Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kategori : 'Şiir'

Bu Vatan Bu Bayrak Canımız

25 Ağustos 2008 Pazartesi Yorum yok »

İnsan olanlardan insana fayda.
Birlikle olunur Merih’te Ay’da.
Türklük meşâlemiz, ortak bir payda.
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

Nifâk girer ise biter bütünlük.
Din, dil, ırk gözetmez yıkar kötülük.
Vatan bir Bayrak bir nedir ikilik?
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

Bütün bölünürse pay olur kesir.
Can verir yine de olmayız esir.
Bizi gerilerde koyar her kusur.
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

Sevgiyle örülsün gönül kalemiz.
Kılıç değil kalem tutsun elimiz.
Doğruluk dürüstlük olsun yolumuz.
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

Sevgiyle bakanlar güzel görürler.
Bayrağı taç edip yurdu korurlar.
Buz ile gelenler günle erirler.
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

Bizi ayırmaya dış güçler neden.
Yerle yeksân olur ihânet eden.
Bir Atatürk çıkmaz sanma yeniden.
Bu Vatan bu Bayrak canımız bizim.

 

 

Hüseyin Sığırtmaç

Savaş Manzaraları - Esirlerden Yaralılara…

16 Temmuz 2008 Çarşamba Yorum yok »

 


Mehmetçikler siperde-Filistin. June 1918. A front line Turkish Army trench near Kilkilje during
 an inspection by the divisional commander.
(Donor German War Museum Bufa 11043)


DÜŞMANIN ELİNE GEÇEN BİR SANCAĞIMIZ-Regimental Standard of the Turkish 80th Infantry Regiment captured at Magdhaba, 1916

Altta esir düşmüş yaralı Mehmetçik -A wounded Turkish soldier being carried out of the 1st Australian Field Ambulance dressing station.

Esir düşmüş Mehmetçikler-1918


Bir hastane gemimiz İstanbul’da..1915
Arkadaki manzaraya bakınız…


Gelibolu 1915- ŞEHİDİMİZ…

Savaş Dönemine Ait Resimler

21 Mayıs 2008 Çarşamba Yorum yok »

 

 

Çanakkale Şehitlik ve Abideleri - Nusrat

27 Nisan 2008 Pazar Yorum yok »

 

DAHA FAZLASI :  GOOGLE’DEN ASIL SİTE İÇİN:

EĞİTİMCİNİN KÖŞESİ 1 YAZIP ARATTIRINIZ.

 

RUHLARINIZ ŞADOLSUN!!!

 

57. ALAY

 

YABANCILARA AİT BİR MEZARLIK

 

SARIKULE VE TABYALAR

 

ŞEHİTLER ABİDESİ


Anafartalar

 
KAHRAMAN Nusrat

ÇANAKKALE ŞİİRİ

31 Mart 2008 Pazartesi Yorum yok »

Sevdiğim… Okurken yazımı sakın

Gözünden şimşekler çakmasın e mi

Dördüncü yaram pek kalbime yakın

Kirpiğin elmaslar takmasın e mi.

Cerrahlar şaşıyor derin yarama

Tarlada… Gayri hiç beni arama

Saçını düzeltip n’olur tarama

Yıldızlar boyuna bakmasın e mi.

                               Hikmet Recep

Mehmetçik Çanakkale’de

13 Ocak 2008 Pazar Yorum yok »

Şahittir boğazın iki yakası,
Cihandan hesabı sordu Mehmetçik.
Sırla dolu,binbir ibret vakası,
Kanıyla,canıyla vardı Mehmetçik.

Gelenler İstanbul düşüyle gezer,
Nusretim,demirkap mayını dizer,
Zırhlı gemileri parçalar,ezer,
Zalimin aczini gördü Mehmetçik.

Toplar,ölüm saçan gülleler atar,
Şehit gençler,koyun koyuna yatar,
Etrafta Cennetin kokusu tüter,
Şehitlik düşüne erdi Mehmetçik.

Allah Allah diyen aşkı dillerde,
Süngü bellerinde,tüfek ellerde,
Can pazarında,can kalır yollarda,
İmanı yürekte kordu Mehmetçik.

Ayağını örten çul ile çaput,
Soğuktan korumaz yamalı kaput,
Mezarı siperi,gerekmez tabut,
Gül bahçesi gibi girdi Mehmetçik.

Onyedi yaşında yedek subaylar,
Hayatın baharı.selvidir boylar,
Bu günü bekledi seneler,aylar,
Sabırla,metanet serdi Mehmetçik.

Bir yudum umutdu yürekte atan,
Anafartalarda sevindi vatan,
İşte ön sezgili,cesur komutan,
Mustafa Kemalim derdi Mehmetçik.

Yarbay Nail,Teğmen Arif coşunca,
Binbaşım Mahmutla,Sabrim koşunca,
Askerimde mangal yürek taşınca,
İşgale geleni kırdı Mehmetçik.

Cesarete simge Hakkı Binbaşı,
Sırada Nazmiyle,Tahsin Yüzbaşı,
İsmi gizli kalmış nice adaşı,
Zulmün çemberini yardı Mehmetcik.

Tefekkürle oldu ruhun bakımı,
Sadakatin kalbe nurlu akımı,
Destan yazdı,Yahya Çavuş takımı,
Savaş alanında sırdı Mehmetçik.

Mangası şehitti,kalmadı asker,
Topun mermisini kaldırmak ister,
Allahım bu gücü Seyitte göster,
Düşmanı denizde vurdu Mehmetçik.

Şahlandı askerim değmesin nazar,
Gerçeği bilenler Almana kızar,
Kadir,bu savaşta zerreyi yazar,
Hepsini anlatmak zordu Mehmetçik.

Ödüllü şiir.
Kadir Kaya

 

Çanakkale’de her yer et ve kemik yığını

31 Aralık 2007 Pazartesi Yorum yok »

 

 

Zemini nur alınlar kıpkırmızı kan boya

Toprak hava su şahit bu emsalsiz tabloya

Seyredin tefekkürle batının yaptığını

Çanakkale’de her yer et ve kemik yığını

Çanakkale Savaşı’nda ŞİİR

20 Aralık 2007 Perşembe Yorum yok »

Birçok eli kalem tutan, okur-yazar Türk genci şehit olmuş, niceleri sakat kalmıştır. Ağabeyi Çanakkale Savaşı’nda şehit olan bir kız tarafından yakılan aşağıdaki ağıt bunu ne güzel ifâde etmektedir:

Çanakkale derler yeşil gavaklı,
Mollaların mürekkebi boyaklı,
Neçe gulların var ağaç ayaklı,
Ağaç ayağınan gelsen n’olurdu.

Çanakkale derler yeşil söğütlü,
Neçe molla getti eli divitli,
Bi mektup atayım üstü tahütlü,
Mektubum ordunu bulur m’ola.

Ağılıdır Çanakkale goyağı,
Babamoğlu dizlerimin dayağı,
İrengide bana benzer bayağı,
Gurbanlar olurum babamoğluna.

Edem gözelidi gıyıdan getmiş,
Sürek öküz gibi boynunu bükmüş,
Şu gevur dinsizi denklemiş atmış,
Acep babamoğlun yudular m’ola.
Yumadan gabire godular m’ola. 

Derlediğim bir başka Çanakkale ağıdı da, Suvermez köyünden Devecioğulları sülâlesinden, Macar Lâkaplı Salih’in Çanakkale’de şehit olmasıyla, annesi tarafından yakılan ağıttır. Ağıtta, yoğunlukla şehidin geride bıraktığı eşi ve çocuğunun ne olacağı endişesi vurgulanmaktadır:

Hucûm demiş Alamanın zabiti,
Yavrumun kefeni asker kabutu,
Salına girmeye yoktur tabutu,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola.

Topun dumanı da ağmış havaya,
Gözlerim yavrumu dönmez sılaya,
Goltuğuna girmiş çifte sıhhıya,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola.

Çanakkale nerde, Suvermez nerde?
Her ana dayanmaz bu zalim derde,
Ahmed’in babasız eğlenmez evde,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola

Derinimiş Çanakkale deresi,
Goygunumuş şehidimin yarası,
Acıya dayanamaz garip garısı,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola.

Senin yavrum beşik ile belede,
Yâdigarın galdı yavrum geride,
Bir gelin eğlenmez ıssız bir evde,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola.

Bir günüm doğarda bir günüm batmaz,
Şu ıssız evlerde bir gelin yatmaz,
Oğlumun yerini kimseler tutmaz,
Yoksa yavrum seni vurdular m’ola,
Kefensiz gabire goydular m’ola.

Öyle ağıtlarımız var ki; Edirne’de, Yemen’de, Kudüs’te kalanları anlatır. Yedi kardeşinden bazılarının şehit düşmesiyle yüreği yanan Ahmet Çavuş (Urfalı)’un yaktığı ağıt, işte böyle bir ağıttır:

Yedi gardaşıdık gazada ünlü,
Hep gara bıyıklı yüzleri benli,
Zeybek şalvarlı da hep çuha donlu,

Ben bu derdin hangisine yanayım,
Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

Halil yoğun güder içi guzulu
Ali haba geyer golu sızılı,
Gadir’in çocuklar gara yazılı

Ben bu derdin hangisine yanayım,
Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

Ali ağam Edirne’de oldu şehit,
Garabıyık Yemen’de ünlendi yiğit,
İbik Ağam Kudüs’te kaldı bi büyük,

Ben bu derdin hangisine yanayım,
Zencirler zapdetmez benim gönlümü.

Âşık olsam ağır ağır söylesem,
El kaldırsam şu gönlümü eğlesem,
Şu gönlümü gıl ipinen bağlasam,

Ben bu derdin hangisine yanayım,
Zencirler zapdetmez benim gönlüm.

 

(F.Yaldızkaya )

Baby 700 Mezarlığı - Düztepe’de kurşun delikli bir su matarası …

14 Aralık 2007 Cuma Yorum yok »

 

Baby 700 Mezarlığı, Anzak Bögesi’nin arkasından, Conkbayırı’na çıkan yolun sağ tarafında yer alır. Burası, sefer boyunca, 25 Nisan 1915 gününün bir kaç saati dışında Türk bölgesiydi. Charles Bean, mezarlığı ziyaret eden kişiler için şunları yazdı: “Tulloch’ın çarpıştığı yere bakın ve bilin ki, büyük olasılıkla Lalor ve Mordaunt Reid’in kalıntıları onun yanındaki mezarların arasındadır.” Bunlar, tan vakti askerlerinin önünde, plajdan buraya çıkan ve amaçları Conkbayırı’nı almak olan Avustralyalı subaylardı. Ancak, Kılıçbayırı ve bunun arkasındaki Düztepe’nin iç kesimlere bakan yokuşu, ulaştıkları en ileri noktaydı. askerimiz daha fazla ilerlemelerini önlediler.

AWM G01887, Düztepe’de kurşun delikli bir su matarası

O gün, savaş Kılıçbayırı üzerinde gitti geldi. 11. Tabur’dan (Batı Avustralya’dan gelen) Yüzbaşı Eric Tulloch, Teğmen Leslie Mordaunt Reid ile birlikte, mezarlığın sağından geçip, Düztepe’nin iç kısımlarına bakan yokuşu boyunca bir grubun önünde ilerledi. Oradan, Çanakkale Boğazı’nın güneşte parlayan suları görünüyordu. Türk ateşi, Tulloch’ın askerlerini siper almaya zorladı ve onlar orada yarım saat kadar çarpıştıktan sonra Kılıçbayırı’na çekildiler. Mordaunt Reid ağır yaralanmış bir şekilde sürünüyordu ve ondan sonra onu, bir daha gören olmadı. Tulloch, Anzakların 25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’na en çok yaklaştığı yere kadar ilerlemişti. Bean, 1919 yılında Düztepe’de, Tulloch’ın oraya ulaştığını kanıtlayan, bir Avustralyalı askerin bir mermiyle delinmiş, su matarasını buldu.

ÇANAKKALE SAVAŞINDA HAVADA ÇARPIŞAN MERMİLER

17 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »

 

600 MİLYONDA 1 İHTİMAL…

 

Bullets hit mid flight, Eceabat, Turkey

 

 

 

SAVAŞTA KULLANILAN ÇEŞİTLİ MERMİ VE BİLYELER

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.