Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Temmuz, 2008

ELVEDA AŞKIM….

20 Temmuz, 2008 Pazar 1 Yorum »

Kendimi bilmediğim bir sona hazırlıyorum. Tüm uğraşlar çabalar bunun için. Korkuyorum neyden korktuğumu bilemeden, ürküyorum. Hasret çekiyorum neye hasretim bilemeden, özlüyorum. Ve yaşıyorum ne için yaşadığımı bilemeden!! Öylesine bir hayat işte benimki.. tek başına tüm umutlardan mutluluklardan uzak. Sürekli bir şeylerden kaçıyor hissetmediğim duygular adına çaba veriyorum. Herkesi her şeyi geride bırakarak arkamı dönüp uzaklaşmak istiyorum yalnız çaresiz… yıldım artık kendime mücadelemden. Pes ettim!!

 Sensiz geçen yıllarım vardı ya hani, hiçbir şey acıtamamıştı beni bu denli. Yine yalnız yine umutsuz ve yine çaresizdim ben. Eksiktin ama kimdin ki sen. Umursamıyordum bile. Kim olduğunu bilmediğim halde kaçıyordum senden. Yasamadan anlamak öyle zormuş ki meğer.. ve sen karşıma çıktın yeniden. İlk günlerde mutluydum bende. Mutluyum diyordum her önüme gelene onca yıldan sonra bende mutluyum. Herkese her şeye tüm yaşanmışlara rağmen mutluydum. Yavaş yavaş anladım senin için hiçbir şey ifade etmediğimi..

 ve başlamalıydı artık mücadelem. Ne kadar zor olsa da senden vazgeçmeliydim. Gecelerce günlerce ağladım ama başaramadım senden bir adım dahi uzaklaşamadım. Ve hep bir gün senin baskasına aşık olacağından korkarak yaşadım. Hep bu sondan kaçındım. Ve gördüm işte. Sen başkasına aşıktın. Ben sana sen ona.. hayat değil mi işte? bu aşamadan sonra bitmeliydin benim için uzaklaşmalıydım senden çıkmalıydın hayatımdan. Gözlerine baktıkça daha çok acıyordu içim. Senden nefret ediyorum diye haykırmak istiyordum gözlerine bakarak.. sonra da saatlerce omzunda hıçkıra hıçkıra ağlamak. Sürekli düşündüm beni sana çeken ne diye. Hiç bir şey bulamadım belki de bu yüzden bu kadar çok seviyordum seni. Ve gözyaşlarımla süslediğim bu yazım senin içindi.

AŞK….

20 Temmuz, 2008 Pazar Yorum yok »

Kişi yaşamalıdır aşkını ölesiye. Hele acıysa… Aşk girdi mi araya insan acıya da doymaz olur. Bırakır kendini, çırpınmaz bile. Kurtulamayacağını bilir. Kim kurtulmuştur ki bugüne kadar aşk acısından. Kim? Aşk değil mi bu varsın acıtsın deriz. Neler çekeriz, uğruna neler feda ederiz. Ama o ne yapar, gelişinde nasıl sevindirdiyse sizi ‘sen sevin şimdi. Nasılsa gideceğim. Hem de öyle kaçıracaksın ki beni herkes gibi elinden acıycak sonunda canın. Senin de…

 Aşk varsa acı da vardır.’ Der. Aşkın değişmez kuralıdır bu. Kaybolmak istiyceksin o gözlerde ama nafile. Oraya da zehirini salmıştır aşk.

 Ama her şeye rağmen güzeldir. Ona dokunmak, gözlerine bakmak onun için heyecan duymak… O denilince akan sular durur. Ordaki herkes beyaz o kırmızı olur. Onunla konuştuklarınızı eve gelince kapıyı kapatıp çekilip odanıza bir bir tekrarlamak size en heyecan verendir. Şunu şöyle deseydim böyle yapsaydımlar tekrarlanır durur aklınızın ondan arta kalan biryerlerinde. Sizi sarıp sarmalar şefkatlice, yumuşacık aşk denen o hoş şey. Mutlu olursunuz.

 Gözlerinizden duygu akar… Kulaklarınız aşk nameleri arar sürekli. Her saniye hücreleriniz yenileniyormuş gibi hissedersiniz. Çiçekler de bundan nasibini alır tabii. İşte aşk bu ve bizim anlatamayacağımız ve farkına varamayacağımız hislerle doludur. Ha sürekli yediğiniz ve annenizin şikayetçi olduğu tırnaklar da tarih olmuştur.

 Çünkü aşk insanoğlunun sahip olduğu en güzel armağandır. Her insan aşkla birlikte kendini dünyanın en şeker insanı hisseder.

 Bu yüzden tüm acılara, çıkmazlara, dolambaçlara rağmen hala o en eski masalı özlemle anıyor ve yaşamaya can atıyoruz…

SENİ SEVMEK….

20 Temmuz, 2008 Pazar Yorum yok »

Seni sevmek bir yudum su içmek gibidir
Seni sevmek sessiz soluksuz yaşamak gibidir
Seni sevmek gözleri olmayan birisinin resim cizmesi gibidir
Seni sevmek bir kadeh de 2 yudumu içmek gibidir
Seni sevmek geceleri uyuyumamak gibidir
Seni sevmek bir dilim ekmegi bölüşmek gibidir
Seni sevmek yaşarken ölmek gibidir
Seni sevmek yarınlara dogmamak gibidir
Seni sevmek yalanlarla yaşamak gibidir
Seni sevmek hayatta kalmak gibidir
Seni sevmek adını sayıklamak gibidir
Seni sevmek utanmadan haykırabilmektir sevgini
Seni sevmek aya karşı gelmek gibidir
Seni sevmek güneşin varlıgını kabul etmemek gibidir
Seni sevmek yücelerin yücesini sevmek gibidir
Seni sevmek bir şarkıda iki evli çift gibi dans etmek gibidir
Seni sevmek gözlerine bakmak gibidir
Seni sevmek ellerini tutarken hissettiğim sıcaklık gibidir
Seni sevmek bir sinemada film izlemek gibidir
Seni sevmek emeklemek gibidir
Seni sevmek güneşe çıplak gözle bakabilmek gibidir
Seni sevmek yağmurlara yoldaşlık etmek gibidir
Seni sevmek bir sözde birden çok şeyi anlatmak gibidir
Seni sevmek yağmurlu havada ıslanmak gibidir
Seni sevmek yaşamak gibidir
Seni sevmek bir silgi gibi her kötü şeyi silmek gibidir
Sana dediğim gibi
Seni sevmek bir ömür gibidir
Seni sevmek en kötüsü ölmek gibidir be CANIM

 

SEVGİLİNİZ SİZİNLEYKEN MUTLU MU MUTSUZ MU?

17 Temmuz, 2008 Perşembe 1 Yorum »

Partneriniz sizinle birlikteyken eğleniyor gibi gözükürken, onun kontrolsüz olarak esnediğini farkettiniz. Onun sizin yanınızda gerçekten ne hissettiğini merak ediyorsanız, beden dilini okumanız bunu anlamanızı sağlayabilir.

Sizinle mutlu olduğunu gösteren olumlu işaretler
Sizin yanınızdaki duruş şekline dikkat edin. Herşeyden vazgeçmiş gibi görünen sevgiliniz iyi gününde olmayabilir. Bu duruma kimin neden olduğunu öğrenebilir, ona destek olabilirsiniz.

Sevgilinizin sizinle ne kadar göz teması kurduğuna dikkat edin. Eğer birşeyler anlatırken ya da birlikteyken sürekli gözlerinizin içine bakıyorsa, sizden çok etkileniyor demektir.

Sevgiliniz sizden uzak durma eğiliminde mi? O halde siz yabancıdan farklı değilsiniz.

Her türlü fiziksel contaktın farkında olun. Sürekli ellerinizi tutması önemli bir işaret olabilir.

Sevgilinizin avuçlarının terleyip terlemediğine, sıcak olup olmadığına bakın. Bu, onun sizi gördüğünde ateşinin yükseldiğinin bir göstergesi olabilir.

Sevgilinize birşeyler anlatırken sizi dinleyip dinlemediğini başını sallayıp sallamadığından anlayabilirsiniz.

Partnerinizin davranışları sizinkilerle uyumlu mu? Siz otururken sık sık yanınızdan kalkıyor mu? Sizinle konuşurken tonlaması ve konuşma hızı sizinkiyle aynı mı? Aynı oranda mı nefes alıp veriyorsunuz? Bu aranızdaki iyi ritmin ve uyumun belirtisidir. Bu davranışlar taklit etme gibi değildir.

Sizinle mutsuz olduğunu gösteren olumsuz işaretler

Partneriniz sizinleyken kollarını göğsünde bağlıyor mu? Bu sizinle onun arasında bir mesafe ve duvar oluşmasına neden olur.

Partneriniz sık sık esniyor mu? Eğer partneriniz tüm gün sizi düşünmediyse bu kötü bir işaret.

Sohbet sırasında partneriniz çok çok garip konuşmalar ve hareketler yapıyor mu? Yani siz hep aynı duvara konuşuyor gibi mi hissediyorsunuz?

Partneriniz siz yanındayken sizin dışınızda herşeyle ilgilenizyorsa, dikkat edin.

Aranızda sizi uzak tutan birşey olduğunu mu farkettiniz? Kötü birşey olduğunda partneriniz yanınızda değilse, bu kötüye işarettir.

İŞTE BAYANLARIN ERKEKLERDE KATLANAMADIĞI DAVRANIŞLAR…

17 Temmuz, 2008 Perşembe 1 Yorum »

1- Maç izleyen bir erkeğin 90 dakikalığına hayattan koptukları ve kadınların da bunun bir türlü önüne geçemediği bir alışkanlık olduğu aşikar. Hiçbir şeyin etkili olmadığını düşündüğünüz bu noktada sorunun üstesinden gelecek tek kişi yine sizsiniz. Maç keyfini bozmadan yine ilgisini üzerinize çekmeyi başarmak sizin elinizde.. Konuyu kendi lehinize çevirerek devre arasında konuşmayı teklif edin. Maçtan daha önemli olsuğunuzu göreceksiniz.

2- Erkekler genellikle plan yapmak için kadınların kendilerini aramasını beklerler. Nereye gideceğinizi, ne yapacağınızı planlamak zorunda kalmak sizi çıldırtıyor ve "görüşmek istiyor mu istemiyor mu" gibi sorulara neden olması sizi yoruyor olabilir. Halbuki birkaç gün öncesinden size danışarak bir plan yapmaları ve paylaşmaları ne kadar da zarif bir hareket olur değil mi? Bunun tek çözüm yolu partnerlerinizle açık konuşmak..

3- Tek kelimelik cevaplar almak tüm kadınları çıldırır, her ne kadar partneriniz hep çok konuştuğunuzdan şikayetçi olsa da sinirli anlarda ağzınızı bıçak açmadığının da farkındalar. Partnerlerinize onlardan bir yazar kadar düzgün cümleler beklemediğinizi anlatın ve onlarında konuşmasını sağlayın.

4- Partnerinizi yakın arkadaşlarınızla dışarı çıkarken plana dahil etmeniz onu önemsediğinizi gösterir. Ancak onlar zaman zaman bunu anlayamayabilirler, aslında onlardan istenilen sadece ilgili bir tavır sergilemeleridir. Çözüm yine her zaman olduğu gibi konuşmak; ne istediğinizi ve ne beklediğinizi konuşmaktan geçiyor.

BAYANLAR NASIL MÜKEMMEL Bİ SEVGİLİ OLURSUNUZ?

17 Temmuz, 2008 Perşembe Yorum yok »

Güzel ve bakımlı olun
Erkek arkadaşınız sizin çok güzel olduğunuzu düşünüp kendisini değiştirmeyebilir. Buna rağmen her zaman kışkırtıcı ve iyi görünün. Bu arada o her zaman sizin de ona dikkat ettiğinizi ve ona değer verdiğiniz için iyi görüneceğinizi bilecek. Aynı şeyi siz de ondan bekleyebilirsiniz.

Yavaş yavaş ilerleyin

Herhangi birşeyi yapması için onu zorlamayın. Eleştirileriniz kırıcı ve yıkıcı olmasın. Siz onu zorlamadığınızda o da sizi herhangi birşey için zorlamayacaktır. Ondan zorla birşeyler istemediğinizde size daha çok bağlanacaktır.

Düşüncelerinizi, ihtiyaçlarınızı ve tutkularınızı bilmesini sağlayın
Erkeklerin sezgileri kızlardan daha azdır. Sizin ne hissettiğinizi anlamakta zorlanabilirler. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin. Bu tür ilişkilerde tartışmaların ardı arkası gelmez. Gerçekten böyle bir ilişki yaşamak istiyor musunuz?

Tutarlı biri olun
Duygusal olarak tutarlı olun. Söyledikleri ile hareketleri her dakika değişen biri olmayın.  Erkek arkadaşınızı hiçbir şey sizinleyken her an değişebileceğiniz endişesi duymasından daha kötü hissettiremez.

İlişkinizi tartışmayın
İlişkinizi tartışmaya çalışmayın. Aslında hissetmediğiniz şeyleri duyduğunda çok kırılacaktır. Eğer ilişkinizle ilgili bir sıkıntınız varsa, hangi konuda olduğunu ve söylemek istediklerinizi iyice düşünün. Onu sadece bu konu hakkında suçlamadan bilgilendirin ve birlikte çözüm arayın. Geçmişteki ilişkilerine dair sorular sormayın.  Sizin geçmiş ilişkileriniz hakkında da çok konuşmak istemeyecektir.

Eleştirmeyin
Sürekli eleştirmek ilişkilerde bıktırıcıdır. Eğer bir sorun gördüyseniz, onunla bu konuda konuşabilir ve çözüm geliştirebilirsiniz. Onun duygularına saygılı olun.

Ona karşı dürüst olun

Onun erkek arkadaşlarıyla dışarı çıkması sizin kız arkadaşlarınızla dışarı çıkmanızla aynı şey. Bu size aşık olmadığı anlamı taşımaz.  24 saat 7 gün birlikte olmak sıkıcı olabilir.

Bunlara dikkat edin!

  • Ondan hiçbir şey beklemeyin. Vermek almaktan daha iyidir. Sonunda o da size sürpriz yapabilir.
  • Buluştuğunuz zamanlarda ara da aseksi kıyafetler giyin.
  • Flört etmeyi unutmayın. İletişim kurmanın eğlenceli ve iyi bir yoludur.
  • Affedilmek istediğiniz konularda affedici olun.
  • Aldatmayın.

 

AŞK ACISINI HAFİFLETEN ÖNERİLER!

17 Temmuz, 2008 Perşembe 2 Yorum »
Hayatınızın aşkıyla yollarınızı ayırmak zorunda kaldınız. Aşk acısı çekiyorsunuz nasıl hafifletirsiniz? Yaşamakta olduğunuz bu sürecin ‘geçici’ bir süreç olduğunu bilmelisiniz.

1. Çok gerekmedikçe ayrıldığınız kişiyle konuşmayın. Ayrıldığınız kişiden çocuğunuz varsa veya aranızda henüz kapatmadığınız parasal ve maddi konularınız vs. o kişiyle sadece bu konular üzerine konuşmak için bir araya gelin. Ortak arkadaş ve dostlarınızla sohbetlerinizde bile o kişiden bahsetmeyin. Aynı ortamda olmanız gerektiğinden nazikçe selamlaşın, yalnız kalmayın ve konuşmayın.

2.
Sizin için duygusal anlamı veya anısı olan, o kişinin size verdiği objelerden derhal kurtulun. Satılabilecekleri satın, maddi ve manevi değeri olmayan hediyeleri verin.

3. Zor zamanlarda arkadaş desteği önemlidir. Onlara derdinizi anlatmak yerine etkinlikler yaparak oyalayın.

4. Başkasıyla ilişkiye başlamayın. Kalbinizde ayrılık acısı varken doğru kişiyi bulsanız bile doğru ilişkiyi yaşayamazsınız.

5. Daha önce vakit ayıramadığınız için başka bir zamana ertelediğiniz bir şeyler yapın. Dans kursuna gidin, egzersize başlayın

6. İnsanlar ayrılmışsa bir sebebi vardır. Ayrılık acısı yaşarken insanlar hep ‘yaşanan mutlu günleri’ düşünür ama bu düşüncenin size bir yararı olmaz. Kendinize “Ayrılmamız iyi oldu, çünkü…” diye başlayan bir liste yapın. Ayrılık sürecini bir ‘arınma’ süreci olarak düşündüğünüzde psikolojik değişiminizi olumlu bir raya oturtabileceksiniz.

7. Ayrıldığınız kişi hakkında duygularınızı ve düşüncelerinizi bir kağıda yazın ancak asla ona göndermeyin. Ayrıldığınız kişiye artık duygularınızı açıklamanın anlamı yok, biraz zaman geçtikten sonra yırtıp atın.

8.
Yaşadığınız acıları ve sıkıntıları yaşayan milyonlarca insan var. Biraz zaman geçtikten sonra kendinizi tekrardan iyi hissedecek ve yeni birini nasıl olsa bulacaksınız.

9. Duygusal meselenizi aklınızda ve kalbinizde tam olarak bitirmeden önce ayrıldığınız kişiyle arkadaş olmayı falan düşünmeyin. Ayrılırken "dost kalmak" nazik bir temennidir. Ama insanlar ayrıldıkları kişilerle çok nadiren dost kalabilirler. Duygusal dengenizi tekrar yoluna koyduktan sonra, ancak o zaman o kişiyle arkadaş olarak devam etmek isteyip istemediğinize karar verebileceksiniz. Daha önce değil.

10. Ayrılık acısı çekerken alkole ve yemek yemeye sardırmayın. Hiçbir faydası olmaz!

Yaşadığınız bu acılı sürecin en iyi ilacı zamandır. Sabırlı olun, kendinizi yıpratmayın ve suçlamayın. Her ayrılık bir deneyimdir. Varsa hatalarınızdan ders çıkarın.

galeriLinkler.kontrol();

özür dileyeceğine yapma

13 Temmuz, 2008 Pazar 2 Yorum »

Dünyada veya ahırette özür dilemek zorunda kalacağın söz ve hareketten uzak durmaya çalış!)

SABIR

13 Temmuz, 2008 Pazar Yorum yok »

*Sabır, acı şeyi yüzünü ekşitmeden içmektir. Yani, şikayet ve feryatta bulunmadan, hoşnutsuzluk göstermeden, gelen belâya katlanmaktır.
*Sabır, belâ gelince güzel edeple durmak, şikayetsiz olmak, belâda fânî, yok olmaktır. Sabır, afiyet gibi belâ ile de arkadaş ve dost olmak, onunla bulunmaktır.
*Belâlara sabretmek, kurtuluşa sebeptir.

hayatımda öğrendiğim en büyük erdem hep sabretmek oldu bazı konularda sabırsız olsamda sabırlı olduğumda istediğim şeyin olduğunu gördüm sana karşı sabredeceğim şuan ben bişey kaybetmedim ama uzaktan senin neler kaybettiğini izleyeceğim ve emin ol bu benim zaferim olacak senin için yeterince fedakarlık yaptım ama değmeyen biri olduğunu bilmeden şimdi gözümden tek yaş akmadan senin mahvolduğunu pişman olduğunu bana yaşattıklarının burnundan geleceğini bildiğim için çok mutluyum çok beter ol….gerekirse bunu için 10 yıl bekleyeceğim

BUNU BEN HAKETMEDİM!

13 Temmuz, 2008 Pazar 2 Yorum »

HAYKIRSAM DÜNYAYA
ASKIMI BIR SOLUKTA
SENDEMI CEKIP GITTIN
BUNU BEN HAK ETMEDIM
HANI SENSIZ BIR HICIM DEMISTIN YA


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.