Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Estetik Cerrahi İzmir

Liposuction ile Yağ Aldırma Ameliyatı

Liposuction ile Yağ Aldırma Ameliyatı: Op.Dr. Cenk Tokat,  Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı, İzmir    Mail: cenktokat@estetikplastik.org , GSM: 0532 5593849

Yağ alma yada sık kullanılan adıyla “liposuction” karın, basen, kalça, uyluk, diz, kol, çene altı, yanaklar ve boyun gibi özel bölgelerdeki istenmeyen yağların küçük deliklerden girilip vakumla alınarak vücudun daha düzgün bir şekil almasını sağlayan bir estetik müdahaledir. Liposuction’ın her hangi bir şekli diyet ve egzersizin yerini tutmasa da, geleneksel kilo verme yöntemlerine cevap vermeyen inatçı yağ birikimlerinin ortadan kaldırılmasında oldukça etkili ve yüz güldürücü bir yöntemdir. Erişkinde genetik yatkınlık, hatalı beslenme ve yeterince egzersiz yapılmaması vücudun yağ dokusunda hacim artışına yol açar. Diyet ve egzersiz ile kilo fazlalılığından kurtulmak mümkün olsa da vücudun bazı bölgelerindeki yağ fazlalıklarından kurtulmak imkansız olabilir. Liposuction bu bölgesel fazlalıkları olan bireylerde vücut şekillendirmede en etkili yöntemdir.

Yağ alma - liposuction ameliyatı için en uygun adaylar…
Liposuction işlemi için en uygun adaylar vücudunun bazı bölgelerinde fazla yağ birikimleri olan, ancak normal kiloda ve sıkı ve elastik deriye sahip olan kişilerdir. Fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak stabil ve beklentilerde gerçekçi olması gerekmektedir. Yaş ilk planda çok önemli olmasa da, yaşlı hastalarda deri elastikliğini kaybetmiş olabileceğinden sıkı deriye sahip olan genç bireylerle aynı sonucun elde edilmesi zor olmaktadır.
Liposuction şeker hastalığı, ciddi kalp yada akciğer sorunu ve dolaşım problemi olan bireylerde, yada işlem uygulanacak bölgede yakın bir geçmişte ameliyat yapılan bireyler için risk taşır.

Ameliyatın planlanması…

Estetik Cerrah ile ilk görüşmede genel sağlık durumu, yağ birikimlerinin dağılım şekli ve cildin sıkılık durumu değerlendirilir. Liposuction’a alternatif veya ek müdahaleler önerilebilir.

Ameliyata hazırlık…

Liposuction’a hazırlık aşamasında risk faktörleri incelenip, olası komplikasyonların önlenmesinde, estetik ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler ortaya koyulur. Bu dönemde yiyecek ve içecek, sigara, bazı vitamin ve ilaçlardan kaçınmak gibi bazı önemli uyarılarda bulunulur. Soğuk algınlığı ve herhangi bir enfeksiyon (özellikle deri ile ilgili) varlığında ameliyatın ertelenmesi gerekebilir. Diabet, kalp veya akciğer hastalıkları gibi sistemik rahatsızlıkları olanlarda ameliyat öncesi kontrollerinin yapılarak ilgili doktorların da onay ve önerilerini almaları gerekir.

Liposuction’da uygulanacak anestezi…

Liposuction ile yağ aldırma ameliyatlarında farklı anestezi tipleri kullanılabilir. Az miktarda yağ alınması yada sınırlı sayıda vücut bölgesine müdahale planlandığında, sadece işlem uygulanacak bölgelerin uyuşmasını sağlayacak “lokal anestezi” yöntemi tercih edilebilir. Bu estetik ameliyatların çoğu lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanmaktadır. Bu kombinasyon sayesinde hasta hafif bir rahatsızlık ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış bir şekilde ameliyatını geçirir. Yağ alınacak bölgeler tamamen ağrı ve sızı duyusundan yoksundur. Bölgesel anestezi adı verilen yöntemler daha büyük müdahale gerektiren durumlarda uygulanabilir. “Epidural anestezi” doğum işlemlerinde sıklıkla kullanılmaktadır.
Öte yandan özellikle fazla miktarda yağ alınması planlanan durumlarda genel anestezi yöntemi tercih edilmektedir.

Liposuction…

Liposuction’da ameliyatın süresi, yağ alınacak bölgenin genişliği, alınacak yağın miktarı ve uygulanacak anestezi ve cerrahi tekniğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Liposuction, vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşmiş yağ birikimlerinin alınıp vücudun bir yada daha çok bölgesinin yeniden şekillendirilmesini sağlayan bir estetik girişimdir. 4-5 mm boyunda bir cilt kesisinden girilen, kanül adı verilen ince borular yardımıyla derinin altında yerleşmiş bulunan yağ birikimlerinin vakum yardımıyla emilip dışarı alınması işlemidir. Öncesinde ilgili alanlara içinde damarların kasılarak küçülmesini sağlayan ve ayrıca o bölgenin ağrı duyusunu engelleyecek ilaçlar içeren bir sıvı verilir. ardından kanül yağ dokusu içinde ileri geri hareket ettirilerek yağ dokusunun parçalanıp emilmesi sağlanır. Bir çok bölgeye işlem uygulanacak ise cilt kesileri mümkün olduğu kadar dikkat çekmeyecek yerlere saklanacaktır.

Yağın emilmesiyle birlikte sıvı kaybı da olacağından, şok tablosunun gelişimini önlemek amacıyla ameliyat sırasında kaybolan sıvının yerine koyulması çok önemlidir. Bu yüzden hastaların iyi bir şekilde monitörize edilip yeterli sıvı almaları ameliyatın bitiminde önemlidir.
Liposuction sırasında kanüllerin gireceği kesilere bağlı oluşan izler oldukça küçüktür ve bu kesiler vücuda bakıldığında dikkat çekmeyecek bölgelere yapılır. Bununla birlikte deri elastikiyeti yetersiz olan olgularda ameliyat sonrasında deri yüzeyinde dalgalı ve pürtüklü bir görünüm, düzensizlikler, asimetrik yapılar oluşabilir. Bu düzensizlikler, sıkı el masajları veya vakumlu masaj cihazları ile giderilebilir. Ameliyat sahalarında hissizlik ve renk değişiklikleri de gözlenebilir.
Nadiren de olsa bu ameliyata ve anesteziye bağlı bir takım komplikasyonlar gelişebilir. Eğer birden fazla alan tedavi ediliyor ise veya müdahale edilen saha normalden çok büyük ise komplikasyon riski doğal olarak artacaktır. Çok fazla yağ dokusunun alınacağı ameliyatların daha az yağ dokusunun çıkarılacağı ameliyatlara göre uzun operasyon sürelerine ihtiyaç duyacağı aşikardır.
Sistemik hastalık, ileri yaş, sigara gibi risk faktörlerinin olduğu bazı olgularda da, nadiren de olsa; enfeksiyon riskinde artış, yara iyileşmesinde gecikme, ameliyat sahasında boşaltılmayı gerektiren sıvı birikimi, yağ veya kan pıhtısı oluşması ve bunların özellikle akciğere atılmasına bağlı ölüm riski, aşırı vücut sıvısı kaybı ve buna bağlı hipovolemik şok ve ölüm riski ve istenmeyen ilaç reaksiyonları gözlenebilir. Uzman bir doktorun, risk faktörlerini ortaya koyup, gerekli kontrolleri yaptırıp, tecrübeli bir anestezi ekibi ile kaliteli bir hastanede bu ameliyatı yapması durumunda bu riskler göz ardı edilecek kadar küçüktür.
Liposuction ameliyatı sonrası…
Liposuction sonrasında kesilerden bir miktar vücut sıvısı akıntısı normaldir. Nadiren de olsa bazı hastalara akıntının fazla olması durumunda kesilere birkaç günlüğüne dren yerleştirilir. Bu işlem ameliyat sahalarında sıvı birikimini önlemek için uygulanır. Şişliklerin fazla artmaması ve derinin yeni vücut konturuna daha iyi uyum göstermesi için elastik korseler yaklaşık 3-4 hafta kullanılması gerekir. Enfeksiyondan korunmak için antibiyotik reçete edilir.
Liposuction ameliyatını hemen ardından görünümünde tam bir düzelme olmayacağı gibi bir parça rahatsızlık yaşanması da normaldir. Her ne kadar yeni tekniklerle beraber ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıklar azalsa da ameliyatın ardından bir parça ağrı, yanma hissi, şişlik, kanama ve hissizlik gözlenebilir. Yaşanacak ağrı için ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Tüm bu rahatsızlıklar her gün daha da azalarak kaybolacaktır.
Normale Dönüş…
İyileşme aşamalı bir süreçtir. Liposuction’dan birkaç saat sonrasında hastanın doktorunun önerisiyle ayağa kalkması ve yürütülmesi, ameliyat sahalarında oluşacak şişliklerin hızla gerilemesi ve bacaklarda oluşması muhtemel kan pıhtılarını önleyecektir. Genellikle ameliyat gecesi hastanede geçirilir, bir sonraki gün eve gönderilir. Estetik girişimden yaklaşık bir hafta sonra hasta kendini daha iyi hissetmeye başlar ve işine geri dönebilir. Kanüller için yapılan kesilere atılan dikişler 1 hafta veya 10 gün içinde alınacaktır. Yıkanma genellikle bu dönemden itibaren mümkün olacaktır.
Zorlayıcı fiziksel aktivitelerden yaklaşık 1 ay kaçınılmalıdır. Her ne kadar birçok morluk ve şişlik 3 hafta içinde kaybolsa da, bazı şişlikler yaklaşık 6 ay devam edebilmektedir.
Yeni görünüm…
Ameliyattan sonra özellikle şişliklerin ve morlukların kaybolmaya başlamasının ardından vücut şeklindeki değişiklik fark edilebilir. Bununla birlikte asıl görünümün oturmaya başlaması için 4-6 hafta beklemek gerekebilir. Yaklaşık 3 ay sonra arta kalan hafif şişlikler de gerileyecek ve finalde elde edilen görünüme kavuşulur.
Eğer adayın beklentileri ve estetik cerrahın sundukları gerçekçi olursa liposuction’dan elde edilen sonuçlar kişiyi oldukça mutlu edecektir. Bu ameliyat zayıflatma ameliyatı değil, vücut konturunu düzeltme ameliyatıdır. Liposuction sonrasında kilo alınması halinde vücut artık orantılı bir şekilde yağ depolayacağı için eski bölgesel fazlalıklar oluşmayacaktır. Sağlıklı bir diyet programı uygulanırsa da elde edilen estetik sonucu çok uzun zaman korunabilir.

Burun Estetiği

Burun Estetiği  : Op.Dr. Cenk Tokat,  Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı, İzmir    

Mail: cenktokat@estetikplastik.org , GSM: 0532 5593849, Detaylı bilgi için www.estetikburun.tr.gg

Burun estetiği en sık uygulanan plastik cerrahi prosedürlerinden birisidir. Burun estetiği ile burun boyutu küçültülebilir, büyütülebilir, ucu veya sırtının şekli değiştirilebilir, burun delikleri daraltılabilir veya üst dudakla burun arasındaki açı değiştirilebilir. Ayrıca doğumsal bozukluklar, kaza veya ameliyatlarla edinilen bozukluklar, ve solunumsal sorunlar da düzeltilebilir, görünümü düzeltip kişinin kendine olan güvenini arttırabilir.

Burun estetiği ameliyatına yaş önemlidir. Birçok cerrah yüz gelişimini bozmamak için kızlarda 14-15, erkeklerde birkaç yıl daha sonrasını beklemeyi tercih etmektedir. Ayrıca genç hastanın sosyal ve duygusal durumu da göz önünde bulundurulmalı, kendisinin ve ailesinin ne istediği kesin olarak bilinmelidir.
Genellikle burun içinden yapılan kesilerle girişim uygulandığı için burun estetiği ameliyatı sonrası iz kalmaz, ancak açık teknik gerektiren, burun deliklerinin küçültülmesini içeren ameliyatlardan sonra burun tabanında küçük izler kalabilir.
Tecrübeli bir plastik cerrah tarafından yapılan burun ameliyatı sonrası komplikasyon nadiren ortaya çıkar, yada kolaylıkla halledilebilecek niteliktedirler. Ancak yine de enfeksiyon, burun kanaması veya anesteziye bağlı reaksiyonların görülme olasılıkları göz ardı edilmemelidir. Bu riskleri azaltmak için cerrahın ameliyat öncesi hazırlık dönemi ve sonrası için yapacağı uyarılara sıkıca uyulmalıdır. Bunlar en tecrübeli cerrahın hastalarının bile başına gelebilecek, tahmin edilemez problemlerdir, ancak düzeltilmeleri için de küçük müdahaleler yeterli olur.

Ameliyatın Planlanması…
İlk muayenede hastanın yüz ve burun yapısı değerlendirilir. Ayrıca burunun kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün şekli, cildinin kalınlığı, yaş ve hastanın beklentileri gibi ameliyatı ve sonucunu etkileyecek faktörler ortaya koyulacaktır. Hastanın yüz ve burun fotoğrafları çeşitli yönlerden çekilerek incelenir, bazı fotoğraflar üzerinde bilgisayarda çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalar cerrahın planları doğrultusunda ameliyat sonrası elde edilebilecek sonuçlar ve hastanın beklentileri hakkında fikir verilebilir. Hasta ameliyat sonrasında oluşacak değişimini görebilir ve terihlerini bu çalışmalar üzerinden doktoruna daha kolay gösterebilir.

Ameliyatta uygulanacak teknik ve anestezi, ameliyatın yapılacağı yer, ameliyatın taşıdığı risk ve kazanç olasılıklar hastaya anlatılır. Hasta da plastik cerrahına daha önce herhangi bir burun ameliyatı geçirip geçirmediğini bildirmelidir. Ayrıca allerji, solunum sıkıntısı, kullanılan ilaçlar ve sigara kullanımı da bildirilmelidir. Sigara ve bazı maddelerin anestezi öncesi alımının kesilmesi gereklidir.

Ameliyat…
Burun estetiği ameliyatının hastanın konforu ve cerrahın rahat çalışması için genel anestezi ile yapılması tercih edilir. Ancak küçük müdahaleler lokal anestezi ile yapılabilir. Burun estetiği ameliyatı genellikle bir yada iki saat, kompleks olgularda daha uzun sürmektedir. Ameliyat sırasında genellikle burun delikleri içinden girilerek burun üzerindeki cilt, altındaki kemik ve kıkırdak çatıdan serbestlenir. Ardından ameliyat öncesi planlara uygun olarak kıkırdak ve kemik dokulara, gerekli ise burun cildine de müdahale edilerek istenilen şekil verilmektedir. Sonrasında da cilt, yeni çatının üzerine geri yerleştirilerek kesiler kapatılır. Burun içinde şişliği azaltmak ve kemik çatının istenen şekilde kaynamasını desteklemek için ince ve kısa tamponlar yerleştirilir ve burun üzerine alçı kalıp uygulanarak ameliyat sonlandırılır.

Ameliyat sonrası…
Ameliyattan sonra burun estetiği hastaları ağrı hissetmezler. Anesteziden uyandıktan sonra 4-5 saatlik toparlanma sürecinin ardından hasta rahat bir şekilde evine gider. Burun kemiklerine müdahale edilen olgularda doku altına sızan kan, ince olan göz kapak cildi altında görünür hale geldiği için göz çevresi şişlik ve morluklar oluşur. Bu şişlik 3-4 günde, morluklar ise 7-10 gün içinde tamamen geçecektir. Bunun daha hızlı olması için evde ilk gün gözlere soğuk uygulaması yapılır ve birkaç gün hastanın başı yükseltilmiş olarak istirahat eder. Genellikle tampon 3. günde alınır, alçı da 7. günde çıkartılır.
Alçının çıkarılmasını takiben ilk 2- 3 hafta içinde burun şişliklerinde çok hızlı bir iyileşme olur. Hasta ve plastik cerrahın fark edebileceği kadar az miktardaki bir şişlik de birkaç ay içinde geçecek, ve burun 6 ay içinde son halini alacaktır.
Normale Donüş…
Birçok burun estetiği geçiren hasta, iki gün içinde ayağa kalkmakta, bir hafta sonrasında da okul veya masa başı görevlerine dönebilmektedir. Tamamen normal günlük aktivitelere dönüş ise birkaç haftayı bulmaktadır.
İki-üç hafta boyunca yorucu faaliyetlerden (jogging, yüzme, eğilme, cinsel ilişki gibi kan basıncınızı arttıran her türlü aktiviteyi) kaçınılmalı ve de ilk 4-5 ay boyunca burnun darbelerden koruması gerekmektedir. Kendini hazır hissettiği anda hasta kontakt lenslerini takabilir, ancak gözlük takmak için zamana ihtiyacınız var. Hafif gözlükler 3-5 ay içinde takılabilirken, ağır gözlüklerin takılması için 6 ayın sonunu beklemek gereklidir.

Yeni görünüm…

Ameliyattan sonraki ilk günlerde yüzde de morluk ve şişlik varken, çok daha iyi görüneceği unutulabilir. Özellikle Plastik cerrahi ameliyatları sonrasında hastalarda bir süre moral bozukluğu olması beklenebilir ve bu doğal karşılanır. Her tür ameliyatta olduğu gibi estetik ameliyatlarda da bir toparlanma ve iyileşme süreci gerekir.Her geçen gün burun daha iyi görünecek ve hastanın morali düzelecektir. İki üç hafta içinde ameliyat olduğu belli bile olmayacaktır. İyileşme süreci yavaş ve aşamalıdır. Özellikle burun ucunda gizli bir şişlik birkaç ay boyunca var olacaktır. Kesin sonucun ortaya çıkması bir yılı geçebilir.

Bu süreç içinde hasta aile ve arkadaşlarından beklenmedik tepkiler alabilir. Burunda önemli bir değişiklik görmediklerini veya çok değişik göründüğünü de söyleyebilirler. Ailesel veya etnik inançlara karşı yapılmış bir değişiklik olarak görüp bu nedenle içerleyebilirler. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa hastanın neden ameliyat olmak istediğini hatırlaması yeter. İsteklerine ulaşmışsa ameliyat başarılı olmuştur.

Göğüs Küçültme Ameliyatı

Göğüs Küçültme Estetiği: Op.Dr. Cenk Tokat,  Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı, İzmir    Mail: cenktokat@estetikplastik.org , GSM: 0532 5593849

Büyük ve sarkık göğüslere sahip kadınlar, estetik sorundan ayrı vücutlarının ön kısmındaki bu ağır dokular nedeniyle oluşan sırt ve boyun ağrıları, deri tahrişleri, kemiklerde aşınma ve solunum problemleri ile karşılaşabilirler. Ayrıca sütyen askıları omuzlarda bu ağırlıktan kaynaklanan çentikler oluşturabilmektedir.

Göğüs küçültme estetiği tıpta redüksiyon mammoplastisi olarak adlandırılır. Bu prosedür, fazla olan yağ, deri ve meme dokularının çıkarılarak göğüse daha küçük, hafif, estetik ve dolgun bir görünüm kazandırılması işlemidir. Aynı zamanda bu ameliyatta meme başı çevresindeki koyu alan olan aerolada da küçültme sağlanır.

Göğüs küçültme ameliyatı için en uygun adaylar…
Göğüs küçültme ameliyatı estetik nedenlerden ayrı fiziksel rahatsızlıklardan kurtulma amacı ile yapılmaktadır. Çoğu kadın bu ameliyatı , büyük ve sarkık meme dokularının onların fiziksel aktivitelerini kısıtlayarak rahatsız etmesi nedeniyle istemektedir.
Göğüs küçültme ameliyatı fiziksel rahatsızlık oluşturduğu taktirde çok erken yaşlarda da (17-18) yapılabilir; bununla birlikte genel yaklaşım göğüs tam olarak gelişmeden küçültmenin uygulanmaması şeklindedir. Bu nedenle küçültme ameliyatı için en uygun adaylar göğüs dokuları tam olarak gelişmiş, prosedürün mantığını anlamış ve gerçekçi beklentileri olan kişilerdir. Göğüs küçültme estetiği daha sonraki dönemde hamile kalıp emzirmeyi düşünen kadınlara önerilmemektedir, çünkü süt verecek bezlerin de bir kısmı çıkartılacak ve süt miktarı azalacaktır.

Tüm cerrahi girişimler birtakım belirsizlik ve riskler taşımaktadır…
Göğüs küçültme ameliyatı basit bir girişim değildir, fakat iyi bir estetik cerrahın elinde oldukça güvenilir bir ameliyattır. Yine de tüm cerrahi girişimlerde olduğu gibi göğüs küçültme ameliyatında da bir takım komplikasyonların, kanama, enfeksiyon veya anestezi komplikasyonlarının görülme ihtimali vardır. İleri yaşlı, sigara içen ve yara iyileşme problemleri olan bazı hastalarda ameliyat sonrası meme başı çevresinde yaralar çıkabilmekte, ancak bunlar antibiyotikli pomadların kullanımı ile tedavi edilebilmektedir. Göğüs küçültme ameliyatı kalıcı izler oluştursa da bunlar genellikle sütyen ve deniz kıyafetlerinin altında kaldığı için hastaları çok fazla rahatsız etmemektedir.

Bazı hastalarda ise estetik göğüs küçültme sonrasında meme başında veya tüm meme dokusunda his kaybı görülebilir. Çok ender de olsa bazen meme başı ve aerolayı besleyen damarlar zedelenebilir, bu da meme başı ve aerolanın ölümü ile sonuçlanabilir. Böylesine olumsuz bir komplikasyon görülse bile rekonstrüktif cerrahi teknikleri ile meme başı ve aerola yeniden oluşturabilir.

Ameliyatın planlanması …
Her hasta ve her estetik cerrah tercih edilen göğüs boyutu ve görünümü konusunda farklı düşüncelere sahip olabileceğinden ilk muayenede aday beklentileri konusunda açıkça konuşmalı, ve cerrahının önerilerini dikkatle dinlemeli, eski hasta fotoğrafları üzerinden elde edilebilecek sonuçlar hakkında gerçekçi beklentilere kavuşmalıdır. Estetik cerrah adayın yaşına, cildinin durumuna ve göğüslerinin boyut ve görünümüne bağlı olarak ameliyatına etkili olabilecek durumlar hakkında da konuşacak, uygulayacağı göğüs küçültme ameliyatını detaylı olarak anlatacak, risklerini belirtecek ve ameliyata bağlı kalacak izlerden haberdar edecektir. Aynı zamanda ameliyat sırasında tercih ettiği anestezi tipini, ameliyat ve hastane giderlerini olacağını anlatacaktır.

Ameliyat hazırlığı…
Göğüs küçültme ameliyatı öncesi mammografi (meme filmi) istenebilir. Aynı zamanda ameliyat öncesi yeme-içme alışkanlığından, sigara kullanımına ve kaçınılacak ilaçlara kadar birçok öneride bulunulur.

Kullanılacak anestezi tipi …
Göğüs küçültme ameliyatlarında genellikle genel anestezi tercih edilir. Bu tercihte tüm ameliyat boyunca uyunur. Uygun durumlarda sırttan iğne ile uyuşturularak ve uyanık olarak da ameliyat yapılabilir.

Göğüs küçültme ameliyatı…
Göğüs küçültme ameliyatlarında birçok teknik kullanılsa da sıklıkla tercih edileni çapa benzeri kesi ile yapılanıdır. Bunda kesiler aerola çevresinden başlayıp aşağı doğru inerek meme altı kıvrımın her iki ucuna kadar uzanmaktadır. Fazla olan göğüs dokusu, yağ dokusu ve deriyi çıkarılıp meme başı ve aerola’yı üst taraftaki yeni yerine taşınır. Ardından göğüsün her iki tarafındaki deri yeni konumundaki aerola altına taşınarak göğüse yeni estetik şekli verilir. Eğer koltuk altına doğru uzanan fazlalık yağ dokusu varsa liposuction (yağ emme) yöntemi ile alınabilir.

Birçok olguda meme başının damarları ve sinirleri korunmaktadır. Bununla birlikte eğer göğüsler çok büyük ve sarkık ise meme başı ve aerola ameliyatta tamamen çıkarılıp göğüse yeni şekil verildikten sonra deri aşısı şeklinde istenilen yere aktarılarak küçültme tamamlanmaktadır. (bu tercihte meme başı ve aerola da his kaybının olması kaçınılmazdır)
Estetik gizli dikişler genellikle aerola çevresi, bunun altında aşağı doğru uzanan çizgi boyunca ve tüm meme altı kıvrımda bulunur.

Ameliyatın sonrası…
Göğüs küçültme ameliyatı bitiminde pansumanların üzerinden elastik bandaj ile sarılacaktır. Ameliyat sahasında kan veya vücut sıvısı birikmesin diye yerleştirilmiş olan drenler birkaç gün yerleşik olarak kalacaktır.

Birkaç gün ağrı kesicilerle kontrol edilebilen ağrılar duyulması, dolaşma sırasında ve öksürme durumunda bir hafta kadar süren rahatsızlık hissedilmesi normaldir.
Elastik bandajlar birkaç gün sonra çıkarılacak ve onların yerine şişlik ve morluklar kaybolana kadar birkaç hafta estetik cerrahın önereceği destekleyici meme korseleri kullanmaya başlanır. Dikişler bir ile üç hafta içinde tamamen alınır.

Birkaç ay boyunca rastgele olan ve batma tarzında ağrılar hissedilmesi, şişliğe bağlı meme başı ve aerolada bir dönem uyuşukluk hissedilmesi de normaldir. Bunlar genellikle şişliğin kaybolması ile yaklaşık 6 hafta içinde normale döner.

Normale dönüş…
Her ne kadar ameliyattan sonraki gün ayağa kalkmak mümkün olsa da, göğüslerde ağrı olabileceği için ağır nesneleri kaldırmaktan veya itmekten birkaç hafta kaçınmak gerekir. Kesi hattı boyunca hafif sızıntıların olması veya kabuklanmaların görülmesi normaldir. Genelde birçok kadın 2 hafta sonra işlerine ve sosyal aktivitelerine geri dönmektedir. Aynı zamanda birkaç hafta cinsel ilişkiden de uzak durmak gerekir. Çünkü cinsel uyarılar, dikiş hattı boyunca şişmeye ve göğüste ağrı duyulmasına neden olabilir. Yaklaşık altı hafta boyunca da göğüslere sert temastan kaçınılmalıdır.

Yeni görünüm…
Bu arzulanan görünüm için göğüs küçültme ameliyatından sonra belli bir zamana ihtiyaç olduğu akıldan çıkarmamalı ve sabırlı olunmalıdır. Birkaç hafta sonra şişliklerin ve morlukların çoğu kaybolacaktır. 6 ay veya 1 sene içinde göğüsler yeni şekillerini tam olarak almış olacaktır. Bununla birlikte yerçekiminin, hormonal yapının, kilo değişimlerinin veya daha sonraki bir hamileliğe bağlı bir miktar sarkmanın olması da kaçınılmazdır.

Tüm estetik cerrahi girişimlerinde olduğu gibi göğüs küçültme ameliyatı da vücut görünümünde hızlı bir değişim yaratmaktadır. Bu ameliyatı takiben hasta fiziksel rahatsızlıklarından kurtulduğu gibi, vücut şeklini daha fazla beğenecek ve kıyafetleri içinde kendini daha güzel hissedecektir.

Göğüs Büyütme Ameliyatı

Göğüs Büyütme Estetiği: Op.Dr. Cenk Tokat,  Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı, İzmir    Mail: cenktokat@estetikplastik.org , GSM: 0532 5593849

Augmentasyon mammoplasti olarak bilinen göğüs büyütme ameliyatı kadın göğüsünü boyut ve şekil olarak büyütmek için uygulanan cerrahi bir girişimdir. Göğüsün arkasına yerleştirilen meme protezleri ile göğüs çevresi ölçümleri bir veya birkaç sütyen ölçüsü şeklinde arttırabilir. Bu ameliyat aşağıdaki durumlarda uygulanabilir;
-Göğüslerini küçük bulan kadınlarda kişisel nedenlerden dolayı,
-Hamilelik sonrası küçülen göğüs boyutunu düzeltmek için,
-Farklı boyutlardaki göğüslerin simetrisini sağlamak için,
-Meme kanseri cerrahisinden sonra meme rekonstrüksiyonu amacıyla.

Bu sayfada yazılanların göğüs büyütme ile ilgili tüm soruları yanıtlaması imkansız olduğundan kafanızda soru işareti bırakan herhangi bir durumda estetik cerrahınıza başvurmanız en doğru eylem olacaktır.

Göğüs büyütme ameliyatı için en uygun adaylar…

Göğüs büyütme ameliyatı görünümünde değişime neden olup, bireyin kendine olan güvenini arttıracaktır. Eğer birey fiziksel olarak sağlıklı ve beklentileri konusunda gerçekçi ise; bu göğüs büyütme ameliyatı için iyi bir adaydır.
Göğüs büyütme ameliyatında kullanılabilen meme protezlerinin tipleri…
Piyasada FDA (Food and Drug Administration) onaylı silikon jel ve serum fizyolojik solusyonu ile dolu olan silikon kaplı meme protezleri bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda delinip de vücuda yayılmadığı sürece silikon dolu meme protezlerinin vücuda olumsuz bir etki yarattıkları henüz ispatlanmış değildir.
Tüm cerrahi girişimler birtakım belirsizlikler ve riskler taşır…

Göğüs büyütme ameliyatı göreceli olarak basit ve güvenilir bir girişim olsa da her cerrahi girişimde olduğu gibi, cerrahi risklerin ve bu ameliyata has özel komplikasyonların görülme olasılığı vardır.

Komplikasyonların arasında en sık görüleni yerleştirilen meme protezinin çevresinde gelişen kapsülün kontraksiyonudur (kasılması). Bu genellikle her meme protezi uygulamasında meydana gelen kapsülün bazı olgularda aşırı katılaşarak yerleştirilen meme protezini sıkıştırması ile ortaya çıkar. Bu durumda meme protezi yumuşak formunu kaybederek çok sert bir yapıya dönüşür ve üstündeki deriyi de kendine çektiği için göğüste şekil bozukluğu oluşturur. Kapsüler kontraktür bir kaç yolla tedavi edilebildiği gibi bazı olgularda meme protezinin çıkarılarak, göğüs içindeki kapsülün temizlenip protezin tekrar yerine konulmasını gerektiren ikinci bir ameliyata ihtiyaç duyulabilir.

Her cerrahi girişimden sonra ameliyat sahasında bir miktar kan sızıntısı normaldir. Ancak göğüs büyütme ameliyatını takiben aşırı kan sızıntısı, ameliyat sahasında kan birikimine ve buna bağlı şişlik ile ağrıya neden olabilir. Bu durum hastanın dayanamayacağı kadar fazla olduğunda kanamanın kontrol edilmesi ve biriken kanın boşaltılması için ayrı bir ameliyata gereksinim duyulabilir.
Nadiren de olsa bazı hastalarda yerleştirilen meme protezi çevresinde enfeksiyon gelişebilir. Bu herhangi bir zamanda oluşabilse de genellikle göğüs büyütme ameliyatını izleyen ilk hafta içinde görülmektedir. Tıbbi tedavi ile kontrol edilemeyen bazı olgularda meme protezinin çıkarılıp enfeksiyon geriledikten sonra yeni bir protezin yerleştirilmesini gerekli kılabilir.

Bazı hastalarda ise göğüs büyütme ameliyatını takiben meme başında aşırı hassasiyet, meme başında his azalması ve hissin tamamen kaybının da görüldüğü bildirilmiştir. Büyütme ameliyatından sonra kesilerin yakınlarında bir dönem his kaybının olması normaldir. Bu bulgu genellikle zamanla kaybolmakta ise de bazı kadınlarda kalıcı olabilir.

Meme protezlerinin üreme, hamilelik ve süt vermeyi etkilediğine yönelik herhangi bir kanıt yoktur. Bazı olgularda ise göğüs büyütme ameliyatını takiben birkaç gün boyunca süt salgısının olduğu gözlenmiştir.

Meme protezi delinip, içindeki materyal göğüs içine sızabilir. Delinme genellikle dışarıdan olan çok şiddetli bir travma veya darbe nedeniyle olmaktadır. Bu durumda tuzlu su ile dolu olan silikon meme protezleri birkaç saatte boşalacak ve bu steril tuzlu suyu vücut absorbe edecektir. Eğer delinen silikon jel ile dolu olan bir meme protezi ise bu durumda iki durum söz konusu olabilir. Bunlardan ilkinde silikon kılıf delinse de meme protezinin çevresinde oluşan kapsül zarar görmemiş ise göğüste herhangi bir değişim görülmeyebilir. Ancak silikon kılıfla beraber kapsül de zedelenmiş ise, dışarıdan olan basınca bağlı olarak meme protezinin içindeki silikon jel çevredeki meme dokularına yayılacaktır. Bu durumda jel göğüs içinde birikebilir, ve çevresinde yeni bir kapsül oluşturur. Ya da vücudun diğer bir bölgesine yayılabilir. Bu durumlarda göğüsün şeklinde ve yapısında değişiklikler olacaktır. Her iki tür delinme tipinde de delinen meme protezinin çıkarılıp, çevrede oluşan hasarın temizlenerek yeni bir meme protezinin yerleştirilmesini gerektiren bir ameliyat yapılmalıdır.

Bazı kadınlarda meme protezi kullanımı ile otoimmun bağ dokusu hastalıklarına benzeyen belirtiler oluştuğu gözlemiştir. Bu belirtiler arasında eklem ağrısı ve şişliği, ateş, yorgunluk ve göğüs ağrısı sayılabilir. Ancak yapılan araştırmalarda meme protezi kullanımı ile otoimmun hastalıklar arasında kesin bir bağ olduğunu kanıtlanamamıştır.

Bununla birlikte meme protezi kullanımı ile göğüs kanseri oluştuğuna yönelik hiçbir kanıt yoktur.

Meme protezi yerleştirilen birçok kadında bu riskler oldukça az oranda görülse de kafanızda oluşan soruları gidermek için cerrahınıza danışmak yapılacak en doğru girişim olacaktır.

Göğüs büyütme ameliyatının planlanması…

İlk muayenede estetik cerrah adayın genel sağlık durumunuzu değerlendirecek, durumuna ve deri kalitesine uygun olarak düşündüğü girişimi detaylı olarak anlatacaktır. Çünkü göğüsün küçük olmasının yanında sarkıklık da olabilir; bu durumda cerrah aynı zamanda göğüs dikleştirme ameliyatı olan mastopeksi’yi de önerebilecektir.

Bu dönemde aday estetik cerrahı ile göğüs büyütme ameliyatı ile ilgili beklentilerini açıkça konuşmalıdır. Aynı zamanda cerrahından anestezi tipini, uygulayacağı girişimi, bunun alternatiflerini, büyütme ameliyatının risklerini, hastanede tahmini kalış süresini ve ameliyatın maliyetini açıkça anlatmasını istemelidir. İlk muayenede mutlaka sigara veya başka bir ilaç kullanıp kullanmadığını da cerrahına anlatmalıdır.

Göğüs büyütme ameliyatının hazırlığı…

Estetik cerrah göğüs büyütme ameliyatı öncesi adaya, yeme içme alışkanlığından, sigara ve ilaç kullanımına kadar bir takım önerilerde bulunacaktır. Bu hazırlık döneminde adayın hastanede kalış süresinde yanında kalacak ve onu eve götürecek bir kişiyi de ayarlası gereklidir.

Anestezi tipi…

Göğüs büyütme ameliyatı genellikle genel anestezi altında yapılan bir girişimdir. Bu tercihte hasta ameliyat boyunca uyuyor olacaktır. Ancak bazı cerrahlar göğüs büyütme ameliyatını sedasyon ve lokal anestezi altında yapmaktadır. Bu tercihte ise ameliyat boyunca uyanık ama ağrısız olacaktır, ancak hastaların çoğu bu durumda huzursuz olmaktadırlar.

Göğüs büyütme ameliyatı…

Meme protezinin yerleştirilmesi ve pozisyonunun belirlenmesi adayın anatomik yapısına ve cerrahın göğüs büyütmedeki tercihine bağlıdır. Meme protezinin yerleştirileceği kesi 3 farklı yerden olabilir. Bunlar; meme altı çizgi, meme başındaki koyu alanın bittiği yer ve koltuk altı bölgeleridir. Burada amaç kesiye bağlı gelişecek izin en az görülecek alana yerleştirilmesidir.

Açılan bu kesiden çalışan estetik cerrah, tüm göğüs dokusu ve üzerindeki deriyi tercihine bağlı olarak göğüs kası üzerinden veya kasın altından ayırarak meme protezinin girebileceği bir cep oluşturacaktır. Kas altına yerleştirilen meme protezlerin daha az oranda kapsül kontraksiyonu geliştirdiğine inanılmaktadır. Bundan sonra tercih edilen meme protezi hazırlanan bu cep içine yerleştirilip kesi kapatılacaktır. Ameliyat sahasında kan ve vücut sıvısı birikimini önlemek için dren yerleştirilebilir.

Göğüs büyütme ameliyatı 1-2 saat sürer. Kesiler atılan dikişlerle kapatılır ve bunların üzeri pansumanla örtülür.

Göğüs büyütme ameliyatının sonrası…

Göğüs büyütme ameliyatınızın ardından ilk birkaç gün hasta kendini bitkin hissedebilir, fakat ilk veya ikinci günden sonra genellikle ayağa kalkıp yürüyebilir. Ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıkların çoğu ağızdan alınacak ağrı kesici ilaçlar ile giderilecektir. Protezin kas altına yerleştirildiği olgularda ise ağrı biraz daha fazla olacak, ve birkaç gün daha fazla sürecektir. Bu durumda ağrı kesici tedavi değiştirilebilir. Birkaç gün sonra pansumanlar çıkarılıp destekleyici sütyen kullanımına geçilir. Göğüs büyütme ameliyatından sonra birkaç hafta meme başında yanma hissedilebilir, ancak bu yanma hissi her geçen gün azalan nitelikte olacaktır. Göğüslerdeki şişliklerin kaybolması 3-5 haftayı alabilir.

Normale dönüş…

İşe geri dönüş, işteki aktiviteye bağlı olmakla birlikte birkaç gün içinde olabilir. Egzersiz ve tam günlük aktivitelere dönüş birkaç ayı alacaktır. Göğüsler, büyütme sonrası ilk 2-3 hafta oldukça hassas olacağı için direkt temastan kaçınılmalıdır. Kesilere bağlı oluşan izler ilk 6-8 hafta boyunca sert ve pembe bir görünümde olacaktır. Daha sonra birkaç ay boyunca aynı boyutta kalacak veya bir parça genişleyecektir. Bundan birkaç ay sonra ise oluşan iz solacak ancak asla kaybolmayacaktır.

35 yaş üstü hastalar göğüs büyütme ameliyatının ardından rutin olarak meme görüntüleme tetkiklerine devam etmelidirler. Ancak bu hastalar radyoloji uzmanlarını meme protezine sahip oldukları konusunda uyarmalıdırlar.

Göğüs büyütme ameliyatının sonrası yeni görünüm…

Göğüs büyütme ameliyatı geçiren bireyler değişen görünümlerinden mutlu olmaktadırlar. Erken dönemdeki birkaç günlük ağrı unutmakta ve elde edilen değişimin keyfi yaşamaktadırlar. Ameliyat sonrasında düzenli muayene ve uygun hastalarda belli aralıklarla yapılan meme görüntüleme tetkikleri oluşabilecek komplikasyonlar önceden tespit edilerek erken dönemde ve en az hasarla çözülebilme şansını verecektir.