DİREK-SİYON
8 Mayıs 2008 Perşembe 1 Yorum
Ön tekerlek nereye giderse, arka tekerlek de oraya gider sözünde örneklendiği üzere, hayatımızın çeşitli alanlarında insanlara hükmeden, emir veren, peşinden sürükleyen, benzetmemizdeki ön tekerlek özelliğine mazhar insanlar vardır.. Bu insanlar her zaman göz önündedir, doğru gittiklerinde en sevilen, yanlış gittiklerinde ise en çok eleştirilen bunlar olurlar..
Bunların peşine takılan, sorumluluktan korkan, emir almayı seven, kendi yolunu bulamayan bazen seve seve, bazen de isteye isteye(!) arka tekerlek olanlar vardır.. Bunlar çok bilinmeyen, ismi geçmeyen, doğru gidildiğinde faydalanan, yanlış gidildiğinde zarardan nasibini alan sıradan insanlardır.. Toplumumuz bu ve buna benzer sözlerde anlatıldığı gibi stratejik olarak kabaca böyle sınıflandırılabilir..
Burada bahsedilmeyen, üzerinde düşünülmeyen, en önemli görünen ön tekerleğe yön veren bir direk-siyon vardır.. Asıl kahramanlar bunlardır.. Gizli gizli hedeflerine götürürler ön tekerlekleri..
Bu hayatta direk-siyon olmak çok zordur.. Ama sen direk-siyon olmayı beceremiyorsan bile direk-siyonun olmadığını iddia etmeyeceksin ve ön tekerleğin seni götürdüğü her yerde direk-siyonun emrinin olduğunu bileceksin, başımızda görünen, peşinden gittiğimiz ön tekerlekleri seçerken de, eleştirirken de bunu göz önünde bulunduracaksın!!
"BENONİM"

Bulgaristan’ı, Romanya’yı hatta Kıbrıs Rum kesimini bile (K.K.T.C’yi ayırarak) bizden strateji,hukuk, ekonomi, insan hakları gibi hiç bir konuda üstünlükleri olmamasına rağmen, Sözde Avrupa birliğine alan, bozulmuş, değiştirilmiş, uydurulmuş bir dinin temsilcileri olan bu modern faşistlerin oyununa hala gelebiliyorsak, Bize bir Kanuni, bir Fatih Sultan Mehmet, bir Mustafa Kemal Atatürk değil bunlardan kurulu bir ordu gelse yine de başımızı öne eğmeye mecbur kalırız..