Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

çlm :)

12 Ağustos, 2008 Salı 1 Yorum »

Hayal Kırıklıklarımız

Hepimizin hayatında hayal kırıklıkları vardır… Yaşadığımız büyük hayal kırıklıkları… O korkunç gerçekle yüzleştiğimiz anlar… En çok da ilişkilerimizde yaşadığımız hayal kırıklıkları acıtır canımızı…

Ulaşmaya çalıştığın şeyin aslında o şey olmadığını, yıllarını boşa verdiğini anlamak gibi…

Bir şarkıyı söylerken birden artık o şarkıyı kimsenin hatırlamadığını anlamak gibi…

Hayaline dokunup..Onunla olamamak gibi 

Bir gece uyanıp yanındakine tüylerin ürpererek bakmak gibi…

Ya da sen ona çok alıştığını farkettiğinde onun ‘büyü bitti’ demesi gibi…

Bir adım atabilsen herşey değişeceğini çözdüğün anda artık yürüyemediğini anlamak gibi…

Aniden herkesin içinde birine aşık olduğunu belli eden bir laf ettiğinde herkesle birlikte onunda gülmesi gibi…

Ya da hayatının aşkının gözünün ucunda bir damla olarak durması gibi..

Aşık olduğuna pişman olmak ama bir türlü tüketememek gibi…

Ya da yıllardır baktığın aynanın camının kırık olduğunu anlamak gibi…

Onurlu bir hayat yaşayım derken, bütün eğlenceyi kaçırdığını görmek gibi…

Ya da, onunla konuşmak için can atarken msn’de seni blokladığını anlamak gibi…

Kucağındaki kedinini aslında oyuncak olduğunu anlamak gibi…

Gece rüyada tuvalete gittiğini sanırken aslında uykuda yatağı ıslattığını anlamak gibi…

Yıllar aynı devam ediyor derken, elini attığında yüzünde kırışıklıkların varlığını hissedip yaşlandığını anlamak gibi…

Yediğin kuru ekmek içinde en sevdiğin şeyin olduğunu hayal ederken birinin ekmeğinin içinin boş olduğunu söylemesi gibi…

Kimseye kendini anlatamadığın için acı çekerken, kendimi anlatmak zorunda olduğum bu insanların yanında işim ne demek gibi…

Ya da için kan ağlarken gülmeye çalıştığın için aslında hiç üzülmediğini düşünmeleri gibi…

Tatlı uykunda tatlı yerlerde gezinirken karanlık bir odada yapayalnız uyanmak gibi…

Çok şey hissettiğin birinin ardından koşup yetişmeye çalışırken tam yetiştim dediğin anda onun başkasına sarıldığını görmek gibi…

Ya da başını çevirdiğinde hiç kimsenin seni dinlemediğini anlamak gibi…

Sevdiğin adamla konuşabilmek için onu aradığında telefonun hep meşgul çalması ve onun başka biriyle konuşarak mutlu olduğunu anlamak gibi…

Ya da hayatını verdiğin kişinin senin yüzüne gülerken aslında seni o anda aldattığını dakika dakika saniye saniye öğrenip yıkılmak gibi…

Bazı sabahlar uyandığında hala bazı şeyleri unutmamış ve aşamamış olduğunu anlamak gibi…

Ya da aldattığın kişinin, çaresiz sandığın ve ona istediğini yapabileceğinden emin olarak eve girdiğinde artık evde olmadığını anlamak gibi…

Ve yine unuttum sandım dediğin anda bir şeyin sana onu hatırlatması gibi…

Ya da cok sevdiğin hayranı olduğun bir şarkıcının konserine bilet alıp gittiğinde aslında konserin önceki gün olduğunu öğrenmek gibi…

Yıllarca beklediğin kişinin hiç gelmeyeceğinden emin olduğun an gibi…

Ya da eskiden çok üzgün ve kırgın gittiğin evine yıllar sonra ayakta ve dimdik gittiğinde artık bunu göstereceğin annen ve babanın olmadığını anladığın an gibi…

Çok yaşamak istediğin bir ilişkinin boğazında bir düğüm olarak kalması gibi…

çlm:)

23 Temmuz, 2008 Çarşamba 4 Yorum »

Kalbin ağlasada gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına yürü umutlara..
Düşler takıp saçlarına yürü rüzgarlara..
Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana..
O pembe gülyüzünü kederle soldurma
Dalda ki son yaprak gibi
Sarıl hep hayata
Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep hayal et,
Hayat döner sana..
Unutma !
Göğün asıl rengi mavidir
En kör gece bile sabahtır sonunda
Kalbin ağlasada gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına yürü rüzgarlara..
O pembe gülyüzünü kederle soldurma
Daldaki son yaprak gibi
Sarıl hep hayata
Geçerken acılardan gülmeyi unutma
Fırtınalara direnmektir yaşamak birazda
Kurduğun hayalleri yağmurlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana…
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana…

NeDeN ????

5 Temmuz, 2008 Cumartesi 1 Yorum »

 

Neden anlamaz insan yanındayken kıymetini
Neden söylemez insan sevdiğine sevdiğini 

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna
Gururun neye yarar ki yalnız kalmaktan başka 

Yarın çok geç olunca isyan etmek boşuna
Hiddetin neye yarar ki yalnız kalmaktan başka 

Neden yar neden
Bilinmez acı çekmeden
Neden can neden
Görülmez günü gelmeden 

Neden cimridir insan anlatırken minnetini
Neden sabırsız insan gösterirken öfkesini 

Neden sevinir insan zafer kazandığında
Kazanmak neye yarar ki kaybeden olduğunda 

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna
Savaşlar neye yarar ki vakit kaybından başka

Seni Affetmiyorum……

5 Temmuz, 2008 Cumartesi 2 Yorum »

Affetmek büyüklükse, marifet sende kalsın.-

Keşkeler unutmadan gecikmiş eyvahını
Karşıma çıkma sakın.Seni affetmiyorum.
Sonu mutsuz bir düşün sahipsiz günahını
Üstüme yıkma sakın.Seni affetmiyorum.

Ne ismimi hatırla hayalleri anarak
Ne bir pişmanlık hisset için için yanarak.
Ne de belki gün gelir kavuşuruz sanarak
Hasretten bıkma sakın.Seni affetmiyorum.

Hem ne verdim ki sana boş bir hülya dışında
Elbet yaz olmalıydı bazen ömrün kışında.
Ama akşam inerken güne her bakışında
Aşka acıkma sakın.Seni affetmiyorum.

İhanet toprağından kırgın umutlar biçip
Vazgeçiş ırmağından hiç ıslanmadan geçip
Kurşuna dizmek için en masum düşü seçip
Alnına sıkma sakın…Seni affetmiyorum

Harika Bir Evlilik İçin

5 Temmuz, 2008 Cumartesi Yorum yok »

Harika Bir Evlilik İçin Evliliklerde tutkunun ve romantizmin zamanla kaybolmasını nasıl engelleyebilirsiniz? İşte size mutlu bir evlilik için tüyolar.

İşte size mutlu ve uzun süreli evliliklere sahip olmak için yapılması ve dikkat edilmesi gereken şeyler… Birlikteliğinizde heyecan, tutku ve saygıyı kaybetmemenin yolları… Hepimiz uzun yıllar mutlu evlilik yaşayan, iyi günde de kötü günde de birbirlerinden kopmayan ve hala birbirlerine saygıyla bağlı çiftlere gıptayla bakarız. Evliliklerde tutkunun ve romantizmin zamanla kaybolmasını

HERGÜN

- Ona değer verdiğinizi gösteren küçük bir şey yapın.
Hiç beklemediği bir anda onu öpün. Eşinizin bulabileceği bir yere ( yastığın altına, cebine) notlar yazın. Aptalca, komik, ciddi olabilir. Ya da sadece ‘Seni düşünüyorum’ demek için beklemediği bir anda telefon açabilirsiniz.

- En azından bir öğünü birlikte yiyin.
Akşam yemeklerini birlikte yiyemeyecek olsanız bile en azından günde bir öğünü birlikte yemek için program yapın.

- Her gece sohbet edin.
En az 10-15 dakika gününüzü nasıl geçirdiğinizi birbirinize anlatın. Yanınızda kimse olmadığında sohbet etmeye çalışın. Böylelikle daha iyi temas sağlarsınız.

- Ani hareketlerden kaçının.
Konuşmadan önce düşünmeye veya bir anda parlamamaya çalışmalısınız. Çünkü sözler ağızdan bir kez çıktı mı, telafi edilmesi güç olur. ‘Üzgünüm, öyle söylemek istemedim’ deseniz bile, o sözcükler eşinizin kulağında yankılanmaya devam edecektir.

- Dokunun.
Sarılma, el ele tutuşma ve cinsel içerikli olmayan diğer dokunma formları ilişkiyi güçlendirir. Romantizm ve seks herkes yorgun olduğunda işe yaramaz. Ama evli çiftler için erotik duygular sadece yatak odasında başlamaz. Özellikle çocukları yatırdıktan sonra veya bulaşıkları birlikte yıkadığınızda gelişmeye başlar.

HER HAFTA

- Bir yerlere gidin, sadece ikiniz…
Bir kafede kahve için, sinemaya gidin veya uzun yürüyüşlere çıkın. En iyi yol hafta da bir gün belirlemektir. Pazar sabahları veya Cumartesi akşamları. Böylelikle hafta boyunca o zamanı iple çekersiniz. Bu zamanı kutsal bir zamanmış gibi kabul edin ve ölüm kalım meselesi haline getirin. Bu sizin birlikte vakit geçirmek ve birşeyler paylaşmak için en özel gününüzdür.

- Yakınmaktan vazgeçin.
Kızgınlıklara sebep olan yanlış anlamalar, küçümsemeleri ve eleştirileri doğurabilir. Bu yüzden en kısa zamanda bu düşünceleri kafanızdan atmaya çalışın. 24 saat içinde olması en iyisidir.

- Takdir ettiğinizi hissettirin.
Herkes kabul görmeyi sever. Eşinizin nelere değer verdiğine dikkat edin. Takdir ettiğinizi söyleyerek, dokunarak, ona not yazarak, hediye alarak veya birlikte vakit geçirerek bunu gösterebilirsiniz.

- Dışarı çıkın ve haftada en az üç kez egzersiz yapın.
Benim zaten yaşım geçmiş diyerek egzersiz yapmamak için kendinize bahane uydurmayın. Kendinize evlenmeden önce dikkat ettiğiniz gibi dikkat etmeye devam etmelisiniz.

- Birbirinize vakit verin.
Bu zamanları birbirinize önceden haber verin ki eşiniz de kendi programını yapabilsin. Siz arkadaşlarınızla alışverişe giderken o da ilgilendiği bir hobiyle vakit geçirebilir veya arkadaşlarıyla görüşebilir.

HER AY

- Aşıklar gibi davranın.
Bir haftasonu tatili planlayın. Ya da bir bebek bakıcısı ayarlayarak evde yalnız geçirebileceğiniz vakit yaratın.

- Onun sevdiği birşey yapın.
Evlilik, uzlaşma gerektirir. Zaman zaman siz pek hoşlanmasanızda eşinizin sevdiği şeyleri beraber yaparak ona verdiğiniz değeri gösterebilirsiniz.

- Değişiklik yapın.
Monotonluk günlük hayatın stresleriyle birlikte çekilmez bir hal alır. Bunun önüne geçmek için kendinize yeni uğraşlar yaratabilir, eşinize sürpriz hazırlayabilir veya bugüne kadar hiç görmediğiniz yerleri ziyaret edebilirsiniz.

HER YIL

- Başbaşa tatile çıkın.
Bu tatil çok pahalı olmak zorunda değil. Önemli olan birlikte farklı ortamlara girmektir. Tatilinizi planlamak da eğlenceli olacaktır.

- Eşinize bir mektup yazın.
Onun neden özel olduğunuza dair düşüncelerinizi yazabilirsiniz.

- Birlikte düşünün.
Gelecek on yıl içerisinde nerede olmak istiyorsunuz? Hayallerinizi paylaşın. İş ve parayla ilgili konuşmaları bir süreliğine bir kenara bırakın.

Seni Sevmek

5 Temmuz, 2008 Cumartesi 1 Yorum »

Seni sevmek bir yudum su içmek gibidir
Seni sevmek sessiz soluksuz yaşamak gibidir
Seni sevmek gözleri olmayan birisinin resim cizmesi gibidir
Seni sevmek bir kadeh de 2 yudumu içmek gibidir
Seni sevmek geceleri uyuyumamak gibidir
Seni sevmek bir dilim ekmegi bölüşmek gibidir
Seni sevmek yaşarken ölmek gibidir
Seni sevmek yarınlara dogmamak gibidir
Seni sevmek yalanlarla yaşamak gibidir
Seni sevmek hayatta kalmak gibidir
Seni sevmek adını sayıklamak gibidir
Seni sevmek utanmadan haykırabilmektir sevgini
Seni sevmek aya karşı gelmek gibidir
Seni sevmek güneşin varlıgını kabul etmemek gibidir
Seni sevmek yücelerin yücesini sevmek gibidir
Seni sevmek bir şarkıda iki evli çift gibi dans etmek gibidir
Seni sevmek gözlerine bakmak gibidir
Seni sevmek ellerini tutarken hissettiğim sıcaklık gibidir
Seni sevmek bir sinemada film izlemek gibidir
Seni sevmek emeklemek gibidir
Seni sevmek güneşe çıplak gözle bakabilmek gibidir
Seni sevmek yağmurlara yoldaşlık etmek gibidir
Seni sevmek bir sözde birden çok şeyi anlatmak gibidir
Seni sevmek yağmurlu havada ıslanmak gibidir
Seni sevmek yaşamak gibidir
Seni sevmek bir silgi gibi her kötü şeyi silmek gibidir
Sana dediğim gibi
Seni sevmek bir ömür gibidir
Seni sevmek en kötüsü ölmek gibidir….

Küçük Saf Kız…..

5 Temmuz, 2008 Cumartesi 3 Yorum »

Küçük Saf Kız Acının ne olduğunu bilir misin?
Günün bilmediğin saatlerinde
Midene kramplar girip doğruca lavaboya gidip
Dakikalarca kusmak nedir bilir misin?
Boş mideden ne çıkacağını düşünmek ister misin?
Hiçbir şey…
Sadece acı, hüzün ve biraz da olsa kırılganlık
Günlerce günde tek öğün yiyerek yaşamayı bilir misin?
Yemenin bile anlamsız olduğu günleri, anları,
Artık öyle ki yemeğin bile zevkinin kaçtığını
Belli belirsiz aklına yaşananlar gelip
Gözyaşlarına boğulmak nedir sence?
Gözyaşlarını tutamayıp hıçkırıklara esir olmak ya da…
Olmayacak şeylerin bir gün gelip de olduğunu
Ve ihanete uğramış gibi bir hisse kapıldığını hissettin mi hiç?
Kalbinin parçalanarak tutulamayacak zerreler olduğunu ya da…
Gözlerinin gözyaşlarından artık kırmızı olarak kaldığını hayal ettin mi?
Ya günlerce uykusuz kalmak nasıldır sence?
Günün sadece 3-4 saati uyku uyuyabildiğin
Yorulduğunu hissettiğinde müzik eşliğinde uyumaya çalıştığın
Ama asla yapamadığın oldu mu…
Aynı müziği defalarca dinleyip ağladığın peki?
Şarkının sözleri sanki senin için yazılmış olduğunu anladığın vakit ya da…
Hayalleri bırakıp gerçeğe döndüğün ama asla istemediğin biçimde olduğu zaman
Ne hissederdin?
Yapman gereken şeyleri yapamadığını,
Devamlı aklın karışık biçimde yaşananlara takıldığını
Bir türlü de bunları düşünmekten vazgeçemediğini bir düşün istersen?
Dostlarına yaşadığın duyguları aktaramadığını,
Gecelerce ağladığını, uyku uyuyamadığını, yemek yiyemediğini
Morallerin en dibinde gezindiğini söyleyememeyi düşünebilir misin?
Bunların hepsini ben yaşıyorum şimdi,
Söylemek gerekirse acı çekerek büyüyorsun hayatta,
Oysa ben küçük saf kız olarak kalmayı ne çok isterdim…

 

 

Yağmura Güven

5 Temmuz, 2008 Cumartesi 4 Yorum »

Yağmura Güven Eğer yağmur yağıyorsa
Çık dışarıya saatlerce yağmurun altında dolaş
Ne kadar acı yaşadıysan o gün paylaş yağmurla
İçini dök ona o seni anlayacaktır
Sana yardım edecektir içini dökmen için
Gözyaşları hediye edecektir sana
Doyasıya ağlaman için
Yağmura güven sana ihanet etmez
Sırlarını vermez kimseye
O da seninle üzülür yaşadıklarına
Ağlar,ağlar için için
Sana yardım eder
Hüznünü anlatmaya çalışır diğer insanlara
Damlalarını serper dünyanın dört bir yanına
O gün senle birlikte herkes ıslanır
Diğerleri yağmurdan
Sen ise kendi gözyaşlarından
Tutma; kendini sıkmana gerek yok
Ağla unut olanları
Gözyaşların yağmura karışsın
Yağmur da açıkdenizlere
Okyanuslar ağlasın yerine
Sen bırak
Senin görevin bitti
Acılarını paylaştın yağmurla
O da anlattı okyanuslara
Artık tüm dünya biliyor
Seni,acılarını ve gözyaşlarını
Yağmura güven
O diğerleri gibi sırrını değil
Sadece hüznünü anlatır insanlara
Diğerlerine göstermeye çalışır
Yaralı biri olduğunu
Anlamaz insanoğlu ya da anlamazlıktan gelir
Yağmurdan kaçarlar, hüzünden kaçarlar
O insanın acı çekişini umursamazlar
Bilmedikleri bir şey var elbet…
Bir gün onlarda yağmurla paylaşacak dertlerini
Güvenecekler, başka çareleri yoktur
Bugün kaçanlar yarın yanlız kalacaklarını bilmiyorlardır
Yağmura güveneceklerini ona anlatacakları dertlerini
Yağmurla birlikte ağlıyacaklarına inanmazlar
Kaçarlar sorunlardan, kaçarlar insanlardan
Kaçmak çözüm getirmez, sadece anlıktır
Ama hayat anlık değildir, yaşam sonsuzdur
Bir gün vardır elbet her şeyin sonu gelecek
Ne bugün ne yarın
Ne zaman olacağı bilinmez
Bilindik tek bir şey vardır
Birilerine güvenmeden hayatın geçmeyeceği
Güven bana dostunum senin
Güven bana seninle güler, seninle ağlarım
GÜVEN YAĞMURA…(daima yanındayım..sonsuza dek….)

 

 

Söylemek İstediğini Yüzünden Anla

5 Temmuz, 2008 Cumartesi Yorum yok »

Söylemek İstediğini Yüzünden Anla Sevgilinizin iç dünyasını anında okuyabilmeniz için, yüz ifadesiyle ilgili 6 ipucunu açıklıyoruz:

Sevgiliniz sizinle çok rahat olsa da, her şeyi konuşabiliyor olsanız da, duygularını paylaşmak onun için hiç kolay olmayabilir.

Ağzından alamadığınız cevapları vücut dilini okumayı başarırsanız, yüzünden kolayca alabilirsiniz. Yüz vücudun en konuşkan parçasıdır, çünkü yüzdeki kaslar direk beyinle bağlantılıdır.

Biraz mesafeye ihtiyacı var

Hassas bir konu açmışsınızdır veya bir şeyden rahtsız olmuştur. Belki de iş günü pekiyi geçmediği için canı sıkkındır. Sebep ne olursa olsun belli ki bir şey var: eğer sevgiliniz başını sağa veya sola çevirip sizinle profilden konuşuyorsa, sohbet modunda değildir. Bu hareketi aranızda bir bariyer inşa etmek için kullanıyor demektir.

Ne yapmalısınız?

Soğuk duruşunun sizinle hiçbir alakası olmayabilir ama mutlaka onu rahatsız eden bir şey olmuştur ve yalnız kalma istiyordur. Üzerine yürümek, yardım teklifinde bulunmak daha yersiz olur ve canını daha çok sıkar. Bu durumlarda yapabileceğiniz tek şey onu yalnız bırakmaktır. Ona düşünmesi için yeterli zamanı vermeniz çok önemli.

Yüzündeki ifadenin değiştiğini gördüğünüzde, geçen gün, ya da az önce ne olmuştu diye sorup sessizliği bozabilirsiniz. Anlatmak istemiyorsa kesinlikle zorlamayın. Can sıkıntısının sizinle ilgili olduğuna dair kesin ipuçları vermediği sürece, üzerine gitmenize gerek yok!

Size söylemek istediği bir şey var

Sevgilinize konuşurken arada sırada onun dudağını büktüğünü ya da birkaç kez açıp kapadığını görüyorsanız, emin olun sizinle bir şey konuşmak istiyordur. Bu durum size bir şeyler söylemek istediğinin ama doğru kelimeleri bulamadığının işaretidir.

Birisi bir şey söylemek istediğinde beyin dudaklara sinyal gönderir. Yani kelimeler gecikse bile, dudakları oynar.

Ne yapmalısınız?

Sizinle konuşmak istediğini fark edip, sizinle konuşması için onu zorlarsanız, geri adım atacaktır. Sabırsızlık her zaman olduğu gibi, bu durumda da işe yaramaz. Ona zaman tanıyın, düşüncelerini toparlayıp nasıl olsa sizinle konuşacaktır.

Yarım saat içinde baklayı ağzından hala çıkarmadıysa, üzerine varmayın, konuyu değiştirin. Onu daha rahat bir durumda bulduğunuzda konuyu tekrar açabilirsiniz. Üstelik sizin bu rahat tavrınız onu rahatlatacak ve daha kolay konuşmasını sağlayacaktır.

Sizden bir şey saklıyor

Sevgiliniz cümlelerin ortasında aniden duruyor ise veya dilini sık sık kapalı dudakları üzerinden geçiriyorsa, emin olun ki kendi kendine sansür uyguluyordur.

Bu refleks kendi kendini durdurmaya çalışan ve söylediklerine aşırı dikkat eden kişilere aittir. Yani sevgiliniz ağzından bir şey kaçırmaktan korkarsa böyle davranır.

Ne yapmalısınız?

Onu ne pahasına olursa olsun konuşturmak için çaba göstermeden önce, şunu hatırlayın; saklamak istediği şey olumlu da olabilir (sürpriz bir parti gibi), Sizden bazı şeyleri saklamak istemesi problem değil. Belki partnerinizin sakladığı olay gerçekten sizi ilgilendirmiyordur. Sizi üzmek ya da endişelendirmek istemiyordur. Bu durumda konuşması için bastırmanızın bir alemi yok! (E-Kolay.net)

Kaçan Kovalanır :(

5 Temmuz, 2008 Cumartesi Yorum yok »

Kaçan Kovalanır Siz onu yakalamaya ne kadar gayret ederseniz, o sizden o kadar kaçar. "Kesinlikle aranızda bir şey olması gerektiğini düşündüğünüzde, onun gönderdiği sinyalleri yanlış algılamanız çok kolay. Çünkü sizin beyniniz belli bir fikre zaten kanalize olmuş durumda ve karşınızdaki insan olumsuz yaklaşsa da, beyniniz cevabını olumlu olarak algılar" diyor Kelly. Fazla ısrarlı olmak sağlıklı değil çünkü belli bir noktadan sonra ısrarlarınız can sıkıcı gelebilir.

İki, üç kez "yanlışlıkla" yoluna çıkmak başka, bunu alışkanlık haline getirip onu sürekli takip etmek başka. Tesadüflerle onu fazla zorlarsanız, sizi ya kolay bir kadın olarak ya da yakasına yapışmak isteyen bir baş belası olarak görür. "Erkeklerin inanılmaz bir yetenekleri var: Yakalarına yapışmak isteyenleri bir kilometre uzaktan bile anlarlar. Beğendiğiniz erkeğin yolunu kesmeye devam ederseniz, büyük ihtimalle zaafınızdan yararlanmayı deneyecektir"

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.