Gürcistan’da süren savaş hız kesmiş gibi görünse de devam ediyor. Savaşın hızlı ya da yavaş olmasının, uçakların kullanılmasının ya da kullanılmamasının bir anlamı yoktur. Savaş her durumda savaştır, özellikle de bu savaş PAYLAŞIM için yapılıyorsa! Rusya, Gürcistan2ın Osetya’ya saldırması sonucunda Gürcistan’a saldırmış olsa da, Gürcistan’ın saldırısını püskürttükten sonra harekata devam ederek harekatının “meşruluğu” nu ortadan kaldırıyor.
Geçen süreç bu savaşın çok kısa vadede sonlanmayacağını, bombalamalar sonlansa bile etkilerinin kısa vadede bitmeyeceğini gösteriyor. Nasıl ki ABD İkiz Kulelerin vurulmasını bahane edip Irak’a girdi ve 7 yıldır çıkmıyorsa, Rusya da Gürcistan’dan kolay çıkacağa benzemiyor, silah bırakma ya da ateşkes olabilir, ama Rus güçlerinin bulunduğu toprakları terk etmesi pek de kolay değil. Son yıllarda dillere pelesenk edilmiş olan Toprak Bütünlüğüne Saygı cümlesi de Rusya için şu an bir şey ifade etmiyor. "Gürcistan’ın toprak bütünlüğü hakkında konuşmayı unutabilirsiniz çünkü Güney Osetya ve Abhazya’yı, tekrar Gürcistan devleti içinde yer alma mantığına zorlama konusunda ikna etmenin imkansız olduğuna inanıyorum" ifadesini kullanan Rusya dışişleri bakanı Lavrov aslında malumu ilan etmiş oldu! “Bir dünya gücü ve Kafkasya’da istikrarın garantörü olarak sorumluluklarını devam ettiren Rusya, bölgedeki duruma barışçıl ve kalıcı bir çözümü sağlamak için çalışacaktır” diyen Lavrov doğruların arasına yalanları serpiştirerek yalanlarının görmezden gelineceğini umuyor, tıpkı yıllardır Bush ve diğer gelimiş devlet önderlerinin yaptığı gibi! Osetya’nın ve Abhazya’nın bağımsızlığı için veriliyormuş gibi gösterilmeye çalışılan vuruşlar elbette bu ulusların bağımsızlığı için değil, bu ulusların kime “bağlı” olacağının belirlenmesi için yapılıyor. Acaba bu ulusların bulunduğu bölgeler egemenlik açısından ABD’ye mi yoksa Rusya’ya mı bağlı olacak? İşte bütün sorun bu!
Nasıl ki ABD, BOP ile Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek için harekete geçtiyse, Rusya’da şu anda hemen hemen aynı bölge için kendi planlarını devreye soktu. ABD’nin yaptığı gibi bir plan olarak açıktan açığa ilan edilmese de anlaşılan Rusya bölgede Gürcistan’dan bağımsız olan ve Bağımsız Devletler Topluluğuna üye olan devletleri şekillendirmeye çalışıyor ve bundan dolayı Gürcistan’ın içlerine kadar müdahalede bulunuyor. Böylelikle de Rusya “sözde” Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı’nı savunmuş konumda görünüyor! Koca bir YALAN! Tıpkı ABD’nin ve TC’nin Irak Toprak Bütünlüğü’ne ya da geçmişte Vietnam’ın bağımsızlığına olan saygıları kadar büyük bir yalan.
Gürcistan’da bulunan sorun halkların gerçekten kendi kaderlerini tayin edebilmelerinden geçiyor. Silahlar altında insanlar kendi kaderlerine ne kadar yön verebilir ki? Gerek Abhazya’da, gerekse Osetya’da halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir, isterlerse bağımsız, isterlerse de bir topluluğa bağımlı yaşayabilmeliler. Ama bu onların kendi kararları olmalıdır, başkalarının değil!

ya ey dünya ne ıstıyosunuz bu dunyadan? yasanmaz hale sokuyorsunuz! ne dir bu acımasızlık? 1 karış toprak için bu insanların canını yakmak sığarmı insanlığa? yazıklar olsun!bu ınsanlar ne kadar kucük insanlar! sızın 1000 yada mılyon dönüm toprak kazanmanız, savaşta ölen1 tane cocuğun canına karsılık olamaz.