Aşk Kategorisindeki bloglar
Çok sevdi bu yürek seni.Delirircesine,çıldırırcasına.Tek bir yoldu bizi ayıran.Yine ayrı yol birleştirdi ve yine ayırdı.Bitti artık kalbim,tükendi.İlk senin sevgindi ayıran,son benim yüreğimdi noktayı koyan.Ellerim titreye titreye,kalbim dilim düğümlenerek anlatmaya çaşıştım herşeyi sana.Biliyorum bir beş yıl daha yetmiyecek seni bana getirmeye.Beklemeyeceğim de bu sefer.Anladığım;aşkımız yetmiyor bizi mutlu etmeye.Tersine acı veriyor her nefeste.Sırf kendimi vaz geçirebilmek,seni de kendimden nefret ettirmek için yaptım ”onu”da.Mecburdum AŞKIM.Her gegçen gün bana özleminin seni eritip tükentmesine göz göre göre razı olamazdım.Beni unutman gerekiyordu.Belki de bir zamanlar aşkımla dolan kalbinden nefret saçman.Anca o zaman huzur bulabilirdin.Ben içim yana yana yaşıyacağım günlerimi.Yine sen uzaktan bakınca ”ne çabuk unuttu beni” diyeceksin belki.Ama asla unutmayacağımı bil nolur.Bak artık senin istediğin gibi bir hayat sürüyorum.Uzaklardan uzaklaştım.Ailemin yanında işimden evime,evimden işime.sensizlik beni eritsede tecrübeliyim seni uzaktan sevmeye.Her gören;”ne kadar zayıflamışsın.Ne rejimi yapıyorsu?” derken söyleyemiyorum ki gerçekleri.Birzamanlar sevdamız aşkımız dökülüyordu bu sayfalara.Her okuyan ”Allah ayırmasın”diyordu.Biz de bilmiş bilmiş;”Allah ayırsa da biz ayrılmayız” diyor,sonra da konuşuyorduk kendi aramızda.”Bu Allah’ın bize 2. şansı.Bu kez iyi değerlendiricez.Bir 3.sü olmaz”diye.Olmadı ve biz yine sınıfta kaldık.Hiç kimse ben de sen olmadı,olamıyacakta.Senin olamadıysam toprağa aidim bundan sonra.Biliyorum bu yazdıklarımdan haberin bile olmayacak.O nedenle bu kadar süre bekledim zaten yazmayı.Şimdi neden yazıyorum?İçimi dökmek için….Bilirsin ne kadar inatçıyım.Kendimden başaksı bilmez ben deki beni.yine anlatamadım kimseye.Yine akıtamadım zehirimi.Tüm kanımı kapladı,bedenimi sardı….
Yine içimde sen,hayatın bir köşesinden tuttum,ayalta kalmaya çalışıyorum.Ama hiç olmadığı kadaraciz,cesareti kırılmış.Ben o tanıdığın ve her zamangurur duyduğun güçlü kız olamıyorum kendime karşı.Ama eskisi gibi herkesi mutluluk oyunlarımla kandırabiliyorum.Keşke gelseydin…Keşke o son defa gerçekten caymayıp gelseydin.Kokunu son defa içime çekebilseydim.Eline son defa dokunup,öpebilseydim.Yattığın yastığın kılıfı8nı hala yıkamadım.Hergece öpüp kokluyorum sen diye ve her defasında gözümden iki yaş damlıyor…Biri sen biri ben adına…Tıpki şarkımızdaki gibi ben yine ağlıyorum ”ikimizin yerine”
SENİİİ SEVİYORUMMMMM AŞKIMMMMMM
Kimi zaman hüzünden kimi zaman da mutluluktandır gecelerdir uykusuzluğun.
Tek bir tebessüm kanatlandırır seni.
Zaman gelr,havanın soğumasını ve üşümeyi istersin.
Bazen sırf daha fazla ilgi adına hasta olmayı bile istersin,canın çocukluk yapmak ister.
Binlerce milyonlarca suret umrunda bile değildir,tek bir tanesinde güller açtıkça…
Delirmek yada mantıklı olmak arasında gelgitler yaşamazsın.Tek bir duygu,tek bir mantıksındır.
Herkes gibi alfabende 29 harf yoktur.
Hiç bir yastık onun omzu kadar rahat değildir.
Hiç bir yorgan,soba ısıtamaz seni onun kolları kadar.
Hangi parfüme değişebilrsin ki onun kokusunu?
Yağmur insanların üstüne yağarken,senin yüreğine yağar.
Ölmek bile onsuz kalmak kadar korkutamaz seni.
Özlem herkese acı verirken,sen hala onu deli gibi özleyebilecek kadar aşık olmanın sarhoşluğunu yaşarsın.
Her dakika mutluluğu,hüznü,acıyı,sevinci,güveni ve neşeyi bir anda yaşarsın,
İşte bunun adıdır AŞK….
Hangi kelime yeteri kadar ifade eder?Yada kelimeler yeter mi anlatmaya bilemem.İçim de öyle bir acı var ki,dinmek bilmiyor.Yumruk olup çöktü sanki.Acısı geçmiyor bir türlü.Günden güne artıyor hatta.Yoruldum artık her gece sen yerine,başını koyup en güzel uykulara daldığın yastığa sarılıp uyumaktan.Bıktım,sen yerine her adım da hayaline sarılmaktan.Sen yokken daha kolaydı sanki,sensizliği yaşamak.Avutabiliyordum kendimi ”zaten benim değil ki artık,elden birşey gelmez”diye.Ama şimdi çok koyuyo be aşkım.Sen benimken,ben seninken senden ayrı kalmak,özlemi en derinlerden hissetmek,yüzüne dokunamayıp elinden tutamamak koyuyo.Elimden bişey gelmedikçe,çaresizce beklemek koyuyo.Hani sana pek bişey belli etmeyip,soğukkanlılığımı korumaya çalışıyorum,geçicek biticek diye seni de kendimi de avutmaya çalışıyorum.Her telefon da soruyorsun ya ”hiç özlemedin galiba gülüm”diye.Yok aşkım ben seni köpek gibi özledim de,o anda ağlıyor oluyorum çoğu zaman.Kalbi sıkışıyoo.Sana belli etmemek için de o şekilde bi ses tonu çıkıyor işte.Çünkü çok iyi biliyorum ki sen de çok özlüyorsun.Eğer ben içimden geldiği gibi konuşup,akıttığım göz yaşlarımı sana da duyurursam daha da üzüleceksin.Bu benim en son istediğim şey olur,biliyorsun.Zor zamanlar,farkındayım.Ama en azından birimizin sağlam,ayakta durabilmesi gerekiyor.Rol de olsa ben bunu yapmaya çalışıyorum işte.Düşündüğün,sandığın gibi sana olan sevgim küçücük bile eksilmedi,düşünme bile gelip gelmemenin önemi olmadığını.Sandığından da çok özlüyorum seni.Hani hep benim daha olgun,mantıklı düşündüğümü söylüyorsun ya?İşte ben tüm bunları da,senin böyle düşünmeni sağlayan davranışlarımı yaptığım mantıkla yapıyorum.Biliyorum yine her zaman ki gibi önce kızıcaksın,ama işin aslını anlattığım da ”aslında iyi yapmışsın gülüm..Sen de çok özledim diyip ağlasaydın,elimden bir şey gelmediği,seni üzdüğümü bildiğim için daha da çok kızıcaktım kendime”diyiceksinn.Burdan duyamıyacaksın nasılsa,için de yanmaz ve söylüyorum;”AŞKIM BEN SENİ ÇOK ÖZLEDİM,SENSİZ SANİYE BİLE GEÇMİYOR.:(:(:(Hani hep güzel gözlüm diyorsun ya?Artık eskisi kadar güzel değiller.Her dakika ağlamaktan kıpkırmızı oldular,şiştiler uykusuzluktan..Ben hiç bir şey değil,sadece seni istiyorum,gel artıkk :(:(:(:(:(
Sen benim için,hiç bir zaman sadece abi olmadın!Yeri geldi anam,babam,yeri geldi en yakın dostum,sevdamdın.Sen de bana çok düşkündün,çok severdin biliyorum.Ama sen hiç kimseyi,vatanını sevdiğin kadar sevmedin!Yurdumda yapılan herhangi bir şeyi duyduğun da en çok sen kızardın ve her defasında yeminler ederdin ”askere bi gideyim alayının beynine sıkıcam bu itlerin”diye.Yıllarca büyük bir hasretle bekledin o günü.Hayatım da askere giderken bu kadar mutlu olan birini daha görmemiştim ben.En çokta sana yakışmıştı ”en büyük asker bizim asker’’sözü.Kahkahalarla gittin ve izin vermedin hiç birimize göz yaşı dökmemize.En çokta doğuya gitmek isterdin,gittin de.İçim yanıyordu bir yandan.Ama çokta mutluydum sen giderken.Bana da fazlasıyla aşılamıştın vatan,bayrak aşkını.Senin oraya yakışacağını,orda olman gerektiğini ve yurdumu en iyi şekilde koruyacağından emindim.İçim rahattı!Hiç unutamıyorum boynuna sarıldıdığım da ”Sakın ağlama abicim.Ben bu memleketin evladıyım,yerim yurdum bu topraklarda.Borcum var şehit atalarımızdan beşikteki bebeğe kadar.Allah ömür verdiği sürece asker olarak kalıcam.Ben bu ülke için şehit olucam”demiştin.Korktum çok.O zaman anlamıştım ki bu gidiş son gidişti.Dönmüyecektin,döndüğünde de al bayrağıma sarılmış tabutta giricektin bu evin kapısından.Bitti askerliğin,sen yine dönmedin.Hani bana mektup yazardın hep,”kardeşlerime kıyan kansızların kökünü kazıycaz.Ben burda çok iyiyim,sakın merak etme.Sen kız kardeşimsen yüzlerce erkek kardeşim oldu burda.Yarim diye silahıma sarılıyorum her gece.İçim huzurla dolu.Korkusuzluğu öğrendim ben burda.Tüm milletimin,Allah’ımın yanımda olduğunu biliyorum.Korkma bana zarar gelmez.”demiştin son mektubun da.Her on beş günde gelirdi mektubun.Günü belliydi,sevinçle korku arasında beklerdim bütün gün.Ama o gün gelmedi abim.Gece yarılarına kadar bekledim gelmedi.ağladım,korktum.Annemler ”bişeyi yoktur.Yazamamıştır,belki yarın gelir”dediler.Ama onlarında gözünde gördüm endişe ve korkuyu.Bütün gece uyuyamadım.Sabah ilk iş sokağın başına koştum.Postacıyı bekledim.Sordum senden mektup var mı?diye.Yok diyince tekrar yıkıldım.Eve dönünce hatırladığım en son bir telefon sesiydi.Beynim sarsıldı,gözlerim karardı,inanamadım duyduklarıma.Olamaz dı kii…Benim abim ölemezdi.Benim,vatanın ona ihtiyacı vardı.
Benim abimdeki yüreğe,hangi kurşun işleyebilir dedim kendi kendime.
Çok geç olmadı anladım herşeyi.Sen ölümlerin en güzelini yaşadın.İstediğin gibi öldün.Biliyordum ki hiç canın acımadı.Belki de tıpkı giderken ki gibi güldün,can verirken de.Ölüm bile yakıştı sana abim.İstediğin gibi hiç göz yaşı dökmedim.Gurur duydum seninle.Ay yıldızım senin tabutunda başka bir parladı.Abimsin,canım çok yanıyo.Ama ülkeme değil abim,kendi canım feda olsun.Senin de hep söylediğin gibi…”eğer şehit olursam da canım tüm milletime feda olsun”derdin ya.Kanın yerde kalmaz abim,merak etme.Daha nice Mehmedim var tıpkı sen gibi ölüme göğüs geren,senin gibi vatanını canından önde tutan.KORKMA ABİM,RAHAT UYU.YURDUMA GİREMEZ HİÇ BİR DÜŞMAN,İNMEZ İLELEBET GÖKLERDEN AL BAYRAĞIM!!!
Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.
Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba…Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ”oooyyy ciğerim yanıyor” diyordu.
İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?
Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ”ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ” diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.
Ölmediysen nerdesin baba?
Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.”Kutsal sevdam bayrağım” derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.
Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?
Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ”benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için” derdi ya…O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.
O da sen yoksun yanımda.
Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?
Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?
Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.
Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?
Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..
Bu gün telefonuma,tanımadığım bir numaradan gelen bir mesaj zaten yeterince gergin olan beni,daha da sinirlendirdi.Titremekte olan ellerimi daha da bir titretti.Sizlerle de paylaşmak istedim.Mesajda ”bu mesajı 3 kişiye gönder”yazıyordu.Umarım burdan çok daha fazlasına ulaşır.
EĞİL KULAK VER CEDDİNE!TÜRK’E KEFEN GİYDİRMEK,HANGİ İTİN HADDİNE?BUGÜN VERDİĞİMİZ 13 ŞEHİDİN RUHU İÇİN BU MESAJI 3 KİŞİYE GÖNDER.ELBET SONUN DA O İTLERE DE ULAŞIR.SAYGILARIMLA….MEHMETÇİK
Sizler yalnız değilsiniz.Bizler yalnız değiliz kardeşim.Türk’ün gücü herşeye kadir.Yerde kalmaz şehitlerimizin kanı.Ama bana en çok koyan asker olupta,hava değişimi bahanesiyle izine gelenleri ve sırf bu olaylar nedeniyle askerliğini tecil ettirenleri duymuş olmam.Hangi mantığa sığar yaptıklarınız?İNsanlık,Türklük bu mudur?Hangi topraklar da yaşıyorsunuz siz?Sizler bunu yapınca,şehitlerimizin canına kıyan ş.rfsizlerden hiç bir farkınız kalmıyor bana göre…..
Bir anda başladı herşey,damdan düşercesine.Gözlerim karardı,tüm vücudum dengesini kaybetti.Gün geçtikçe azalacağını söyledikleri aşkım,ateşini her yağmurdan sonra yeniledi.Söndüremedi hiç bir rüzgar,alevleri azaltamadı…Kasıgalar koptu zaman zaman,32 tekmili birden sularla geldi üstüme,ben yine korkmadım…yine sönmedi aşkımı ateşi.Es geçtim herşeyi ve herkesi…Sana ve yüreğine güvendim,kollarında huzur buldum yeni doğmuş bir bebek gibi.Her yağmurumdan sonra açan gökkuşağı oldu o güzel yüzün.Bitmez dedim,sarıldım sana sımsıkı…Olmaz dedim bu ateş küllenemez sonsuza dek…O kadar şey görmüş geçirmişti ki bu yürek,emindim artık hiç birşeyin yıkamayacağını bizim surlarımızı…Ama bir gün geldi ki,kıyametim oldu benim.Haklı yada haksız öfkeli bir anda durmayan dillerin kurbanı olduk belkide.Yitirdi herşey anlamını,soldu tüm renkler…Ömrümü adadığım,ilah yapıp taptığım sevdem bitti.Ateşimi küllendiremedi belki,köz oldu içime düşüp yaktı kavurdu gün ve gün.Artık gökkuşağı açmaz oldu gökyüzümde.Her an yağmur,her an kasırga nöbetleriyle savaştım durdum yıllar yılı.Anlam veremeyerek sordum kendi kendime defalarca;”Nasıl biter bu bahar??Hani dört mevsim çiçekler açacaktı benim ovalarımda,hani renkler tüm görkemiyle her an bana ait olacaktı??Nasıl yitirdik,nasıl bitirdik biz bu renkleri??Hata sende mi yoksa bende mi??Hiç biz zaman umrumda olmadı.Sen ben yoktu çünkü,biz vardık ve bu ikimizin hatasıydı.Herşeye rağmen gönül vazgeçmedi seni sevmekten.Elbet kavuşur bir gün yürek sevdasına diyip avuttum kendimi.Güvenip inandım aşkıma,yalvardım Allah’ıma ger gün.Ve o an geldi ki,ateşim yeniden alevlendi.Kalktı tablomdan siyah-beyaz renkler…Her renkten bir renk doğup,benzersiz bir hal aldı bizim resmimiz.Hiç bir yerde,kimse de olamayan ihtişamıyla büyüledi yine bizi her geçen gün.İkin ci baharı mı yaşıyorduk?İkinci bir şansmıydı ilantan verilen sana ve bana???Cevabı o kadar da önemli değildi aslında.Sen benimdin,yanımdaydın,her zaman ki gibi kalbimdeydin helalim olarak.Çok büyük sözler verdim kendime..Bu sefer farklı olacağına dair.Geçmişte yaptığımız hataları yapmayıp sana da yaptırmayacağıma dair…Bir kez daha seni kaybetmeye dayanamazdı bu can çünkü.Yıkılırdı ağacım,bir kasırgaya daha dayanamazdı…Senden sonra yeniden kazandığım tüm doğrularımı yeniden yeniledim….Ne gurur bıraktım bu sefer,ne de kıskançlık.Herşeyi sana uydurmak senli yaşamak adına sıfırladım geçmişi yeniden.Herşey güzel de aşkım.Bir de bunları sana anlatabilsem.Ben kendimi sana adamışken,beklenen den fazlasını yapmaya gayret ederken,sen gerçekten söylediğin gibi güvenebilsen…Benim için koca dünya da bir tek senin olduğunu,çoğu zaman başka insanların varlığını bile hissetmediğimi anlayabilsen.Bir başkasının bana olan hislerinin değil,benim hislerimin kimde can bulduğunu bir kavrayabilsen…biz şu dillerimiz esiri olmasak tekrar tekrar…Herşey daha da güzel olucak sanıyorum.Bir kez daha yitirirsek bu aşkı,közden alevlenen ateşin ikinci defada kül olmasından korkuyorum ben.Sadece bir inattı bize yıllar kaybettiren.Bir 5 yıl daha kaybetmesek,elimizde olan herkesin sahip olmak için peşinden koşan bu aşkı harcamasak,değerini bilsek….Rabbim 2. bir şansı vermişken,bunu cehennem yerine cennet yapsak…Çokta zor değil aslında.Dilimize sahip çıksak,kıskançlığı bırakıp,tüm bu kirliliklerin arasında bu aşkın bembeyaz,lekesiz olduğunu kendimizi inandırıp,rahat olabilsek gerçekleşicek.Eminim….Sen ne dersen,ne söylersen,ben seni çaldığın kalbime gömdüm ki,bundan sonra asla yerin dolamayacak….Ama lütfen beni anla artık….İkinci bir kıyameti kaldıramaz bizim dünyamız….
Ben bir yaprak değilim,sonbahar da sararıp düşecek,
Ben bir ağaç değilim,ömrü sona erdiğin de çürüyüp yok olacak,
Ben bir orman değilim,yakılacak,vakti geldiğin de yok olacak,
Ben bir dağ değilim,aşılamayacak,sonsuza dek var olacak,
Ben bir insanım sevgiyi kalbinde taşıyan,ölümü bile göze alan,
Ben bir yüreğim,aşkı sonsuz olan…
Seni kocaman bir yürekle sevdim ben.Gözlerim değil,yüreğimdi seni gören.Sen damarlarımdaki kana karışıp,geldin oturdun yüreğime.Bir başka yerde olamazdın zaten.Sen,benim en değerli yerimde,yüreğimde olup orada kalmalıydın.İlk kez bu kadar kolay kabullendi aşkı bu yürek.
Şimdi sonbahar,kışa giriyoruz ya..Ben dört mevsim baharı yaşıyorum seninle.Gökkuşağı zayıf kaldı senin renklerinin karşısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı bir güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin…En çok bu renkle anmayı sevdim aşkım ben seni.Denize tutkundum.Denizi sensiz,seniyse denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben,insanları da.Kendime bile dar gelirken,içimde herkese yer olan bir hayatın sahibiyim artık.En kızgın,en tahammülsüz olduğum anlarda bile seni düşünmek yeter bana.İçimde sevinç yüzüme yansır,gülerim manasız.Beni öylesine güldüren senin sevgin ve ben,kaygısız içten gülmenin ne demek olduğunu sayende öğrendim aşkım..
Herşeye rağmen seni delicesine seviyorum.Sen varken güçlüyüm ve hiç birşeyden korkmuyorum.Yol sana çıkıcaksa,önümde duran tüm engelleri yerle bir edebilirim.Yeterki sonunda sana kavuşmak olsun.
Ben seni her halinle seviyorum aşkım.Uyumanı,uyanmanı,sinirini sakinliğini,anlayışlılığını,anlayışsızlığını,sesini,suskunluğunu,küçük oyunlarını,bakışını,yürüyüşünü.Varlığını seviyorum!seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.Sığmıyorsun cümlelere ve hiç bir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin değil.
Seni sevmek yormadı beni hiç bir zaman.Sen yaşam kaynağımsın ve hayat sende var oluyor ancak.Aşkındır beni her gün yenileyen.Ve yine aşkındır ki tüm eksik yanlarımı bütünleyen.Artık ölüm diye birşey yok herşeyim!!!Sen ölümsüzlüğün kendisiyken…
Ne önünü görebiliyor, ne de geriye dönüp bakmaya cesaret edebiliyordu. Sadece yürümüş olmak için yürümek. Amaçsız, nereye olduğunu bilmeden ve YALNIZ…
Arkasına bakmadan ilerliyordu karanlıkta. Zifiri karanlık ve ayak sesleri.
Sanki dünyada tek o vardı yaşayan…
Ne önünü görebiliyor, ne de geriye dönüp bakmaya cesaret edebiliyordu.
Sadece yürümüş olmak için yürümek…
Amaçsız, nereye olduğunu bilmeden ve YALNIZ…
Ağzını açsa sanki rüzgar susturacak, geriye hamlesinde önü kesilecek. Öyle KORKAK…
Aklından geçen sayısı belirsiz düşünce. Kimi unutulmaya yüz tutmuş, kimi unutulmaz. Öyle GERÇEK…
Koşmak gerekti. Nereye olduğunu bilmese de, adımlarını görmese de. Hızlanmalıydı.
Tek düşünce biraz IŞIK…
Koştu, koştu, koştu…
Kanter içindeydi,uyandı. Hayatı bu rüya kadar gerçekti. Her günü akıp geçiyor ama ne yapacağını bilemiyordu.
İnsanlar ne kadar başka başkaydı. Kaybolmuştu içlerinde.
Tutunmak gerek miydi hayata? Herkes gibi…
Sıradanlaşmalı mıydı duygular, lafta mı kalmalıydı konuşmalar? Maskesi olmalı mıydı?
Dışlanmıştı. Sebep?
Farklı olmak… Olağan insan grupları içinde yer almamak. Hayatı sıradan yaşamamak.
İlgi çekmek oldu amacı. Görünürde(!)
Anlaması gereken bir şey vardı. Her insan kendi içinde yalnızdı. Ama bir başınalık başka…
Bir başına yaşamıştı hayatı, bir başına ölecekti. Anlaşılmadan ve sessizce.
Boşuna mıydı koşturmacalar?
Umut diye bir şey var mıydı?
Yoksa Sadece bir AVUNTU MU?