“Çanakkale Destanı”
7 Eylül 2008 Pazar Etiketler : Çanakkale destanıDAHA FAZLASI İÇİN GOOGLE’DEN EĞİTİMCİNİN KÖŞESİ 1 YAZIP ASIL SİTEYE ULAŞINIZ..
18 Mart 1915, dünya tarihinin en kanlı, en acımasız savaşlarından “Çanakkale Destanı’nın” yazılmaya başlandığı gündür. Yedi düvel bir olup, çökmeye yüz tutmuş “hasta adam” olarak nitelendirilen Osmanlı İmparatorluğu’nu ortadan kaldırmak için, yıllar öncesinde hazırlamaya başladıkları dünya tarihinin gelmiş geçmiş en güçlü donanmasını Çanakkale Boğazı’na yönlendirmişlerdir. İçlerinde, Hıristiyan, Müslüman, Hindu, Madagaskarlı, Nepalli, Senegalli, Anzak.. değişik renk ve ırklardan binlerce asker taşıyan 20. yüzyıl başları teknolojisinin en mükemmel gemileri, Türk yurdunun başkenti İstanbul’un kapısı sayılan Çanakkale Boğazı önlerinde, köprülerindeki zırhlı taretlerin arkasına saklı onlarca topu ateşleyip bombalar yağdırarak hedefe doğru yol almaya başlayacak ve “hasta adama” son darbeyi vurmak için, güvertelerindeki binlerce askeri Çanakkale Boğazı’nın girişindeki kıyılara çıkartacaklardır.. Ancak, kendilerinden emin, çelikten ordularına güvenen ve daha savaş başlamadan zafer çığlıkları atmaya başlayan düşman kuvvetleri Çanakkale’nin girişinde, savaşın ilk günlerinden itibaren karşılarında etten ve kemikten bir duvar bulurlar.

Kimi zaman Yarbay Mustafa Kemal’in, Koca Seyid onbaşının, Oflu Ali Çavuş’un, Ezineli Yahya Çavuş’un kanla sulanmış siperlerden gelen ateş altındaki haykırışlarını duyar gibi oluruz..

“26 Şubat ile 4 Mart arasında Seddül Bahir ve Kum Kale’ye filodan düşman müfrezeleri çıkarılarak, tahrip işi tamamlandı. Büyük bir deniz hücumu, Carden’in yerine gelmiş olan Amiral J.M.de Robeck kumandasındaki İngiliz ve Fransız harp gemileri tarafından 18 Mart 1915’te yapıldı. Düşmanın gayesi boğazın orta kısmındaki tabyalar ile mayın tarlalarını koruyan bataryaları susturmaktı. Bundan sonra mayın tarayıcılar donanmaya yol açacaklar, harp gemileri de boğaza girerek, iç istihkâmları yakın mesafeden tahrip edecek ve buradaki torpiller de temizlendikten sonra, Marmara’ya geçmek imkânı elde edilmiş olacaktı.”
Ne var ki, düşman ordusu kurmaylarının günlerce büyük titizlik içinde hazırladıkları ve güvenirliliğinden emin oldukları planlar, hiç beklenmedik bir şekilde alt üst olmuş, daha ilk günlerden savaşın seyrinde büyük bir değişiklik baş göstermişti..

Veee 57. Alay neferleri… Bitlisli, Balıkesirli, Nevşehirli.. Kanlar içinde vatanları uğruna koyun koyuna yatan Mehmetçikler..
RUHLARINIZ ŞADOLSUN!!!




























