Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Boru Hattı

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
15 Aralık 2007 Cumartesi | İhbar Et | Etiketler : ekis kariyer bayi su kadin ev temizlik kanser saglik romatizma seker

Değerli misafirimiz lütfen sabır gösterip sonuna kadar okumanızı öneriyorum ve sonunda kararınızı ona göre verin.
Bir varmış bir yokmuş, çok uzun zaman önce, küçük bir İtalya kasabasında Pablo ve Bruno isminde iki tutkulu kuzen yan yana yaşarmış. Bu genç delikanlılar çok iyi dostmuşlar ve çok büyük hayalleri varmış. Hiç bıkıp usanmadan, bir gün nasıl köyün en zengin insanları olacaklarını konuşur dururlarmış. Her ikisi de zeki ve çok çalışkan insanlarmış. İhtiyaçları olan tek şey bir fırsat yakalamakmış. Bir gün, o fırsat karşılarına çıkıvermiş. Köy yakınında bulunan bir nehirden köy alanındaki sarnıca su taşıması için iki adam tutmaya karar vermiş. Bu işi de Pablo ve Bruno’ya vermişler. Her iki adam da ikişer kova almış ve nehre yollanmışlar. İlk günün sonuna doğru köyün sarnıcı ağzına kadar dolmuş. Köyün yaşlıları o gün onlara taşıdıkları her kova için 1 peni ödemiş. Bruno ”Hayallerimiz gerçek oldu!”diye bağırmış,”Böyle bir kısmetin karşımıza çıkmış olmasına inanamıyorum.”Ancak Pablo bundan pek de o kadar emin değilmiş. Sırtı ağrıyormuş ve elleri ağır kovaları taşımaktan dolayı hep su toplamış. Ertesi sabah kalkıp işe gitmek çok zor gelmiş. Suyu nehirden köye getirmenin daha iyi bir yolunu bulacağına yemin etmiş.
 
Boru Hattı Adamı Pablo
Ertesi sabah kovalarını yüklenip nehre doğru yol almaya başladıklarında Pablo “Bruno, benim bir planım var” demiş.”Günde bir kaç peni için bu kovaları ileri geri taşımak yerine nehirden köye bir boru hattı döşeyelim.”Onu izlemekte olan Bruno birden donmuş kalmış.”Bir boru hattı mı? Bu hiç duyulmamış bir şey” diye bağırmış Bruno.”Harika bir işimiz var Pablo. Bir günde 100 kova taşıyabilirim. Bir kovaya 1 peni gün sonunda 1$  eder! Bu zengin oldum demektir. Haftanın sonuna geldiğimde yepyeni bir çift ayakkabı alabilirim. Bir ayda kazandığımla bir inek alabilirim.6 ay geçti mi kendime yeni bir kulübe inşa edebilirim. Köydeki en iyi işe sahibiz. Hafta sonları çalışmayacağız  ve her yıl bize 2 hafta izin verecekler. Yaşamımızı yoluna koyduk demektir. Al boru hattını ve yıkıl git karşımdan”
Ama Pablo kolaylıkla pes edecek biri değilmiş. En iyi arkadaşına  büyük bir sabırla boru hattı planını açıklamış. Pablo günün belli bir bölümünde kovaları taşımak için çalışmayı ve sonra geri kalan bölümde  ve hafta sonlarında da boru hattını inşa etmek için çalışmayı planladığını anlatmış. Kayalık topraklarda çukur kazmanın zor olduğunun farkındaymış. Kova başına para ödendiği için de başlangıçta gelirinin azalacağının da farkındaymış. Ayrıca, boru hattının büyük paralar kazandıracak duruma gelmesi için aradan bir iki geçmesi gerekeceğinin de bilincindeymiş. Ancak, Pablo hayaline inandığı için çalışmaya koyulmuş. Bruno ve köyün diğer sakinleri Pablo dalga geçmeye ve onu “Boru Hattı Adamı” diye çağırmaya başlamış. Pablo’nun hemen hemen iki misli kazanca sahip olan Bruno yeni satın aldıklarıyla kibirlenir dururmuş. Yepyeni deri eğer takımıyla bir eşek satın almış ve onu iki katlı evinin önüne bağlarmış gösterişli giysiler almış ve köyün hanında şatafatlı geceler sürmeye başlamış.Köydekiler artık ona Bay Bruno diye hitap etmeye başlamış.
 
Küçük Adımlar Büyük Sonuçlar Doğurur.
Bruno  akşamları ve hafta sonlarında hamağında dinlenirken Pablo boru hattının geçeceği çukuru kazmaya devam etmiş. İlk aylarda Pablo’nun çabalarının karşılığında ortada henüz bir şey görünmüyormuş. İş çok zormuş, hatta Bruno’nunkinden daha zormuş, çünkü Pablo geceleri ve hafta sonlarında bile çalışıyormuş. Ancak Pablo durmadan kendi kendine yarının hayallerine  bugünün fedakârlıklarıyla ulaşılacağını hatırlatır dururmuş. Gün be gün, santim santim kazmaya devam etmiş. Kayalık toprağa kazmasını vurdukça kendi kendine bir şarkı mırıldanırmış ”İlerlerim santim santim, Olsun bu geleceğim için garantim.”Ve santimler sonunda metreler olmuş. Yeni bir günün akşamında tükenmiş bir halde mütevazı kulübesine girerken kendi kendine “Bu gün çek biraz sancı.Bu yarının kazancı” diye hatırlatırmış.Köydeki tavernadan gelen kahkaha sesleri arasında yorgun argın uyumaya giderken “unutma sözünü,ödüle dik gözünü” der dururmuş.
 
Kartlar Değişiyor.
Aradan günler geçmiş. Günler aylara dönmüş. Bir gün Pablo boru hattının yarısının bittiğini fark etmiş ki buda kovasını doldurmak için artık kat etmesi gereken mesafenin  yarıya indiği anlamına geliyormuş. Pablo artan zamanını boru hattında çalışmak için kullanmaya başlanmış. Boru şimdi daha hızlı ilerliyor, tamamlanma tarihi de yaklaşıyormuş. Dinlenme saatleri sırasında Pablo arkadaşı Bruno’nun kovaları taşımasını seyreder olmuş. Bruno’nun omuzları artık eskisinden daha çökük duruyormuş. Ağrıyla bükülmesinden kamburu çıkmış, her gün kat ettiği onca mesafeden adımlarını daha yavaş atar olmuş. Bruno, ömrünün geri kalanında gün be gün o kovaları taşımaya mahkum olduğu düşüncesinin verdiği kızgınlıkla  sinirli ve asık suratlı biri haline gelmiş. Hamağında daha az dinlenir, zamanını  daha fazla tavernada geçirir olmuş. Bruno’nun geldiğini gören taverna müdavimleri “Kovacı Bruno geliyor” diye fısıldamaya başlar ve sonra da sarhoş köylüler Bruno’nun kambur vücudunu  ve sendeleyen yürüyüşünü taklit ettikçe kıkırdar durularmış. Bruno artık kimseye içki ısmarlamıyor ve fıkra anlatmıyor, boş şişelerle çevrili karanlık bir köşede yalnız başına oturmayı tercih ediyormuş. Sonunda Pablo için büyük gün gelmiş çatmış boru hattı tamamlanmış. Su boru hattından köyün sarnıcına güldür güldür boşalmaya başladığında köylüler meydana toplanmış! Şimdi köyün sürekli akan taze suyu olduğu için de komşu bölgelerden insanlar köye taşınmış ve köy büyümüş, zenginleşmiş.

Arkadaşının Yardımını İstemesi
Boru hattı Kovacı Bruno’nun piyasadan çekilmesine neden olmuştu ve eski arkadaşının tavernada birinin içecek ısmarlaması için yalvarır duruma düştüğünü görmek Pablo’ya çok acı veriyormuş. Pablo bu nedenle Bruno ile bir toplantı ayarlamış.
“Bruno senden yardım istemek için geldim buraya.”
Bruno çökük omuzlarını düzeltip kara gözlerini iyice kısarak tıslar gibi bir sesle ”Benimle dalga geçme” demiş.“Buraya böbürlenmek için gelmedim” demiş Pablo.”Buraya sana büyük bir iş fırsatı konusunda bir teklifte bulunmak için geldim.Benim ilk boru hattımın tamamlanması 2 yıl içinde oldu ancak bu süre içinde çok şey öğrendim!Hangi aletleri kullanmam gerektiğini biliyorum.Nereleri kazmam gerektiğini,bir boruyu nasıl döşemem gerektiğini öğrendim.İşte ilerleme kaydettikçe notlar aldım ve bir tane daha boru hattı inşa etmeme yardımcı olacak bir sistem geliştirdim….Sonra bir tane daha inşa edeceğim…sonra da başka bir tane daha.”“Kendi başıma bir yılda bir boru hattı inşa edebilirim. Ama bu zamanımı en iyi şekilde kullanmak anlamına gelmez. Benim planladığım şeyse sana ve diğerlerine bir boru hattının nasıl inşa edileceğini öğretmek, sonra da sizler başkalarına öğreteceksiniz sonrada bu insanlar başka insanlara öğretecekler taa ki bölgede her köyde bir boru hattı olasıya kadar, sonra da ülkedeki her köye bir boru hattı getirilecek ve sonunda dünya üzerinde bulunan her köye bir boru hattı gelecek!”
“Bir düşün” diye devam etmiş Pablo,”bu borulardan geçen suyun her bir litresi karşılığında belli bir yüzde kazanabiliriz. Borulardan ne kadar çok akarsa cebimize de o kadar çok para akacaktır. İnşa etmiş olduğum boru hattı hayalimin sonu değil. Bu sadece başlangıç!”Nihayet Bruno Pablo’nun büyük  hayalini anlamış gülümseyerek nasır tutan ellerini arkadaşına uzatmış. El sıkışmışlar… Uzun zaman önce kaybettikleri bir dostu bulmuş gibi birbirlerini kucaklamışlar.
 
Kova Taşıyanlarla Dolu Dünyada Boru Hattı Hayali Kuranlar.
Yıllar geçmiş. Pablo ve Bruno emekli olmuş. Onların dünya çapındaki boru hattı işi hala banka hesaplarına milyonlarca dolar pompalamaya devam ediyormuş. Zaman zaman kırsal kesimlere yaptıkları geziler sırasında su kovaları taşıyan genç insanların yanından geçerlermiş. Bu eski iki arkadaş genç insanların yanına yaklaşır ve onlara kendi hikâyelerini anlatır sonra da kendi boru hatlarını inşa etmeleri için yardım teklifinde bulunurlarmış. Bir kaçı onları dinler ve bir boru hattı işi başlatmak için çıkan fırsatın kucağına atlarlarmış. Ancak, ne yazık ki kova taşıyıcılarının büyük bir bölümü bir boru hattı fikrini hiç düşünmeden reddedermiş. Pablo ve Bruno her seferinde tekrar tekrar aynı bahanelerle karşılaşırlarmış.
“Hiç zamanım yok.”
“Bir arkadaşım tanıdığı bir arkadaşının bir boru hattı yapmaya kalktığını  ve başarısız olduğunu anlatmıştı.”
“Bu işe sadece en erken başlayanlar boru hatlarından para kazanmaktadırlar.”
“Ömrüm boyunca kova taşıdım ve bildiğim bu işi yapmaya devam edeceğim.”
“Boru hattı tuzağıyla para kaybeden birini tanıyorum. Hayır, ben bu işte para kaybetmek niyetinde değilim.”
Bu kadar çok insanın bir vizyon sahibi olmaması Bruno ve Pablo’yu hep üzermiş. Ancak her iki adam da kova taşıyan bir dünyada yaşadıkları… ve ancak insanların sadece küçük bir yüzdesinin bir boru hattı hayalini kurma cesareti gösterebilmekte olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalmışlar.

Hikâyemiz bu kadar siz hangisi olacaksınız? Kova taşımaya devam mı edeceksiniz? Yoksa kendi Boru hattınızı inşa etmeye başlayacak mısınız?

 

Şayet hattınızı kurmaya karar verdiyseniz  bize ulaşın.



Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.