30 Ocak 2008 , Çarşamba | Kategori: Aşk
KİMDİN SEN
Kendi içimde yarttığım karamsar dünyamda yüreğimin ellerimde can cekişini izlerken beliren bir süliyettin sen.ben hüzün sokagının mudavimi olmuşken o sokaga girmeyi hiç sevmesen bile sadece beni ordan cıkarabilmek için oraya girip elimden tutup beni bir yürek aydınlığına çıkarandın sen .peki ama kimdin sen?
Neydi seni son zamanlarda kurdugum cümlelerin gizli öznesi yapan ya da ben […]
30 Ocak 2008 , Çarşamba | Kategori: Aşk
İsyan Etmişim
Aya öfkelenmişim ben,
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.
Padişaha kızmışım,
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.
Güzeller sıltanı gel demiş,
evine çağırmış beni.
Ben bir yolunu bulmuşum,
yola baş kaldırmışım.
Sevgilim baş çeker, naz ederse,
gamlara atar, kararsız korsa beni,
bir kez olsun ah demem, inad için.
Ah’a da kızmışım ben.
Bir bakarsın altınla […]
30 Ocak 2008 , Çarşamba | Kategori: Siyaset
İTHAMCILIK
Kuruntulu tipler şimdi ağız birliği halinde , Kendini okumuş , bilmiş ,
tepelere çıkmış sananlar nedense biraz sağır oluyor.
Dün Ettiikleri laf bu güne ulaşmıyor , kulaklarına erişmiyor
Havaya konuşuyor böyleleri
—
Bay kuruntu yazıyor
”Dinci çevreler , Dinci kesimler , dinciler…
Düşünmüyorki böyle bir ayrım yapılcaksa kendileri o saat ”Dinsiz çevreler” içinde mütalaa […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Din
· Komüniste göre, kendisinin âlenen ve her vasıtayla propaganda yapamadığı, yapınca da kitleleri arkasından sürükleyemediği, zira, tagallüp ağalarının güneşi zindanlarda hapsettiği ve meydanlara çıkarmadığı her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükûmetlerin şefi, de diktatördür.
· Yahudiye göre, millî iktisat ölçülerinin beslendiği, millî bütünlüğün gizli istismarlardan korunmasına çalışıldığı, yani millî bünyenin korkunç bir yeniçeri gibi ekalliyet cellâdı olmakta […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Din
Bir kadıncağızın kocası vefat etmiş. Kalbi kırık kadın, çok sevdiği eşine manevî hediyeler göndermek isteyince aklına evlerinin hemen yakınındaki Kur’an kursu gelivermiş.
Orada ders gören talebelere hatimler okutturmuş, dualar ettirmiş. Daha sonra da, hatimleri ve duaları mukabilinde kat’iyen ücret almayan, okuduğu hatimden dolayı bir bedel almanın “Allah’ın dinini değersiz bir menfaat karşılığında satmak” olduğuna inanan […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Aşk
GENÇ ADAM, DÜŞÜN!
Genç adam düşün! Evvelâ insanoğlunun düşünmekten büyük haysiyeti olmadığını düşün! Senin yaşadığın devirde insanların meşin toptan birer kafa taşıdığını ve bu topu dolduran havanın en basit fikri bile kavurup kül edici bir (antiseptik) olduğunu düşün! (Antiseptik) diyorum; zira devrimizin kıymet ölçüsünde sâf ve gerçek fikir mikroptur.
Filozof:
"- Madem ki, düşünüyorum, öyleyse varım!" […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Din
Ey nefs, sen bende ne korkunç şeysin! Bana o kadar bitişiksin ki, gölgem, sana nisbetle yabancım…Öyle içimdesin, bendesin ki, şu anda hitap ettiğim mi nefs, hitap eden mi, ayırt edemem… Sen bir bütünün bölünmez ayrılmaz parçasısın ve seni kendinden ayırabilenler, kalb çekirdeğini parçalamak, kalb atomunu patlatmak sırrına erenler, ilahi marifete çıkanlardır.
- ……………………………….
- Susuyorsun; biliyorum, kim […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Din
İSPAT
Sadece ölçü, kıvam ve ahenkten ibaret olan İslâm dininin büyüklüğüne bakın ki, hakkı iltizamda bile inadı çirkin buluyor… İmanın tam olduğu yerde ispat yoktur.
- İspat et! Diyenlere derim ki:
- Neyle ispat edeyim?.. İspat için kullanacağım her unsur onun mahlûkudur. Halikı mahlûkuna mı tasdik ettireyim?..
Allah kelâmındaki hikmetlerin en büyüklerinden biri "Her şeyin Allah’ın […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Siyaset
Sanki…
Para babası, kendisiyle evlenmek gayasindeki kadına sorar:"Beni seviyorsun değil mi?" Sanki kadının: "Hayır,seni değil, paranı seviyorum!"demesi mümkünmüş gibi.
Müşteri bakkala sorar: " Sattığın mallar halistir, değil mi?" Sanki bakkalın:" Hayır, hepsi çürüktür!. demesi mümkünmüş gibi.
Okuyucu muharrire sorar: " O harika buluşlar, hergün senin kafandan doğuyor, değil mi?" Sanki muharririn: "Hayır, ben onları filan Avrupa gazetesinden araklıyorum!" […]
29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Din
Bir yaz günü… Sofra kurulmuş, yemek yenilecek… Her şey hazır… Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek, masanın üzerindeki içi su dolu "viski şişesi"ni görünce sorar:
"Bu ne?"
Cevap verir, oğlu;
"Baba; soğuk su için…. Buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!…"
İtiraz eder üstad:
"Olmaz!.."
İzaha çalışır oğlu…
"Baba inan ki çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar sularla yıkadık."
Üstad yine "olmaz" der ve […]