15 Aralık 2007 Cumartesi Yorum yok »
Değerli misafirimiz lütfen sabır gösterip sonuna kadar okumanızı öneriyorum ve sonunda kararınızı ona göre verin.
Bir varmış bir yokmuş, çok uzun zaman önce, küçük bir İtalya kasabasında Pablo ve Bruno isminde iki tutkulu kuzen yan yana yaşarmış. Bu genç delikanlılar çok iyi dostmuşlar ve çok büyük hayalleri varmış. Hiç bıkıp usanmadan, bir gün nasıl köyün en zengin insanları olacaklarını konuşur dururlarmış. Her ikisi de zeki ve çok çalışkan insanlarmış. İhtiyaçları olan tek şey bir fırsat yakalamakmış. Bir gün, o fırsat karşılarına çıkıvermiş. Köy yakınında bulunan bir nehirden köy alanındaki sarnıca su taşıması için iki adam tutmaya karar vermiş. Bu işi de Pablo ve Bruno’ya vermişler. Her iki adam da ikişer kova almış ve nehre yollanmışlar. İlk günün sonuna doğru köyün sarnıcı ağzına kadar dolmuş. Köyün yaşlıları o gün onlara taşıdıkları her kova için 1 peni ödemiş. Bruno ”Hayallerimiz gerçek oldu!”diye bağırmış,”Böyle bir kısmetin karşımıza çıkmış olmasına inanamıyorum.”Ancak Pablo bundan pek de o kadar emin değilmiş. Sırtı ağrıyormuş ve elleri ağır kovaları taşımaktan dolayı hep su toplamış. Ertesi sabah kalkıp işe gitmek çok zor gelmiş. Suyu nehirden köye getirmenin daha iyi bir yolunu bulacağına yemin etmiş.
Boru Hattı Adamı Pablo
Ertesi sabah kovalarını yüklenip nehre doğru yol almaya başladıklarında Pablo “Bruno, benim bir planım var” demiş.”Günde bir kaç peni için bu kovaları ileri geri taşımak yerine nehirden köye bir boru hattı döşeyelim.”Onu izlemekte olan Bruno birden donmuş kalmış.”Bir boru hattı mı? Bu hiç duyulmamış bir şey” diye bağırmış Bruno.”Harika bir işimiz var Pablo. Bir günde 100 kova taşıyabilirim. Bir kovaya 1 peni gün sonunda 1$ eder! Bu zengin oldum demektir. Haftanın sonuna geldiğimde yepyeni bir çift ayakkabı alabilirim. Bir ayda kazandığımla bir inek alabilirim.6 ay geçti mi kendime yeni bir kulübe inşa edebilirim. Köydeki en iyi işe sahibiz. Hafta sonları çalışmayacağız ve her yıl bize 2 hafta izin verecekler. Yaşamımızı yoluna koyduk demektir. Al boru hattını ve yıkıl git karşımdan”
Ama Pablo kolaylıkla pes edecek biri değilmiş. En iyi arkadaşına büyük bir sabırla boru hattı planını açıklamış. Pablo günün belli bir bölümünde kovaları taşımak için çalışmayı ve sonra geri kalan bölümde ve hafta sonlarında da boru hattını inşa etmek için çalışmayı planladığını anlatmış. Kayalık topraklarda çukur kazmanın zor olduğunun farkındaymış. Kova başına para ödendiği için de başlangıçta gelirinin azalacağının da farkındaymış. Ayrıca, boru hattının büyük paralar kazandıracak duruma gelmesi için aradan bir iki geçmesi gerekeceğinin de bilincindeymiş. Ancak, Pablo hayaline inandığı için çalışmaya koyulmuş. Bruno ve köyün diğer sakinleri Pablo dalga geçmeye ve onu “Boru Hattı Adamı” diye çağırmaya başlamış. Pablo’nun hemen hemen iki misli kazanca sahip olan Bruno yeni satın aldıklarıyla kibirlenir dururmuş. Yepyeni deri eğer takımıyla bir eşek satın almış ve onu iki katlı evinin önüne bağlarmış gösterişli giysiler almış ve köyün hanında şatafatlı geceler sürmeye başlamış.Köydekiler artık ona Bay Bruno diye hitap etmeye başlamış.
Küçük Adımlar Büyük Sonuçlar Doğurur.
Bruno akşamları ve hafta sonlarında hamağında dinlenirken Pablo boru hattının geçeceği çukuru kazmaya devam etmiş. İlk aylarda Pablo’nun çabalarının karşılığında ortada henüz bir şey görünmüyormuş. İş çok zormuş, hatta Bruno’nunkinden daha zormuş, çünkü Pablo geceleri ve hafta sonlarında bile çalışıyormuş. Ancak Pablo durmadan kendi kendine yarının hayallerine bugünün fedakârlıklarıyla ulaşılacağını hatırlatır dururmuş. Gün be gün, santim santim kazmaya devam etmiş. Kayalık toprağa kazmasını vurdukça kendi kendine bir şarkı mırıldanırmış ”İlerlerim santim santim, Olsun bu geleceğim için garantim.”Ve santimler sonunda metreler olmuş. Yeni bir günün akşamında tükenmiş bir halde mütevazı kulübesine girerken kendi kendine “Bu gün çek biraz sancı.Bu yarının kazancı” diye hatırlatırmış.Köydeki tavernadan gelen kahkaha sesleri arasında yorgun argın uyumaya giderken “unutma sözünü,ödüle dik gözünü” der dururmuş.
Kartlar Değişiyor.
Aradan günler geçmiş. Günler aylara dönmüş. Bir gün Pablo boru hattının yarısının bittiğini fark etmiş ki buda kovasını doldurmak için artık kat etmesi gereken mesafenin yarıya indiği anlamına geliyormuş. Pablo artan zamanını boru hattında çalışmak için kullanmaya başlanmış. Boru şimdi daha hızlı ilerliyor, tamamlanma tarihi de yaklaşıyormuş. Dinlenme saatleri sırasında Pablo arkadaşı Bruno’nun kovaları taşımasını seyreder olmuş. Bruno’nun omuzları artık eskisinden daha çökük duruyormuş. Ağrıyla bükülmesinden kamburu çıkmış, her gün kat ettiği onca mesafeden adımlarını daha yavaş atar olmuş. Bruno, ömrünün geri kalanında gün be gün o kovaları taşımaya mahkum olduğu düşüncesinin verdiği kızgınlıkla sinirli ve asık suratlı biri haline gelmiş. Hamağında daha az dinlenir, zamanını daha fazla tavernada geçirir olmuş. Bruno’nun geldiğini gören taverna müdavimleri “Kovacı Bruno geliyor” diye fısıldamaya başlar ve sonra da sarhoş köylüler Bruno’nun kambur vücudunu ve sendeleyen yürüyüşünü taklit ettikçe kıkırdar durularmış. Bruno artık kimseye içki ısmarlamıyor ve fıkra anlatmıyor, boş şişelerle çevrili karanlık bir köşede yalnız başına oturmayı tercih ediyormuş. Sonunda Pablo için büyük gün gelmiş çatmış boru hattı tamamlanmış. Su boru hattından köyün sarnıcına güldür güldür boşalmaya başladığında köylüler meydana toplanmış! Şimdi köyün sürekli akan taze suyu olduğu için de komşu bölgelerden insanlar köye taşınmış ve köy büyümüş, zenginleşmiş.
15 Aralık 2007 Cumartesi Yorum yok »
Ay sonu gelmeden, aldığım maaş bitiyor! – Sizin içinde öyle mi? Başarılı insanlar isteklerinden ve hayallerinden vazgeçmezler. Onlar gelirlerini yükselterek kendilerini maddi olarak bağımsız hale getirmenin yollarını bulurlar. Ay sonu gelmeden, aldığım maaş bitiyor! – Sizin içinde öyle mi? Başarılı İnsanlar isteklerinden ve hayallerinden vazgeçmezler. Onlar gelirlerini yükselterek kendilerini maddi olarak bağımsız hale getirmenin yollarını bulurlar.
Bugün bağımsız çalışan biriyle konuşacak olursanız, her zaman aynı sözleri duyacaksınız – attığı adımdan pişman olmadığını ve bugün olsa yine aynı adımı atacağını söyler. Bu sadece maddi gelirinin Artmış olmasından dolayı değil, kişiliğinin de olumlu yönde gelişmeler olduğunu gördüğündendir. Çevresinin ve arkadaşlarının ona duyduğu saygının artmasından dolayı söyleyecektir. Bağımsız bir iş, kendinizi kabul ettirmenin yanı sıra, yüksek yaşam standartlarını ve kalitesini beraberinde getirir. Maddi bağımsızlığa ve özgürlüğe herkes ulaşabilir – Biz size burada yardımcı oluruz! Önce bir başlangıç paketi alarak işe başlayacaksınız.
Çalıştığınız işiniz gerçekten garantili mi?
Ne kadar sadık bir çalışan olursanız olun, bir gün işinizden olabilirsiniz! Uzun yıllardır aynı firmada çalışan biri, bugün bile işten çıkarılıp çıkarılmayacağından emin olamaz. Bu acı deneyimi ne yazık ki günümüzde, sayısı her gün artmakta olan birçok insan yaşamaktadır! Çok güvenli iş yerleri hatta uzun süreli iş ilişkileri bile, bazen ekonomik sebeplerden ve buna bağlı olarak rasyonelleştirmelerden korunamaz! İşte böyle bir anda, kendisine alternatif bir iş bulamayanı, ne yazık ki gelecekte sıkıntılı günler bekleyecektir. Akıllı olan tedbirlerini önceden alır - Kişi kendisine ek gelir sağlayabilecek, iyi bir ek iş fırsatı yaratır, hatta belki bu fırsat, onun gelecekte yeni mesleğine esas oluşturacaktır! En iyi imkânları satış sunmaktadır – çünkü orada iyi para kazanılır. Bağımsız satıcılar, en fazla parayı kazananlardır. Onlar yaptıkları işte hiç bir maddi risk taşımazlar. Nedeni ise bu işi yaparken sermayeye ihtiyaçları olmamalarıdır. Bizde ne kadar çalışmak istediğinize, kendiniz karar veriyorsunuz, – Kiminle ve ne zaman – ister ek iş olarak, isterse de mesleğiniz olarak, fark etmez. Tamamen bağımsız çalışıyorsunuz. Bizler sadece sizleri uzmanlığımızla destekliyoruz. Gelirinizi, ister ek işiniz ister esas işiniz olsun, kendinizin ayıracağa zaman ve çalışma performansıyla belirliyorsunuz.
Bizler uyumlu ve uzun süreli beraber çalışmaktan yanayız. Tüm iş Ortaklarımız bizlerle huzurlu ve güler yüzlü bir atmosferde, bizlerin de onlara her alanda sunduğu seçkin destek ile çalışmaktadırlar. Bu özellikler eşsizdir ve belki sizlere, şuan ki İşvereninizden dolayı tanıdık gelmeyebilir. Kısa bir süre içinde, sağlanan bu imkânlar, hiç ummadığınız başarılar getirdiğini göreceksiniz. Belki sadece bu yüzden bizimle birlikte çalışanlar - hatta yeni başlayanlar bile - ortalamaların üzerinde kazanç elde ediyorlar.
Bizimle ne kadar kazanacağınızı sizlere memnuniyetle anlatalım, bunun için öncelikle sizlere kazanç sistemimizi tanıtalım. Calivita-International sizlerin sadece çok para kazanmasını değil aynı zamanda yaptığınız işten keyif almanızı istiyor!
Böylece sizlere belli bir başarıdan sonra bir firma arabası tahsis ediyoruz veya bütün masraflarınızı ödeyerek sizi tatile gönderiyoruz. İleride de başarılarınızın meyvelerini toplayabilmek için kariyer basamağınız oranında – emekliliğinize katkı sağlıyoruz
Kendi İşiniz ve Başarınız garantili!
Şans, yaydan çıkan bir ok gibidir – bir daha geri dönmez! Boş laf değil, gerçeğin ta kendisi! Eğer garantili başarı nasıl elde edilir merak ediyorsanız… Birçok yeni iş fikri – çok iyi olsalar da – bazen sadece tecrübe yetersizliğinden değil, sermayesizlikten başarısızlığa uğrar – bunu anlayabiliriz.
Yeni iş fikirlerinin ihtiyacı olan sermayedir. Bu meblağ bazen 25,000 € dur, bazen de milyonları bulur. Sadece tek başına fikir yetersiz kalır, geliştirilmesi gereken ürünlere, depoya, üreticiye, onları pazara çıkaracak satıcılara ve tabii ki maaşları ödenmesi gereken bir idareye ihtiyaç vardır. İdeal olan tüm bu gereklilikleri insanın kendisinin değil de, bir ortağının yapması olurdu. Geriye sadece müşteriyle ilgilenmek kalırdı! Bu imkânları bizde bulacaksınız! Piyasa tecrübemiz, ürünlerimiz ve sermayemiz, sizin kendi işinizi başarıyla yapabilmeniz için garantimizdir.