ÖLÜM İLANI
Temel, ölüm ilanının kaça mal olacağını öğrenmek için bir gazeteye telefon etmiş. Demişler ki;
-Santimi bir milyon.Temel;
-Uyy..Ben 1.60 boyundayim.Bizumkiler 160 milyonu nasil ödeyecek da?
Temel, ölüm ilanının kaça mal olacağını öğrenmek için bir gazeteye telefon etmiş. Demişler ki;
-Santimi bir milyon.Temel;
-Uyy..Ben 1.60 boyundayim.Bizumkiler 160 milyonu nasil ödeyecek da?
Temel gecenin ilerleyen saatlerinde kapının önünde bir gürürltü işitmiş, dinlemeye başlamış.Kapının önündekiler kendi aralarında konuşuyorlarmış;
-İçeriye girip adamın boğazını keselim.Kuzusunu da keseriz.Karısını da rehin olarak yanımıza alır kaçarız.Temel konuşulanları duyunca paniğe kapılıp korkuyla; “İmdaaaat” diye bağırmaya başlamış.Gürültü üzerine dışarıdakiler kaçmış.Fadime:
-Amma odlekmişsun Temel neda çok korktun; diye kızmış kocasına.Temel:
-Uy sağa göre hava hoş, demiş.
-Olan kuziyla bağa olacakti.
Temel mezarlık bekçisiymiş.Gelen bir telefonla şehirde yaşayan akrabalarından birinin ölüm haberini almış.Cenazeye katılmak için, ayrılmadan önce, mezarlık girişine şöyle bir yazı asmış;
-Çenaze nedeniyle kapaliyuz.
Temel, arkadaşı Dursun’u işe sokarken referans olmuş;
-Çivi kibidur.
Fakat bir müddet sonra Dursun hakkında şikayetler artmış.Temel;
-Pen size ‘Çivi kibidur’ derken, ‘kafasina vurmadan hiçbir iş yapmaz’ demek istemiştum.