Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

SÖZ VERMİŞTİN!

28 Kasım 2008 Cuma | Kategori Aşk 2

          Ayrılık; hasretleri dindirmekteydi. Savrulduğum onca yürekte hayat bulmak çok zordu. Ama istediğim gibi birini bulamamaktan, rüzgârla savruldum. Güneş beni aydınlatan bir lamba gibiydi ama ilk beni yaktı, küle dönderdi.

Devamı için tıklayın »

YOLCULUK SONRASI!

18 Kasım 2008 Salı | Kategori Aşk 11

          Şehirlerarasında yolculuk yapmakta olan iki insanın, iki aşkın, iki kişiliğin ruhları anlatılmaktadır. Çok seven, sevilenler arasında yaşamaktadır, unutulmamıştır.

Devamı için tıklayın »

KOCA BİR YOKLUK!

15 Kasım 2008 Cumartesi | Kategori Aşk 4

          İnsanların sevmeleri için en iyi zamanın, ayrılıklarını yaşadıkları zamanlar olduğunu fark ediyorum. Ayrılık zamanlarında aşılan bir sürü sözün arkasında duramama arzusunu gerçekleştiriyoruz. Senden sonra sevmeyeceğim demeleri, senden sonra kalbimin kapalı kutusuna geri döneceği ve hayatımın sonuna kadar kimselere açmayacağım gibi kelimeler sarf edilir. Giden, gelen için bir başlangıçtır. Gönderen, bir bekleyiş içerisindedir. Sevdiğinin geri geleceğini, sonsuz sevgiyle bağlandığı kişinin her daim yanın da olacağını hissetmeleri başladığında çoktan gemi limanı terk etmiş olacaktır. Yıllarca beklemeler başlayacaktır. Giden kalana düşse de giden bekletmeyecektir. Kendinden haber aldırmayacaktır, belki de çok sevdiyse yaşayamayacaktır.

Devamı için tıklayın »

YANIMDASIN!

11 Kasım 2008 Salı | Kategori Aşk 8

 

          Senden neden vazgeçemiyorum bilmiyorum ama seni eskisinden daha çok özlediğimin farkına varmaktayım. Son zamanlarda benden çok uzaklaştın. Uzaklaşmaya, sanki unutmaya, yok etmeye çalışıyorsun. Ben sende yok olursam eğer, sen bende daha çok var olacaksın. Bunu denedim ve gördüm. Halen daha seni unutamadıysam, senden vazgeçemediysem ve halen daha seni seviyorum diyebilmişken ne olur gel. Çok yalnızım.   

 

          Sen bende yok olmayacaksın bunu bilmeni istiyorum. Sen ben de hep vardın ve varlığının yokluğunu halen daha yaşamaktayım. Şimdi belki de özlemlerini, mutluluklarını beraber yaşayacağız. Ben sende var olmaktayım. Sen yanlış yapmamaktasın ama benden uzaklaşmaktasın.

 

          Hayatımda çok iyi zamanlar geçirmiş olmama rağmen seni unutamadım. Eğer unutsaydım seni, hissetmem söz konusu bile olmazdı. Ben seni yıllar sonra bile çok iyi hissedebiliyorum. Nasıl olduğunu, ne yaptığını, tam manasıyla neler yaşadığını hissedebiliyorum. Ben senin gibi, seninle yaşıyorum.

 

          Yaklaştıkça, kaybediyorum seni. Sende beni kaybettiğin için belki de üzgünsün. Ben senden, sevginden vazgeçmedim. Senden ve sevginden vazgeçersem eğer hayallerimden de vazgeçmek zorunda kalacağım. Yıllar önce yazıyordum, şimdi de yazmaktayım. Demek ki senden vazgeçmedim, hayallerimden vazgeçmedim.

 

          Bazen insan hayat boyunca hıçkırırcasına ağlaması gerekir ve ağlar. Bu bir kalp sızısıdır. Ben sensiz bir gün bile geçirmezken sen bensiz o hayalinin yanında sessizce bekliyorsun. En büyük acı insanın mutluluklar içerisinde yok olmaya çalışmasıymış. Sen beni mutlu bir şekilde bulduğun için gerçekten de şanslıydın. Sana hayat veren ben şimdi sensiz hayata küsercesine ağlamaktayım. Sen hala susmaktasın. Elbette susma konusunda haklı olabilirsin ama neden olduğu konusunda bir bilgim olsaydı bu kadar üzülmezdim. Yıllar önceydi, yazıyordum. Şimdide yazmaktayım. Gidersen yine yazacağım. Elbette gittiğini değil, geleceğini yazacağım.

 

          Sen beni gerçekten sevmiş olduğunu bilmem çok farklı bir durum. Bazı kelimelerin içine saplanıp kalmakta. Hep aynı değirmende dönmek o kadar çok kötü ki. Bir bilsen, bir anlayabilsen. Ben senin mutlu olmanı, iyi olmanı istiyorum. Sen gittiğin için değil, gelemediğin için yazıyorum. Seni yazarak bitirseydim eğer şimdi yanında olmayacaktım. Bittiğin için bende tüketemiyorum, yok edemiyorum. Biten sen değilsin, buna eminim. Yavaş yavaş ben bitiyorum. Ne sen bende var oldun bunca zamandır ne de ben sende. Belki de artık ayrılık yaşamamaktayız.

 

          Bazen umudunu kesersin ve işte o zaman her şey yeniden başlamaya devam eder. Seni bir müddet daha umutlandırır. Aslında bu bir mucize gididir. Yeniden başlamak için değil, çok geç olduğunu hatırlamak için de değil. Sadece; hiçbir karşılık beklemeden devam etmek. Eğer karşılık bekleseydim bıraktığın zaman ilk önce numaralarım değişecekti, sonra düşüncelerim ve en sonda yazma alışkanlığım. Hep aynı kaldım. Sende aynı kalmışa benziyorsun. Çünkü şu an yanımdasın.

SEN GELİYORSUN!

5 Kasım 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 4

          Yokluğunu bekliyorum, kaybetmişliğimi, acılarımın dinmesini bekliyorum. Bir kaçamak gibi gittiğin o yollardan, yıllar geçmesine rağmen dönmeni bekliyorum. Bir boşlukta yaşıyorum; her gün, her gece. Sabahları kalktığımda senin gittiğin o garda, bankın üzerinde bekliyorum. Çok zaman geçmesine rağmen geleceğini ümitle bekliyorum. Sen geleceksin bunu biliyorum ama herkes bana; o gitti, gelmez diyor. Ben ise umudumu kaybetmedim, gittiğini onlardan duymuştum ama geleceğini umutlarım söylüyor.

Devamı için tıklayın »

BU SÖZÜMÜ DE UNUTMA!

1 Kasım 2008 Cumartesi | Kategori Aşk 4

          Hiç sevdiğime pişman olmadım. Bu yüzden sevmelerden sevildim. Belki de bu yüzden insanlar sevdikleri kadar sevilirler. Gidenlerin geri gelmesini ister çoğu insan. Bu hiç olmamış denecek kadar azdır. Gelen gerçekten seven, giden gerçekten terk edenmiş. Beni böyle mutlu bir günde bıraktığın da anladım. Seven gelendir, gerçek mi yoksa yalan mı olduğunu da kaybolan zaman söyleyecektir.

Devamı için tıklayın »

YOKLUĞUNUN NÖBETİNİ TUTUYORUM!

24 Ekim 2008 Cuma | Kategori Aşk 14

         

          Olmuyor, yapamıyorum. Belki de hayatımın sonuna kadar başaramayacağım için korkuyorum. Aslında seninle ben bütün korkularımı yenmişken, şimdi bir yenisine daha kucak açıyorum. Gidenlerin ardından, kalanları yazıyorum.

Devamı için tıklayın »

AYRILIK SANCISI!

17 Ekim 2008 Cuma | Kategori Aşk 4

         Dön demiyorum, dönmeyeceksin biliyorum. Öyle çaresizim ki sensiz bu ayrılıkta. Yaşayamıyorum tek başıma. Seninle aştığımız bir sürü yol vardı, bilmem farkında mısın? Şimdi seni özlüyorum. Belki bulamamamın sebebi de bu. Yok, artık bitenlerle yaşıyorum.

Devamı için tıklayın »

SEN BENİMLESİN!

9 Ekim 2008 Perşembe | Kategori Aşk 18

          Yakınında olduğum zamanlar, uzağında gözüküyordum. Sen hayatımın en iyi gecesinde çıka geldin ve ben belki de hayatımın sonuna kadar senin hayatına girememiştim. Bundan eminim; uzağımda olduğun için, uzandığında tutamayacağın için sevmedin ve hep kaçıp gittin. Bir şey demeden, bir şey istemeden ve şimdi şuna eminim ki artık canımı istemektesin. Sana verebileceğim bir canım daha var yaşantımda, yaşayacağım bir ömürde ve senin yok olmanı, gitmeni, üzülmeni istemediğim gecenin ertesinde.

Devamı için tıklayın »

BİR GECE YARISI, GİT!

3 Ekim 2008 Cuma | Kategori Aşk 2

 

          Ölümün geldiğini görüyorsun ama peşinden inan koşan olmaz. Hep ölümün peşinden koşmasını beklersin. Bu senin en doğal hakkın. İnsanlar çoğu zaman bu düşünceyle peşlerinden koştuklarının haberini alırlar. Yıllar sonra beklerler ha öldü ha ölecek. Ben senin yıllar sonra ölmeni bile istemiyorum. Ben senden önce ölmek istiyorum. Senden önce öldüğümde herşeyin daha çok değer kazanacağını umuyorum. Seni bırakıp hiç gitmedim. Sen beni bırakıp gittin galiba. Yıllar sonra gelen mutluluklar, gözyaşından başka birşey olmayacaktır. Ölümün böyle güzel olmasını çok isterdim ve en önemlisi senden önce ölmek isterdim.

          Sen aslında benimle beraber ölmek isterken ben senden ayrı bir şehirde ölmek isteyeceğim. Senin nerede öldüğünü bilemeyeceğim için mutsuzum. Böyle uzak ölmek o kadar çok kötü ki. Bayramlar mutlu olmak içindir, içindeki o mutluluğu yansıtmanın tam gecesidir. Ben sana ulaşamadığım için, senden koptuğum için, sensiz olduğum için mutsuzum galiba. Sen benim mutlu olmamı isterdin ve mutlu bir şekilde yaşamamı isterdin. Galiba bunu başarıyorsun. Seni görmesemde, elini tutmasamda, gözlerinin içine bakmasam da senden önce ölmeyi isteyeceğim Bir insan.bu kadar çok mu ister ölümü, bu kadar çok mu bıkmışım senden diye düşünüyorum. Galiba senden uzakta kalmak beni istiyor, ölmemi istiyor, yalnız kalmanı istiyor.

          Eğer benden kopmasaydın ya da en acı gününde yanında olsaydım başının saçlarını omzumun üzerinde olmasını gerçekleştirecektim. Galiba benden sonra bulursun bu güzel resmin sayfasını. Hayat bazen acımıyor bana ve bende bundan sonra yıkmayacağım seni. Sen benim sensizliğimi gidereceksen eğer bunu başaramayacağa benziyorsun. Ya bugün yok oluyorsun ya da ben senin yokluğuna bugün sarılıyorum.

          Hep gelmenden korktum, gittiğinden korktuğum gibi. Yapayalnız bir apartman köşesinde ölmekten korktum, senin yanında ölememekten korktuğum gibi. Yalnızdım ve yalnız kalmaya mahkum olan insanlar gibi yaşamalıydım. Bir takvim sabahında seni kaybettiğim güne denk geldim. Ama buna emin ol ki koparmadım seni. Daha dün gibi gittiğin ve öyle bir gün ki soğuk ve açlığın toklukla savaştığı o günler. Gittiğinde ağladım, gülmek yoktu ve masanın ucunda yediğim yemeklerin adımını saydın. Seni unutmayacağım, unutamayacağım ve buna emin ol ki kendime seni asla unutturmayacağım.

          Kokunu artık almaktayım. Çünkü buna eminim, pencerenin yönü artık kuzeye bakmakta. Çünkü oradan insanın hayatına soğuk dostluklar gelirmiş. Eskiden olduğu gibi hatırlamıyorsun değil mi!

          Ben seni hüzünlü olduğun günlerde sevmedim. Sevseydim eğer buna eminim seni kaybedecektim. Senin zor zamanlarında yanında olsaydım, seni kaybedecektim. Ben senin yanında olmadığım için belki de kaybetmedim. Şimdi eskisinden daha çok değerliyim. Buna eminim ama yine de sensiz geçen günlerime hiç sitem etmeyeceğim. Aşkı, sevgiyi bir kenara bırakıp devam edeceğim. Seninle mutlu oldum, seninle mutsuz oldum ve hiçbir zaman seni bırakıp gitmeyi istemedim. Bu yüzden halen daha gözü yaşlı kaldığımız için üzgünüz. Seni artık görmekten ya da görmeyi istemekten birazda olsa sıkıldım. Sen benim hayatım boyunca vazgeçilmezim, tutkum, esirim herşeyim olmuşken şimdi sadece yolda geçen bir yabancıdan başka birşey değilim. Artık ben senin için bir hiçim. Ama eskisi kadar hissedebiliyorum söylemek istediklerini ya da söyleyemeyipte söylemek istediklerini. En önemlisi sevmeni söylemeni istemiyorum. Çünkü bunu sadece bir kere duymayı istiyorum. Evimin sadece bir kere mutlu olmasını istiyorum. Sadece seni hayatımın sonuna kadar bir kere rüyamda görmek istiyorum. Keşke demiyorum çünkü yaşadıklarımız bir keşke olmasın. Ben hep yaşadıklarımızı bir kader olarak değerlendiriyorum. Yaşamak istediklerimizi ise bir gelecek olarak algılıyorum. Bu son yolculuk olmamalı hayatımızda. Veda etmemeliyiz. Çünkü hayatımızda bir vedaya daha yer yok. Kapının açık olduğunu gördüğün anda gir içeri.

          Aynaya hiç baktın mı uzun zamandır. Kendinle konuştun mu hiç. Ben çok zamandır yapmıyorum böyle kötü alışkanlıklar. Sen yapmıyorsan eğer çok sevindim. Bunu yapanlar hep kaybedermiş. Kendi kendine konuşanlar sadece kendilerini iyi hissettiklerini ve sadece kendi kendini mutlu ettiklerini herkes bilir. Ben bilmediklerimi yaşamaya çalışıyorum. Yaşıyormusun bilmiyorum ve bu yüzden bilmediğimin peşinden koşuyorum. Senin bana olan o küçücük sevgini bile bilmiyorum. Yıllar sonra duyacağım cümleler beni çok korkutuyor. Artık hayatımızın sonuna geldik. Senin gitmen gerek ve benim yaşamam. Bir gece yarısı giden otobüsün arkasından gözyaşı döken, yıllar sonra sevdiğini söyleyen belki de senmişsin. Bir veda sabahından sonra gece yazdıklarım gölgen gibi yanında sürükleniyor.

dsadas