fikrimin ince gülü diyordu radyoda bir ses,
bir ses beni alıp gidiyordu mazinin tozlu sayfalarına
yaşanmış veya düş sanılmış bir geçmişin…
toprak yollarında dolaşırken anadolunun o küçük köyünün
hatırladıklarım içinde en çok da senin gözlerin
çakmak çakmak bakandı sabah loşluğunda ufuktan.
kırık dökük ve sisli anılar kalmış şimdi ellerimde,
dalıp dalıp gidiyorum geceleri.
sesler geliyor
sesler sen diyor
ben sen diyorum
neden,bilmiyorum.
hiçbir gözyaşı damlasının anlamı kalmadı
uzun zamandır ne sahil gördüm huzur bulacak,
ne de mavi bir gökyüzü seni andıracak.
başımı kaldırıp bakmadığım ne kadar zaman oldu
kaç kez pas geçtim çiçekleri
hani papatya falları bakardık…
ve şu satırları yazarken belki de son damlası
belki son noktası konacak ömrümün
nerdesin ey fikrimin ince gülü?
nerdesin ey gönül bağımın bülbülü?
(yazan: doğan telkesen)