DÜŞÜCESİZLER
22 Nisan 2008 Salı
İyi düşünenler ve kötü düşünenlerin yanında bir de "düşüncesizler" var.. İyi düşünenlere kimsenin lafı yok, onlar sevilir, sayılır, takdir görürler.. Kötü düşünenler de herkesin istemediği oluyor da düşüncesiz olanlar nolcak?
Bu soruyu kendime sorduğumda, insanlar konusunda en çok bu konuda yanıldığımı düşünüyorum.. Yapılan yanlışların sıkıntısı, üzüntüsü içerisindeyken objektiflikten uzak, nefret ve kinin tesiri altında malesef düşüncesizlere kötü düşünen muamelesi yapıyorum(z) çoğu zaman.. Düşününce ikisinin arasında çok büyük bir yanılgıya düşüyor ve bu yanılgının tepkisi olarak da dönüşü olmayan yakışıksız söz ve davranışlara düşerek, haklı iken haksız oluyoruz vicdan mahkememizde..
İşte sabır erdeminin en büyük getirisi böyle zamanlarda ortaya çıkıyor.. Maruz bırakıldığımız kötü durumlarda, suçlu tarafı yargılamadan önce neden size karşı bu suçu işlediğini(tarafsızca) sorgulamak ve çözüm bulmasına yardımcı olmak, size zarar olarak en fazla zaten kaybetmiş olduğunuzu geri getirmez ama başarılı olur da haklı çıkarsanız, hem kendinizin, hem de suçlu olanın sorununu çözebilir ve artık ütopikleşmiş gerçek dostluk kavramına mazhar iki kişi kazandırabilirsiniz…
"BENONİM"

Bulgaristan’ı, Romanya’yı hatta Kıbrıs Rum kesimini bile (K.K.T.C’yi ayırarak) bizden strateji,hukuk, ekonomi, insan hakları gibi hiç bir konuda üstünlükleri olmamasına rağmen, Sözde Avrupa birliğine alan, bozulmuş, değiştirilmiş, uydurulmuş bir dinin temsilcileri olan bu modern faşistlerin oyununa hala gelebiliyorsak, Bize bir Kanuni, bir Fatih Sultan Mehmet, bir Mustafa Kemal Atatürk değil bunlardan kurulu bir ordu gelse yine de başımızı öne eğmeye mecbur kalırız..