Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır.

14 Ağu

Sayın’dan şok masonluk itirafı…..

 

Sayın'dan şok masonluk itirafı
Ergenekon sanıklarından Sayın bir Mason üstadına yazdığı mektupta Atatürkçülük şemsiyeleri altında Masonlara hizmet ettiğini açıkça itiraf ediyor.

Ergenekon sanıklarından Sayın, bir Mason üstadına yazdığı mektupta Kemalist Türkbirlik Grubu’dan söz ediyor ve ekliyor: Bu grup, kitleleri sizlerin yönlendirmesine sunacaktır.

Bugün Gazetesi’nin haberine göre Ergenekon iddianamesinin 441 klasörlük delillerinden çıkan bir mektupta, terör örgütü sanıklarından Doç. Dr. Ümit Sayın, laiklik, demokrasi ve Atatürkçülüğü yıllardır maske olarak kullanarak Masonik yeminlere bağlı kaldığını itiraf ediyor. Sayın, Mason üstadı Cengiz Akıncı’ya yazdığı mektupta Kemalist Türkbirlik Grubu çalışmalarını etkin olarak başlattıkları haberini veriyor, "Bu grup, sol ve milli içerikli tüm hareketlerin arka kapılarını kardeş camiamıza açacak ve kitleleri sizlerin akıl ve hikmet dolu yönlendirmesine sunacaktır" diyor.

GAYR-I MUNTAZAM DEĞİLİM

Söz konusu belge 338′inci klasörün 438′inci sayfasına yer aldı. Ergenekon zanlısı Doç. Dr. Ümit Sayın, 2000′te Amerika’da Wisconsin Üniversitesi Nöroloji Departmanı’nda bilimsel çalışma yaptığı sıralarda, Mason üstadı Cengiz Akıncı’ya yazdığı mektupta ilginç itiraflarda bulundu. Mektubunda 94 Nolu Dostluk Muh. Locası’na kayıtlı olduğunu belirten Sayın, düzenli ödediği halde aidatının kayıt düşülmemesinden şikayet ediyor: "1999 aidatımı ödediğim halde gayr-ı muntazam ilan edildiğimi öğrendim. Bu konuda bana hiçbir haber verilmemiştir, sekreterliğinize yazdığım mektup ise ilişiktedir."

DEVRİM, SOSYALİZM, ATATÜRKÇÜLÜK

Sayın mektubunda Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası sekreterliğinden şikayetini Akıncı’ya iletirken Atatürkçülük, laiklik ve demokrasi maskesinin altına gizlenerek Masonluk yaptığını da itiraf ediyor: “Türkiye, İngiltere, Hollanda ve Amerika’da masonik çalışmalarda bulunmuş bir kardeşiniz ve akılcılık, bilim, laiklik, demokrasi, devrim, sosyalizm ve Atatürkçülük şemsiyeleri altında yıllardır Masonik yeminlere bağlı biçimde hizmet vermekteyim." Sayın, locaya bağlılığına Harun Yahya (Adnan Oktar) ve Bilim Araştırma Vakfı’na karşı yaptığı mücadeleyi delil gösteriyor.

KEMALİST DEMOKRAT TÜRKBİRLİK

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Sayın’ın kuruculuğunu üstlendiği Kemalist Türkbirlik Grubu’un tüzüğüne göre öncelikle bütün sol Kemalistlerin bir araya getirilmesi için bir internet ağının kurulması hedefleniyor. Kemalist Türkbirlik Grubu’nun tüzüğünde savaşılacak gruplar şöyle özetleniyor: "Radikal dinci gruplar, MHP çizgisinde, ülkücü veya faşist yapılanmalar, Marksist-Leninist- Maoist çizgideki sol yapılanmalar. Bu yapılanmalar Kemalist çizgide oldukları sürece dostumuzdurlar. Ama PKK, Dev-Sol, TİKKO, Dev-Yol gibi, silahlı eylem ve Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanması amacını güden TSK’ya saldıran kişiler, kurum ve örgütler, Kuzey Irak’ta veya Türkiye’de bir Kürt Devleti kurulmasını savunan tüm kuruluşlar, gruplar ve örgütler."

KTB İÇİN BEŞGEN MASONİK TÖREN
Kemalist devrimi tamamlamak üzere kurulan KTB toplantıları için Masonik törenler planlamış. Beşgen yapı içinde 7 dereceli olarak tasarlanan sistemde bilgi akışı, e-mail yoluyla sağlanacaktı. Ele geçirilen raporda en çarpıcı detaysa, ordunun KTB’ ye iletmesi için bazı bilgileri Necip Hablemitoğlu’na vermesi.

2 MUM 1 HANÇER

KTB’ ye giriş, masada bulunan 1 hançer 2 mum eşliğinde masonik bir törenle gerçekleştirilecek. Xyz adlı kişinin Ümit Sayın olduğu iddia edilen görüşmelerde şunlar yer alıyor.

xyz: bahsettiğim törensellikte şu öğeler var

xyz: bir kez sayı beş kişi, yani herkesin evinde beş kişi bir araya gelir, buna beşgen diyelim

xyz: bir çeşit loca veya hücre

xyz: her derecenin töreni ayrı

xyz: bir kişi kapının önünde oturuyor, koruyucu ve kayıtları tutuyor

Beyin yıkamak

xyz: ortada bir masa var

Yavuz: evet

xyz: masanın üzerinde Türk bayrağı, KTB anayasası, Atatürk’ün resmi, iki mum ve bir hançer

xyz: hepsi sembolik anlamları açıklanacak

xyz: kişiler kuzey, güney, doğu, batı doğrultusunda oturuyorlar

xyz: ve tören başlıyor

xyz: birinci derece törenin metnini sizlere göndereceğim, Masonik veya diğer mistik öğeler var ama bu sadece beyin yıkamak ve insanları ortama hazırlamak ve disiplin için.

14 Ağu

İŞTE KARİKATÜR BÖYLE OLUR

 

 

işte karikatür böyle olur.Salih Memecan kıvrak zekasını yine gösterdi.Hakarete varan, ahlak dışı karikatürleri savunanlara en güzel cevap budur…….

12 Ağu

İTÜ YILLIĞINDA AYRIMCILIK !

 Gül'ü sansürlemiş, Sezer'i abartmış!Gül’ü sansürlemiş, Sezer’i abartmış!
Eski İTÜ rektörü, Gül’ü okul yıllığında sansürledi. İTÜ’nün 2005 yıllığında Cumhurbaşkanı Sezer’in fotoğrafına ise bir sayfa ayrılmış.

Cumhurbaşkanı Gül tarafından ataması yapılmayan eski İTÜ Rektörü Karadoğan’ın bastırdığı İTÜ Yıllığı’nda Cumhurbaşkanı fotoğrafı eksik…..

Üniversitede yapılan seçimlerde en çok oyu almasına rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından yeniden atanmayan eski İTÜ Rektörü Prof. Faruk Karadoğan’ın, her yıl yayınlanan İTÜ Mezunları Yıllığı’nda, Cumhurbaşkanı Gül’ü sansür ettiği ortaya çıktı.


Önceki yıllıklarda ilk sayfada Atatürk’ün, ikinci sayfada Cumhurbaşkanı’nın, daha sonra da rektörün kendisinin fotoğraflarına yer verilirken, 2008 yıllığında Atatürk’ün ve rektörün fotoğrafı kullanıldı, Cumhurbaşkanı’nın fotoğrafına yer verilmedi.

‘FARKINDA DEĞİLİM’
İTÜ tarafından 235 yıldır yayımlanan yıllığın ilk üç sayfasında gelenek değişmiyor. İlk üç sayfada Atatürk’ün, cumhurbaşkanının ve rektörün fotoğrafı bulunuyor. Ancak 2008 yıllığında Atatürk’ün fotoğrafının ardından rektör Karadoğan’ın fotoğrafı bulunuyor. Prof. Karadoğan, yıllıkta Cumhurbaşkanı Gül’ün fotoğrafına yer verilmemesiyle ilgili olarak SABAH’a, "Söz konusu kitabı her yıl mezunlar hazırlıyor. Ben çok karışmam. Her yıl olduğu gibi bu yıl da aceleye geldi. Ben farkında bile değilim, Gül’ün fotoğrafının olmadığının. Birini beğenirsiniz, beğenmezsiniz, ama merciye saygısızlık edilmez" dedi. Karadoğan, bir rektörün ve üniversite yönetiminin, böylesi münferit bir olay yüzünden mahkûm edilmemesi gerektiğini de belirtti.
SABAH

 

daha ne diyeyim yorum sizin artık……….

07 Ağu

Jandarma, ÇEV’in terörist yakınlarına burs verdiğini belgeledi

Jandarma, ÇEV’in terörist yakınlarına burs verdiğini belgeledi  

Çağdaş Eğitim Vakfı’nın (ÇEV), dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’un desteğiyle bin 800 lise öğrencisine burs vermek için başlattığı ‘Deniz Yıldızı Projesi’ incelemeye alındı.

Jandarma Genel Komutanlığı’nın yürüttüğü araştırma sonunda ilginç bilgilere ulaşıldı. Vakıf, terör örgütüne yardım edenlerle akrabaları arasında PKK, DHKP-C ve Hizbullah üyesi olan öğrencilere burs vermiş. Raporda, "Jandarma Genel Komutanlığı ile ÇEV arasında koordineli olarak yürütülen projede, burs yardımı yapılan bazı öğrencilerin birinci derece akrabalarının başta PKK terör örgütü olmak üzere, çeşitli terör örgütlerinin mensupları ile bu örgütlere yardım ve yataklıkta bulunmaktan yargılanmış şahıslar olduğu gerçeğine ulaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

 

 

ARTIK YETER!!!BİZ YILLARDIR EĞİTİME DESDEĞİMİZ OLSUN DİYE MİLLETÇE HEP BU KAMPANYALARA KATILDIK.BUNLAR O KADAR ADİ İNSANLARMIŞ Kİ MİLLETİN YÜZÜNE GÜLÜP MİLLETİN DÜŞMANLARINI BESLİYORLARMIŞ.

 

HİÇBİRİNİZE HAKKIM HELAL DEĞİL.EĞER ELİMDEN GELİRSE HEPİNİZE BU DÜNYADA YOK EĞER OLMASSA AHİRETTE BÜYÜK HESAP GÜNÜNDE YAKANIZDAYIM.

 

 

07 Ağu

peki Ahmet Necdet Sezer’in ayrılırken götürdüğü 4 araca neden sessiz kaldılar???????

arkadaşlar bildiğiniz üzere CHP grup başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu genelkurmaybaşkanına emekliliğinde kullanılmak üzere alına araca sert tepki koydu.Ancak bu hassasiyeti! eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eski başbakan rahmetli Bülent Ecevit için göstermedi.

 

1-Merhum Ecevit’in arabası sık sık bozulduğu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın araya girmei ile son model bir mercedes hediye edildi.

 

2-Sezer de makamından ayrılırken berbarinde 4 araç birden götürdü.

Emekliliğin ardından Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Hacılar köyünde bulunan villasına taşınan Sezer, Çankaya Köşkü’nde kullandığı makam araçlarını bırakmadı.

Ayrıca 30′u koruma memuru olmak üzere toplam 46 personeli beraberinde götürdü.

 

Hatta Gül görevi devraldığında bir süre araçsız kaldı ve dış işleri bakanlığında kullandığı aracı kullandı.

 

CHP  bu iki olaya hiçbir eleştiride bulunmadı.

 

 

Şimdi insan eğer gerçekten bir şeye tepki koyuyorsa bunda samimi ve adaletli olması gerekmez mi?

 

Görevi boyunca 3 kez suikast girişimi ile karşılaşan bir paşanın emekliliğinde  güvenli bir yaşam sürmesi Sayın Kılıçdaroğlu’nu neden rahatsız ediyor?

 

 

06 Ağu

?

Akdeniz Üniversite’si eski rektörü Mustafa Akaydın’ın kuyruk acısı ne acaba?

 

rektör seçilmedim diye basını ve kamuyunu galeyana getirmeye çalışan bu zat "acaba ben de ne kusur vardı da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül beni seçmedi." demek yerine çeşitli medya programalarına çıkarak sözde haksızlığı adeta ağlayarak anlatıyor.

 

peki sen görev sürecin boyunca ne yaptın?üniversitendeki öğrencilere bile sahip çıkamayan, sık sık haddini aşarak görevi eğitim olmasına rağmen siyasi söylemlerde bulunan, huzursuzluk ortamı oluşturmak için elinden geleni yapan sen şimdi nasıl olur da yeniden rektör seçilmeyi beklersin???

 

ne bu kuyruk acısı?

 

anlamak zor…………….

06 Ağu

ERGENEKON

merhaba arkadaşlar;

 

Türkiye’de her kirli işin altından ergenokon terör örgütü çıkar oldu.en son duyduğum haber artık beni iyice delirtti.

 

Rahmetli Turgut Özal suikastının arkasıdan da ergenokon çıktı.İşci Partisi Genelbaşkanı Doğu Perincek’in suikastı planladığını ve olaydan sonra da yalancı bir şahit bularak onun söyledikleri ve o zamanki sahip olduğu derginin manşetinden verdiği haberlerle soruşturmayı yanlış yönlere çektiği yer alıyor Savcı Zekeriya Öz’ün hazırladığı iddanamede……..

Daha da ilginç olan şey ise; bu soruşturmayı yanlış yöne çekildiğini fark eden dönemin savcılarından biri de koruma polisi ve şoförüyle birlikte öldürülmüştür.

ne diyeyim inşallah geciken adalet yerini bulur.umarım bu hainler millete çektirdiği acıların bedelini öderler……

05 Tem

!!!!!…..KOMPLE HUKUK ADAMI…..!!!!!

İşte ‘Ergenekon’un avukatı’nı en iyi anlatan karikatür  

Ergenekonun avukatıyım şeklinde açıklama yapan ‘komple hukuk adamı’ Deniz Baykal’ı, ünlü karikatürist Salih Memecan bakın nasıl çizdi.

 

 

açık açık desene "bu Erkenekon’nun ucu bana dokunuyor, yıllardır uğraşıp kurduğumuz yasa dışı herşey elden gidiyor." diye…….

 

2 dk yürekli, cesur, delikanlı ol baykal……çok değil sadece 2 dk. belki millet seni adam yerine koymaya başlar………..

30 Haz

CHP demokrat değil ki, sosyal demokrat olsun…(ben söylemiyorum.)

CHP demokrat değil ki, sosyal demokrat olsun  
CHP’nin eski genel başkan yardımcısı İnal Batu

CHP’nin geldiği nokta bu partiye emek vermiş isimlerin de tepkisini çekiyor. Partide uzun süre genel başkan yardımcılığı sıfatıyla dış politika kurmaylığı yapan İnal Batu, CHP’nin Sosyalist Enternasyonel’den çıkarılabileceğini söyledi.

 

Batu, CHP’nin ’sosyal demokrat’ değil, ‘demokrat’ dahi olmadığını savundu. Avrupalı sosyal demokratların CHP’ye yönelik eleştirilerini doğal karşıladığını belirten Batu, bu sorunun giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Erdal İnönü liderliğindeki SHP’nin Sosyalist Enternasyonel nezdinde büyük itibar gördüğünü hatırlatan Batu, Baykallı CHP’nin birlikte temsil edilmesinin ardından sıkıntıların başladığını anlattı. Batu, "CHP, mevcut yapısıyla Sosyalist Enternasyonel’e uymuyor. Avrupalılar, bunu hep söylüyor. Çünkü Avrupalı sosyal demokratların ’sosyal demokrasi’ ilkeleriyle CHP’nin davranışları arasında derin bir uçurum var. CHP’nin tutumları hayal kırıklığı yaşatıyor." dedi. Alman sosyal demokratların bir ay önce tüm partileri ziyaret ederken CHP’ye gitmediklerine dikkat çeken Batu, Baykal ve arkadaşlarının ciddi bir özeleştiri yapması gerektiğini söyledi. Batu, şöyle devam etti: "CHP’yi uyarı aşamasına gelindiği anlaşılıyor. Bunun bir ötesi oradan çıkartılmaktır. Aynı şey Avrupa Konseyi’nde de var. ‘Parti kapatma olursa sizi demokrasi özürlü gözetim altında ülkeler arasına koyacağız’ diyorlar. Bunlar aynı çerçevede oluyor. Türkiye’nin bazı uygulamalarıyla Avrupa’nın sosyal demokrat ve liberallerinin anlayışı arasında uçurumlar var. Biz bir yama gibi duruyoruz." Batu, Baykal’ın ‘başkan yardımcısı’ olmasına rağmen SE toplantısına katılamaz hale gelmesini üzüntüyle karşıladığını sözlerine ekledi.

30 Haz

Avrupalı solcuların karşısına çıkmadı, dut festivaline katıldı…

Avrupalı solcuların karşısına çıkmadı, dut festivaline katıldı  

Dünya genelindeki 175 sol parti, bugün Atina’da global sorunlara çözüm arayacak. Sosyalist Enternasyonal’in kongresinde, iç sorunlar da gündeme gelecek.

CHP’nin ’sosyal demokrat kimliğini kaybettiğini’ savunan Avrupalı solcular, partinin cezalandırılmasını istiyor. Tepkilerin yumuşatılması amacıyla dış politika kurmayı Onur Öymen’i Avrupa’ya gönderen Deniz Baykal, istediği sonuca ulaşamadı. İhraç veya uyarı konusunun gündeme gelmemesi için Sosyalist Enternasyonal Başkanı Yorga Papandreu’dan istediği garantiyi de alamadı. Bunun üzerine Atina’ya gitmeyeceğini açıklayan Deniz Baykal, Ankara’nın Ayaş ilçesindeki dut festivaline katıldı. Meydan ve havuz açılışı yapan CHP lideri, daha sonra belediye başkanının kullandığı üstü açık ciple panayır alanına geçti. Dut yiyerek partililerle sohbet eden Baykal, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

 

 

Anamuhalefet partisi CHP, içeride ve dışarıda zor günler yaşıyor. Genel Sekreter Önder Sav’ın İslam dinine yönelik aşağılayıcı ifadeleri nedeniyle kamuoyundan büyük tepki toplayan partinin, Hazine yardımını sahte evraklarla ve usulsüz şekilde harcadığı ortaya çıktı. CHP’ye önemli bir darbe de Avrupa’dan geldi. Uzun süredir CHP’nin sosyal demokrat bir parti olmadığını savunan Avrupalı sosyal demokratlar, bugün başlayacak olan SE Zirvesi’nde Baykal ve arkadaşlarına sert eleştiriler yöneltecek. Bu yöndeki duyumları geçen hafta alan Baykal, dış politika kurmayı Onur Öymen’i Avrupa’ya göndererek tepkili isimleri yatıştırmasını istedi. Ancak SE Başkanı Yorga Papandreu başta olmak üzere birçok isimle görüşen Öymen, başarılı olamadı. Toplantıya katılıp katılmama kararını uzun süredir netleştiremeyen Baykal, dün sabah itibarıyla Atina’ya gitmeyeceğini açıkladı. Baykal, dün sabah saatlerine kadar SE lideri Papandreu’dan kendisini Atina’ya gitmeye ikna edecek bir telefon bekledi. Ancak telefonu hiç çalmadı. Papandreu’nun CHP aleyhine girişimde bulunulmasını engellemesi talebinde bulunan Baykal, SE başkanından dolaylı olarak şu mesajı aldı: "Başkan olarak, hiçbir partiye ya da üyeye ‘herhangi bir konuyu gündeme getirmesi ya da getirmemesi’ yönünde bir tavsiyem olamaz."

CHP lideri, bunun üzerine zirveye gitmeme kararını netleştirdi. Atina’dan gelecek eleştirilere kulak tıkayan CHP, hakkındaki suçlamalarla ilgili özeleştiri yapmak yerine karşı saldırıya geçti. CHP lideri Deniz Baykal, kurmaylarına yaptığı değerlendirmede AK Parti ile Avrupalı sosyal demokratların bir araya gelerek CHP’yi yıldırmaya çalıştığını savundu. Partisinin Türkiye’de cumhuriyeti ve laikliği koruduğunu savunan Baykal, tüm politika ve söylemlerini bu amaç çerçevesinde geliştirdiklerini ve hiçbir yanlışlık içinde olmadıklarını ileri sürdü. CHP lideri, Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila’ya verdiği demeçte de gerekirse SE’den ayrılabileceklerini belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ise Avrupalı sosyalistlerin eleştirilerinden çekindikleri için değil, AB’nin Türkiye’ye yönelik tutumuna tepki göstermek amacıyla Atina’ya gitmediklerini savundu. CHP’ye yönelik her türlü eleştiriye açıklıkla cevap verebileceklerini dile getiren Öymen, partilerinin sosyal demokratlığı konusunda en küçük bir şüpheleri olmadığını kaydetti. Öymen, "Ancak Avrupalıların Türkiye’ye bakışlarında bazı sıkıntılar var. Normalde SE üyesi bir parti, başka ülkedeki bir olayla ilgili görüş beyan etmeden önce o ülkenin SE üyesiyle istişare yapmalıdır. Biz bunu hiç görmedik. Ne yazık ki, Avrupa’daki siyasi organlardan Türkiye’ye baskı yönlü birçok karar alınıyor. Bunlar bizi rahatsız ediyor." diye konuştu. Atina’ya gitmemelerine rağmen zirveden çıkacak bildiriyi dikkatle inceleyeceklerini anlatan Öymen, CHP’nin SE ile ilişkilerinin bildiri sonrasında yeni bir sürece gireceğini kaydetti.

 

Sav, hacca gitmek isteyen Ünal ile tokalaşmadı

CHP lideri Baykal, Atina’daki Sosyalist Enternasyonal yerine Ayaş’taki Dut Festivali’ne katıldı. Baykal’ın yanında dinî değerleri aşağıladığı için kamuoyunun tepkisini çeken CHP Genel Sekreteri Önder Sav da vardı. Ancak Sav’ı burada bir sürpriz bekliyordu. Ankara’nın Elmadağ ilçesindeki programda hacca gitmek istediğini söyleyen 70 yaşındaki Mustafa Ünal da tören alanındaydı. Sav, Ünal’a "Boş ver, Araplara para kaptırma. Muhammed seni bırakmaz." diye karşılık vermişti. Sav, Ünal’ın eşiyle kim olduğunu bilmeden tokalaştı. Mustafa Ünal’ın gelmesiyle şaşıran Sav, başka şeylerle meşgul olmaya çalıştı. Ünal ve eşi, Baykal’la görüşürken Sav başka yöne baktı. Ünal ailesi, Sav’ın kendilerine ilgi göstermemesi üzerine protokolden ayrıldı.

 

Sayfalar : [1] 2
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.