
Babalığınızla öğünüyorsanız kendinize şunu sorun: "Çocuğumla ne kadar süre geçiriyorum?" İngiltere’de bu süre günde 15 dakika… ABD’de ise daha da vahim: 40 saniye…
İngiltere Sağlık Bakanı Alan Milburn önceki hafta ilginç bir açıklamayla görevinden istifa etti. Şöyle dedi Milburn: "Artık seçim yapmam gerekiyordu. İki alternatif vardı: Ya siyasi kariyerimi seçecektim ya aile hayatımı… Bu hayat bir prova değil. Hepimiz sadece bir kez yaşıyoruz ve ben, çocuklarım büyürken yanlarında olmak istiyorum."
* * *
Bir siyasetçinin çocuklarıyla birlikte olabilmek için kariyerini tepmesi sık rastlanan bir durum değil.
Milburn’ün büyük oğlunun 12 yaşına gelmiş olması, basında "Daha önce aklınız neredeydi" gülüşmesine yol açtıysa da, "Çocuğumuza ne kadar zaman ayırıyoruz?" sorusunu da gündeme getirdi.
Gerçek şu: Çocuğunuzun doğumundan 18 yaşına varmasına kadar 6570 gününüz var.
Milburn’ün oğlu 12 yaşındaysa bunun 4380′i yanmış demektir.
Şimdi Bakan, geri kalan 2190 günü kurtarmaya çalışıyor. Ve bakanlık koltuğunun ya da servetinin bu sayıyı artırmaya yetmeyeceğini biliyor.
* * *
Rob Parsons "60 dakikalığına baba" kitabında (HYB, 1997) Amerika’da babalar üzerinde yapılan bir araştırmadan söz eder.
Soru şudur:
"Çocuğunuzla günde tahminen ne kadar konuşursunuz?"
Çoğu baba, "15-20 dakika" diye yanıtlar.
Araştırmacılar bunu sınamak üzere babaların ve çocukların üzerlerine mikrofon yerleştirip aralarındaki iletişimin gerçek süresini ortaya çıkarır:
"Günde 40 saniye".
Bu da 10-15 saniyelik üç dilim şeklinde gerçekleşmektedir. Muhtemelen; "Yemeğini ye", "Ödevini yap", "Odanı kirletme" talimatlarından ibaret saniyeler…
Günün ancak 40 saniyesini babasına ayıran bir çocuk ortalama 3 saatini televizyon karşısında geçirmektedir.
* * *
Sağlık bakanının istifasından sonra aynı araştırmayı İngilizler de yaptı ve durumun eskiye göre iyiye gittiği ortaya çıktı. İngiltere’de bir kuşak önceki babalar çocuklarına günde ortalama 15 dakika ayırıyormuş. Günümüzde bu rakam 2 saate çıkmış.
BBC’ye göre bunun nedeni kadın haklarında ve aile yapısında ortaya çıkan değişiklikler…
Anneler artık eskisinden farklı hayatlar sürdürüyor; daha çok çalışıyor, eve ve çocuklara daha az vakit ayırabiliyor. Ortaya çıkan boşluğu baba dolduruyor. Çocuğu okula bırakmak, yatakta masal okumak gibi işler paylaşılıyor. Boşanmaların artmasıyla, babalar haftanın belli günlerini çocuklarıyla geçirmek zorunda kalıyor.
* * *
İngiliz babaların yarıdan fazlası çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmek istiyor. Bu istek doğrultusunda İngiliz hükümeti nisan ayında işverenlere, "Babalara daha esnek mesai saatleri uygulamanın yollarını arayın" dedi.
Araştırmalar gösteriyor ki babalarının ilgisine mazhar olan çocuklar anaokulu çağında sosyal açıdan daha başarılı oluyor. 16’sına geldiklerinde sınavlarda daha iyi sonuçlar elde ediyor ve 21′ine geldiklerinde suç işleme olasılıkları daha düşük oluyor.
Özetle "çocuğa yakın anne, uzaktan otoritesiyle yöneten baba" modeli sona eriyor.
Babalar "mesai"yi devralmaya hazırlanıyor
Can DÜNDAR

merhaba ,çocuk olmak bu zamanda çok zor,ana baba olmak o dahada zor,çocuklar malesef vurdulu kırdılı tv filmleri ile büyüyor çok akıllılar ancak sevgiden yoksunlar ne acı herşeyleri var ,hiç birşeyleri yok…ana,babalar bahane hazır: vakitmi var…sevgiyle.