Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

Masal Bitti…

17 Nisan 2008 Perşembe | Kategori Aşk 2

Gece başlamışsa ve uyumak için acele etmiyorsa yüreğin; hala düşünecek hala yapılacak bir sürü işin ve bir sürü planın olduğunu söylüyorsa beynin; buna karşılık günün bütün yorgunluğunu belki de hiçbir şey yapmamana rağmen sana hissettiriyorsa bedenin; konuşmak istiyorsa bir şeylere ulaşmak istiyorsa kalbin ama sadece yalnızlığın o ağır o derin sesiyse hissettiğin…

Üşüyorsan ama soğuktan değil. Susuyorsan ama korkundan değil. Gidiyorsan ama istediğin için değil ve arıyorsan ama bulmak için değil. Her dakika daha ağır geçiyorsa ve geçen her dakika seni daha fazla yoruyorsa… Gelecek seni güldürmüyorsa aksine geçmiş özletiyorsa kendini. En masum anında lanetlenmişse bedenin ve yanıyorsa ateşler içinde belki de kutuplarda yürürken. Ve sadece yalnızlığın sesiyse duyabildiğin…

Vazgeçmek istemediklerinin senden kaçarcasına uzaklaştığını görüyorsan ama koşamıyorsan artık ve her bağırmak istediğinde düğümleniyorsa sözcükler boğazına ve canını acıtıyorsa içinde kalan her bir harf. En çok yardıma ihtiyacın olduğu anda aslında kimsenin sana yardım edemeyeceğini biliyorsan buna rağmen medet umuyorsan sana yabancı gözlerden. Yaptıkların hep yapman gerekenlerden farklı oluyorsa ve bunu anlayamıyorsan bir türlü…

Her sabah uyandığında uyumak istiyorsan, geceyi istemiyorsan yalnızlığın sesini ve yine bitmeyecek bir geceyi. Buna rağmen günler hep kısalıyorsa sana inat ve geceler alay edermiş gibi üşütüyorsa seni. Buna rağmen yanıyorsan o soğukta ve anlıyorsan kimsenin bunu bilmediğini. Özlüyorsan her geçen saniye bir önceki geceyi. Ve yalnızlıksa tek duyabildiğin…

Eski fotoğrafları gördüğün zaman tesadüfen; içini garip bir mutluluk kaplıyorsa. Ve son resim elinden düşerken anlıyorsan ne kadar özlediğini ve çözemiyorsan bir türlü neden her şeyin değiştiğini. Susuyorsan… Ve yalnızlığın sesiyse tek duyabildiğin…

Eski şarkılar daha çok dokunur olduysa bedenine ve en çok yardıma ihtiyacın olduğu halde anlamaya başlamışsan yalnızlığını ve gece hala ilerlemiyorsa bu gürültüde. Ve uyuyamıyorsan bir türlü. Her şey bir telefon kadar yakınsa ama korkudan ayrı bir şeyse seni uzaklaştıran ve anlatamıyorsan bir türlü anlayamadıklarını. Binlerce defa anlatılan bir masalı. Ve yüzü aklından hiç çıkmıyor olsa da çıkaramıyorsan adını. O müthiş masal kahramanını…

Hiçbir çıkış yoksa ve yapayalnızsa bedenin. Bembeyaz duvarlar içinde. Bir resim. Siyah beyaz… İçin yanıyorsa ve su içmek bile gereksiz geliyorsa. Sigaranın dumanı içindeki ateşi belli ediyorsa dışarıya. Ama anlamıyorlarsa. Söndürmeye bile çalışmıyorlarsa. Sormuyorlarsa. Yoldan geçen herkesi tanıdığını düşünüyorsan ve belki de yanında yürüyeni bile bilmiyorken selam veriyorsa herkes sana sırf sen onları tanıdığını düşünüyorsun diye. Ve oysa tek bir yüz görüyorsan her zaman ama adını hatırlayamıyorsan bir türlü…

Sokaklarda insanlar azalıyorsa birer birer. Aklındaki düşünceler gibi. Yürüyorsan yine de yapayalnızsan senin onları tanıdıklarını sananların arasında. Ve dumanın hiç sönmüyorsa…

Aynı masalda ne yapacağını bilmeyensen. Isırılmış elma gibi düşüvermişsen yere. Masal devam ediyorsa ve kimse seni düşünmüyorsa artık…

Yirmi senedir üzerinde uyuduğun yastıkları bir bir atıyorsan yataktan ve bulamıyorsan kafanı rahatlatacak hiçbir şey o karanlıkta. Işıkları açmak dağınıklığı görmek kadar dayanılmazsa…

Uyuyamıyorsan ve katlanamıyorsan yalnızlığa. Kendinle beraber yaşayamıyorsan yalnız kalamıyorsan kendi başınayken. Sayfalar sıra sıra bitiyorsa; kitaplar devriliyorsa raflardan ve sen okurken dakikalar geçmiyorsa hayatından; yaşadığın bir masalsa artık ve başkalarının uyumaları için yazılmışsa bütün bunlar…

Gökten düşen üç elmadan biriysen başkalarının mutluluğu için. Masal bitmişse ve unutulmuşsan bir köşede;

Bir çığ gibi geliyor demektir "AYRILIK"…

"m a s a l b i t t i k a ç k u r t a r k e n d i n i"

KENDİNE İYİ BAK…

14 Nisan 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 1

 
 
Kendine İyi Bak
 
Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde…
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile… Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden…, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman… Senin istedigin gibi olsun… Öyleyse…Sen de Kendine iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sıkıp giderler… …

O EVLENMİŞ

13 Ocak 2008 Pazar | Kategori Aşk 7

Sevgili dostlar…

Okadar duygu doluyum ki… şimdi neler yazmalıyım sizinle neler paylaşmalıyım bilemiyorum

sadece içimden geldiği gibi yazıyorum. kelimeleri seçemiyorum. büsbütün titriyorum ağlamak istiyorum.

şuan bir internet cafedeyim. biraz önce bir telefon aldım numarayı görünce çok şaşırdım heyecanlandım

ama karşımdakine bu heyecanımı çaktırmamaya çalıştım. arayan ayrıldığım ve asla unutamadığım uğruna şiirler mektuplar yazdığım sevdiğim di…

beni neden aradığını bilemedim… sakin sakin konuşmaya başladık önce

nasılsın neler yapıyorsun vesaire gibisinden…

uzun zaman sonra sesini duymak iyi olduğunu bilmek bana iyi gelmişti…

uzun zamandır görüşememiş iki normal arkadaş gibi konuşuyorduk… bana hayatımda bir değişiklik olup olmadığını sordu

seni asla unutamadım diyemedim… hatta espiri yaptı düğün nezaman gibi… şimdilik öyle bir durum yok dedim

bunları neden yazıyorum bütün içtenliğimle bilmiyorum ama birileriyle paylaşmassam olmayacak. dayanamıyorum

bana ne dedi biliyormusunuz BEN EVLENDİM

ne diyeceğimi bilemedim ona çaktırmadım hissettiklerimi… sadece bir arkadaş gibi mutluluklar diledim

hayırlı olsun dedim dualar ettim… benim dualarıma ihtiyacı olduğunu söyledi… ben zaten onun mutluluğu için hep duacıyım … mutlu ol yeter sevdiğim… sen mutlu ol yeter.

şimdi içim titriyor ağlamak istiyor ağlayamıyorum bulunduğum yer kalabalık

belki şimdi herşey daha kolay olacak  bunu duymam iyi oldu artık hiç bir ümit kalmadı

belki yazdıklarım şairane değil… düzgün cümleler kurmuyorum ama sadece gerçekleri yazıyorum…

içimden geldiği parmaklarımın tuşlara dokunabildiği kadar…

içim acıyormu ? acıyor… bu günden sonra her şey çok farklı olacak ben ona çok dua ediyorum mutlu olsun diye çünkü benim ona duyduğum gerçek aşk tı…

sizlerde bana dua edin olurmu hayatı bir yerinden yakalayabilmem için… inanın buna çok ihtiyacım var… 

dagpapatyasi 16:44 internet cafe

PAPATYALAR

19 Aralık 2007 Çarşamba | Kategori Aşk 7

AĞLIYORUM GÜNDÜZ GECE

18 Aralık 2007 Salı | Kategori Aşk 5

Ağladığımı kimseye söyleme anne…

Onlar beni güçlü biliyor

Onlar beni en zor günümde bile ayakta biliyor…

Ben aslında gülerek geçirdiğim her günün akşamı evde ağlarken,

Onlar benim içimin sızladığını, yüreğimin yandığını bilmiyor…

Ağladığımı kimseye söyleme anne…

Onlar beni kral belliyor

Onlar beni kızdımmı dünyayı yakacak insan biliyor…

Ben aslında onun gözlerine bile bakmaya kıyamazken,

Onlar benim bir erkek uğruna üzülebileceğimi tahmin bile etmiyor…

Ağladığımı kimseye söyleme anne…

Onlar beni ağlamaz biliyor

Onlar beni üzüldümmü bulunduğum şehri bulutlar kaplar biliyor…

Ben aslında odama kapanıp sitem duygusuyla bir köşeye sinerken,

Onlar beni hiçbir şeyin sarsacağını akıllarının ucundan

bile geçirmiyor…

Ağladığımı kimseye söyleme anne…

Onlar bunu hiç bilmiyor

Onlar için ben en sağlam köprülerden daha sıkı bağlıyımdır hayata…

Ben aslında ölümle yaşam arasında ince çizgide bir oyana

bir buyana giderken,

Onlar hala benim için hayatın büyük bir hayal kırıklığı

olduğunu bilmiyor…

YAĞMUR KAÇAĞI

12 Aralık 2007 Çarşamba | Kategori Aşk 0

YAĞMUR

12 Aralık 2007 Çarşamba | Kategori Aşk 2

 

korkmuyorum artık senden gece
korkmuyorum hiç karanlık
üzerime gel istersen
sar beni ben kaçıp gitmem.
korkmuyorum artık senden yalnızlık
korkmuyorum hiç korkmuyorum.
yüreğime vur vur istersen
kalmadı hiç kaçıp gitmem.

sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
geceleri başucumda duran yağmur
avucumda ellerin yerine yağmur
vur yüzüme vur yüzüme.
saçlarımda nefesin yerine yağmur
dudağımda dudağın yerine yağmur
gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme

 


 

TÜRK OSMAN’IN BİR GÜNÜ

6 Aralık 2007 Perşembe | Kategori Aşk 4

‘Türk Osman’ in bir günü:

 
Osman Bey, sabah saat 7.00′de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini
açtı.
Puffy yorganını kaldırdı.
 
Hugo Boss pijamalarını çıkarıp
Adidas terliklerini giydi.WC ‘ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.
Colgate ile dişlerini fırçaladı.
 
Rowentaile saçlarını kuruttu.
Bill’s gömleğini ve Pierre Cardin takimini giydi.
Lipton çayını içti.
Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi.
Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine ‘ ÇAV’ deyip
Hyundai otomobiline bindi.
Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu.
Ağzina bir Polo seker attı .
Şehrin göbeğindeki Mega Center’daki ofisine varınca,
Fujitsu-siemens bilgisayarını çalıştırdı.
Microsoft Excel’e girdi.
Ofis boy’dan Neskafe’sini istedi.
Saat 10.00′a doğru açlığını yatıştırmak için Gressini yedi.
Öğlen Wimpy’s Fast Foodkafeteryaya gitti.
Ayaküstü,Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi.
Camel sigarasını yakıp, Daily Mirror gazetesini karıştırdı.
Aksam-üzeri is çıkısı Image Bar’a uğrayıp JB’sini yudumladı,
sonra kösedeki Shopping Center’a ugradi …
Eşinin siparis ettigi Persil Supra deterjan, Ace çamasirsuyu, Palmolive
sampuan,
Gala tuvalet kagidi , Sprite gazoz ve Johnson kolonyayi alarak kasaya
yanasti.
Visa kartiyla faturayi ödedi.
Hafta sonu esi Münevver’le Galleria’ya giden Osman Bey,
Showroom’lar dolasip Kinetix ayakkabi,
Lee Cooper blue jean satin aldi.
aksam evde bir gazetenin verdigi TV Guide’a göz atan
Osman Bey,kanallar arasinda zapping yaparak,First Class, Top
Secret, Paparazzigibi programlar izledi.
Ayni anda Outdoor dergisini karistirdi.
Saat 22.00′ye dogru Show’da Türk dili üzerine panel basladi. Uykusu
gelen
Osman Bey,
televizyonu kapatip yatak odasina geçerken, kendini mutlu hissetti.
‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ diye gerindi ve uyudu.
 
Hala da uyuyor.

 

YİNE BİR HAFTA DAHA GEÇTİ HAYATIMDAN

28 Kasım 2007 Çarşamba | Kategori Aşk 3

 

Yine bir hafta daha geçti hayatımdan… Nasıl geçtiğini anlayamadığım… Sanki günler, haftalar, aylar birbirini kovalıyor… Öyle hızlı geçiyor ki zaman farkedemiyorum bile… Hep yarınlar çok güzel olcak umuduyla yaşamaya çalışırken bilmiyorum sevinmelimiyim o hep beklediğim güzel mutlu yarınlara bir hafta daha yaklaştım diye… Yolsa üzülmelimiyim, yine sensiz bir hafta hayatımdan uçup gitti diye… İnanki bilemiyorum sadece anlamaya çalışıyorum hayatı, alışmaya çalışıyorum sensiz yaşamaya… Bazende düşünmüyor değilim hangi mutlu yarınları beklediğimi… Bugünlerde dünlerin yarınları değilmiydi… yarınlarda dünlere karışmayacakmı… Farkında olmadan ben yarınlarda seni ararken bugünlerdeki mutluluğu kaçırıyorum… ve dünlere dönemeyeceğim bir daha… Ama ben yinede çok güzel olacağı muamma olan senli günlere kavuşmanın umuduyla yaşıyorum… Bu umut yetiyor bana … Yarınlarda bir gün daha var beklediğim belkide beklemek istemediğim ama beni bekleyen muhakkak gelecek olan, muamma olmayan… bir hafta daha geçti hayatımdan ve ben bir hafta daha yaklaştım ölümüme… Tek dilediğim ne olur ben ölmeden gel… Bir yarın var beklediğim, ne zaman olduğunu bilmediğim… Yaşıyorum işte sevdiğim bir gün çıkıp gelirsin umuduyla…

İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ

19 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori Aşk 5

 

kalbindeki ne ise dilindeki o…

bazen söyleyemediğin, sadece kağıtlara döktüğün yine o…
Nekadar bilsende uzak olduğunu, unutman gerektiğini
bir türlü söküp atamadığın, artık kalbini acıtmaya başlasa bile
yine kalbinde sakladığın çıkartamadığın o…
Gecenin bir yarısı ter içersinde uyanıp aramak isteyeceğin,
sesini duymak isteyeceğin tek kişi…
Bazen arasammı aramasammı diye kendini çelişkilere attığın,
duygularına yenilip aradığın yine o…
bu cümleler daha da uzuyorsa bir türlü sonu gelmiyorsa,
senin hayatın sadece o… o halde şimdi ne bekliyorsun,
vereceği tepkiyi hiç düşünmeden, karşılık beklemeden,
yarınlar geç olmadan zamanın kıymetini bil ve
içinden kalbinden gelenleri korkmadan haykır…
belki bu fırsatı bir daha bulamazsın…
söyleyemezsin ona hislerini…
günler böyle geçip gider hayatın biter
bir bakmışsın sen hala söyleyememişsin ona…
aslında bütün hayatının ondan ibaret olduğunu…
ve böyle kağıtlara yazarsın onun haberi bile olmaz…
kendi kendini üzersin hadi durma hala yazıyormusun …
yakında ise çık karşısına, uzakta ise ara…
ve sen benim canım, hayatım, yaşamımsın, herşeyimsin,kalbimin sahibisin de…korkma şimdi çektiğinden daha fazla acı çekmezsin…

02 11 2005  13.00 dagpapatyasi

 

dsadas