKSTRASİSTOLLRİN NORMAL KASILMALARDAN NEDEN FARKLI OLDUĞUNU AÇIKLAR.

KALBİN HIZLI ÇARPMASI TEHLİKELİ MİDİR ?

FİZİKSEL ZORLANMALARLA YA DA YÜKSEK ATEŞE BAĞLI OLARAK KALP ATIMLARININ SIKLAŞMASI NORMAL BİR GELİŞMEDİR.TERSİ DURUMDA OLMASI BİR BOZUKLUKDAN KAYNAKLANA BİLİR.BUNUN İÇİN KALP HASTALIKLARI KONUSUNDA UZMANLAŞMIŞ BİR HEKİME,YANİ BİR KARDİYOLGA BAŞVURMAK GEREKİR.HEKİM HASTAYA UYGULANAN ELEKTROKARDİYOGRAFİ ARACILIĞIYLA GEREKLİ DEĞERLENDİRMEYİ YAPACAKTIR.

GENÇLERİN VE ÇOCUKLARIN KALBİ DAHAMI HIZLI ÇARPAR ?

EVET.ORGAN VE DOKU GELİŞİMİNİN SÜRDÜĞÜ YAŞLARDAVUCUT ÇALIŞMA TEMPOSU DAAH YÜKSEKTİR.BU TEMPO İÇİNDE OKSİJEN TÜKETİMİ ARTMIŞ,ORGANİK MADDELERİN YAPILMA VE AYRIŞMA SÜREÇLERİ HIZLANMIŞDIR.

KALBİN AŞIRI HIZLI ÇARPMASI DURUMUNDA SOLUĞUN YETERSİZ KALMA  VE BAYILMA OLASILIĞI VARMIDIR ?

EVET. KALP RİTMİ BELİRLİ BİR RİTMİ AŞDIĞINDA KANI BÜTÜN VÜCUDA POMPOLAMA İŞLEVİNİ YERİNE GETİREMEZ.KALBİN ÇOK HIZLI KASILIP GEVŞEMESİ NEDENİYLE VUCUTTA HER ZAMANKİNDEN DAHA AZ KAN DOLAŞIR.BUDA AKCİĞERLERDE KAN BİRİKMESİNE ,SOLUMUNUN GÜÇLEŞMESİNE VE DOKULARA YETERLİ OKSİJENİN GİTMEMESİNE YOL AÇAR.BEYNE GİDEN KAN MİKTARININ AZALMASI SONUCU DUYULARDA DOLAŞIM YETERSİZLİĞİYLE ORANTILI BİR KAYIP OLUŞACAKDIR.

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.