“Benim aklım ermez ağabey, ben ekmeğimin peşindeyim”

Gece saat 23:30 civarı
Buz gibi bir hava…
Göztepe’de bir taksi durdurdum
Şoförü, kapkara tenli, parlayan gözleri yorgun ama gülerek bakan aslan gibi bir çocuk…
Adı: İlyas
Henüz 23 yaşında…
Diyarbakırlı
Havadan sudan derken laf döndü dolaştı teröre geldi
“Ne diyorsun bu terör meselesine?”diye sordum
“Benim aklım ermez ağabey, ben ekmeğimin peşindeyim” dedi
Belli ki bir şeylerden korkuyordu
Üstelemedim…
Kısa bir sessizliğin ardından bu sefer İlyas sordu
“Ağabey sen ne iş yapıyorsun?”
“Gazeteciyim…”
“Bir şey soracağım sana! Benim aklım ermiyor bu ülkede Diyarbakırlı olmak suç mu?”
“Ne münasebet, niye suç olsun ki?”
Dayanamadı ve başladı anlatmaya
İlyas askerden yeni gelmiş ve iş arıyormuş
Çalınmadık kapı bırakmamış
Tek isteği sigortalı bir yere kapağı atabilmek
En son birkaç ay önce bir iş görüşmesine gitmiş
Yapacağı iş yine şoförlük alacağı ise asgari ücret(498 YTL)
Bu sefer şansı yaver gitmiş görüşmeyi yapan patron sevmiş İlyas’ı
“Peki” demiş “Sen iyi bir çocuğa benziyorsun yarın gel başla”
İlyas sevinçten neredeyse orada göbek atacak
“Kesin mi?” diye sorunca patron basmış kahkahayı
“Kesin tabi kara oğlan! Yarın 8 buçukta gel al arabanı! Bu arada senin memleket neresiydi?”
“Bismil” demiş İlyas
“Hangi Bismil??? Diyarbakır mı?”
“…”
Sonrasını İlyas’tan dinleyin:
Bir anda adamın yüzü değişti
Bir telaş içinde sekreterini çağırdı
‘Arkadaşın telefonunu alın biz arayalım’ dedi
15 gün geçti arayan yok
1 ay geçti yok
Ben arıyorum, telefonlarıma çıkmıyor
Dayanamadım atladım gittim yerlerine
Adam beni görünce önce şaşırdı
Bir aydır sizden haber bekliyorum. ‘Yarın başlayacaksın’ demiştiniz? dedim
Gözlerini kaçırarak ‘Afedersin delikanlı bizim sekreter kız unutmuş işte!
O işe adam bulduk. Benim bir akrabam vardı onu aldım’ diye cevap verdi.
Daha fazla tutamadım kendimi:
“Yalan söylüyorsun! Sen beni Diyarbakırlı olduğum için işe almadın. Çünkü benim PKK’lı olduğumu düşünüyorsun. Değilim! Hiçbir zaman da olmayacağım.
Merak ediyorsan söyleyeyim
Askerden geleli 3 ay 10 gün oldu
Şırnak’taydım
11 ay dağda PKK’lı terörist kovaladım
En az senin kadar bu ülke için savaştım
Eğer gerçekten derdin terörse şunu da aklına koy senin şehirde yaptığın bölücülüğü en azılı terörist dağda yapamıyor! Bu yaptığını duysalar resmini göğsünde taşırlar”

Hikayenin doğruluğundan emin olmak için
Anlattığı iş yerini de aradım
İş yeri sahibi İlyas’ı hatırladı ve olayı aynen kabul etti
Hatta utanmadan bir de bu hikayeyi yazarsam canımı sıkacağını söyledi
Bunun üzerine
Kıymetli bir ağaçtan yapılmış lüks çalışma masasının üzerindeki kutudan boş bir kağıt aldım,
Ön tarafına
bana ulaşabileceği telefonları ve adresimi yazdıktan sonra “Hayırlı İşler” dileyip orayı terk ettim
İlyas’ı tanıdığım günden beri bu hikayeyi anlatırken ki çaresizliğini unutamıyorum

Efendim?
Kağıdın arkasına ne mi yazdım? 
 “Canımı bundan daha fazla sıkamazsın ama yaparım diyorsan denemeyen şerefsizdir!!!”

 

                                                         *** 

CUMHURİYETİMİZE DAİR


İsmail Küçükkaya:
Akşam gazetesi Ankara Temsilcisi
Genç kuşağın en başarılı gazetecilerinden biri…
Aynı zamanda bizim meslekte nesli tükenen-başkalarının değil kendi fikirlerini savunan bir gazeteci
Küçükkkaya’nın yeni kitabı “Cumhuriyetimize Dair” çıktı
şu sıralar herkesin söyleyecek en az bir paragraf sözü olan Cumhuriyet konusunda son yıllarda yazılmış en güzel eser…
İsmail Küçükkaya soruyor
Prof.Dr.İlber Ortaylı, Prof.Dr. Deniz Ülke Arıboğan ve Himi Yavuz cevaplıyor
Evinizde bir kütüphaneniz varsa mutlaka bulunması gereken bir başyapıt,
Mutlaka okuyun!

candastolgaisik@mynet.com