2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Edebiyat | Etiketler : sahibini arayan mektuplar 3
Gelme diyecektim, geldin. iyi ettin geldiğine. nerdeyiz? bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz. İşte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz…
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başliyacağım […]
2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Edebiyat | Etiketler : sahibini arayan mektuplar 2
Aramak… Ömür boyunca aramak… Yalnız seni aramka… Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramk… belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belkide aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı… beni bekliyorsun yada bir başkasını, bir başkasını…
Hiç gel demiyeceğim sana. […]
2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Edebiyat | Etiketler : sahibini arayan mektuplar 1
Bir kurt bir geyiği kovalıyordu yüreğimde. Geyik soluk soluğaydı, yorgundu, bitkindi. karların üzerinde akıp giden bir yıldız gibiydi. Koşuyordu. Koşmak kurtuluş değildi belki ama bir ümitti. Koşmalıydı.
Oysa birer namlu ağzındaydı kurdun gözleri. Avına güvenle, şehvetle yaklaşıyordu. yeni bilenmiş, sedef saplı bıçaklara benziyordu dişleri. Bütün dileği et ve kandı. İstese geyiğe hemen yetis¸ebilirdi, ama uzasın istiyordu […]
2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Aşk | Etiketler : gözlerin kal diyor
GÖZLERİN KAL DİYOR
Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar, gözlerin kilit
Ellerin aç diyor, dudakların git.
Ayrılık; dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor, dudakların git.
Gidersem, bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam, kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor, […]
2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Edebiyat | Etiketler : insan kalbini simgeliyen kapi!
19.Yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın "Evrenin Işığı" adını verdiği bu tabloda gece elinde fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı. Adam, tek eliyle bir kapıyı vuruyor ve içerden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu. Tabloyu inceleyen Bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü "Güzel bir tablo […]
2 Temmuz 2008 , Çarşamba | Kategori : Edebiyat | Etiketler : hayartın son misafiri
Kapı çalar…
Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır.
İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz.
Kapı çalar…
Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün
sürer. "Yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar […]