Ağustos, 2007 Arşivi
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
BAK, YÖNSÜZ KALDIM
GELDİM KAPINA.
BAK, YURTSUZ KALDIM
RUHUM, DİRENEN BEDENİMLE
HUZURUNDA.
AĞLAMAKTAN BİTABIM
YÜRÜYEN BİR DİVANE
AŞKINLA YANACAĞIM
SENİN İÇİN DAHA NE!
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
Solmam deme, solacaksın
Gözün yaşlı kalacaksın
Sen, kuruyup duracaksın
Gittiğinde buralardan.
Ölmem deme, öleceksin
Sanma ki hep güleceksin
Mutsuz günler göreceksin
Gittiğinde buralardan.
Düşmem deme, düşeceksin
Kir izleri sileceksin
Ancak kıymet bileceksin
Gittiğinde buralardan.
"Asla!" deme, olacaksın
Tek başına kalacaksın
Karanlığı bulacaksın
Gittiğinde buralardan.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
yanmış,
yanmış ve sönmemiş çok eski bir yangın
kanat açıp uçan kuşlara bakakalmış
ardından süzülen gözler ve damla damla
yaşlar ile kalmış.
bilememiş, hissedememiş
terkedememiş…
terkedilmiş, hükmedilmiş
bilememiş…
yanmış
ve hep bir yangın içinde kalmış
ve hep bir söz kalmış dilinde
saklamış aşkını en mahrem yerinde.
yanmış ve sönmemiş bir derin yangından
ve asla bir çiçekle gelmeyen o uzak baharından.
aciz bırakan kıstırılmışlık duygusu
hiç bitmeyen gecelerin
aşkı unutma uykusu.
ne dese olamamış, ne yapsa dolamamış
yanmış kalbinde saklanan duygularla
donmuş onsuz sabaha açılan uykularla
yanmış,
yanmış ve sönmemiş
bilmiş,
gidenler hiç dönmemiş…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Aşk)
Gece bana yansıtır hayalini, hayalin bende gece gibi.
Yine gece yansır bana, yine gecenin içinden ışık kırıntıları eşliğinde hayalin gelir çok uzaklardan. Ben seni çok özlemiştim zaten. Hep çerçeve içinde saklıydı yüzün hayalimde. Her yaprağını sakladım dökülen güllerin. Dökülen "sen" olma diye gönlümden.Vücudum sıtmaya tutulmuş gibi titrer, dudaklarımda suyun gideremeyeceği bir kuruluk. Gece bana yansıtır senin hayalini, ben geceye aşık. Geçen gün yine aynı sokaktan geçtim. Saat akşam saati, vakit akşam ve yer aynı yerdi. Yine köşe ve kaldırım… Derin derin seni teneffüs ettim kaldırım kenarında. Denize yansıyan gece, bulutlardan kaçan Ay, gözlerimi ıslatan yaşlar eşliğinde. Bana bakıp durdu insanlar. Bana gülüp durdular.
Gece bana yansıtır hayalini, hayalin bende gece gibi.
Bilmekteyim bu satırların çare olamayacağını derdime.
Bilmekteyim ahde vefanın geçerli bir alışkanlık olmadığını. Bilmekteyim benim evimdir gece.
Bilmekteyim yansımaktasın çok uzaklardan bana yine bu gece.
Ve gece bana yansıtır hayalini, bense geceye aşık SEN niyetine.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
bir mum alevinde saklıyım
evet
ben bir mum alevinde saklıyım
kimseye söyleme canım
ben Sen’den yasaklıyım!
değdiremem bile gözlerimi gözüne
ulaşmaz asla tek bir sözüm sözüne.
çünkü ben yasaklıyım
bir mum alevinde saklıyım
gecenin tortusu kalmış şamdan içinde
nice sırlar saklarım içimden de derinde.
yazılamaz, söylenemez
anlatılmaz şekilde
ben bir mumda saklıyım
aman bir tanem
ben Sen’den yasaklıyım
sakın ha "gel!" demeyesin!
bu geliş bir bitiş olur
bunu iyi bilesin.
bilesin ki
sevmek için olmaz mesafe
sevmişim işte kime ne!?
sevgilim ben sana yasaklıyım
bir garip mumun alevinde saklıyım
kapat tüm camları
kapat girmesin rüzgar
bendeki ateş elbet aşkınla yanar.
"gül yüzlüm" ben Sen’den yasaklıyım
kutularda unutulmuş
eski bir mumda saklıyım
gün gelir söndüğünde kalbinin ışıkları
veya gittiğinde
o eski sahilin aşıkları
beni bulursun orda
dersin aşkım mı burda!?
"evet"
ben senin aşığınım
mum alevinde ışığınım.
elleme asla
ben senden saklıyım
seni sevmelere
daima yasaklıyım!
(yazan: doğan telkesen)
|
|
22 Ağustos 2007 , Çarşamba
Kategori (Şiir)
yemin et mor’un üstüne
sevgi’nin ve sevdanın üstüne
yemin et adı olmayanın üstüne
günahlarını savur rüzgarla
dönme dönülmeyeceklere
bakma gözlerine acıyanın
yemin et bulutun üstüne
ve yağmurun
ve damlanın üstüne
sığındığın kalplerden çık
yaşama ümit üstüne
siyahı sev
çelişkiye hayran ol
dönme bakılmayacaklara
yemin et bir kar tanesine
bülbül sesine
ve yürek sesine
asla “asla olmazlara” takılma
ne denirse susma
yemin et susanların üstüne
sözü diyenlerin üstüne yemin et
vazgeçenlere değer verme
gülme gece karanlığında
yemin et şafak güneşine
yemin et ay’ın doğuşuna
gece ışıltılarına seslen
harfsiz konuş güllerle
yapraklarını sev dokunmadan
yemin et sakladıkların üstüne
ve diyemediklerin
ve göremediklerin üstüne
bildiklerinle yetinme
bilinmeyen üstüne yemin et
bir nokta olduysan dünyada
bir nokta olmayan kainatta
dünya üstüne yemin et
bulduklarına yemin et
bulamayıp unuttuklarına
ve toprak kokusuna
ve ölüm korkusuna
ve sahil sukunetine yemin et
yemin et kaf dağına
gönül tepesine
şimsek çakışına
gözyaşına yemin et
bir iç isyan yaşa sessizce
sessizlik üstüne yemin et
yemin et meltemlere
ardından baktıklarına
ağlayıp durduklarına
o’nsuz da olduklarına yemin et
yemin et yemini bozanlar üstüne
dünya bu düzen üstüne…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
21 Ağustos 2007 , Salı
Kategori (Şiir)
SENE-İ DEVRİYE’Sİ YİNE "AYRILIK BAYRAMI"NIN ( ! ),
YİNE KUTLAMALAR ( ! ) YAPACAĞIM KENDİMLE.
YİNE "HÜZÜN ZAMANLARI"NA DALACAĞIM.
SENE-İ DEVRİYE’Sİ BUGÜN BİR "AŞK MASALI"NIN ( ! ),
YİNE DOLAŞIP SERSERİ GÖNLÜM İLE,
YİNE BİR "AYRILIK TÜRKÜSÜ" YAKACAĞIM.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
21 Ağustos 2007 , Salı
Kategori (Şiir)
yine burdayım,
kapındayım.
önce inkar ettim,
sonra kaçtım,
suçladım.
acılarımın sebebiydin sen.
nefret ettim,
dışladım.
tam yaşamaya başladım…
yine burdayım,
bu taşlar, bu merdivenler,
bu kırık dökük duvar.
gönlümü yitirdiğim mekanlar,
kendimi kaybettiğim zamanlar adına
ne kadar da sevmişim !
ölmüşüm, yine de sevmişim.
inkar ettiğim duygularım beni ansızın yakaladı
ve tutup buraya getirdi.
bu kapı, bu benim sevdamın kapısı,
arkasında o var.
ne kadar da sevmişim.
çılgınlık bu.
bu olamaz,
ben delirmişim.
gitmem lazım,
görmemeli beni ne zaman ne mekan.
delilik bu,
bu bir çılgınlık,
geldim işte, kapındayım.
boş ellerim senin için.
aksine seninle dolu hala yüreğim.
bırak seni seveyim.
kovma artık gitmeyeyim, gidemem.
ben ne edeyim?
güneşi bir başka, havası başka buraların.
sen varsın diye sanırım.
o kadar çok yer dolaştım ki,
senden kaçmak için,
gitmediğim yer kalmadı.
ne mağaralara sığındım,
ne karanlıklarda saklandım.
unutmak için yaptıklarıma çocuklar bile güler.
saklandım ama saklayamadım.
sana kızgınlıklarım okyanus ötelerinden duyuldu.
kulaklarımda derin bir uğultu.
yok, hayır bir sevda değil bu.
bu bir saplantı.
"karasevda" dedikleri bu olmamalı.
istemiyorum, kaçıyorum,
dönüyor, yine geliyorum.
geldim işte, burdayım.
artık benim için son durak.
çarem yok,
sonum burada olacak…
(yazan: doğan telkesen)
|
|
21 Ağustos 2007 , Salı
Kategori (Şiir)
yollar,
gecelerime yoldaş olan yollar
bendeki hasreti O na taşıyan yollar
yangını mı da alıp götürseniz…
kimine sevgi, kimine ölüm taşıyan
nice vuslatlara vesile olan yollar.
siz de benim gibi yalnız mısınız?
yalnız ve hatta ıssız mısınız?
siz de mi beklersiniz gece ve gündüz
belki gelir diye beklenen
ümitsiz ve çaresiz dualarla istenen
ey yollar!.. nedir sizin sırrınız?
geceniz yok, yok gündüzünüz…
olanca gayretle taşırken yürekleri,
sizi düşünen çıkar mı acaba?
derler mi hiç? " bu yollar neden yalnız"
gönülden gönüle bir yol varmış
dilden dile bir söz
inanmam artık,
bütün yollar çakışıyor, yok çıktıkları bir yere.
benim yollarım kapalı artık sevgiye.
umuduyla yaşamanın tadı sadece,
yollarda koşmanın hazzı sadece.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
21 Ağustos 2007 , Salı
Kategori (Şiir)
AYRILMAK TA VAR YOLUN SONUNDA
KAVUŞMAK TA.
HER GİDİŞİN BİR "BİTİŞ" OLMADIĞI GİBİ.
TIPKI TÜM YOLLARIN BULUŞTUĞU GİBİ BİR YERLERDE.
AYRILMAK TA VAR YOLUN SONUNDA
KAVUŞMAK TA.
NASIL HER "TERK EDİŞ" İÇİNDE BİR "ÖZLEM" SAKLARSA
VE HER YOL "BİRLEŞMEYİ" DE BARINDIRIRSA İÇİNDE ASLINDA.
AYRILMAK TA VAR YOLUN SONUNDA
KAVUŞMAK TA.
YOLLAR AYIRSA DA BEDENLERİ
ASLINDA RUHLAR BULUŞMAKTA.
(yazan: doğan telkesen)
|
|
|