Aile Sandığım Yalanlar - 2

10 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

 

Çok üzgünüm… Kimse sevdiklerinden hele ki ailesinden durduk yere ayrılmak, bağlarını koparmak istemez.
Ama insan olmanın bir değeri var, gururu var. Ailem sadece bana para veriyor diye hiç bir suçum yokken bana besleme muamelesi yapmalarına izin veremem.
İçim yanıyor hem de o kadar çok yanıyor ki. Hem özlüyorum hem özlenmediğimi, sevilmediğimi biliyorum… Ne kadar zormuş sevilmeden sevmek. Hemen hemen herkes yaşamıştır bir kız-erkek ilişkisinde bunu, koyar ama aşk acısıdır zamanla geçer ama karşılıksız sevdiğin ailen olunca… Hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor. Artık ailem yok, balkonunda İzmir’e karşı rakı sofraları kurduğum evim yok, her haftasonu kaçtığım yazlığım Kuşadası… yok, hatıralarımla, arkadaşlarımla dolu, bir zamanlar tüm dünyam olan her şey artık yok. Nasıl kapanacak bu yara? Unutabilecek miyim? Acıtmayacak mı beni aklıma geldikçe?  Pekiyi ben şimdi ne yapacağım?
Ne kadar kolay değil mi "abartıyorsun" demek, "ailen seni seviyordur" demek… Ve o kadar zor ki öyle olmadığını bilmek. Keşke o kadar kolay olsaydı, keşke benim abartmam, alınganlığım olsaydı, keşke ailem beni bir kere olsun sevseydi…
Evet, çok zor olacak bundan sonrası. Manevi zorluğunu yaşayacağım kaçarı yok ama maddi olarak ne yapacağım… Okulumu bitirmem laızm ama en az 1,5 sene var. Hem çalışıp hem okusam bu belki 3 sene olacak. Önemli olan okulumu bitirmem ama yaşamam da lazım. Kiramı, okul harcımı ödemem, yemek yemem lazım.

Off Allah’ım sen benim durumumdakilere güç ver, bir Sen varsın yanımızda

Leon


 

Aile Sandığım Yalanlar

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 3 Yorum

    Nefes alamıyorum. az önce annem ve ablamla hayatımın son konuşmasını yaptım sanırım.
    5 gündür annem ve babam beni aramamıştı. bugün babamı aradım açar açmaz "hayrola" dedi yani niye aramışım… sad.gif
    Evimi ne zaman taşıyacağız diye sordum? öyle bir şey yokmuş…
    Ablam istanbula taşındı, lüks bir sitede ev tutuldu. benim gelirimin 2 katından fazlasını kazanıyor. ayrıca yemek çeki, sınırsız benzinli arabası, giyim çekleri, teknosa çekleri ve yıllık primleri de dahil olunca benden 3-4 kat fazla kazanıyor ayda. Ama tüm bunlara rağmen ailem ablam geçinemez diye onun kirasını da ödüyor, ödmesinler demiyorum ki, daha da fazlasını versinler ama ya ben? Ben hiç akıllarına gelmiyorum ki… Ne yapıyorum diye merak dahi etmiyorlar, sağlığım olsun ya da hayatım…Ablamla gurur duyuyorum daha doğrusu gurur duyuyordum. Bugün daha da iyi anladım ki aile, kardeşlik hepsi yalanmış. Ablamın kirasını babam gönderiyor bense Mecidiyeköy’de oldukça kötü bir evde yaşıyorum. Ablam gelecek diye idareten çıktığım bir evdi. Ama şimdi diyorlar ki "ne gereek var, sana ev tutmaya". Ayrıca ben nasıl geçinemiyormuşum o parayla? Hiç bir zaman geçinemiyorum demedim ki ben. 2005 Martından beri harçlığıma zam almadım, istemedim de. Geçinemediğim zamanlarda gittim çalıştım, para istemedim.
    Her zaman içime attım ailem bana para vereceğine keşke aile olduğumuzu hissettirselerdi diye. Hep alınganlığıma verdim adeletsizliklerini. Şu an geldiğim durumda anlıyorum ki sadece kendimi kandırmışım. Daha fazla taşıyamayacağım bu yükü; evet ailem beni sevmiyor… ama nedeni hakkında en ufak bir ilgim yok. Serseri ailesinin başına iş açan veya aylak bir adam da değilim. 12 yaşımdan beri çalışıyorum. Hayatım boyunca komşularımızdan patronlarıma kadar bir çok insan aileme benimle ilgili teşekkür etti ama bir kişi bile şikayet etmedi beni. Niye böyle oluyor bilmiyorum, İçim acıyor. Ailemi tek taraflı sevmek çok koyuyor. Eskiden para değil sevgi versinler derdim şimdi sadece nedenini öğrenmek istiyorum. Neden? Neden bana böyle davranıyorlar? Hayatımda daha fazla öğrenmek istediğim bir şey yok sanırım.
Yoruldum be çok yoruldum. Hayatım boyunca mücadele ettim, belki bana öyle geldi ama hepsi de çok yorucuydu. Ama kazandım, başardım dediğimde yenisi çıkıyor. Nereye kadar daha dayanacağım bilmiyorum. Hiç kaçmadım ama ilk defa mücadele etmekten yorulduğumu hissediyorum. İlk defa başaramamaktan korkuyorum. İlk defa hayatımdan korkuyorum. Elbette ki bırakmayacağım hayatın peşini ama çok acıyor.
İçim kan ağlıyor, içim acıyor derler ya. ne olduğunu çok iyi biliyorum. mecaz değilmiş
en acısı da bunun ne zaman başladığını şu an görüyorum. Bir tarih var hayatımda daha ben çocukken, o zamandan beri davranışları aynıymış. nasıl görememişim, nasıl anlamamışım? Sanırım sadece yakıştıramadım aileme bu davranışları, annemin bunları yapabileceğine inanmamışım ve bunca yıl kendimi kandırmışım. alınganlık yapıyorum, onları anlamıyorum diye kandırmışım kendimi… Vay be bunca yıl nasıl anlamadım aslında her şeyin aynı olduğunu… Üzülmek mi sinirlenmek mi doğru bilmiyorum. içimde intikm duygusu yok ama yaptıklarını anlamalarını istiyorum. Bana itiraf etmelerine de gerek yok, anlasınlar yeter. O güne kadar konuşmayacağım onlarla bir ömür sürse bile…

23.06.2008

Leon

Ailem veya aile sandığım çevrem

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk Yorum Yok

    Ailem bana ve ablama eşit davranmıyor. Ablam sağlık sektöründe çalışıyor bu sektörde tanıdığı çok olduğu için bizimkiler hastaneye gittiklerinde rahat ettiriyor, sıra bekletmiyor vb… Bu benim hüsnü kuruntum mu? Değil, kendileri de kabul ediyor. Ablam aşırı sinirli biri, şöyle anlatayım babam ve ablam benden daha çabuk sinirlenirler ve hatalarını da asla kabul etmezler, özür dilemezler. Ama böyle olduklarını kabul ediyorlar ve onlara göre davranılmasını istiyorlar. ablamla tartışsak babam asla olayı dinlemez bana kızar.
    En sonunda ablamın İstanbul’a taşınmasında kavga ettik, babam yine aynı bana kızdı, dinlemeden.
    Ablama 5 yıl önce niye aramızı bozuyorsun dediğimde bana "yıllarca hep Leon yapar, Leon halleder dediler. Hiç sen de yapar demediler, onlara bunu kanıtlıyorum" demişti. İyi de benim ne suçum var? Sen kuyumu kazınca bir şey mi başarmış oluyorsun?
    Dayanamadım, artık yeter dedim. Ben size ne yaptım ki bana besleme muamelesi yapıyorsunuz diye mektup yazdım, eğer böyle devam edecekseniz artık görüşmeyelim, dayanamıyorum ailemden gördüğüm bu muameleye dedim.

    Sonuç; Ablamı kayırdıklarını kabul ettiler ve böyle devam etmek istiyorlarmış. Artık görüşmüyoruz. Maddi manevi hiç bir bağımız kalmadı.
    Şaka gibi geliyor değil mi? Başka birinden duysam kesin bir şey yapmışsın derdim, eksik anlatıyorsun derdim. Ama değil… Bir dükkanım vardı, anneannemin vasiyeti; öğrenci olduğum sürece geliri benim. Artık o da gelmiyor. Hani maddi yük oluyorum ondan desem, babamın maddi bir sıkıntısı yok. Ablam babamın maaşından fazla kazanıyor üstüne üstlük babam ona da destek oluyor…
    Annemin yeri hep ayrıydı, babam görüşmeyeceğiz dedikten sonra bir daha annem de aramadı. En son görüşmemizde "ablam hastanede rahat ettiriyor diye hakediyor muyum ben bu davranışı" dediğimde bana "artık oda rahat ettiremeyecek İstanbul’a taşındı" dedi, yorum yapamadım…

22.05.2008

Leon

Hayatımın Zenginliği

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Dünya Yorum Yok

    İki tane dostum var ama öyle iki dost ki dost demek çok yetersiz kalıyor. Öyle ki ailemi aradığımda onları aramazsam olmuyor aramazsam yada onlar aramazsa zaten kapris yapıyoruz birbirimize… Anlatmanın bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. Düşünün ki bi koltukta oturmuş film izliyorsunuz başını sizin omzunuza dayıyor oysa ki diğer tarafta kız arkadaşı var… Geleceğe dair plan yapıyorsunuz yaşayacağınız yer çevrenizdeki insanlar tüm koşullar değişiyor ama emekliliğinizi hayal ederken bile onlarsız hayal kuramıyorsunuz. Hem karşılıksız seviyorsunuz hem karşılığıyla daha da mutlu oluyorsunuz. Kavga da ediyoruz tartışıyoruz da ama o anlık her şey. Bi keresinde Çağdaş’a sandalye fırlattım 5 dakika geçmeden oturup içmeye devam ettik hiç kırgınlık olmadan. Aklımda anlatacak o kadar çok şey var ki ama bi türlü sıralama yapamıyorum. Canım sıkkınken ilk onlar arar, mutluysam ilk onları ararım, gezeceksem onlarla, içeceksem onlarla… Hayatım onlarla. Allah’a ne kadar şükretsem azdır bize birbirimizi buldurduğu için. Onları kaybetmekten o kadar korkuyorum ki umarım ölene kadar hiç ayrılmayız. Sizi canımdan çok seviyorum kardeşlerim, Çağdaş ve Çağdaş

Leon

Yaşlı Bir Aşk

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk Yorum Yok

    Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakin sağlik birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini şöylemisler. Yaşlı bey huzursuzlanmış, acelesi olduğunu, röntgen istemediğini’ söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş. Adamcağız da karım huzur evinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum demis. ‘Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde’ demiş hemşire. Adam üzgün bir ifade ile ‘ne yazik ki karım Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor’ demiş. Hemşireler hayretle ‘madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz’ demişler. Adam buruk bir sesle ‘ama ben onun kim olduğunu biliyorum’ demiş.

    Genelde bu tür e-posta hikayelerinden pek hazetmem ama böyle sevgileri okuyunca bi garip oluyorum, melankolikleşiyorum. Annem 60, babam 70 yaşında hala elele geziyorlar. Umarım doğru kişiyi bulabilirim, şu an umutsuz gibiyim bu konuda… Bakalım zaman ne gösterecek

Leon

Genç Bir Yıldız Kayıyor Dünyadan Uzaya

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Eğitim Yorum Yok

    babamın ilk görev yerinden (çanakkale radar) arkadaşı var (50 yıllık). Ailecek sıks sık görüşürüz geçtiğimiz yıl küçük oğlu öldürülmüştü. neyse efenim büyük oğlu (40 yaşını geçti) izmir’de bizimkilere yakın oturuyor, onlarla da kendimi bildim bileli görüşürüz, bir de oğlu vardı benden 8 yaş küçük.
    bu çocuk biraz benim yaşadığım şeylere benzer bir okul hayatı yaşadı. çok okul değiştirdi, ergenlik sıkıntıları falan derken 19 yaşında ama lise 2de. çocuğun çektiklerini hemen hemen tahmin edebiliyorum ama onunla bir fark var aramızda. o iş hayatını hiç görmedi ve biraz şımarık büyüdü. ben de 4 ayrı lisede okudum (2si meslek lisesiydi), çok çektim. hele düz liseye geçince ders bakımından olsun arkadaş bakımından olsun mahvoldum. ama yılmadım ve yılmıyorum hala okuyorum. o şimdi okulu bırakıyormuş. ortaokul mezunu olarak kalacak. elinde mesleği yok, babasının iş kuracak durumu yok. çok üzüldüm. konuşayım, onu anlayan biri olarak yaptığının yanlış olduğuna ikna edeyim diye telefon açtım. ama evde değildi, kaç saattir de bekliyorum aramıyor. çok üzüldüm be günlük, pes etmemeliydi.

07.03.2008

Leon

asabiyim ben

5 Temmuz 2008 Cumartesi | Kategori : Dünya Yorum Yok
asabiyim yok yok bahanem yok hakikaten asabiyim
çabuk sinirlenip çabuk sönüyorum, düzeltmeye çalışıyorum ama sinirliyken aklıma bile gelmediği oluyor
aniden gaza gelip bamgüm dalıp pişman oluyorum
öyle yani

Sevgilim ve sevgim

2 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk Yorum Yok
    Sevgilimle ciddi problemlerimiz var… belki ciddi değil belki problem bile değil ama biz ciddi bir problem olarak yaşıyoruz…
o aşık ben seviyorum…
    o aşkından olsa gerek ilgi görmeye ve ilgi göstermeye doymuyor, benden de bunu bekliyor ama benim içimden gelmiyor. ha ilgi göstermiyor muyum hiç bir ilişkimde olmadığı kadar belki de… ne sevdiğimi saklıyorum ne de elimde çiçek onu beklemekten utanıyorum. ama ona yetmiyor, işin ilginci sevgimden de emin. artık kimseyi ne üzmek istiyorum ne de üzülmek ama beraberken üzgün ayrılsak üzgün… iki ucu boklu değnek işin içinden çıkamıyorum sad.gif  öff yazacak çok şey var da nasıl yazacağımı ne yazacağımı bilmiyorum sad.gif

bir süre sonra

   Tartışırken ikimizin de amacı tartışmanın galibi olmak yada kendi haklılığını savunmak olmadığı için yaşadıklarımıza objektif bakabildik. Kendi yapımıza göre atabileceğimiz adımlara baktık, kendimizde aslında değişiklik denemeyecek ufak değişikliklere gitmeye en azından çaba sarfetmeye karar verdik. Sonuç beklediğimizden çok daha iyi. Sadece manevi ilişkilerde bazı şeylerin konuşularak olması garibime gidiyor, bunun hissedilerek yapılması taraftarıydım her zaman. Ama biz bir sınırı aşmışız artık, hissedilmemiş, olmamış… mecbur kaldık böylesine. Her neyse neticede bir şeyleri kurtarabiliyorsak hiç önemi yok.
Şahsi fikrim ilişki çıkmaza girdiyse, herkes silahlarını, kinini bırakıp oturacak masaya. Ben bugüne kadar "amaan olmuyorsa ayrılırız, üzülürüz ama unuturuz" diye yaklaştım. Şimdi ayrılmanın çözmek değil kaçmak olduğunu anlıyorum. Elbette ki çözüm çok zarar veriyorsa kaçmanın doğru olduğunu unutmadan.

18.11.2007

Leon

İsyanım var ulen

2 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori : Eğitim Yorum Yok

    ünv 1.sınıflara bakıyorum da hatta 2lere ve bazen 3lere de bakıyorum yahu ben lisedeyken bile bu kadar çocuk değildim. bu ağır olmakla ilgili değil, serserilik, yırtıklık her boku yerdik ama hiç bu kadar boş konuştuğumuzu hatırlamıyorum.
    örneğin; baba parasıyla hava atma, hatta en yakın arkadaşlar bile devamlı birbirlerine böyle davranıyorlar, bu normal mi yahu? benim bildiğim arkadaş arkadaşın ayıbını örter -baba parası mevzusuna bile girmiyorum-
bir şeyler başarmış arkadaşlar var bir de, tamam bir şeylere emek sarfetmiş başarıya ulaşmış olabilirsiniz ama karşındaki de olabilir. ben bahsetmiyorsam bu senden aşağı olduğumu değil önemsemediğimi gösterir.
boş konuşmaya ve empati yapamayan gençliğe isyanım var ulen kendimi yaşlı hissettiriyorlar curuk_dis.gif

30.09.2007

Leon

Alfabetik Kamyon Arkası Yazılar

29 Haziran 2008 Pazar | Kategori : Mizah Yorum Yok

A
Alırsın Ford, olursun mort.
Allah korusun.
Akıllı ol evlat!
Alem bana ben sana hasta.
Algıda seçiciysem günahım ne?
Anılar da anlamsız.
Ankete gerek yok eskiler daha iyi.
Askerin emaneti.
Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza.
Aşk çekenin, yol gidenin.

B
Baba parası değil, 4 yıl lisans, 2 yıl master ve doktora teri Baba yorgun, dalaşma.
Babalar ağır gider…
Beatnik isen vur saza, Nihilist isen bas gaza".
Bir kavanoz reçel bunlarda geçer.
Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım.
Bohemia ovası, entel yuvası.
Bu dünyada herşey paraysa üstü kalsın.
Bir sen degil alem hasta.

C
Ceylan gözlüm.
Ceketi atarım asfalta yatarım.

Ç
Çilemse çekerim, kaderimse gülerim.
Çılgınımsın!

D
Doğma bebek şoför olursun.
Duanla mı yaşadım ki, bedduan ile öleceğim?
Dünyalar kadar sevmek buysa bırak kalsın.
Dünyayla nişanlı, ölümle sözlüyüm.
Düzde geçme beni, yokuşta mahçup ederim seni.
Dünya dikenli bir hayat seven de mi kabahat.

E
Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsan, çok yaklaşmışsın demektir.
Ela gözlümün nazına, hastayım fordun aragazına.
Entelim ama para bende.
Esrarlı gözler.

F
Freud da sollardı.

G
Gidişime yollar, duruşuma kızlar hasta!
Gönlünde yer yoksa bana güzelim; fark etmez ben ayakta da giderim.
Gözlerin güzel ama, bakmasını bilmiyorsun.

H
Hatalıyım , sıkıyosa ara.
Hatalıysam, aramızda kalsın.
Hatalıysam lütfen IP:212.78.34.212.
Hatalıysam lütfen kamyoncu@masumdur.com Hatalıysam plakamı yaz 2222 ye gönder.
Hatalıysam yüz yüze görüşelim.
Hataylıysan lütfen ara.
Herkes sevdiği kızı alsın.
Hostes aranıyor.

İ
İstanbul Ankara 4 saat, sana sevgim 24 saat.
İstedim vermediler, sen şoförsün dediler…

K
Kamyoncu dediler kiz vermediler.
Karayollarında değil, senin kollarında öleyim.
Kısmetse dönerim.
Kızın gülüşüne, kışın güneşine aldanma.
Kolla beni şerit değiştiriyorum.
Korkuyorsun, garanticisin!
Kurbanda koç, asfaltta dodge.
Kuzu kurdun yollar ford’un!!
Kuleyle kavgalı çilekeş pilot!
Kamyon çeken 10 ton, gönlüm çeker Paris Hilton.

M
Mecburum geçmeye..
Menfaat yolunda edinilen dostluk, çile yokuşunda son bulurmuş.
Miras değil alın teri.
Mezuniyeti en az university.

N
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.
Nazlı yarin cilvesi, diş yapar Ford’un 2. Vitesi.

O
O şimdi asker.
Otoban’da sessiz bir hayat, seni sevende kabahat.
Ovaya saldım koçu, sevdim aldım dodge’u.

Ö
Önünü görmeden sollama, evine acı haber yollama…
Öyle birini sev ki, sen ölünce o hiç yasamasın.

P
Para bende bundan sonra kıro olucam.

R
Radar mahkumu Rahmetli de sollardı Rampada yavaş, düzlükte savaş.
Rampaların ustasıyım Rambrant’ın hastasıyım.
Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım.

S
Selvi boylum al yazmalım.
Sen gökyüzünde doğan güneş, ben yollarda çilekeş.
Sen sus, birikimin konuşsun Tinselgül.
Sevene can feda, sevmeyene elvada.
Star 2007.
Star yarabbi.
Sarı kızın nazı ford’un ara gazı !!
Sen kalbimde batan güneş, ben yollarda çilekeş.
Sollama beni, sollarım seni.

Ş
Şoförsün dediler, kızı vermediler.
Şoförün bahtı kara muavinin gönlü yara.
Vatan için gidiyorum senin için döneceğim.
Sensizlik mi? ASLA!..

V
Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın; fazla derine inme, çünkü orda sen varsin.

Y
Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun!
Yetişemezsen el salla.
Yollar gidişime, kızlar duruşuma hasta.
Yolların kurdu babanın fordu.
Yürü be koçum kim tutar seni?

Leon’un notu;  alıntıdır ancak düzenleyen bu hale getiren bilinmemektedir bir ihtimal ANKA Haber Ajansı olabilir.

Leon

29.06.2008