serabına sarılıp, kanıp bir bedevice.
tarifinden muzdarip, acım içimde, ince.
güneş batıp ülkemden,
gün beni terk edince…
doğruları dışlayıp, hayalle avunarak.
tüm gerçeklerden kopup, bir hülyaya dalarak.
aynalardaki aksi, asıl suret sanarak
ve fakat yanılarak, üstelik yanıltarak…
üç beş sözün büyüsü, insafına sığınıp,
üç beş güzel yüz görüp, keramet bende sanıp,
ve aslında "yalancı" tebessümlere kanıp…
serabını arayan, yoksul ruhlu dilencin.
feryat figanla Arş’ı, tüm evreni inlettim.
olmadım asla sensiz, olamadı sevenim.
bir alçak kimliğinde ruhumda dolaşarak…
dokunup ezelinde, kalbimin sevdasına,
başımı feda ettim, BAŞKA BAŞ’lar YAS’ına.
hele bazen aldanıp, sahte esbaplarına.
bana değer veriyor, seviyorlar sanarak.
(yazan: doğan telkesen)
30 Kasım, 2007 Cuma
serabını arayan, yoksul ruhlu dilencin…
5 Aralık, 2007 Çarşamba
benim haykırışımda bu yüzden be arkadaş. Ama sessiz haykırışlar yetmiyo.yüreğine sağlık..