Eylül, 2007 Arşivi
|
12 Eylül 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
Sevmiştim seni o sahil kasabasında
En taze, en yeni duygularla
Yeni yeni filizlenen bir kardelen gibi
Sevmiştim seni derinden duygularla
Hani, hani "işte bu!" dedikleri
Hani "bu O!" diyebildikleri
Sen de tıpkı öyle idin
Sen, o "sevgiliydin"
Sevmiştim seni o sahil kasabasında
Zaten öyle aşklar çok az yaşanırdı
Öyle sevenler çok azdı orda
Genelde gençler "paradan" hoşlanırdı
Sahil kasabası bir "sevdayı" görmüştü
Beni terk ettiğinde güller dahi ölmüştü
Ben sevmiştim seni
Sende bulmuştum beni
"Tamam!" diyebilmiştim
Hayat nasıl da renklenmişti
Sadece mavi yoktu artık
Tüm renkler gökkuşağını alıp gelmişti
Kalbim renklenmişti
Sevmiştim seni o sahil kasabasında
Neden gittin bir sabah ezanında?
(yazan: doğan telkesen)
|
|
12 Eylül 2007 , Çarşamba
Kategori (Aşk)
Ordasın, biliyorum! Oradasın ve bana bakıyorsun… Sislerin arasına saklanma sebebin nedir peki? Benim, benim ellerini aradığın… Ellerinde huzur, dudağında ismini sayıkladığın. Neden gizleniyor gözlerin neden? Benim işte, burdayım. Uzakta yüreğim senden. Ben sensiz yok olmaktayım. Bir seslensen hiç olmazsa! Hiç olmazsa sesin gelse esinti misali kulaklarıma. O bile yeterdi ateşten yanan dudaklarıma. Ordasın, biliyorum, görüyorum. Terk edilmişliğin hüznü, ızdırabı yüklenmiş omuzlarıma. Senden yardım istiyorum. Çıkıver sislerin arasından. Yeter artık, kan damlamasın bu aşk yarasından. Çık gel sisler arasından, bitmekte tahammülüm. Tüm güller eyledi terk. Seni bekleyen tek gülüm.
Ordasın, biliyorum. Solmaktayım, bekliyorum…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
11 Eylül 2007 , Salı
Kategori (Şiir)
Ey sevdiğim!
Kaç yaz geçti üzerinden
Kaç kış doldurdu ömrümüz!?
Solmaz dediğimiz yapraklar soldu
Durmaz dediğimiz ırmaklar durdu.
Kaç gece ve gün geçti üzerinden?
Mehtaplar anlamını yitirdi
Ay’sız geceler daha sevimli oldu benim için.
Sevmiyorum artık papatyaları
Umrumda değil hafta sonu tatilleri
Sen gideli gözüm görmüyor yeşil tabloları
Sen gideli deniz kıyılarından kaçıyorum.
Ey sevdiğim!
"Eziyet" etmenin diğer adı da "ayrılık"mış!
Bunu şimdi daha iyi anlıyorum.
Daha iyi anlıyorum nasıl yaşayan ölü olunacağını.
Bakmıyorum kapımdan gelip geçenlere
Dünya yansa söndürmek için kıpırdamam.
"isteksizlik" isteğim olmuş, sarmış ruhumu.
Ben kendimden geçiyorum.
Kumsallarda yürüdüğümü gören yok artık
Gören yok gökyüzüne şiirler okuduğumu
Vazgeçtim erken sabahlarda boş yollarda yürümekten
Vazgeçtim kendimden ve herşeyden,
Geçemedim bir tek senden.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
11 Eylül 2007 , Salı
Kategori (Aşk)
geldi ve çattı… işte yolun sonu artık. inkâr boşuna ya da önemsememek gerçeği… yolun sonu, yani bizim sonumuz, oyunun sonu… yani aşkın sonu… artık hiçbir güneş bizim değil, hiçbir saat, hiçbir gün. ne hafta sonunu bekleyeceğiz özlemle ne de baharı… geldi ve çattı son, yolun sonu… bu duraktan kalkan hiçbir kalp bir daha geri dönmedi biliyorsun. ve biliyorsun ki, ben sana hiçbir şeyi iki kere söylemedim daha önce.
işte yolun sonu artık… bu öyle bir kaybediş ki, ikimiz için de gökler yıkılsa fayda etmeyecek biliyorsun, bilmelisin. "tükenmişliğin tedavisi yoktur!" demiştim sana… sana son bir tavsiye; hiç kimseyi "tüketme" benden sonra…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
10 Eylül 2007 , Pazartesi
Kategori (Şiir)
hani son gülüşün bana kalacaktı
saklayacaktım sıcaklığını,
kimseler görmeyecekti.
neden söylenen sözlerin arkası boştur
kime ne dediğini bilmeden, bilemeden.
hani son öpüşün bana kalacaktı
dokunası ipeklere
masumane yüreklere.
hani her yağmur damlası bana akacaktı
her yağmur damlası bana akacaktı!?
öyle sözler varki yüreğimde, beynimde
yüreğimde…
son düşen yaprağın ardından ben de düştüm
bende de birşeyler düştü
ruhum düştü
bedenim düştü
dünyam düştü
rüyam düştü.
belki ve sadece her şey bir "düş"tü?
son düşen yaprağın ardından
ben de düştüm.
güneşlere hasret
bittiğin yere kadar git
bitene kadar sabret.
son yaprak da düştü
dünya,
hayat aslında "düş"tü.
son yaprak bana
son söz sana
elveda!
(yazan: doğan telkesen)
|
|
9 Eylül 2007 , Pazar
Kategori (Şiir)
ki mümkün değildi
ve asla da olmadı.
asla gerçeği yaşanmadı
hepsi aslında bir rüyaydı.
mümkün değil gelmesi geriye
söyle zaman geriye nasıl dönecek ki?
asla ben senin,
sen de benim değildin
biz aslında uzak bedenli yakınlardık
biz aslında gece tuzaklara yakalandık.
sorulmamış sorular sorduk
cevapsız kaldık.
herşey saklandı tek bir hecede
herşey saklandı bütün gecede.
ki mümkün değil
ve asla da olmadı
bizim solduğumuz gün gibi
hiçbir yaprak solmadı.
ki mümkün değildi
ne güneş bizim için doğdu
ne deniz dalgalandı bizim için
kuşlar bizi sevindirmek için uçmadı,
biz yanıldık ve aldandık.
göğün rengi, gülün rengi,
aşkın rengi kandırdı.
vakit doldu güzelim,
bak sabah çoktan oldu
son rüya da sonlandı.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
8 Eylül 2007 , Cumartesi
Kategori (Şiir)
söyle,
gittin gideli kaç yüreğe dokundun?
kaç geçilmez sevda yaşadın
hangi gözlere gülümsedin sıcacık
kaç yürek sarmaladı seni
ne özlemlerle yandın benden sonra
söyle,
gittin gideli odanda kaç mum tükendi
gece karanlığına ve güneşe inat
kaç gece uyanarak ağladın!
hangi yolda anımsadın yüzünü sevdiğinin
kimlere benzettin beni
söyle,
gittin gideli ellerini kim ısıttı
üşüdüğünde sarıldın
korktuğunda aradın telefonla
ya da "olsaydı yanımda" dedin
hissettin eksikliğini
söyle,
şimdi gittiğin yerde günler başka mı doğuyor
başka mı yaşanıyor hayat
gün 25 saat mi, gece yok mu oralarda
sen de düşündün mü niye diye!
yoksa vaz mı geçtin kendinden
söyle,
gittiğin gideli kaç yüreğe dokundun?
sevgini adadın karşılıksız
"yanma" nın tadına vardın
yağmur altında yürüdün
söyle,
kaç yüreğe dokundun gittin gideli!?
(yazan: doğan telkesen)
|
|
8 Eylül 2007 , Cumartesi
Kategori (Aşk)
Seni bir su gibi içtim. Bir susuzluk krizinde rastladım sana ve seni çok beğendim. Su gibi ferahlattın, su gibi sardın, su gibiydin. Seni bir su gibi içtim. Yanan ruhum ve içim seninle huzura kavuştu. Sende suyun derinliği vardı, sende suyun sakinliği vardı. Kızdığında su gibi kabarır yıkardın etrafını. Sonra çekilince yatağına yine şefkatli bir nehir gibi akardın. Ben bir susuz ve bir de sensiz yapamam derdim. Derdim de sen inanmaz gülerdin. Seni bir yudum su veya bir okyanustan ayırmadım. Çünkü ikisi de sendin. Sen hem bir okyanus, hem de bir damla su idin benim için. Zaten her damlada bir okyanus, her okyanusta da bir damla gizli değil midir? Sen bende gizli değil miydin? Seni içtim yudum yudum, damla damla ve ben bir okyanus serinliği hissettim her seferinde. Beni çölden aldın su damlacıkları ve buharla göğe yükselttin. Zaten senin en çok bu yönünü sevmiştim. Sende bir yücelik vardı ve sen bunu bana gösterdin. Seni bir su gibi içtim. Senden önce ben bir hiçtim, tıpkı şimdi olduğu gibi. Sen gittin, artık gözüm görmez oldu ne damlayı, ne suyu, ne de okyanusu. Çöl tabloları dolu evimin her yerinde. Yağmur yağdığında kriz nöbetlerim tutuyor. Gözyaşlarıma kızıyorum bana seni hatırlattıkları için. Çünkü, sen gittin. Seni bir yudum gibi içtim. En değerli akvaryumlarda korumak istedim seni ama. Ama olmadı…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
7 Eylül 2007 , Cuma
Kategori (Şiir)
YANARSIN, "YANMAK" SUÇ!
KANARSAN, "KANMAK" SUÇ!
ADINI, ADIMLA "ANMAK" SUÇ!
BİR SABAH GÜNEŞTE "DONMAK" SUÇ!
EVVELDE, AHİRDE "OLMAK" SUÇ!
OLMAZ’I "OLUR" SANMAK SUÇ!
TAŞ YÜREK SUÇ!
"DUR!" DEMEK SUÇ!
"VUR!" DEMEK SUÇ!
"DUY!" DEMEK SUÇ!
"OYY!" DEMEK SUÇ!
"VAYY!" DEMEK…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
7 Eylül 2007 , Cuma
Kategori (Şiir)
SUSMA,
NE DESEM DE SANA
SUSMA,
GÖZLERİNLE KONUŞSANA
HADİ,
YİNE FISILDA SEVDİĞİNİ
ASLINDA
SENİN İÇİN NE ANLAMA GELDİĞİMİ.
SUSMA,
SEN SUSUNCA GÖNÜL KALIR DERMANSIZ,
SUSMA,
SEN SUSARSAN İNAN ÖMÜR ANLAMSIZ,
SUSMA,
VARDIR DİYECEĞİN ELBET KALBİNDEN
SUSMA,
BİL Kİ, ÖLECEĞİM HASRETİNDEN.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
|