kalır çarpan kalbimde senden silik anılar.
renksiz geceler, yüzeysel cümleler ile,
ağlamakla gülmek arası bir ruh hali içinde iken ben.
ve tüm benliğimle sevdiğim sen iken.
hatıralar bu kadar yakar mıymış?
bu kadar sıcak, bu kadar derin olur muymuş bir aşk acısı?
bak şimdi ne halde tutmaya imtina ettiğin ellerim?
bak şimdi çarpmaya korkuyom kalbim.
yüzümde hayatın acımasız izleri, ruhuma atılmış centikler.
çeteleler tutuyorum adı tükenmez olan ama çoktan kendi tükenmiş kalemimle.
çeteleler atıyorum gördüğüm tüm kağıtlara ve ruhuma.
sarılıyorum üşüdüğüm zaman hayaline.
bir tek hayalin ısıtabiliyor sıtma nöbetleri geçiren benliğimi.
çünkü…
çünkü inkarı o kadar anlamsız ki,
o kadar boş ki reddetmek.
susma uzak ülkende
sen de bir şeyler söyle.
ne uçsuz bucaksızmış
ne kadar dipsiz ve sarmalayan.
bir yürek bu kadar ezilir mi?
kaldı kalbimde senden silik anılar
sussa da dilim, ruhum seni sayıklar…
(yazan: doğan telkesen)
24 Ekim, 2007 Çarşamba
Çaresiz kaldığım zamanlarda gider,bir taş ustası bulur,onu seyrederim.
Adam belki yüzlerce defa vurur taşa ama değil kırmak,bir küçük çatlak bile oluşturamaz.Sonra birden,yüzbirinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir.
İşte o zaman anlarımki;taşı ikiye bölen o son vuruş değil,ondan öncekilerdir…
Güzel şiirlerini paylaşıyorsun,ellerine yüreğine sağlık.bende bu sevdiğim yazıyı paylaşmak istedim:)
segiyle kal arkadaşım….