Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

RİSK ALMAYA HAZIR MISINIZ?

14 Mart 2008 Cuma | Kategori Eğitim | Etiketler : cesaret risk alabilmek İhbar Et
(2 Oy, 5 üzerinden 5 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

                  Gülmek SAF denme riskini göze almaktır.

           Ağlamak ise DUYGUSAL görünme riskini…

           Birine yakınlaşmak KENDİNİ KAPTIRMA riskini,

           Duygularını açmak KENDİNİ ORTAYA KOYMA riskini,

           Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;

           ONLARI BAŞKALARINA KAPTIRMA riskini,

           Sevmek KARŞILIK GÖREMEME riskini,

           Yaşamak ise ÖLME riskini göze almaktır…

           Umutlanmak HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA riskini,

           Çabalamak ise BAŞARISIZ OLMA riskini göze almaktır…

               Ama riskler yaşanmalıdır, çünkü; hayatımızın en büyük riski HİÇ RİSK ALMAMAKTIR!

               Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez…

               Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken, bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder.

               SADECE; RİSKİ GÖZE ALABİLEN KİŞİ HÜRDÜR!

                                                                        "Leo F. Buscaglia"

           Bu yazıyı okuduğumda bir oh çektim ve hayatımda belki de ikinci kez kendimle gurur duydum…İlk gururum LGS’yi kazandığımı öğrendiğim andı.Dedim ki; ben aslında hayatta çoğu şeyi doğru yapıyorum ve iyi ki sonuçlarını düşünmeden (bazen) elime gelen fırsatları değerlendiriyorum…

           Hayatımın her anı belki de riskle geçti benim.Bazılarının sonucu gerçekten kötü oldu ve kör cesaretin bazen başa bela olduğunu öğrendim…Aldığım en güzel risk Anadolu Lisesi’ni bırakıp mutlu olduğum liseye geçmek oldu.Hiç kimseyi dinlemedim…Deli diyenler bile oldu; umursamadım…                                                                                                            

           Voleybol oynayamazsın diyenlere inat takıma girdim ve takımın en süper oyuncularından oldum…

           Tiyatro yapamazsın dediler ve ben tiyatroya girip en büyük alkışları aldım…Senaryo yazdım ve benim senaryom oynandı…

            Senin edebiyata yeteneğin yok dediler; kompozisyon birincilikleri ardarda geldi…

            İyi ki bana bunu yapamazsın, diyorlar diyorum bazen…Bunları başardım; çünkü ben risk aldım…Belki gelecekte çok daha büyük şeyler başarabileceğim; çünkü sonunu düşünmüyorum ve ben gemimin artık o garantili denizden ayrılıp başka limanlara demirlemesini istiyorum…

            Hayatımın bir tekrardan ibaret olmasındansa hiç yaşamamayı tercih ederim; o kadar iddialıyım.Bu hayat bir kez yaşanıyor ve biz risk alarak, hayallerimizle bu hayatı elimizle şekillendireceğiz…Kimimizin eseri basit, kimimizin ki olağanüstü olacak….

           Bence;

          Risk alabilenler,

          Hayallerini satmayanlar,

          Kendini kasmayanlar,

          Elalem ne der demeyenler,

          Korkusuz olanlar,

          Değişime açık olanlar hayatlarını bir sanat eseri gibi şekillendirebilenlerdir….

           Elalem ne der diye risk almayan ve kendi hayatını yaşamayan insanların hayattan aldıkları zevk gerçekten tartışmaya değer.O kişiler hergün bir tekrarı yaşarlar ve hayat artık onlar adına bomboş olur..Her gün aynı işi yapmak ve kendini olabildiğince sınırlamak insanın özgür doğasına ters bir şeydir kanımca…O kişiler belki hapiste ki mahkumlar gibi demir parmaklıklar ardında değiller ama onlar farkında olmasalar da kendi beyinleri içinde hapsolmuş durumdalar…..

           Çevremde risk alamamış ve şimdi pişmanlıktan ve keşkelerden başka bir şey yaşamayan insan çok etrafımda..Örneğin; annem…Annem edebiyat ve tiyatroda son derece yetenekli bir kadınmış ve tiyatro seçmelerine katılmaya karar vemiş.Fakat anneannemin yaptığı bir hayal hırsızlığıyla bu emelinden vazgeçmiş..Formu yırtmış…Annem hayatta en sevdiği işi sırf başarısız olurum korkusuyla yapamamış ve keşkelerle başımın etini yiyor

           Yine annem Avustralya’ya hemşire olmaya gidecekmiş, başıma bir şey gelir diye sonradan caymış ve bu hayalini de çöpe atmış…

           Hepimizin hayatında böyle örnekler vardır..Kaçırdığımız fırsatlar, elden giden zaman…Hiçbiri acı vermekten başka bir işe yaramıyor…

          En büyük keşifler hep risk alabilen hayalcilerin başının altından kalkmıştır..Örneğin; Macellan çok para kazanabileceği Akdeniz gemi ticareti varken, merak ediyor acaba başka denizlere de yelken açmak nasıl diye ve rotasını batıya çeviriyor…Risk alıyor ve bununla birlikte dünyayı ilk dolaşan gemici ünvanını da alıyor!Coğrafi keşifler risk konusunda gerçekten olağanüstü başarılara yol açmış…Çünkü o insanlar kutup yıldızı olan hayallerini yanına alıp, risk almış ve başarmışlar….

         Risk almadan yaşanan hayatlar, her gün tekrar edilen işler ve bunun getirisi olan monoton bir hayat…

         Şu anda, evet şimdi sorun kendinize; en son ne zaman risk aldınız?

         Peki risk almadıysanız, risk almaya hazır mısınız?

          

           

   

          

   

Yorumlar

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız