Geçen yıl ekim ayında Suriye lideri Beşar Esad Türkiye’yi ziyarete geldiğinde terör örgütü PKK ile mücadelede ilk kez bu kadar net bir şekilde destek mesajları vermişti.
Ben de “ Eğer oğul Esad, babasının izinden gitmez ve sözlerinin arkasında durursa PKK’nın içten çöküş süreci başlar” diye yazmıştım.(18 Ekim 2007 POSTA)


Suriye’nin desteğini çekmesiyle PKK’nın içten çöküşünün bağlantısını kurabilmek için terör örgütünün yapısını iyi anlamak gerekir 

PKK 1978’de Diyarbakır’da kurulduğu günden beri iki ana grubun etkisi altında yönetiliyor: Suriyeli Kürtler ve Irak’lı Kürtler.
(Not: Sanıldığının aksine Türkiye kökenli Kürtlerin örgüt içersinde hiçbir zaman etkin rolleri olmadı. Türkiye Kürtlerinin büyük bir kısmı köylerinden tehditle, zorla kaçırılarak PKK’ya katılmak zorunda bırakıldıklarından örgüt içersinde getirildikleri en üst düzey görev hiçbir zaman sözde tim komutanlığı ya da bölge komutanlığını geçmemiştir.)
Suriye’nin 25 yıldır, her dönem PKK’yı destekliyor olması ve en zor günlerinde dahi teröristlere sığınacakları güvenli bir liman vazifesi görmesi Suriye Devleti ile kurulan bu ilişkinin mimarı Suriyeli Kürtlerin elini örgüt içinde her zaman güçlü kılmıştır.
Fakat son dönemde Suriye’nin PKK’yı açıkça terör örgütü ilan etmesi ve Türkiye ile yakınlaşması Suriyeli PKK’lıların fazlasıyla tadını kaçırdı. Bunun üzerine PKK’nın Avrupa organizasyonu tarafından Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesi/düzeltilmesi amacıyla Ocak 2008′de bir karar alındı. Buna göre dağ kadrosu HPG’nin başına aslen Besman aşiretinden gelen bir Irak Kürdü olan Murat Karayılan’ın(Cemal Kod) yerine bir Suriye Kürdü olan Fehman Hüseyin( Dr Bahoz Kod) adlı terörist getirildi.
Acımasız bir katil olarak nam salan Fehman Hüseyin’in en büyük hedefi Kandil’de sıkışan PKK’yı kısmen kendi ülkesine yani Suriye’ye taşıyabilmek.
Fakat Fehman Hüseyin’in önünde çok büyük bir engel var. O da terörist başı Öcalan’ın yakalandı günden bu yana PKK’nın askeri kanadının başında bulunan ve örgüt içinde son derece etkili bir terörist olan Murat Karayılan! Karayılan’ın koltuğuna oturmak hiç de kolay değil! Bu yüzden şu anda PKK’nın dağ kadrosu Karayılancılar ve Hüseyinciler olmak üzere ikiye bölünmüş durumda. Aralarında zaman zaman şiddetli çatışmalar çıkıyor. Hatta işi birbirlerini zehirlemeye kadar götürüyorlar.
Fehman Hüseyin’in Karayılan ile sözde liderlik mücadelesinden galip ayrılabilmesi için bir an önce Suriye’den destek alması şart. Aksi halde Karayılan ve PKK içindeki destekçilerinin baskılarına dayanması zor!
Bu noktada Türkiye’nin derhal bölgede aktif bir diplomasi yürüterek terör örgütü PKK ve Suriye Devleti’nin temasına engel olması gerekir.

                                                                   ***
MİT UYUYOR MU?

Terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan bir zamanlar PKK’nın Türkiye’de işlediği en kanlı cinayetlerin baş aktörüdür.
Uzun süre önce PKK’dan kovulan ve ailesiyle önce Suriye’ye ardından da Irak’a yerleşen Öcalan hakkında birkaç gün önce hemen hemen bütün gazetelere de yansıyan bir haber çıktı: “Osman Öcalan Irak’ta fırın açtı. Ticaretle uğraşıyor.”

 

Bu haber MİT için bir utanç abidesidir. Çünkü yüzlerce insanımızın katili bir teröristin sınırımızın birkaç yüz kilometre uzağında hem de hiçbir koruma olmadan esnaflık yaptığı haberleri dolaşırken bu ülkenin istihbarat birimleri bunu gazetelerden okumakla yetinemez.
Yoksa Osman Öcalan’a özel bir af çıktı da benim mi haberim yok?

 

                                                                ***
TUBA ÖZAY

Dün bir magazin programında Tuba Özay’a rastladım
İki hafta önce cezaevinde zırıl zırıl ağladığı günleri unutmuş hayat dersleri veriyordu.
Zannedersin Jean Paul Sartre mezardan çıkmış “Varoluşçuluk” anlatıyor.

 


“Allahın parmağı yok ki adamın gözüne soksun” diye bir laf vardır bilir misiniz?
Allah’ın bir şeyleri insanlar anlasın diye açıkça gözler önüne serdiği kesin
Ama o parmağın girdiği göz bizim gibi kandırılmaktan ve duyguları sömürülmekten harap olmuş enayilerin gözü mü
Yoksa Tuba Özay gibi 3 gün cezaevinde kalıp ( Bu süre zarfında neredeyse her hafta sonu farklı bir tv’de röportajı çıksa da) hidayete erdiğini zannedenlerin gözü mü orası belli değil!

 candastolgaisik@mynet.com