Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Baktabul

20 Eyl

İnternet bakımda

”com.tr” alan adlarını dağıtan ”nic.tr” bakıma gireceği için alan adı almada sıkıntı yaşanabilir.

Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı binasında yürütülen bina bakım ve onarım çalışmaları nedeni ile, 17-18-19 Eylül 2008 saat 12.00 - 13.30 arası ve 20 Eylül Cumartesi günü saat 9.00 - 13.00 arasında telefon destek vb. operatör hizmetleri verilemeyecektir. Ancak, www.nic.tr web sayfamızdan aktif olarak online işlemler yapılabilir olacak.

 

 

 

 

 

 

20 Eyl

PC’ler bizi anlayacak

Geleceğin bilgisayarları, bir üniversite öğrencisinden 10 kat daha fazla kelime bilecek.

Bir Amerikan firması, bilgisayarlar için ortalama bir Amerikalı üniversite öğrencisininkinden 10 kat zengin kelime haznesine sahip "anlam kartı" üretti. Bilgisayar, bu "semantik" kart sayesinde kelimelerin anlamını "öğrenecek."

Şirketin yetkilisi Scott Jarus, "Bilgisayara İngiliz dilinin bütün kelime ve cümlelerini sanal olarak öğrettik" dedi ve yazılım uzmanlarının, kelimelerin metin içindeki anlamlarını insan beyni gibi çalışarak "anlayabilen" programlar yazabileceklerini söyledi.

Hazırlanması 30 yıl alan kart,  "semantik web" olarak da adlandırılan "web 3.0"’a yönelik olarak kullanılacak. Üçüncü nesil internet ağı olacağı söylenen müstakbel "Web 3.0", işletim sistemleri ve destekten bağımsız olarak internet ağına ulaşabilme imkanı sunacak teknolojiler bütünü olarak düşünülüyor. Devasa boyutlarda bir veri tabanına dönüşecek "Web 3.0", yüksek hıza sahip internet sayesinde "sezgi sahibi yapay zeka" uygulamalarından yararlanacak. "Semantik" teknolojisi, internet kullanıcısını, anahtar kelimelerle arama yapma yerine doğrudan araştırdığı konuya yönlendirecek. Sözgelimi "kuşlar ve hüzün şarkılarını" internette araştırmak isteyen biri, şarkılardaki hüzünle değişik kuş türleri arasındaki bağı görebilecek.

"Web 3.0"ın hedeflerinden biri de, yapay zeka "unsurları" oluşturmak. Bu unsurlar, internetteki bilgi dağlarını araştırıp istenen bilgileri kullanıcılara daha rahat ulaştıracak.

17 Eyl

Teknolojik ahşap LCD TV

 Teknoloji her ne kadar önüne geçilemez boyutta gelişse de kimi kullanıcı klasik çizgilerden vazgeçemiyor. Tam da böyle düşünen kullanıcılar için Vestel, LCD TV kullanıcıları için yepyeni Pixellence Deluxe teknolojisini klasik hatlarla birleştirdi.

Vestel, özel bir teknolojiyle ahşap görünümlü malzemeyle kaplanan ve Türkiye’nin bu konseptte tek modeli olan Vestel Pixellence Deluxe LCD TV serisini, iki farklı desen seçeneğiyle kullanıcısına sunuyor. Vestel Pixellence Deluxe LCD serisinin her iki deseninde de 32” ve 42” olmak üzere iki ayrı ekran boyut seçeneği bulunuyor.

SRS TruSurround Ses Teknolojisi, HD Ready, HDMI bağlantısı, oyun modu, PC girişi ve 10.000:1 kontrast oranı gibi özellikleriyle dikkat çeken Vestel Deluxe LCD, bekleme konumunda (stand-by) 3 Watt yerine 1 Watt’ın da altında enerji harcayarak çok daha düşük enerji tüketimi sağlıyor. 
    

 

Pixellence Deluxe LCD serisinin özellikleri:

•    Pixellence teknolojisi
•    1366×768 HD-Ready çözünürlük
•    2 ayrı HDMI girişi
•    SRS TruSurround ses teknolojisi
•    Ahşap desenli çerçeve
•    10.000:1 dinamik kontrast oranı
•    Geniş ekran (16:9 formatı)
•    2 farklı ekran boyutu seçeneği (32” - 82 ekran ve 42” - 106 ekran)
•    450 cd/m3 parlaklık
•    Kapalı konumda en düşük enerji tüketimi
•    Oyun modu
•    2 tuner
•    PIP/PAP/PAT özellikleri
•    2 adet scart bağlantısı
•    Teletext özelliği
•    100 program hafızası
•    Kablo TV yayınıyla uyumlu
•    Alt bölümde hoparlör
•    Komponent (Ypbpr) bağlantısı ve video bağlantısı (S-VHS)
•    PC girişi
•    1 watt enerji seviyesi
•    Universal (evrensel) kumanda

17 Eyl

Oyun meraklıları için

Microsoft’un oyuncular için özel olarak tasarladığı kablosuz SideWinder fare serisinin yeni modeli gözler önüne serildi. Piyasadaki birçok fareden daha üstün özelliklere sahip olduğu görülen yeni Sidewinder X8 önceki Sidewinder farelerden de şık ve etkileyici görünüyor.

2.4 GHz bağlantı hızı, Razer Lachesis’ile aynı değerde olan 4000 dpi değeri ve 30 saatlik pil ömrü ile X8, elinden fareyi hiç düşürmeyenler için biçilmiş bir kaftan. Şubat ayında 100 dolara satışa sunulacak olan yeni Sidewinder’ı yurt dışında şimdiden ön sipariş etmek mümkün.

 

 

17 Eyl

Bu anti-virüs sahte! Yüklemeyin!

Kullanıcıların güvensizliğinden faydalanarak onları dolandırmaya çalışan sahte anti-virüsler artıyor
Sahte virüs tarayıcılar: Bu tip tuzaklardan uzak durun.Rouge Security Software olarak tanımlanan yeni bir sahte anti-virüs dalgası daha başladı. Hedef, yine kendini güvende hissetmeyen kullanıcıların cüzdanları.

Böyle bir zararlı ile muhatap olanlar sürekli olarak uyarı mesajları ile boğuşmak zorunda kalıyor. Sistemin yüzlerce virüs tarafından işgale uğradığı ve bu zararlılardan kurtulmak için kredi kartı ödemesi ile tam sürümün satın alınması gerektiği iddia ediliyor.

Bu tip sahte anti-virüslere örnek olarak AntivirusXP 2008 veya XP Protector 2009 gösterilebilir. Micro Antivirus 2009, Antispyware Pro XP, Windows AntiVirus 2008, MS Antivirus veya Antivirus Security ise PC’nizin yakınından bile geçmemesi gereken diğer örneklerden.
Halil Mollaoğlu

 

20 Ağu

Kırmızı Biber Sosu

Malzemeler
16 Salçalık Biber
2-3 Dal Taze Fesleğen
1/2 Demet Maydanoz
1 Diş Sarımsak
1 Çorba Kaşığı Dövülmüş Ceviziçi
1-2 Çorba Kaşığı Zeytinyağı
1-2 ÇayKaşığı Üzüm Sirkesi
2-3 Çorba Kaşığı Kaynamış Su
1/2 Çay Kaşığı Tuz

Yemeğin Tarifi
Kırmızı biberleri közleyip kabuklarını soyun. Maydanozu ayıklayıp yıkadıktan sonra kıyın. Sarımsağı soyup dilimleyin. Biberleri, tuz, fesleğen, maydanoz, sarımsak ve cevizle birlikte blenderden geçirerek ezin.
Zeytinyağı, sirke ve suyu ilave edip mayonez kıvamını alıncaya kadar karıştırın. Gerekirse bir miktar daha zeytinyağı ve sirke ilave edebilirsiniz. Oda sıcaklığında bekletin, makarna, ızgara tavuk veya karidesle birlikte servis yapabilirsiniz.

20 Ağu

Çikolatalı Kek (8 Kişilik)

Malzemeler
4 Yumurta
200 gr. Margarin
3 Çorba Kaşığı Kanyak
1 Su Bardağı Süt
1.5 Su Bardağı Şeker
200 gr. Bitter Çikolata
1/2 Su Bardağı Un
1/2 Su Bardağı Kekun
2 Çorba Kaşığı Buğday Nişastası
4 Çorba Kaşığı Kakao
4 Çorba Kaşığı İri Çekilmiş Badem
1 Çorba Kaşığı İri Çekilmiş Çamfıstığı
2 Çay Kaşığı Tarçın
3 Parça Karanfil
1 Tatlı Kaşığı Kabartma Tozu

Yemeğin Tarifi
Eritilmiş margarin ve bir bardak toz şekeri iyice çırpın. Çırpılmış şekerli yağa 4 yumurtanın sarısını ilave ederek çırpmaya devam edin. Başka bir kapta yumurtaların akını beyaz bir köpük elde edinceye kadar çırpın, sonra diğer karışıma ilave edin ve yeniden karıştırın.
Başka bir kapta unu, kekunu, 2 kaşık kakao?yu ve kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımı yumurtalı karışıma azar azar ilave ederek yeni karışımınız kek hamuru kıvamını alana kadar karıştırmaya devam edin.
Son olarak rendelenmiş çikolata, tarçın, karanfil, badem ve çam fıstığını ekleyerek karıştırın. Hamuru yağlanmış kek kalıbına koyarak 170 derecelik fırında 45- 50 dakika pişirin.
Kekin üzerine dökmek üzere, 2 kaşık kakao, nişasta,1/2 su bardağı şeker ve 1 su bardağı sütü bir tencerede ağırlaşana kadar kaynatın. Fırından çıkardığınız kek biraz soğuduktan sonra sosu ılık ılık üzerine dökün.

15 Ağu

İngiltere okullarda fast food’u yasakladı

‘Fast food’un çocukların zeka gelişimine zarar verdiği anlaşılınca İngiliz okulları bu yiyceklerin okul menülerinde yer almaması için çalışma başlattı.

İngiltere’de yürütülen bir araştırmaya göre; şekerli ve yağlı atıştırmalıklar çocukların yaramaz olması ve konsantre bozukluğu çekmesine neden oluyor.
Kötü beslenme alışkanlığının üç yaşa kadar olan çocuklara verdiği zarar, okula başladığında ortaya çıkabiliyor.
Yürümeye yeni başlayan çocuklar üzerinde yapılan  çalışmalarda, beslenme yöntemleri kötü olan çocukların test performansları da kötü oluyor.

Bu bulgular, Londra Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’nün yaptığı ana bir araştırma sonucu ortaya çıktı.

‘Bristol Children’ aile ilişkileri merkezi, 14 bin çocuk üzerinde yaptığı bir araştırma da konuya ışık tutmuş oldu. Buna göre, 3 yaşına kadar fast food yiyeceklerle beslenen çocuklar, 8-10 ayaş arası dönemde gelişim derecelerini tamamlayamıyor. Bristol Üniversitesi beslenme uzmanı Dr. Pauline Emmett, ‘Biz fast food yiyeceklerle gelişim arasındaki ilişkiye inanıyoruz. Erken yaşta yenen yiyecekler uzun süre sizi etkileyebiliyor. Çocuklar için erken yaşlarda dengeli beslenmek çok önemli, özellikle eğitim hayatları için…’ diyor.
Bu araştırmalar gösteriyor ki; geç yaşta beslenme alışkanlıklarını değştirmek eğitim başarısı için yeterli değil.
Şekerlemeler, burgerler ve cipsler çocukların davranışlarında ciddi problemler yaratıyor.

İngiliz Hükümeti, okul menülerini kontrol altında tutabilmek için milyonlar harcıyor. Birçok okul fast food yiyecekleri tamamen yasaklamış durumda.
İngiliz okullarında eğitim hayatına katkı sağlayacağı düşünülen yararlı yiyecekler sunuluyor.

15 Ağu

Dişçiden korkmaya gerek kalmadı

eni diş lazeri anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara, hamileliğinin ilk 3 ayında diş tedavisi gerekenlere ve dişçi koltuğundan korkanlara umut oldu. Yeni lazer yöntemi, ağrısız, kansız, anestezisiz ve komplikasyon riski düşük tedavi olabilme imkanı sunuyor.
Oral Lazer Uygulamaları Derneği (OLUD) Kurucu Üyesi Diş Hekimi Gizem Berk, ANKA’ya yaptığı açıklamada, yeni diş lazeriyle, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisinden diş estetiğine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini söyledi. Dr. Berk, lazer yöntemi ile çürüklerin temizlendiğini, diş dolgularının, kanal tedavilerinin, kök ucundaki iltihapların kurutulduğunu belirterek “Ayrıca diş etindeki ve çene kemiğindeki her türlü cerrahi işlem ve estetik diş tedavileri yapılıp, diş eti şekillendirilebiliyor. Bunların yanı sıra diş rengi beyazlatılıyor, hassas dişlerin hassasiyeti gideriliyor, aft ve uçuk tedavileri yapılıyor” dedi.

-SESE, AĞRIYA VE KANAMAYA SON-

Dr. Berk, diş lazeri ile yapılan diş tedavilerinin, klasik yöntemlere göre avantajlı olduğuna dikkati çekerek, “Lazer ile dişe ve diğer dokulara temas edilmeden çalışıldığı için sürtünme, basınç, ısı ve titreşim olmaz. Ses duyulmaz ve lazer enerjisi, beyine ağrı iletimini kestiği için ağrı ya da basınç hissedilmez” dedi. Bu yöntem ile yapılan diş çürüğü tedavilerinde dolguların diğer yöntemden daha dayanıklı olduğunu ve daha uzun süre kullanıldığını belirten Dr. Berk şunları söyledi:
“Dolgu, yapıştırma esasına göre yapılır. Lazer yönteminde, dolgunun dişe daha iyi tutunması için bölge girintili şekilde oyulur. Bu nedenle dişe iyi tutunan dolgu daha sağlam olur, uzun süre kullanılır ve sonrasında hassasiyet hissedilmez. Ayrıca lazer kullanılan bölgelerde yüzde yüz dezenfeksiyon ve sterilizasyon sağlandığı için, o bölgede tekrar enfeksiyon oluşması ve çürük başlaması riski söz konusu değildir.”
Lazer ile yapılan cerrahi girişimlerde, hemen hemen hiç kanamanın olmadığını ifade eden Dr. Berk, cerrahi işlem sonrasında da ortaya çıkabilecek şişme ve komplikasyon ihtimalinin olmadığını, yaralı bölgenin daha kısa sürede iyileştiğini kaydetti. Berk, hastanın, tedavinin ardından günlük hayatını kolaylıkla sürdürebildiğini, konuşma ve yemek yemede zorlanma gibi olumsuzlukları yaşamadığını belirtti.

-YÜZDE 90’INDA ANESTEZİYE GEREK YOK-

Dr. Berk, lazer yöntemiyle yapılan tedavilerin yüzde 90´ında anestezi uygulanmadığını ancak kapsamlı cerrahi müdahalede anestezi yapıldığını söyledi. Anesteziye alerjisi olanların, böbrek ve kalp gibi kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riski bulunanların bu yöntem ile tedavi olabileceklerini belirten Dr. Berk, diş ve diş eti problemi yaşayıp da hamile olduğu için tedavi imkanı bulunmayanların da lazer ile sağlıklarına kavuşabileceklerini kaydetti.

-YARIM SAATTE DİŞ BEYAZLATMA-

Diş estetiğinin ve son yıllarda çok sık kullanılan ancak uzun süren diş beyazlatma işleminin de bu yöntem ile daha kısa sürede yapılabildiğini belirten Dr. Berk, “Dişler, lazer yöntemiyle, muayenehane ortamında tek seansta ve yaklaşık 30 dakikada 5-6 ton beyazlatılabiliyor” diye konuştu. Dr. Berk, klasik yöntemlerle hiçbir şekilde önlenemeyen ve tedavi edilemeyen aftlar ve uçukların da kolaylıkla iyileştirildiğini anlatarak, yöntemin diğer avantajlarını şöyle sıraladı:
”Diş etlerinde genetik olarak aşırı derecede mor renklenme bulunan hastalarda, 3 veya 4 seans boyunca lazer ile peeling yapılarak sorun halledilebiliyor. Estetik diş hekimliği uygulamalarından porselen lamineler ve kuronlar yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle anestezisiz olarak aşındırma yapılabiliyor. Böylelikle kronların düşme riski tamamen ortadan kalkıyor. Diş eti iltihapları ve kanal tedavilerinde de lazer enerjisinin ortamda yarattığı sterilizasyon sayesinde tedavinin başarı oranı artıyor.

-MUTLAKA UZMANLAR TARAFINDAN YAPILMALI-

Lazer yöntemini, bu konuda özel eğitim almamış diş hekimlerinin kullanmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Gizem Berk, hatalı ya da yanlış kullanım sonucunda istenmeyen dokuların zarar görebileceğini, kemikte yanma ya da iltihap olabileceğini söyledi. Dr. Berk, diş hekimlerinin yüzde 90´ında bulunan mavi ışıklı cihazın lazer olarak düşünülmemesi gerektiğini, lazerle tedavi adı altında hastaların yanlış bilgilendirildiğini de vurgulayarak, “Bu güçlendirilmiş gün ışığıdır ve beyaz dolgunun sertleştirilmesi için kullanılır. Lazer cihazı değildir. Hastalar, lazer cihazını ve hekimin sertifikasını görmeli” uyarısında bulundu.

15 Ağu

Havuzlardaki büyük tehlike

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, halk arasında ‘kripto’ olarak adlandırılan kriptosporidium adı verilen parazitin yol açtığı enfeksiyonun özellikle yaz aylarında küçük çocuklarda görülen ishallerin etkenlerinden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Küçükusta, “Hastalık insanlara bu parazitle kirlenmiş sulardan ve yiyeceklerden bulaşıyor. Kirlenmiş suların içilmesi, yiyeceklerin yenmesi veya kirli sulara girilerek yüzülmesi bulaşma için yeterli oluyor” dedi.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, ANKA’ya yaptığı açıklamada, ‘kripto’ olarak adlandırılan kriptosporidium adı verilen parazitin yol açtığı enfeksiyona dünyanın her yerinde rastlanmakla beraber, sebep olduğu bağırsak enfeksiyonunun temizlik kurallarına tam uyulmayan, gelişmekte olan ülkelerde daha fazla görüldüğünü söyledi. Parazitin, içme ve kaynak suları, göl, havuz ve su parkları gibi su bulunan çok değişik ortamlarda bulunabileceğine işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, “Ülkemizde de özellikle küçük çocuklardaki ishâllerin etkenlerinden biri. İzmir’ de akut ishali olan 118 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların yüzde 15’ e yakınında bu parazitin sorumlu etken olarak belirlenmesi, kriptosporidiumun Türkiye için de önemli bir hastalık etkeni olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

-BULAŞMA SU YOLUYLA-

Hastalığın insanlara bu parazitle kirlenmiş sulardan ve yiyeceklerden bulaştığını ifade eden Prof. Dr. Küçükusta şunları söyledi:
“Hasta kişilerin dışkısıyla kirlenmiş suların içilmesi, yiyeceklerin yenmesi veya kirli sulara girilerek yüzülmesi bulaşma için yeterli oluyor. Parazitlerin suda uzun süre canlı kalabilmeleri, dezenfeksiyona dirençli olmaları ve parazitin hasta kişi iyileştikten haftalar sonra da dışkı ile atılmaya devam etmesi hastalığın bulaşıcılığını artırıyor.”

-EN ÖNEMLİSİ İSHAL-

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hastalığın en önemli belirtilerinin ishal, ateş, karın ağrısı, mide krampları, bulantı ve kusma olduğunu söyleyerek “Hastayı en çok rahatsız eden ve hâlsiz-bitkin düşüren şey genellikle 1-2 hafta devam eden ishâl. Bu, su kaybına karşı daha hassas olan bebeklerde, yaşlılarda, böbrek ve kalp hastalarında, idrar söktürücü ilaç kullananlarda çok tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.
Hastalık bağışıklık sisteminde sorunları olan kişilerde, meselâ kanser tedavisi görenlerde ya da kortizon kullananlarda ölümcül de olabiliyor” diye konuştu. Prof. Dr. Küçükusta alınması gereken tedbirleri ise, şu şekilde sıraladı:
“-İshali olanlar hastalıkları sırasında hastalıkları geçtikten iki hafta sonrasına kadar havuza girmemelidir.
-Havuz suyu ağza alınmamalı ve yutulmamaya dikkat edilmelidir.
-Çocuk bezi kullanan çocuklar herkesin girdiği havuzlara sokulmamalıdır. Bu çocukların altı havuz kenarında değiştirilmemelidir.
-Herkes ve özellikle de çocuklar havuza girmeden önce mutlaka duş almalı ve özellikle de makat ağzı su ve sabunla iyice temizlenmelidir.
-Evcil hayvanlar kesinlikle havuzlara sokulmamalıdır.
-Yemekten önce eller su ve sabunla iyice yıkanmalıdır.”

-NORMAL KLORLAMA ETKİSİZ-

Parazitin yok edilmesi için en etkili yöntemin suların klorlanması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, “Ancak normal dozlardaki klorlama yeterli olmadığından ‘yüksek doz klorlama’ yapılması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, klorun bulutsuz günlerde yoğun güneş ışınları tarafından parçalanıp etkisiz hâle gelmesidir” dedi.

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.