Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Temmuz, 2007

ÇİLEM:)

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »


Camların arkasından şehrine bakmak, dişetlerimi kanatırcasına işkence görüp hala seni sayıklamak… Tuhaf değil mi?
Parçalara bölünmüş zamanın uykusundayım şimdi. Senden öncesi ve senden sonrası… İki büklüm seyretmek seni. İstanbul. Mavi dokunuşlar şehri. Yüzüme bakan binlerce yüzün arasından yüzüne akmak, yağmur gibi. Numarasız bir sayfayı çevirip çevirip okumak, tuhaf değil mi? Bir bir yokluğunu sayıklamak. Eteğinden somurtkan düşleri döke döke gelişinden anlamalıydım gideceğini.

ÇİLEM…

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri
okudum, bir de dün gece yazdığımı… Hiç fark yok… Neden azalmıyorsun
bende? Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde
tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim…
Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim… ve şuna emin ol; hiç kimse, yok’ken
bu kadar sevilmedi… Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım
kalmış’lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım….

Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin….. Bitmeyensin…
Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden
bir türlü…… Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam…
unutamam….. içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp
sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı
çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer
hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır…..

O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum…
Anlamıştın
benim soyut’ a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kim bilir… Sevilmek
için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin… haklıydın
belki de… Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca….. Herkesin,
her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim… Ben yaşadığım hiçbir aşkı
hayatın akışına bırakmadım. Bunu
yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın… eğer
ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu
başaramadık…. oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı bir
dokunuş,
ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı
durdurmaya….. Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi
sevemedim… Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda
düşlemek…. Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir
sevgiliyi, sılasında özlemek…..

Yokluğun hiç de adil değil… beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim…..
Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben
varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim… seni yaşamak istemiyorum! ….
öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını… sen
yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı… Sana düşman bir sen var
içimde…. seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor…

Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü,
"HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ…" şu an varlığınla
yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup
olan yüreğime… Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım
bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM…

Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin… Varlığındaki
seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim… "Keşke sen yanımda oslaydın,
keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye hayıflanmıyorum
artık….. Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi
beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede…. Yazık! son sözü zaman
söyleyecek… Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı… Ben
senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin
varlığın… ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle
bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi
beni… işte bu kadar güzeldir senin yokluğun… işte bu kadar ayrılğına
üzülmemi engelliyor varlığın…..
VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ…..
_________________

ÇİLEM:)

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

"Hic sevmedim kimseyi senin kadar….
Yüregim yanmadi hic bu kadar…"

Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hic dü$ündünüz mü ve neleri yikabiliyor tek ba$ina? Bir eli tutmak bir insani hayata baglamakla e$ degerde olabiliyorsa eger bunun adi a$ktir. Böyle bir eli tutmak hayati bulmaktir belki de….

Hic sevmedim seni sevdigim kadar dersin birine ve sonra onun arkasina dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata baglamak bir eliyle o verdigi hayati geri almak gibi… Bazen mecburi ayriliklar mecburi acilar yaratir. Bile bile kapiyi aralik birakirsin ve tüm yalnizligin ve hüznün iceri dolmasina izin verirsin. Buna ragmen aklinin bir kö$esinde sonsuzluk vardir. Bitmedik, bitemez, bitmeyecek… Bir ömrü bir a$ka adamaktir bu belki ve elbette yürek ister ayriysan. Dönü$ yollari gecilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanina beklersin hayatinin i$iginin o derin karanliktan gelmesini. Zaman gectikce göremez olursun hicbir $eyi gözlerinin bugusundan ve kalbinin karanligindan… Beklemek zordur eger beklenen kalbinden cok uzakta ise…

"Cok yalnizim, seninle bir yarim…
Eger elindeyse ne olur cal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil göz ya$imi.."

Bir hayati kaybetmek bir elin sicakligini kaybetmekle e$ degerse i$te bu a$ktir. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sicakliga terk edersin o el senden uzakla$irken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir…

Ne kadar umut edersen et korkular rahat birakmaz aklini ve umudunu köreltir sonsuz tela$larin o bekleyi$te. Isyanin yükselir bastiramazsin cektigin yalnizligin en acimasiz yani canini yakmaya ba$layinca. Tanriya yalvarirsin son bir $ans diye gercekle$meyecegini bildigin halde. Umudun ve benligin avuclarinin arasindan akip gider. Ruhsuz, umutsuz ve benliksiz kalirsin bir ba$ina. Zaman acimasizla$ir agladikca.

"Gel… Korkuyorum… Nefes alamiyorum.
Eger hala dudaklarinda ismim varsa gel…
Sicakligin olmadan tutunamiyorum…"

Hatanin üstüne hata ekleyerek ya$iyoruz. Bile bile kacirdik belki de o treni. Beklemek icin cok gec, vazgecmek icinse cok erken. Bir ömre bedelse bile gec kalinmi$ bir mutluluktan vazgecmiyorum. Verilen sözler unutulmamali, ben unutmadim…

"Eger elindeyse ne olur cal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil gözya$imi…"

ÇİLEM :)

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti,kaç hafta…? Saymadım… Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor.Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın…Şimdi sis içinde bütün dünya.Çiçekler gözyaşlarımı içti,sen onları kırağı sanırsın.çiy sanırsın…oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak…

Sevgilim özlüyorum seni..Bir balta indirildi içimde bir ağaç köküyle devrildi.Gözlerimden akan yaştan belli değil mi,içim kanıyor.Özlem bir bulut gibi sarıyor beni,kuşatıyor. Seni sevmek bir sonsuzlık gibi büyüyor içimde.Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim.Senin adınla başlıyor mevsimler,yıllar sen varsan içinde geçerli..

Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme.Damlalar yüreğime vuruyor.Gecenin karanlığında bir başımayım.Uykularım bölük pörçk.Bütün rüyalarımda sen..Gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor.Sonra bir rüzgar alıp seni,benden uzaklara götürüyor.

Geceler boyu sabahlayıp uğruna,boşluğa düştüğüm sevdiğim,bir tanem,göz bebeğim…
Yüreğimden mühürlendim sana…Şiirler havalanıyor kuşlar gibi,şarkılar ağlıyor yokluğuna…Sevdiğim hayatı sende buldum ben,tükenirsem sen tüketirsin beni.

Yoksun gittin,tek başıma koydun beni..Bu nasıl bir özlemdir,kendi gövdem ateşten bir gömlek yanıyorum…Yetti artık,yetiş n’olur dayanamıyorum…


_________________

HEY BU SENİN İÇİN …….

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

 

 

Mesaj

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alıntıyla Cevap Ver 

 


Seni kıskanıyorum.
İçimde gururdan eser yok artık. Kıskançlığımın başladığı yerde yüreğim tertemiz oldu, aydınlandı, pırıl pırıl şimdi. Gururum, zaman zaman benliğimi saran kendini beğenmişliğim, güvenim ve inançlarım; hep seninle yaptığım savaşta yenildiler. Bir kıskançlık hissi kaldı içimde dipdiri ve her zamankinden daha güçlü. Kazandığın savaş onu da yenebildiğin anda bir zafer olacak, ancak o zaman "Kazandım" diyebileceksin.

Fakat ben o duygunun, bende fethedemediği son kalenin o son kalenin asla düşmeyeceğine inanıyorum. Bütün çabaların boşa gidecek, seni sevdikçe kıskanacağım. Bir gün beni sevmemen bile bu savaşa tesir etmeyecek. O zaman asıl büyük yenilgiye doğru sen gideceksin. Sevgimi karşılıksız bırakman bana attığın son kurşun olacak. Açacağın büyük yaraya rağmen yıkılmayacağım, ölmeyeceğim anlıyor musun? Yine seni sevmeye, yine seni kıskanmaya devam edeceğim.

Beni tanımadan önce yaşadığın yıllar var ya; onları da kıskanıyorum. Düşün bensiz yaşayacağın bir dakikaya bile tahammülüm yok artık. Bir gün güzel bileğindeki küçük saati parçalayabilirim, bensiz bir zamanı sana bildirdiği için. Mümkün olsa bütün o dakikaları, o günleri sana yeniden yaşatmak isterdim.

Sana kıskanılmış zamanlar, mesafeler ötesinden seslenmek ne acı bilemezsin. Seni gören, güzelliğini arzulu bakışlarla seyreden insanların da bu dünyada yaşadığını düşünmek ne korkunç bir şey anlayamazsın. Hele seni başkalarının da sevdiğini ve seveceğini bilmek ne türlü bir ölümdür düşünemezsin.

Kıskançlığım bir hayvanın dişisini kıskanması değil. Mayamızda olan arzunun ötesinde bir şey bu. Ebediyyen sahip olmak hissinin çok üzerinde bir ölümsüzlük çabası, bir sonsuzluk duygusu…

Seni kıskanıyorum. Verdiğin huzursuzluğa rağmen bir kadını kıskanmanın büyük huzuru içindeyim. Oysa ben seni tanıyıncaya kadar kıskançlığı daima ilkel bir duygu olarak düşünür, reddederdim. Bu davranış belki de o güne kadar kıskanılmaya senin kadar değer bir insanı tanımamış olmanın verdiği eziklikten gelirdi.

Şimdi o ezikliğin yerine bir kabına sığamamak var içimde, taşmak var. Sevginle tamamlandımsa verdiğin kıskançlıkla bütünlendim.
Hep böyle kıskançlığımı besleyecek kadar güzel kal.

SENSİZİM…….

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

ÇİLEEEM

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

ÇİLEM

24 Temmuz, 2007 Salı 2 Yorum »

HAKKINI VERELİM Mİ AŞKIN?

NAMUSUNU KURTARALIM MI?

7 DEN 70 E NAM SALIP

DİLLERE SLOGAN OLALIM MI???

 

…Ne aŞk
…Ne sEvqİ
…Ne öLüM
…Ne uMuT
…Ne hAsReT
…Ne qUrBeT
bana hİçBiR şEy
SeNsİzLiK kadar AcI VeRmİyOr….

 


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi….
Yine öğrettin bana sevmeyi….
Yeniden doğdum senle öğrendim yürümeyi….
Ne olur bırakma ellerimi….

ÇİLEM

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

 

yalan degil inan seni senden fazla sevdim yalan değil başka çaresi yok sensizliğin sızısı içinde saklı şimdi inan bana senden fazla çektim…

 

ÇİLEM:)

24 Temmuz, 2007 Salı Yorum yok »

 

YAPABİLİYOR MUSUN …..??
Aşklardan, sevdalardan, insanlardan, yaşamdan, düşlerden. Hep bir kaçış vardır… Sende çok yaparsın ya bu kaçışı… Düşlerini bırakırsın bir yerlere şimdi sırası değil dersin… Sevdalarını, aşklarını bırakırsın beklemeye.. Senin daha önemli işlerin vardır çünkü…

Bir sevdaya zaman ayırmak gerekir çünkü… Ve senin zamanın değerlidir… Hiç bir sevda senin istediğin gibi değildir çünkü… Hep bir eksik, hep bir yanlış vardır seni sevenlerde, beklentilerin gibi değildir.

Mükemmelliyetçi ruhuna ters düşer bu sevdalar.. Eksiktir çünkü hep birşeyler… Hiç bir şey demeden devam edersin yoluna, daha önemlidir senin beklentilerin…

Herşeyi zamanında yaşamalı diye düşünürsün ama nedense senin zamanların bir türlü gelmez, hep biryerlerde beklemeye alınmış aşkların vardır ve yaşama sırası bekleyen mutlulukların…

Öyle güzel gidişin/kaçısın var ki… Herşeyi havada asılı bırakırsın giderken… Sanki birgün dönecekmişsin gibi, hep bir muallak bırakırsın ardında.. Arada dönersin geriye bıraktıklarına; bazen bir kaç günlük görüşmelerle kısıtlı kalır bu dönüşlerin, bazende bir kaç aylık ilişkilerle…. Her şehirde seni bekler bıraktıkların, sayısını sen bile hatırlamazsın ve hoşuna gider her daim beklenmek, özlenmek, sevilmek… Seninde vardır sevdiğin ama tıpkı senin onların olmadıgın gibi oda senin değildir…

Aşk bir çemberdir. "Sevdim Sevilmedim Seveni Sevemedim" gibi ve bu çember içinde döner durursun her seven gibi .. Nasılsa her dönüşümde kapım açık dersin kendi kendine ve senin olmayana gitmek istersin belki bu sefer olur diye.. Olur ama tıpkı senin terk edişlerin gibi oda seni terk eder yada aldatır..

Acısını yaşarsın gözyaşlarını tutamazsın… Sığınacak bir liman sıcak bır kucak ararsın işte o zaman seni sevenler gelir aklına… Çünkü bilirsin döndüğünde bıraktığın o kalplerin kapısı sana açık olacaktır..

Taki bir gün; bir gün telefonlar tek tek olumsuz cevaplarla kapanana, seni bekleyenlerin artık seni beklemekten vazgeçtiğini görünceye kadar… Dünya dönmeye devam etmektedir. Belki unutulmamışsındır ama sende artık tozlu raflarda gidip gelmelerinle kırık bir aşk olarak yeri almışsındır..

Bir yalnızlık başlar içinde… Hoş zaten hep yalnız olduğunu üşünmüşsündür hayatta ama bu yalnızlık başkadır ve acıtır canını…

Yıllar geçmiştir Ve bu sefer gerçekten de yalnızsındır.. Seni seven yoktur artık yanında ve senin sevdiğin bir başkasının yanındadır. Yıllarca beklettiklerin senden birer birer vazgeçmiş ve seni yalnızlığınla baş başa bırakmıştır..
Kör bir boşluk, dipsiz bir kuyu gibisindir artık….

Yalnızlığın ve Sen….

Sen ki Kaçışların Ustası,
Sen ki Gidişlerin Padişahı,
Herşeyden ve herkesten kaçtın bugüne kadar…
Hadi Şimdide Kaç İçindeki Yalnızlıktan….

Yapabiliyor musun?…

__________________
Sayfalar : [1] 2 3 4 5

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.