Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Ağustos, 2007

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

Çok üşüyorum yine, damarımdakı kanLAr ısıtmaya yetmıyor vucudumu asLında ısınması gereken tek yer vucudum değiL beynım ve buLursan kaLbımıde ısıtman gerek…

KaranLık coktuğunde ıcımde herzamankı urpertı beLırıyor, senın yerını doLdurmaya kımsenın gucu yetmıyecek heraLde, her duyduğum sozde aynı yaLan her sevgı doLu bakısta aynı doLan var oysa sende sevmemıstın benı ama neydı sana bağLayan sey benı ? BıLmıyorum ama yıne eLLerım buz kestı.

Sen bıLırsın benım en cok eLLerım usur yıne tutmaya caLıs eLLerımden oLmazmı ?

Hayır tutma! zaten sen hıcbırzaman tutmadınkı eLımden bu yuzdenkı kımsede buLamadığım seyı sendede buLamadım buLdurtmadında zaten..

GeckaLmısLıkLArdan bahsettın hep evet hep gec kaLdın bana! asLında hakLıydın benı kabuL etmemekte nasıL oLsa ben her aradığında yanındaydım, sen denızde boğuLuyordun can sımıdın ben oLuyordum sen uzuLuyordun yaraLarını ben sarıyordum ve sen hep gıdeceğın gunu hesab edıyordun…

sen hep kendını dusundun hep mutLu oLdun ya da oyLe sandın…

Oysa Ne cok soyLıyecek seyım vardı bağıra bağıra soyLemek ısterdım ama her gece kendıme bağırdım ve sen duymadın!

Sen hıcbırseye deymıyecek bırıydın oysa, ama ben senden neden kopamıyordum? bu soruyu kendıme kac kere sordum haberın varmı ?

ben bana bakan her yuzde 2 dakıkaLık sevınc ve huzun daLgaLArını yasadım yuzume her baktığımda aynı bosLuğu hıssettım…

Sımdı Ustumu Ort Sesını Cıkartmadan Yanımdan uzakLas….


çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »
вαzєη ѕα∂є¢є ηєƒєѕ αℓıуσяѕυη ωє нαуαт ∂єωαм є∂ιуσя…

нαуαт вαzıℓαяıηα мυтѕυz σℓмαкℓα ∂υуgυѕυz σℓмαк αяαѕıη∂α вιя тєя¢ιн нαккı тαηıя ∂αнα ƒαzℓαѕıηı ∂єιℓ..!

Gecenin karanlığında içimi aydınlatan bir mum ışığı,
Açlığımı susturduğum bir lokma ekmek
Penceresiz odalarımın aydınlığısın sen hüzün..!

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

ve ben çok sonraları anladım,acıtan bir aşkın izlerinin ömür boyu kalabileceğini..

gözümden dudağıma tuz taşıyan patika yolların yıllarca yüzümden silinmeyişinden öğrendim..

meğer sonu hüsran bir aşk,rahat vermezmiş insana..geçmezmiş acısı,kasıp kavururmuş sancısı…

ey aşk..!neden yanımdayken sonradan bu kadar canımı yakacağını söylemedin bana..?neden anlatmadın acıtan yanlarını..?

şimdi içimde sızlayan kesikler,yüzümde sudan çizgiler,dizlerimde hiç geçmeyecek izler ve avuçlarımda kan..

yaşamaya çalışıyorum..
gitsen ayrı dertsin,kalsan ayrı…

evet aşk..ben yeni öğrendim insanı ne denli esir edebileceğini..önce süründürüp,sonra yine de güldürmeyeceğini..
şimdi alfabeyi yeni öğrenmiş bir çocuğum..bana tanıdık gelen bu dizelerin anlamını yitirmiş uğultusu sağır ediyor benliğimi..toz duman ediyor,eritiyor sağlam kalan yönlerimi…

ey aşk..içimdeki sancıya,beynimdeki çıkmaza,deli eden çaresizliğime,küskünlüğüme,kırılmışlığıma rağmen hala asil bir yüreğim var..o hiç kaybetmedi asaletini..!

sen vurdun,o yüceldi..
sen ağlattın,o sabretmeyi öğrendi..
sen vazgeçirttin,o vazgeçmemeyi öğrendi..
demem o ki;sen alçaltmaya vurdukça o yükseldi..

söylesene..eline ne geçti aşk!?asırlarca insanoğlunu kanatınca,yalvartınca,ağlatınca..ne bileyim işte,kulu kula kul yapınca,kapısında yatırınca,köpek gibi sayıklatınca ne geçti eline!?


seni bilemem ama biz akıllanmayız aşk..bu yetmez bize..biraz daha acıt canımızı..sen daha çok vur,biz bir kere daha ölelim!!

zaten bu ezdiğin yüreğimin yaşama sevinci kaldı mı sanıyorsun..?hadi dayan az kaldı aşk..biraz daha vur da beraber gömelim yüreğimi…


…Ve ben çok sonraları anladım sensiz kalabileceğimi…

çlm:(

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

Bu rüzgârın anLamı biLinmez
İçine işLer hasta eder

Fark ediLmez ..
Kana buLanmış bir
MutLuLuk ..


Üstü çiğnenmiş bir
Huzur ..

Gevrek güLen bir saat
Kadranı kırdığım an
BurkuLan ..

Bir şişe içerisine
sığdıramadığım mutLuLuk ..

Yine zamanı geLiyor
AyakLar geri,
Araba iLeri gidiyor ..

Susuştu yüzüm,
eLLerim başımda
Düşünmemek istercesine
Sıkıyor eLLerim ..

Ruhumda derin yarıkLar
Kendini ortaya çıkarıyor,
Bazen acımasızca kanıyor,
Düşünmeden ..

DüşLerim bazen acı veriyor
KaranLığa boğuLuyor
SessizLik kusuyor …

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

Akşamın kızıllığı çöktü üzerime…
Yer gök ateş kızılı…
Gök yanıyor tüm vahşetiyle… Kızılca kıyamet…


Ürktü güneş, yavaş, yavaş kaçıyor…
Kelimelerim her zamankinde kırgın…
Noktalarım bile keyifsiz


Ellerim boşlukta, gözlerim kararan ufukta…
Sana dair cümleler kurmayı bıraktığımdan beri
Ne gündüzümün baharı belli nede gecemin hırçın ayazı…


Usul bir sessizlik nerden çıktı bu… Beynimi delecek bu ıssızlık…

Bir melodi; tanıdık kelimelerime şarkı söyleyen notalar;

‘Sarılıp yarama gitsem çare değil ki
Yüreğimde yangın çıkar bu şehir yanar.’

Adını koyduğum senli cümlelere söylerdim bu sözleri,
Bana dair korkuların bir bulut misali kayboluyordu…

‘Sensiz yaralıdır zaman yıllar yaralı
Sararır içimde hüzün, ömrüm sararır’

Her bir sözümde sarılırdın ruhuma,
Ben ise sana sığınırdım her sözünde…


Yaram kanıyor daha sıkı sar yüreğimi…
Sığınağım ol, ıssızım…

‘Belki kavuşamam sana ölümde gelir
Bulutlara yazdım seni yağmur yüreklim…’

Bütün küskün gitmelerimin önünü keserdin
Kızgın susuşlarıma ağlardın…


Bana olan gecikmelerini yok ederdin…
Kelimelerim kısa, kelimelerim kırgın
Çünkü kalmadın bende,
Yüreğim seni özlemekte, sözlerim ağlamaklı


Bu sefer geciktin bana,
Bu sefer küskünlüklerime
Bu defa kırgınlıklarıma ilaç olamadın…
Bütün ‘kırgınlığım’, bütün ‘küskünlüğüm’ sana…
Başım senin özleminle dönerken de ağlardım ben…

anlayana….

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

GözLerim daLıyor
Hep sensizLiğe canım acıyor
Yaram her gözLerimin daLışında
Kanıyor ..

Zamanın kadranı buz tutmuş
Zaman durmuş

Limanda bekLeyen hüzün gemiLerim
Dayanamadı rüzgâra ve battıLar ..

Derine suyun derinLikLerine
HayâLLerimdeki gibi dipsizLikLere

Tek görünür renk Siyah!
Kavgamda yediğim yumrukLar

AttıkLarımdan ağır basar
YıLmam Savaşımdan

Kimin sert oLduğundan öte,
Kimin güçLü oLduğu önemLi ..

GüçLüyüm ama bitkin
Ve Yorgun Savaşçıyım ..

MutLuLuk birgün benim oLucak !…

 

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

Yalnızlığın hangi tarafındayım bilinmez…
En çok da yabancıyım kendime.Saklandıkça yaşadığım yalanlardan,Gözümü her açtığımda hissettiğim korku; avuçlarıma damlayan bir hayal kırıklığı, bir acı oldu…

Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?…Daha kapıyı bile çalmamıştım, ne çabuk açtın…müsadenle yüreğimi aramaya geldim, kendi kimliğimde yitirdiğim yalnızlığımda….
Doğuştan mı yalnızım,
yoksa yalnızlığım da mı doğdum?Ne zaman geldim unuttuğum bu zaman kavramından, bu bomboş kalabalıklardan sıyrılıp…Beni buraya getiren hayallerim, umutlarım, göz yaşlarım, hayal kırıklıklarım ve yıkımlarım….biliyorsun…
Eğer gelmeseydim kalacaktım enkazın altında.Kusura bakma rahatsız ettim seni yalnızlığım.Eğer yalnız değilsen ben gideyim….
Ama ben ne zaman gelsem sen yalnızsın…
Yok hayır biliyorum uzun zamandır buradayım.Her gitmek istediğimde senden, aslında hiç gidemediğimi anladım sana dönüşlerimde…Sanki bir kördüğüm oldun boğazıma düğümlenen…
Madem geldim anlatayım izninle…
Bir hayal kapısında doğdum.
Yalan insanların adına sevgi dedikleri ve iki dudak arasında tükettikleri yaşamda buldum kendimi…Neye uğradığımı anlamamıştım daha.Yıllarca taptım, inandım, güvendim sadece iki dudak arasında dökülen cümlelere, harcanan yüreğimin eridiğini göre göre.Göz göre göre…
Bense yüreğimde yanan ateşin kor olmasını seyrettim yıllarca ve kendi küllerimden yeniden doğmaya çalıştıkça, bir tokat daha yedim yalan hayattan.Öleceğimi bile bile, göre göre, göz göre göre…
Şimdi anlıyorum, yıllar sonra anlıyorum, ama neye yarar kör olmuş gözlerim hayata, yüreğimi arar olmuşum yalnızlığımda…
Ve yine ve şimdi yüreğimde yanan ateşin adına hayal koydum.
Çünkü sevgi sadece dudaklardaki cümlelerde yaşanan yalan olmuş…
Ne umut, ne sevgi cümlelerde anlam bulamazdı yüreğimdeki kadar…
Ama su gibi akan zaman, bir nehir oldu şimdi gözlerimde, gittikçe
uçuruma akan.Her geçen gün yaşadığım yaşanmamışlıkları,
yalanları tokat gibi vursan da yinede yanındayım yalnızlığım,
Yüreğimdeki mavi için…
Umutlarımı aramaya geldim, hayallerimi, yüreğimi aramaya geldim…
Nasıl yürüdüm ne zaman geldim ben bu yalnızlığa…?

__________________

çlm

27 Ağustos, 2007 Pazartesi Yorum yok »

Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte… Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile.
Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu… Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle… Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın.

Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğunbir günaydınsın. Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum. Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum. Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her güne yeniden doğuyorum.

Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok.. Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni. Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın. O yüzden yalnızlık hiç bilmiyorum. Asla değiştirmeden, en katıksız halinle seviyorum seni. Özgürleşiyor aşkımız, sevdikçe büyüyor özledikçe yüceliyor. İşte en çok bunu, özlüyorum seni sevmeyi özlüyorum. Sevdikçe daha çok özlüyorum, özledikçe daha çok seviyorum.

kendimi kırmaktan sıkıldım:(

22 Ağustos, 2007 Çarşamba Yorum yok »

Madem buraya yazılanlar aramızda kalıyor, bende yazacağım. Şuan işyerindeyim ve çok sıkıldım. Anlamıyorum ve kendime çok fazla kızıyorum. Ben ne zaman insanlara “hayır” demeyi öğrenebileceğim. Sıkıldım, her seferinde üzülen ben oluyorum ama yine bir olay olduğunda kıramıyorum kimseyi ve tekrar başa dönünce yine ben üzülüyorum.
Evet arkadaşlar size soruyorum hayır demek çok mu zor? İnsanların yüzüne gülmekten de her şeye evet demekten de küçücük bir sorunu kafama takmaktan da kısacası her şeyden yoruldum ve sıkıldım. Hayat fazla acımasız. Biliyorum bir şeyleri değiştirmenin zamanı geldi de geçiyor. Huy bu değiştiremiyorum ki…

herşeyden sıkıldım yaşamk bile istemiommmmyalnız kalmak çözüm mü acaba onu da denedim olmadı…

gitmek istiyorum buralardan tanımadıgım bi şehre tanımadgm insanların arasına girmek istiyorum ama beni baglayan bişiler war biliyorum….

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.