Aşk Kategorisindeki bloglar
|
23 Mart 2008 , Pazar
Kategori (Aşk)
"… bir bilsen, ah bir bilebilsen ne kadar özledim seni…
her sabah ve her akşam sahildeki eski rıhtımda ardından bakıyorum tekrar tekrar. her sabah ve her akşam o eski rıhtımda ardından ağlıyorum yüreğim susana kadar. özleminden tutuşup kül olan bir kalbin köşe bucak ümit ışığı araması benimki belki de. belki de ne yapacağını, ne diyeceğini, nereye gideceğini bilememenin sancısı. veya seni nasıl geri getireceğinin… ah deniz gözlüm bir bilebilsen sensiz ne deniz deniz gibi kokuyor, ne sahilde martı çığlıkları anlamlı. nasıl anlatsam seni ne kadar çok özlediğimi bilmem ki. uzak uzak bakıyorum sonuna denizin. rıhtım ben oluyorum, suya akseden ışıklar sen oluyorsun. kavuşamıyoruz. zaten hiç kavuşamamıştık değil mi? hiçbir şey bilmesem ve hatırlamasam da seni nasıl sevdiğimi çok iyi hatırlıyorum. biliyor musun papatyam beni seni ne çok özlüyorum. seviyorum hala bu rıhtımı senin izlerini taşıdığı için. kızıyorum hala kendimi seni ellerimde tutamadığım için. bir diyebilseydim içimden geçenleri. yetseydi kelimeler, yetmedi diyemediler. biraz sonra geri döneceğim. yine geri geri gideceğim hayatımın karanlık sokağına, loş evime, sensiz odama. zorla gülümseyeceğim elimden kalan TEK resmine bakıp. resmine bakıp ama sana sarılıp uyuyacağım. yok, aslında uyumak bahane. ben rüyamda bir ihtimal seni görürüm diye umutlanacağım. olmuyor, olmayacak, kalbim parçalanıp gidecek ama artık senle dolmayacak.
bir bilebilseydin, seni ne yürekten sevdiğimi. ancak yazabildim acziyet içinde kısmi sevgi ifademi…"
(yazan: doğan telkesen)
|
|
23 Mart 2008 , Pazar
Kategori (Aşk)
AĞLA…
BİRAZ DA KENDİN İÇİN AĞLA. ZAMANIN İÇİNDEN ÇIK, MEKANI BOŞVER. HELE BİR DENE KENDİNE DIŞARDAN BAKMASINI… HELE BİR DENEYİVER GÖZLERİ KAPATMASINI! GÖZYAŞLARINI BIRAK, AKSINLAR BİRAZ. BIRAK GÖZYAŞLARIN ORTALIĞI YIKSINLAR… SANKİ SENDEN Mİ SORULUR BİN YILLARIN HESABI? SANKİ SEN MİSİN MESUL BİR YERLERDE OLANDAN? SEN HİÇ AYRILMADIN Kİ GÖNÜL DENEN ODANDAN! AĞLA, SARSILSIN GÖKLER. AĞLA, ŞAŞIRSIN İKLİMLER… İLK DAMLA DÜŞÜNCE TOPRAK ÜSTÜNE, BİR KAİNAT YIKILACAK, YOK OLACAK BİR MANA DİZİNİ. TUTAMAYACAK ARTIK HİÇBİR KİMSE SELLERİ. TUTULAMAZ OLACAK PEŞİ SIRA DAMLALAR. SEN AĞLAYACAKSIN, GÜLECEK KENDİNİ ADAM(!) SANANLAR. DOLAŞACAK ORTALIKTA BİR SÜRÜ CESET, BİR SÜRÜ ET. AĞLA, SESİN YÜKSELSİN ARŞ’A.
AĞLA,
BENİ KIYMETLİ SAY DA !!
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Mart 2008 , Cumartesi
Kategori (Aşk)
Ağustos böcekleri ötüyor bak…
Sesleri önce ovaya, sonra dünyaya yayılıyor ve bana ulaşıyor.
Her ses biraz acı veriyor değdiğinde. Her ses sanki mızrak ucu gibi batıyor kalbime. Ağustos böcekleri yaz sıcağında kış haberleri getiriyorlar bana.
Kar sesi, boran sesi, yağmur inlemesi getiriyorlar. Ruhumu üşütüyor hepsi, ruhum üşüdükçe ben kışları sevmez oluyorum.
Ağustos böcekleri ötüyor bak…
Bir özlem bestesi yapıyorlar farkında olmadan ve ben dinliyorum.
Her ses, bir çığlık oluyor şiddetini artırıp. Her ses bana bir gözyaşına maloluyor, kaybediyorum. Üzüldüğümü fark ediyorum, hüznü yükleniyorum yaz ortasında. Güz rüzgarlarını arıyorum serinlemek için… Bulamıyorum.
Ağustos böcekleri ötüyor bak… Onları duydukça susmanın güzelliği geliyor aklıma…
Susuyorum…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
21 Mart 2008 , Cuma
Kategori (Aşk)
Az sonra akşam yürüyüşüme çıkacağım yine. Yine adım adım gezeceğim son kırıntılarını bulabilmek için bu şehri. Yine pazarlarına dalacağım, parklarında ağaç diplerini tarayacak gözlerim. Yalnız yalnız otobüslere bineceğim. Sen olabilirsin diye duraklarda bekleyeceğim, hem ıslanacağım yağmur altında. Seni arayacağım yine bu akşam "şehir yürüyüşüm"de. Cami avlularında güvercin kovalayacağım, tıpkı seninle yaptığımız gibi. Sahafçılarda olacağım bir zaman, boş boş bakacağım vitrinlere. Mankenleri sana benzeteceğim, belki seyredeceğim sen diye. Sahile uzanacağım sonra martı seslerini duymak için. Martı seslerini duymak, seni duymak olacak. Deniz mavisinde seni göreceğim, seni içeceğim deniz gibi, senin kokunu getirecek bana deniz esintileri. Buruk bir tad gelecek damağıma, hem hüzün, hem sevinç belirecek yüzümde. Balıkçılarla sohbet edeceğim yanlız olmadığıma inandırmak için kendimi. Akşam yürüyüşüme çıkacağım yine. Batan güneş bana maziyi hatırlatacak. Güneşin batmasının senin gitmenle eşdeğer olduğu gelecek aklıma. Sen gitmeden önce güneşin hiç batmadığını hatırlayacağım birden. Ve birden yine mahzun çöküntüler içinde eve dönmem gerekecek. Seni sahilde bırakıp evin yolunu tutacağım yarın akşam oluncaya kadar…
Giderken senin beni bu şehirde bıraktığın, nasıl bıraktığın… Düşüneceğim.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
20 Mart 2008 , Perşembe
Kategori (Aşk)
BEKLEDİĞİMDEN DEĞİLDİR AĞLAMAKLI OLUŞUM.
AĞLAMAK SENİN ADINA ADANMIŞ BİR "ADAK" HİÇ DEĞİLDİR.
BEN "UNUTULMUŞ" BİR HİKAYEDEN KALAN ÜÇ BEŞ SATIRSAM.
BİR PARAGRAF GİRİŞİ İSEM AŞK’A DAİR…
VE BİR GÜN DÜNYA’NIN HERHANGİ BİR YERİNDE
HERHANGİ BİR DİL
HERHANGİ BİR YÜREK BENİM ADIMI ANARSA…
GÖZLERİNİ KAPAYIP İKİ DAMLA DA YAŞ DÖKERSE "ANLAYIP"…
BEKLEDİĞİM İŞTE BUDUR…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
18 Mart 2008 , Salı
Kategori (Aşk)
… aslında sen hiç bilemedin, hiç duyumsamadın bile bendeki ateşin hararetini.
… aslında sana sunulan sevginin kıymetini de ölçemedi kalp gözün.
… aslında insan hayatında bir defa da olsa "layık olmadığı" bir sevgiye muhatap olabilirmiş demek.
… ve aslında "sen suçlusun" bildiğin gibi.
… aslında sana söylenebilecek hiçbir kelime senin içinde bulunduğun "duygu yoksunluğunu" da anlatamaz.
… ve aslında şimdi "kovulma" zamanın.
… hadi git, sen git ki bulutlar örtsün gökyüzünü ve güneşi…
akşam olsun.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
15 Mart 2008 , Cumartesi
Kategori (Aşk)
Ben aslında sigara içmezdim seni tanıyana kadar. Aslında ben yanmazdım da ara ara. Kalbimde sıkışma hissi de olmazdı hiç. Hayatın renkleri de pek bir anlam ifade etmezdi tuttuğum takım dışında!.. Her gün vapurla önünden geçtiğim Kız Kulesi öylesine bir kuleydi işte. Geçmişi de ilgilendirmezdi beni seni tanıyana dek geleceği de. Vapur yolculuklarının bu kadar üzüntü verebileceği, insanı alıp çok uzaklara götürebileceği İstanbul’dan… Sadece eski Türk filmlerinde gördüğüm sahnelerdi… Seni tanımadan önce beni yakan soba ateşiydi bir de gökte güneş. Ben aslında hayatın kendisinin de farkında değilmişim seni tanımadan önce. Meğer hayat ne kadar ağırmış… Ne kadar ağırmış Hayat? Seni tanımadan önce sanki daha ADAM gibi ADAM dım. Aşk’a kızgınım bu yüzden birazcık. Ey AŞK, seni tanımadan önce ben sanki daha bir insandım!?…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
14 Mart 2008 , Cuma
Kategori (Aşk)
yine geçtim her zaman geçtiğim kırık taş döşeli sokağımdan ve kaldırıp baktığımda gökyüzüne…
AŞKIM ELEKTRİK TELLERİNE KONMUŞ güvercinler misali idi… dokunamadım hiç.
Baharın bir günü, bir Mayıs akşamı ben yaşarken yine kendimce ve kendime, hani seni gördüğümde evinin penceresinde. aslında pek fazla da güneş yoktu ama çok iyi hatırlıyorum seni o İLK defa görüşümden nasıl da içimde bir güneş sıcaklığı ve aydınlığı oluşmuştu. ve hatırladığım tellerdeki güvercinler ile o ana saplanan ben. 35 yaşıma kadar aşkın herhangi bir versiyonunu tatmamış, hiç alakasız kulvarlarda yalancık aşk oyunları peşinden koşmuş biri olarak sanırım ilk o gün ADAM GİBİ aşık olmuştum. sadece takvim yapraklarında anlamını bulan ve daha ötesi için Yaz’ı çağrıştıran Bahar ve Mayıs ayı birden benim için AŞK’ın diğer adı olmuştu. ve benim aşkım elektrik tellerindeki güvercinler kadar ürkek, güvercinler gibi gözleri hep etrafta… seni gördüğüm o Mayıs akşamı, akşamlar artık paydos etmiş, "sürüye sürüye" zor götürdüğüm bedenim sanki dinçleşmişti. evet evet, ben aşık olmuştum. baka baka giderken sokağın sonu doğru, hem yüzümü çevirip hem utanıp SUÇ işlemiş gibi. kızarmış bir yüzün "35 yaş versiyonu" da öyle oluyormuş demek AŞK’tan. ama yine çok iyi hatırladığım köşeyi döndüğümde "boşver" diye seslenen bir sesin beni "ite ite" uzaklaştırdığı idi ordan. ve ben de kaçmıştım. ne de olsa artık 20 lik bir delikanlı havası yoktu bende. hem bende, hem bedende… gel gör ki, kalbim ve ruhuma söz anlatmak hala imkansızdı o yaşta.
AŞKIM ELEKTRİK TELLERİNE KONMUŞ güvercinler misali idi ve ben seni gördüğüm o akşamdan sonra hep bir elektrik şoku ile yaşadım bir süre. bir süre seni görmek ümidiyle yine geçtim o sokaktan. bir süre sana görünmek ümidiyle küçük alışverişler yaptım karşı bakkaldan… göremedim. belki sen bana baktın perdenin arkasından ama ben bunu asla bilemedim. sadece bir günün, üstelik bir akşam vaktinin çok kısa bir anında artık 35 lik bir delikanlı(!?) olarak kalbim hala aşık olabiliyormuş demek….
en azından bunu göstermiş oldun bana.
sana çok teşekkür ederim.
AŞKIM ELEKTRİK TELLERİNE KONMUŞ GÜVERCİNLER MİSALİ İDİ…
VE BEN HİÇ DOKUNAMADIM.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
12 Mart 2008 , Çarşamba
Kategori (Aşk)
iki damla yaş süzüldü gözlerimden sebepsiz. iki günüm yoktu kaldığım sensiz. söyler misin adını kazıdığım kalbime. ben şimdi ne yapayım sensiz? oysa bu hiç düşünmediğim, karşılaşacağımı asla tasavvur etmediğim bir durumdu.
söyle ey gülüşünde okyanus serinliği, gözlerinde kalp huzuru bulduğum. ben şimdi ne yapayım sensiz? fermanlar yayınlardım eğer bir padişah olsaydım, "gitmeleri" yasaklardım.
tutabilseydim kalbini elimle, onu gözüm gibi saklardım.
bir türkü dolandı dilime uzun zamandır. hem söyleyip hem ağlıyorum "…gesi bağlarında dolanıyorum. yitirdim yârimi, aman aranıyorum…" oldum olası şarkı ve türküleri doğru dürüst ezberleyemem zaten. ama yine de kendimi söyler buluyorum bu türküyü ben
istemesem de, kalbimin seni her anışında duygularım beni taşıyor mısralarına. engel olmak istesem de ne dilim de dudaklarım beni dinlemiyor ki zaten. dilim bu türküye müptela
olduğundan beri ben de aşkının kırıntılarına tutunup duruyorum. bir tek bunu yapabiliyorum, bir tek seni sevebiliyorum.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
10 Mart 2008 , Pazartesi
Kategori (Aşk)
AŞKININ MELANKOLİSİ’NDEYİM BUGÜN… BUGÜN BİR BAŞKA SEVER OLDUM SİYAH’I, BİR BAŞKA GÖZLE BAKTIM KATRAN KARASINA. BUGÜN HER ZAMANKİNDEN FARKLI GÖZÜKTÜ BANA ARABESK İLİŞKİLER. KULAKLARIM ACILI PARÇALAR DUYMAK İSTEDİ.
AŞKININ MELANKOLİSİ’NDEYİM BUGÜN. BÜTÜN BEYAZ’LARI GÖNDERDİM YAN KOMŞUYA, BÜTÜN MAVİLERİ KARALADIM. AĞLAYAN İNSAN MANZARALARI GÖRMEK İSTEDİ HEP CANIM. FAVORİM SİYAH BULUT OLDU, GEÇTİ TÜM RAKİPLERİNİ.
AŞKININ MELANKOLİSİ’NDEYİM BUGÜN. KENDİMİ ACİZ HİSSETMEK HİÇ DE FENA DEĞİLMİŞ! "YIKILMIŞIM BEN" İÇERİKLİ ŞARKILAR MIRILDANDI DUDAKLARIM, ARALARA SENİN ADINI SERPİŞTİREREK… VE AĞLADIM GİZLENEREK…
…
AŞKININ MELANKOLİSİ,
GECENİN SİYAHINA EŞ.
BİR VAZGEÇİLMEZ TUTKU.
SANKİ, ÖMRÜMLE KARDEŞ!
(yazan: doğan telkesen)
|
Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...
|
|