23 Şubat 2008 Cumartesi Yorum yok »
|
|
|
ABD`nin yıldız savaşları denemesi, Rize`de yanlış anlaşıldı. Rize`de yapılan "Amerika bir şey düşürmüş. `Kafanıza düşerse tutma, yere düşerse elleme` anonsları köylüleri korkuttu.
|
|
Yörüngesinden çıkan ve atmosfere girmeden önce Pasifik Okyanusu üzerinde füzeyle vurularak imha edildiği açıklanan ABD uydusunun zehirli madde içerdiği belirtilen parçalarının dünya üzerinde nereye düşeceğinin belli olmaması nedeniyle Sivil Savunma Genel Müdürlüğü kanalıyla valiliklere gönderilen uyarı yazısı, Rize`de yanlış anlaşılma yüzünden paniğe neden oldu.
Rize`ye ulaşan yazı, acilen ilgili birimlere ulaştırıldı. Rize merkezine bağlı PazaDörtyol köylerindeki sağlık ocağı görevlileri kendilerine gelen yazının mahiyetini yanlış anlayarak cami hoparlörleri aracılığıyla anons yaptırdı. Anonsun ardından vurulan uydunun köylerine düşeceğini sanan Pazarköy ve Dörtyol köyü sakinleri panik yaşadı. İlk anonsun ardından yapılan düzeltme anonsuyla köy halkı rahat bir nefes aldı. Dörtyol köyü sakinlerinden Süleyman Avcı, yaşadıkları panikle ilgili yaptığı açıklamada, "Köye bir haber gelmiş. İmamda `gökyüzünden bir parça düşecek, kimse dokunmasın ona` diye anons etti. Biz kendi aramızda `acaba bu nedir, nereye düşecek, bize mi düşecek?` diye panik yaşadık" dedi.
Dörtyol Köyü Muhtarı Hasan Sadıkoğlu ise köyde bir anons yapıldığını belirterek şöyle konuştu: "Panik yaşandı. Hatalı bir anons yapıldığını öğrendik." Köy sakinlerinden İsmail Avcı da "Amerika galiba bir şey düşürmüş. `Kafanıza düşerse tutma, yere düşerse elleme` diye anons yapmışlar. Bu tip bir şey duydum. Ne derece doğrudur bilmiyorum.
alıntı:http://www.takagazete.com/
|
8 Şubat 2008 Cuma Yorum yok »
İsveç’te yapılan bir araştırma, kötü yöneticilerin çalışanların kalp sağlığını etkilediğini ortaya koydu.
Karolinska Üniversitesi Stres Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırmada, kötü niyetli ve beceriksiz bir yöneticinin, erkeklerde kalp krizi riskini yüzde 60 oranında arttırdığı görülürken, kadınlarda bu oranın daha düşük olduğu tespit edildi.
Araştırma, 3 bin 160 erkeğin yöneticileriyle ilişkilerinin 9 yıl boyunca izlenmesi ve kanlarındaki stres hormonunun ölçülmesiyle yapıldı. Araştırmada, iş yerinde kötü bir yöneticiye sahip erkek çalışanların kanlarındaki stres hormonunun yüksek olduğu belirlendi.
Araştırma sonucunu yorumlayan Karolinska Üniversitesi Stres Araştırma Enstitüsü görevlisi Prof. Dr. Töres Theorell, erkeklerin iş yerindeki kötü yöneticilerden daha fazla etkilendiğinin saptandığını ve diğer şartlarla birlikte kalp krizi geçirme risklerinin yüzde 60 oranında arttığının gözlendiğini kaydetti.
Karolinska Üniversitesi
Stres Araştırma Enstitüsü
05.02.2008 00:07:00
alıntı:http://www.realage.com.tr/tr/realagehaberdetay.asp?hid=26131
7 Şubat 2008 Perşembe Yorum yok »
Yeni yönetmelikle 2009 yılı başından itibaren sigara kutularının üzerine sadece uyarı yazıları konulmasıyla yetinilmeyecek. Kanada, Avusturalya ve Belçika gibi ülkelerde uygulanan ve büyük tartışmalara neden olan korkunç resimlerin, uyarı amacıyla sigara paketlerinin üzerine konulma zorunluluğu getirecek. Ancak fotoğrafların sigara paketlerinin üzerine konulması için çıkarılacak yönetmelik TEKEL özelleştirmesine takıldı. Önümüzdeki aydan itibaren TEKEL’in satışı için harekete geçileceğinden Üst Kurul, hazırlıkları tamamlanan yönetmeliği erteleme kararı aldı. TEKEL’in değerinde, bu tür fotoğrafların konulacak olması nedeniyle düşüş yaşanmasını istemeyen Üst Kurul yönetmeliği 2009 Ocak ayından itibaren hayata geçirecek. Üst Kurul yetkilileri, özelleştirme aşamasında değerle ilgili bir riske girilmesini istemediklerini belirtirken, paketlere konulacak fotoğrafların belirlendiği ancak uygulama sürecine kadar gizlenmesine karar verildiği öğrenildi. Sigara paketlerinin üstüne konulacak resimlerde kanserli akciğer görüntüleri, dökülen dişler, ceninler, boğaz kanserleri hastalar, solunum cihazına bağlı küçük çocuklar bulunacak. Bu resimler uygulandığı ülkelerde büyük yankı uyandırmıştı. Nethaber

10 Aralık 2007 Pazartesi Yorum yok »
"DEPREM OLACAK MI, NE OLUR SÖYLEYİN"
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezine e-posta yoluyla gelen bazı iletiler şöyle:
-Bu kadar çok ziyaret edilen siteye neden reklam alınmıyor?
-Denizli’deki depremler öncü olabilir mi?
-Burada az önce deprem oldu haberiniz var mı?
-Lise öğrencisiyim jeofizik veya astrofizik okumak istiyorum. Mesleğiniz hakkında bilgi verir misiniz?
-Yayınladığınız deprem verileri halkın psikolojisini bozuyor.
-Akhisar’da büyük bir deprem beklendiği söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz?
-Ege Denizi’nin sularının çekildiği ve deprem olacağı söyleniyor? Neden hiçbir bakan İzmir ile ilgilenmiyor?
-İzmir’de yıkıcı bir deprem bekleniyor mu? İstanbul’da deprem olursa İzmir ne kadar etkilenir?
-İzmir’de 7,5 şiddetinde deprem olabilir mi?
-Eskişehir’de az önce deprem olmuş. Haberimiz olmadı. Deprem olunca uyarıcı bir mail atabilir misiniz?
-Tunceli civarında sarsıntı oldu.
-Depremin güneş tutulmasıyla alakası var mı?
-Havaların bu mevsimde bu şekilde olması fayları etkiler mi?
-İzmir’de şiddetli deprem olursa tsunami olur mu?
-Marmara Bölgesi’nde son 15-20 gündür hemen hemen hiç deprem olmuyor.
Sizce bunu nasıl yorumlamak lazım?
-Az önce burada deprem yaşandı küçük ama etkiliydi.
-Erzincan’da deprem oldu. Ancak sitenizde göremedim.
-Ben depremin şiddetini ölçmek istiyorum. Bu işlemin, ivmeölçerler ile yapıldığını öğrendim. Ancak bunlar 2 veya 3 boyutlu ölçüm yapıyorlar.
Ölçüm yaparken bu üç boyutu nasıl kullanacağım?
-Büyük depremler ne zaman olur?
-Deprem olmayacak mı?
-Yaptığım araştırmalara göre Şanlıurfa’da deprem olabilir öyle görünüyor.
-5 dakika önce deprem oldu acaba merkez üssü neresi çok sallandık.
-Neden hep muhtemel bir İstanbul depremi konuşuluyor, merak ediliyor.
Diğer kentlerde insanlar yaşamıyor mu?
-Deprem olacak mı? Ne olur söyleyin.
-Kuzey Anadolu Fayı ne zaman kırılacak?
-Her kafadan bir ses çıkıyor. Ruh sağlığımızı bozuyor. Tek kanaldan açıklama yapılsa olmaz mı?
-Daha önceden depremin olacağı anlaşılıp halk uyarılamaz mı?
-Depremde dışarıda çadırda yatmamız uygun mu sizce?
-Depremlerin hiç mi faydası yok?
-Elazığ’ın deprem durumu nedir?
-Isparta’da büyük deprem olabilir mi? Kızım orada okuyor. Merak ediyorum.
-Fay nedir?
-Giresun deprem bölgesi mi?
-Denizli çok pis sallandı, ama sitenizde çok az görünüyor.
-1999 Marmara depremi başta olmak üzere büyük depremler yaşadım. Deprem anında ve sonrasında çeşitli gözlemlerim oldu. Bana soracağınız bir şey olabilir mi?
Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezinin web sitesine gönderilen e postalar…internet alıntıları
25 Ekim 2007 Perşembe 2 Yorum »

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
29 Ekim 2007 Pazartesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun 84.yıl dönümü.Geçmişten bu güne ; al bayrağa kanını, canını veren kahraman şehitlerimizin, yiğit gazilerimizin haklarını ödememiz asla mümkün değil.Aziz vatanın ovasında, dağında görev yapmakta olan MEHMETÇİK’ lerimiz.Bedenimiz olmasada yüreklerimiz sizlerle.Ve biliyoruz ki sizler ve sizden sonraki MEHMET’ ler var olduğu sürece millet ve devlet var.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.
21 Ekim 2007 Pazar 1 Yorum »
21 Ekim 2007 Pazar 1 Yorum »
İnsanımız bu acıları yaşamak zorunda mı?Bu işe çözüm bulmak bu kadar mı zor?Rahat rahat oturduğumuz evlerimizde televizyonlarımızın başında, bilgisayarlarımız da tam bir vurdumduymazlıkla bu haberleri rutin bir halde sürekli görmek midemi bulandırıyor.Şehit düşen Mehmetlerimize ağlıyorum.Onların yerine kendimi koyup yaşayamadıklarımın ve asla yaşayamayacaklarımın hesabını istiyorum.Türk Milleti bunu hak etmiyor.Yazık bu millete.Geride kalanlar, gidenler …kim bu acıyı yüreklice kaldırabilir ve metin olabilir.Ah zavallı memleketim.Allah hepinize rahmet etsin Mehmet’ler.Yiğitlerimizin arkasından bir şey yapamamanın ezikliğiyle aşağıdaki şiiri sunuyorum:
KAHRAMANLIK
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.
Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
Yırtıcılar az yaşar… Uzun sürmez doğanlık…
Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir…
Hüseyin Nihal ATSIZ