Davulun Sesi
2 Eylül 2009 Çarşamba
İhbar Et Etiketler : candaş tolga işık postaPOSTA’dan…
Bir an için düşünün…
Sabah evladınızı evden tek parça uğurluyorsunuz…
Akşam bir kutunun içinde çocuğunuzun kafası ve vücudu ayrı geliyor.
Aklınızı yitirirsiniz değil mi?
O saatten sonra ne yapsanız yeridir değil mi?
Ne eliniz iş ne de aklınız fikir tutar değil mi?
Çıldırırsınız değil mi?
*
Heh işte Münevver’in babasının durumu da aynen bu!
Adam çıldırdı.
Gazetelere, internet sitelerine Münevver’in babasını kınayan mailler atmadan önce bir daha düşünün:
Psikopatın biri sizin evladınızın kellesini koparıp kayıplara karışsa ne yapardınız?
*
Şunu da unutmayın:
Burası Türkiye!
1999’da deprem oldu 15 bin kişi öldü…
1 yıl sonra 2000’de kimse depremi hatırlamıyordu.
Şimdilerde 17 Ağustos’tan 17 Ağustos’a…
Böyle bir ülkede üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hala Münevver Karabulut cinayeti konuşuluyorsa bunu en çok Münevver’in babasının medyatikliğine borçluyuz.
Adam biliyor…
Ülkesini çok iyi tanıyor…
Biliyor ki ana habere çıkmadığı gazetelere röportaj vermediği gün kızı kim vurduya gitmiş olacak.
O yüzden 3 değil 30 milyon istese yeridir.
*
Sürekli medyada görünmesi hoş değilmiş.
Niye?
Futbol yorumu mu yapıyor?
Kürt Açılımını mı tartışıyor?
Sen adamın ciğerini sök ondan sonra
“Bağırma” de
“Şaşırma” de…
Bağırır da şaşırır da!
*
Oturduğunuz yerden adamcağıza kızmayın…
“Ben olsam şöyle yapardım, böyle yapardım” havalarına girmeyin…
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Bu ülkede hiç kimsenin Süreyya Karabulut’a edecek tek satır lafı yok.
Eleştirel, yorumcu kimliğinizi memleketi yönetenler için kullanın.
He yok ille de 6 aydır faili bulunamayan bir cinayetin baş mağduruna artistlik yapacaksanız…
Gidip o psikopatı getirin sonra kime isterseniz ona sövün!
