Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

filtreli sevdalar

doğru birdir…

sen deme bunu bana

varsın hepsi öyle bilsin

ne olur sen söyleme

gökyüzü buram buram nefes

denizler çil çil nem

rüzgar alabildiğine feryat

dünya sema dursun varsın

ormanlar yeşili alsın solsun

tepeler öyle boş dursun

yorgun gözlerin karşımda olsun

dudakların öyle tatlı, sussun

ellerini ver elime

cümle alem bilsin sen söyleme

sen öyle görme

öyle değilken beni

sen öyle hiç sanma

öyle olmamışken sana

 

yar sana bir kalem birde kağıt

kalbinde olanı yaz

aklından geçeni yazma

yar al elimi kalbine koy

elimden akar sevdam kalbine

duygularım halim vaktim

sana sancım akar kalbine

hoş hallerim boş hallerim

mecnun hallerim akar kalbine

herbir şeyi koyda bir kenara

Allah için sevgini

Allah için doğruyu yaz…

 

NE MAÇTI…

 

Sağolun bu içinde buğlunduğumuz sıkıntılı durumlara rağmen yüzümüze tebessüm koyan, sevinç hissi uyandıran, en azından onurlanıp konu edebiliceğimiz bir sebep bize veren siz milli takıma ve bir bir tüm bireylerine yönetim ve tüm çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum adıma. tüm TÜRKİYE DE aynı hislerle dolu bunu dün gece sokak ve caddeler bile bağardı hepsi, herkes avaz avaz size seslendi, oralardan bile duymuşsunuzdur sağolun 

Tüm TÜRKİYE adına devam edin lütfen aynı anları bize sıkça yaşatın olur mu ?  

 

                                                                                                                                                             e.m

yok deme! var işte…

salla başını boşu boşuna..

"salla başını boşu boşuna"

akıl edep onur neylersin sen

dünyalık sev dünyayı sev

ahiret huzur vicdan neylersin sen

aldırma boşver ne olaki umrunda

salla başını boşu boşuna

 

nice gitti gelmez ben oldum diyen

dünya malı ile ihya olan

saltanat olan krallık kuran

hani gitmiş gelen varmı dirilen

satın almış da ruhunu varmı yine doğan

salla başını boşu boşuna

 

gönülde figanda yandı boşaldı

edebi erkanı bildi boşaldı

haya etti hatip etti tımar etti sabır etti

can eti dişe taktı kan oluk oluk boşaldı

yine sustu gönül Hak bildi Haktan bildi

şikayet etmedi şükür etti

imtihan oldu var ile yoktan

var boşaldı gitti yok peyda oldu

kalmadı el ile avuçta

güya her bir çare boşaldı….

sen salla başını boşu boşuna

 

günde çarka verilir bir gün

kötü tersine dönerde birgün

bir gün gelir kalır bir gün

bende haya var ar ile

edep ile gurur ile onur ile

sende bir dünya kalmış birde dünyalık

bunlar alnına vurulur birgün

 

sen salla başını boşu boşuna

 

                                                                                                                        e.m

 

dünya hali dünyada kalır…

yürek nasıl dayanır yar figana

akıl edep deyi deyi

akıl nasıl kalır ki başta

ses insansın deyi deyi

bende gördüm geçirdim

insanım nefis edindim

ama ne bileyim

nasıl katlanır vicdan

ruh ahiret deyi deyi

can bedenden çıkmadıkça

tenim toprağa akmadıkça

beni kefene sarmadıkça

nasıl el verir

nasıl der boş ver deyi deyi

boş ver dedikte gitti ar ile onur

boşvermişliğin sonu budur

ölümlüye yar dünyalıkmı olur

Sultan Sülaymanı da gitti ah deyi deyi

 

NE VERDİN NE GÖTÜRESİN

ELİNDE İSE SEVİP SEVESİN

ELDEN GELDİKÇE İNSANLIK EDESİN

"LA İLAHE İLLALLAH

MUHAMMEDEN RESULULLAH" DEYİ DEYİ

bir kuru canım var sık senindir

ruh çıktımı bedenden ten nicedir

ne mal mülk ne güzellik

nede şan ile şöhret seninle gelir

yanma sonra HAK deyi deyi…

                                                                                                                                                                    e.m

Metin’iM

bir yağız delikanlı adı metin

daha otuzlarda

biri delikanlı biri daha kucakta

iki çocuk babası metin

heybetli güçlü kuvvetli

içi yumuşak yufka yürekli

dışı sert bakışlı metin

öyle iri cüsseli vede mert metin

tatlı gülüşlü candan bakışlı

insan adına melek kalpli metin

gür sesli adaletli

hakkı hakına veren metin

of dağlar başıma anam

dün aldım haberin

öldürülmüş metin

anlam veremedim elbet neden niçine

versem neki gelirmi metin

yahu ne nasıl bilinmezmiş

kim kimdir görülmezmiş

herşeyin başı sağlık ile sıhhat imiş

bizimkisi dert değilmiş

bugün öğretti metin

feryat figandı evlatları

eşi çığlıklarla inletti dağ ve daşları

sel seldi mezarının başı

dolmuş taşmıştı

eşi dostu yakını hısmı arkadaşı

hepimizi yasa boğdu

hepimize ders oldu metin

 

 

sevgili metin eşi ve ailesi anısına toprağın bol olsun hakkım son damlasına kadar helal olsun yahu bu nasıl iştir hayat ne garip ve tuhaftır daha on gün önce gördüm idi dağ gibi insan azrail gün hesap tutmuyor genç yaşlı demiyor güçlü kuvvetli demiyor belli…

 

                                                                                                                                                                           e.m

 

 

 

bu nedir yav…

babadan kalma siyaset bilmem ben takım öylesine tuttuğum, fanatik olamadan bir bjk taraftarlığım var anlayacağınız iş ev ve ev iş ikilemi.  görme, bakma, girme, duyma, karışma felsefesi ile büyütüldüm buda bende tabu olmuş ki bu yıla kadarmış herhal… yav dilim uzadı ve aklım bu yöne akıyor ister istemez belkide heyecan macera arıyorum yada toprağımla kan bağım oluşundan kızıyorum!!!

 

bu hükümet beni kızdırıyor kim ne derse desin

 

ben inancımı dinimi örf ve adetlerimi kimseden öğrenicek değilim, heleki birilerinden din dersi almaya hiç niyetim yok KURAN evrensel inmiş insanlığa maal olan bir kitap, açar okurum. bir sığıntı liman aradığında da olur olmaz; ayette var, KURAN’DA DA yazıyor diyenlerede hepten kızıyorum…

BİLDİĞİM BİRŞEY VARSA ALLAH BU İNSANLARI FENA EDİCEK…

 

Dün yapma demelerime rağmen yine kendimi engelleyemedim başbakan artık halka desem değil kendi binasında alkışçılarına açıklamalar yapıyor kısa süre katlanabildim. diyor ki bir yerinde biz hasteneleri düzelttik, eskiden benim vatandaşım aylarca sıra beklerdi… ben görmediğime konuşmam başbakanında halk içine çıktığı yok heralde yada hastenelere kendi kimliği ile ve haberdar ve belli noktalara nokta atışı ile indiği için belkide farkında değil, sol yanımda oluşan keskin ve acılı bir ağrı üstüne hasteneye acil gitmek durumunda kaldım üç hastene değiştirmek zorunda kaldık inanın ikisi size sıra gelmez dediği için ayrıldık oradan. son hastane de ise hile ve dalevera ve yağcılık ile bir doktorun yakasından ayrılmayarak zor bela üç saat sonra muayene edildim, sadece o kadar.  çıkarken tomografi istedi doktar bey; "bu hastene yada herhangi bir hasteneden alabilirsiniz" dedi.  ertesi gün 2hasteneye gittim biri yer yok yılbaşına kadar dedi hiç ikilemeden, diğeri şubat ayı dedi. o güne kendime  böylesine bir durum için ilk ti hastene şok ve stres karışımı bir halden sonraki hastenelerde gördüğüm üzücü durumlara hiç girmiyorum.  yok dedim yok ölsemde tamam ağrıdır geçer İNŞALLAH deyip doktorun evraklarınıda orda bırakıp ayrıldım bana biri 3 diğeri 5ay sonra gel dedi şimdi kendime soruyorum acaba bu başbakan bu yasa yada hastanelerle ilgili eylemleri benden sonramı yaptı ve etrafımda hastanelere sık sık gidenlerden aldığım duyumlarda hiç başbakanın anlattığı gibideğil eeee?

diyor ki başbakan "olabilir aksaklık başhekime oda olmadı sağlık bakanını oda olmadı beni arayın" ben yine belki tesadüf bir haber de aynı  başbakanın vatandaşlarımızdan birini itin kuyruğuna sert bir tepki ile soktuğunu görmüştüm vatandaşın devamındaki akıbeti belli değil….

zaten her TÜRK vatandaşının cebinde vekiller bakanlar  ve başbakanın telefonları var, "hep ararlar sorun ve problem ne olursa ve hemen çözülür"…. ama ben deniycem bir gün memnun olmadığım bir toplum olayında önce yetkiliyi sonra olmadı başbakanı arıycam bakalım ne olucak….

ALLAH HAKKIMDA HAYIRLISINI NASİP ETSİN…

 

gündem…

bunu mutlaka yazmak istedim

 

bu aralar tv kanalları, tartışma programları ile sert ve hırçın haller sergiliyor durum ve gidişat adına konuşmalar oluşuyor… ulus üzerinde barındığımız toprak emanetimizdir ki,,, üzerinde ocağımız tütüyor, işimiz zor kolay oluyor, namusumuz ve arımız şeref ve onurumuz ile yaşıyorsak emanete ihanet düşünmeyişimizden, Hak bunu bilmekte. ne vakit emaneti; bilmedimiz inanç ve bayrak sahiplerine, bilmediğimiz ırklara, yabancı salyalı milletlere bırakacak olursak Allah korusun!!! o gün ölüm Allah’tan reva olsun ŞAHSIM ADINA SÖYLÜYORUM…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE bu söz ikilem asla oluşturmamalı içten geldimi, mertçe adap yerini bulucak zaten. biz farklı mezheplerde olabiliriz tabiri caizse kurtuluş destanını 32millet bir yazmışız biz… lazı, çerkezi, kürdü, alevisi, sünnisi ile bir hal TÜRK oluşumuzdan geçen topraklar üzerinde omuz omuza can vermişiz, biz üstümüzdeki oyunların farkındayız genci yaşlısı, köylüsü şehirlisi ama hal böyle olmadan çark etmiyoruz, olsun bundada bir hayır vardır ve elbet gün gelince Hak yerini bulur. asla endişe etmiyorum günlerce tartışırım TÜRKİYE ASLA KOLAY LOKMA OLMADI OLMAZ OLAMAZ,

bugün karın ağrısından sancımız var belki ama gazdır bırakırız gider! ÜLKEMDE ADI MEÇHUL NE BABAYİĞİTLER VAR BEN EMİNİM bizim KARAMURAT’LARIMIZ BADDALGAZİ’LERİMİZ ATATÜRK’LERİMİZ VE ADINI ŞİMDİ TELAFUZ EDEMEDİĞİM  YİĞİT VE KAHRAMANLARIMIZ ÖLSEDE ÇOĞALIR BİTMEZ EVLİYALAR ZATLAR VARKİ ÜLKE TOPRAKLARINI KORUR DUALAR BİRDE DUALAR VAR ARŞA ÇIKAR MİLLET ÜSTÜNDE ÇIN ÇIN ÇINLAYAN KALKANLAR HEY HEY HEY!!!

biz görmek istediğimizi görüyoruz herkese özel kanal program ve diziler var ama bu MİLLET BİR DESTANDIR VE DESTANDA KALACAK ALLAH’IN İZNİYLE…  

biz tekmelendiğinde bile sesini çıkarmayan sakin kalan sukunetini koruyan bir milletiz BU İYİMİDİR KÖTÜMÜDÜR BİLMEM taki yumurta kapının ağzına gelene dek bekleriz…

 

bu arada asıl söylemek istediğimse;

"eğer VATAN’a bir hal olacaksa benim ne olduğum Allah ile benim aramda Allah biliyor ama o gün gelirse ne olduğumdan çok nerde durduğum önemli ki ben TÜRKÜM ! ! ! TÜRKİYE toprakları içinde TC kimliği taşıyan ve kanında canında hisseden her ülkede gurbette dünya üzerinde herhangi bir noktada duran TÜRK gibi!!!  ve o gün mücadele ve azim gerekicek olursa Allah ne verdiyse varım İnşallah ! ! !

“şehir gözlüm” açıklama

alaca karanlığı sevmem ben

ya ayın şafkı olmalı ya güneş

öyle durduk yere içlenmek neki

ya mert ol ya densize eş..

 

bir diyarda bir ihtiyar malına mal katar dururmuş çok tutumlu vede sıkı hallere girmiş ona sormuşlar yahu nereye kadar dünya servetine karşılık ne yer içer ne fakir fukaraya yardım edersin ihtiyar başlamış anlatmaya tarlada hasatım kalktımı felan feşmakan ilden bizim alacaklar tahsil edildimi felan feşmakan yere bir bina dikiyorum onu kiraya vericem yapı otursun küçük bikaç ödemem var onlar bitsin düze çıkayım mahsülü ekeyim sora biçeyim felanca yerde felancalara yardım edicem felanca hayır işlere el atıcam ibadetime ve hayır işlerine yönelicem kendime felanca yerden falan filanca alıp şunu bunu şöyle böyle filana filan filan…..

ama gel gelelim ihtiyar bir gün yataklara düşer el ayak tutmaz takatsiz bitkin hitap bir halde son nefesi vermeye hazırken yine gelmiş o zatlar sormuş yav ihtiyar hani ne oldu 5yıl kadar önce böyle böyle dedin ihtiyar çok ağar ve zor yapacaktım yapacaktım ya lakin ben bu ölümü hiç hesap etmemiştim yaaaa….

 

ölümü hesap etmek bize düşmez ama ölümü göz ardı etmek yok saymakta bize düşmez…

şu gerçekki yarın ölücek miş gibi yaşamak ama aciz ve düşkün değil bilinç ile hayırdırki insan kendini çeker çevirir yapılacak olanlar yapacak edeceklerimiz için en iyi gün bugündür.. bugün yardım edebilir ibadet edebilir hayır yapabilir birileri adına dua edebilir doğru kararlar alıp doğru adımlar atabilir dik durabiliriz…

bugün düşünebiliriz çok şeyi, hayatımızı ve yapıp yaptıklarımızla yapıcaklarımızı, üç şey esasalınmalıdır

Yaradan..

yaratılan..

hayat..

 

buna karşılık 3şey bilinmelidir

Yaradanın bilgi ve isteği ile yaşar ve çoğalırız

bizi bir Yaradan var ve biz bilmeliyizki her gerçek saydığımız mantıkta aşamadığımız tabularımız ve ilkelerimiz her ne varsa O’ var olsun istediği için var…

hayat neüdüğü belirsiz bir havuz karşımıza herşey çıkabiliyor lakin onun kontürolü bize bağlı Allah bize irade ve seçme hakkı verdiğinde elimizde çok büyük bir silah oluştuki, bu silah bir insan herşeyi yapabilir doğru olansa kendinde başlayıp bitmek yani dünyanı küçültüp kendinden sorumlu olarak temiz bir dünya için çekirdek olmak.

sen şunu düşün dünyada tek kişiyim

Üzerimde bir göz beni kontrol ediyor ve denetliyor yapıp yaptıklarımsa kayıt altında bu durumda ben değerliyim

şunu yapmalıyım;

iyi olmalı

sakin olmalı

sabır ile beklemeli

beklerken çevreden etkilenmemeliyim çevre benim için oluşturulan bir inşa

kişiler olabilir zaman zaman, o kişilerin hayatına değil hayatıma odaklanmalıyım onlar yanlış yapabilir kızmamalı onların beni örnek alabiliceğini düşünmeliyim

ben pimi çekili bir bomba değil her ayrıntısı ince detaylarla süslü yapısı tamamen özel her hali ile eşsiz bir yapıyım ki buna şükretmeliyim

gelecek ne hal getirir ? ölüm ve sonrası,,,

ölüm ?

hal böyle olunca zaten bunların kafada çok yer kaplamadığını ve onlarında sanki diğer her var edilen gibi normal ve olası olduğunu fark edicez…

 

ölüm korkulası bir şey asla olmadı öyle istenseydi ölümümüzü anına ve şekline kadar bilmemiz istenebilirdi ne acı kaçamıycan bir son yanarak ölüceni bilme ve zamanını yerini düşünsene o halde şu ki ölüm bir ceza yada son değil minicik bir örnek "5milyon eski birim şimdi 5bin ytl ama çoğumuz hala 5milyon diyoruz 5milyon öldümü hayaletmi yoksa şekil değiştiren kağıt üstünde farklı bir yeni yapımı ? 

 

herşeye kafamızda cevap bulmamız şart değil onu demek istiyorum ben farklı anlatmak isterken sen farklı anlayabilir anladığını anladığım şey aslında yanlış olabilir benim anlattığım gibi anlamayabilirsin senin doğruna saygım olmalı… çünkü hepimiz insanız özümüz geldiğimiz ve gidiceğimiz yer aynı…

temiz kalabilmek adına saygılarla…

şehir gözlüm

şehir gözlüm şehir gözlerinde

bense o şehirde ikamet etmekteyim

bir ömrüm  geçsin o şehirde

cadde köşe semt mahalle

kasaba köy girdi çıktı

ne var ne yok her bir yerini bileyim

şehir gözlüm alaca karanlığım

dört bir yanın ışık parıl parıl

caddeler semtler köyler

hele o güzlim evler ışıl ışıl

hiç sönmeyecek gibi o ışıklar

ama bir gün..

şimdi cız eder içim ne tuhaf

diken diken tüylerim ne bileyim

bir gece olurya kararırsa şehrin ışıkları

bende tenha bir yerinde öleyim 

 

 

 

                                                                                                      e.m

“ey yar…” açıklama

masal bu devam;

 

aylar ayları kovalamış kızla oğlan bir hal bir yürek, sevdaları büyümüş sevgileri büyümüş yüreklerinde Allah o sevgiye sevdaya kolaylıklar güzellikler sunmuş onlarda elbet düşürmemişler dillerinden Hak’kı duaları şükürleri eksik etmemişler dillerinden..

dava neticelenmiş.. bir kaç duruşma üstüne sonuç olumlu.

e elbet nikah kıyılmış Allah katında düğünse yakına

 

sabretmişler bir yürek, sabırlarına meyveler toplamışlar ve toplayacaklarmışta daha İnşallah.. oğlan kıza sevdalı kızda oğlana boş değil hani. onlar çıkmak üzereler kerevetine biz eksik etmeyelim onlara duaları,,,

bir iki küçük mani gibi engel gibi yok değil hani ama hangimiz 4/4lük tam tamamız ki hani ?

sabır sabır sabır tabi.. şükür ile sabır tabi.

Allah çiziyorken yollarımızı bize düşen sabır tabi. iyiden kötü, kötüden iyi, hayırdan şer, şerden hayır çıkabilir. iyi başlayıp kötü, kötü başlayıp iyi bitebilir sabır…

 

ben Hakkı sır bildim O’na sığınıp inandım

O istedi yandım O istedi yeşerdim

böyle geldi geçti

yandım yeşerdim yandım yeşerdim yandım yeşerdim…

bildim dedim unuttum unuttuğumu öğrendim

öğrendimi yitirdim yitirdiğimi kazandım

doldum boşaldım hayat çeşmesinde

lakin bir büyük erdemdir sabr-ı ders ettim

nida ettim sabır diye sabır seslendi gel diye

ben sabır diye diye Hak yolunu öğrendim..

 

                                                                                                                                            devam edicek

 

                                                                                                                                                                                         e.m