HAYATTA HİÇBİR ŞEY BAŞARAMAYANLAR “ELEŞTİRMEN” OLURLAR…”Ekşi sözlük”
29 Şubat 2008 Cuma | Kategori Mizah | Etiketler : eleştiri eleştirmen İhbar EtBenim en sevdiğim ve gerçekten de doğruluğuna inandığım bir sözdür.Hayatta herkes bir şeyleri eleştiriyor da eleştiriyor.Tutuyor bir sanatçı bir eseri eleştiriyor, bir müzisyen bir besteyi eleştiriyor.Tamam doğrudur eleştirebilir; çünkü bu tip eleştirmenlerin zaten işi de budur.Benim dikkatimi fazlasıyla çeken "diplomasız ve vasıfsız" eleştirmenler….
Bu tür insanlara hayatın her döneminde rastlıyorum.Bazen bu kişi annem oluyor, bazen bir arkadaşım.Eleştiri iyidir, insanın doğru yolu bulmasını sağlar, hatalarını gösterir ama eleştirinin de bir sınırı ve adabı vardır.
Ben yine hayatımdan örnek verecek olursam bizim dil ve anlatım öğretmeniz bu kulvarda tek ve geçilmez
.
Kadın sanki hayatını bu işe endekslemiş ve geçen sineği hüp diye yutan kurbağa gibi hiçbir fırsatı kaçırmadan görevini layıkıyla ve öğrencilerini sinir hastasına çevirerek yapıyor.Bari cahil biri olsa da bizde hoş görsek.Oysa ki bu öğretmenimiz iyi bir üniversite mezunu ve doktora yapıyor.Çok da zeki bir insan.Oysa bu tür yanlış huyları beni ondan gittikçe soğutuyor ve de bu iş nefrete kadar gidiyor
Her şeyi kendisinin bildiğini ve en iyi işi kendisinin yaptığını söyleyen insanlardan nefret ettiğini söylüyor ve bunu kendisi bizzat bize yapıyor.Öğretmenler genelde öğrencilerini başka sınıflarla mukayese ederek onları hırslandırıp başarıya götürmeyi ister.Fakat bunun o sınıftaki öğrencilere psikolojik olarak nasıl bir zarar verdiğini tahmin etmezler mi yoksa bile bile can mı yakmayı isterler bende bilmiyorum.Benim bildiğim tek şey eleştiri dozunda olmazsa insanı hayattan soğutacak duruma bile getirebiliyor.Sürekli eleştirilen insan zamanla kendine olan güvenini kaybediyor ve nasıl olsa ben bunu başaramam diye hiçbir işe başlamak dahi istemiyor…
Sırf kendini bilmez birkaç kişinin yaptığı yıkıcı eleştiriler yüzünden çok kişinin bir şeylerden soğuyup o işte de başarısız olduğunu bilirim.Ortaokulda matematik öğretmenim benim bu işi yapamayacağımı söylerdi ve bu sözlerle beni matematikten soğutup o dersten zayıf almama neden olurdu.
Çoğu insan sırf bu küçük düşürmek uğruna yapılan bilinçsiz eleştiriler yüzünden güvensiz ve de pasif karakterli bireyler oluyor.İnsanların birbiriyle derdi ne ki böyle ipe sapa gelmez eleştirilerle rakibini psikolojik olarak çökertmeye çalışan atletler gibi davranıyorlar?
( Eğer bu tür eleştiriler yapıp içinden de nasıl mor oldu diye kıs kıs güleniniz varsa size bunun hangi insanlığa sığdığını sorarım.Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi siz bir başkasına yapıyorsanız eğer bunu gerçekten de hak ediyorsunuz demektir.)
Bizim dil ve anlatım hocamız bazen şeker tadında biri olurken bir gün biber gibi biri olup kendinden resmen nefret ettiriyor.Eğer amacı buysa başarıyor da.Sınıfımızda en çok taktığı ve yerden yere vurmak için fırsat kolladığı en sevgili öğrencisi ben de bu duruma el koymak istedim ve bu kişi beni gece uyuyamayacak kadar sinir etmeyi başardı.Kontrolümü çabuk kaybetmem, soğukkanlı olmaya çalışırım am bu kadarını da kaldıracağımı sanmıyorum.Belki yakın zamanda bu blogda öğretmenini acımasızca döven gözü dönmüş öğrenci yazısını haber kategorisinden yada bizzat benim ağzımdan okuyabilirsiniz; hiç şaşırmayın
Sürekli kompleks içinde ve türlü yönlerden eksik insanlar sürekli başkalarını eleştirirler.Bu yolla da şimşekleri kendi üstlerinden çekerek başkasına yöneltmeyi amaçlarlar.Hiç de belli olmuyor, insanlar yiyiyor diye düşünseler de insanlar saf değildir ve neyin ne olduğunu gayet iyi bilirler.Ancak bu iğne dilli insanların o düşük lanet olası çenelerinden korktukları ve eleştiri oklarına hedef olmak istemedikleri için belli etmezler ve bu tür insanımsı, dört ayaklının biraz evrim geçirmiş hallerine doğal yaşam alanı sağlarlar.Altını çizdiklerimden de bu tür insanlar olan tepkim belli oluyordur.
Bir de bir eleştiri kitlesi vardır ki işte en cahil ve gülünç olanı da budur ve nedense de bu türler hep benim çevremde ibret olarak yaşarlar
Bir insan…Hayatında sadece birkaç kitap okumuş…Ve o okuduğu kitap da hayatının kitabı haline gelmiş…Arkadaşlarına tek tek sorar bu kitabı okudun mu diye.Eğer kişi o kitabı okumadıysa yandı gitti kül oldu!Okumazsan insan değilsin diyecek kadar ileri giden bu kesimde beni rahatsız ediyor,tabiri caizse batıyor!
Yine bana batan şu öğretmenden bahsetmeye devam edeceğim çünkü marifetleri saymakla bitmeyen afet-i azamlardan biri.Kendisi hayatında hiç kitap yazmamış.Okuduğu her kitaba da bir bahane buluyor ve onun ağzından bir kere bile bu kitap harika lafını duymadık.Şimdi diyeceksiniz ki kadın okuyucu ve para veriyor, dilediği eleştiriyi yapar; haklısınız.Ama bende size bu kişinin "en çok okunan ve sevilen, dünyaya az gelmiş ve gelecek yazarlar"a taktığını ve bize de o kişileri okumamamızı söylediğini söylersem ne dersiniz?
Şu an bende eleştiri yapıyorum farkındayım ama dediğim gibi eleştirinin nitelikli yapılması ve de can yakmaması gerekir.Eğer bu yazıyı dil ve anlatım dersinde kompozisyon olarak yazsam kaç oka hedef olurum ya da faşistlikle suçlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırım bilemiyorum!
Buraya kadar anlatmak istediğim ve vermek istediğim mesaj şu:eleştirileriniz can acıtmasın ve yararlı olsun.Karşınızdaki kişiyi eleştirip, onu rezil edip içinizden kıs kıs gülenleriniz varsa size bunun hangi insanlığa sığdığını sorarım…
Böylelerini bir "eleştirizasyon" mahkemesinin ortasına oturtup her şeylerini bir jüri eşliğinde eleştirerek cezalandırmak lazım
Ancak o zaman akılları başlarına gelir belki….
Dediğim gibi eleştiri yaparken dikkat edin ve karşınızdaki insanın yüzünün aldığı şekle önem verin; çünkü elbet birgün karşılığını alırsınız unutmayın..
Buraya kadar yazımı sabırla okumuş bloggerlara teşekkür ediyorum ve hala anlamamış olanlara da aşağıdaki küçük ve sevimli tavsiye cümlelerimi okumalarını tavsiye ediyorum.Anladıysanız okumanıza gerek yok….
SAYIN VASIFSIZ VE TOPLUM DÜŞMANI YIKICI ELEŞTİRMEN , BU SÖZ SANADIR:Şimdiye kadar milletin; saçını, başını, giyimini, kuşamını, eşini, dostunu, kedisini, köpeğini, dişini, gözünü, kaşını, güzelliğini, çirkinliğini, ödevini, görevini, oğlunu, kızını, gelinini, damadını, çorabını, ayakkabısını, hayatını, sevgilisini ve sana düşmeyecek ve o kokuya hassas burnunu ilgilendirmeyecek şeyleri eleştirdin ve dikenini en derinlere batırdın.Tebrikler! Senin helvan ve kefenin de eleştirilir umarım!Sana diyecek 2 şey var:
Ya hayatını gözden geçir ve tövbe et!
Ya da belediyeye git kendini zehirlet!

29 Şubat, 2008 Cuma
Öğretmenini rezil etmişsin sakın bu yazını okumasın.
Dil ve anlatım önemli ders ÖSS de çok lazım olacak, onun için öğretmeninle iyi geçinmeye bak.
Sakın öğretmenini de dövme.
Öğretmenin bu kadar eleştiri yapıyorsa bir bildiği var sanırım ya da bilmediğindendir.
Eğer eleştirinin arkasında çözüm önerisi varsa bildiğindendir şayet öneri getiremiyorsa bilinçsizliğindendir.
Sabırlı ol, öğretmeninden çok bildiğini ona hissettirme.Belki de bundandır.
Ne dersin…
29 Şubat, 2008 Cuma
Şiirime de güzel bir akış vermişsin.
Teşekkürler.
Sevgiyle Kal………….
29 Şubat, 2008 Cuma
süpersin katılıyorum öğretmenlerin bazıları gerçekten böyle oluyor yazı için teşekkür ederim
29 Şubat, 2008 Cuma
süpersin katılıyorum öğretmenlerin bazıları gerçekten böyle oluyor yazı için teşekkür ederim
29 Şubat, 2008 Cuma
sevgili gordionun bir paylaşımı vardı..; bir öğrenciden öğretmeni, eserini beğenmedikleri yerleri çizmeleri notuyla meydana koymasını söyler. öğrenci bir hafta sonra baktığında eserde çizilmemiş yer kalmamıştır.. bu defa öğretmen aynı eseri beğenmedikleri yerleri düzeltmeleri notuyla meydana koymasını ister. bir hafta sonra eserde tek bir nokta bile değişmemiş olarak bulur öğrenci.. yani eleştirmek kolay ama geliştirmek zordur.
29 Şubat, 2008 Cuma
başka bir açıdan eleştiriler faydalıdır.. kişinin kendisini geliştirmesinde çok önemli rol oynar.. eleştirilere açık olmak gerek.. hoşumuza gitmeyeni kibarca karşı görüşümüzü sunarak red edebiliriz..ya bide aklıma geldi.., ara sıra sanırım bende eleştirir nitelikte yorumlar yazıyorum..belediye mi gelsin hakkımdan..:)))) sevgiyle ve dostça kal…
29 Şubat, 2008 Cuma
ARKADASIM IYI BIR KONUYU YANLIS BIR AMACLA ELE ALMISSIN. ELESTIRI DEDIGIMIZ IGNELEME SANATIDIR. HICBIRZAMAN YAPICI OLMAZ.. EGER TENKIT DIYORSAK BIR SEYI OLUMLU VEYA OLUMSUZ YAPICI AMACLA YAPILANDIR .GORMEK BAKMAK GIBI FARKLIDIR. BU NEDENLE HERKES TENKIT YAPABILIR.YAPMALIDIR.DIPLOMA GEREKMEZ.
1 Mart, 2008 Cumartesi
bir ışık var sende
yazılar bir harika
genclik sende şapka çıkarmak bizde
sanki bir deneme
bir abi tavsiyesi MONTAİĞN (denemeler)
mutlaka okumlasın
belkide br yazar karşımda
1 Mart, 2008 Cumartesi
ama dikkat et
okumak sadece bir konuda cehaleti giderir
nice insanlar tanıdım.diploma hikaye
eşlk baki sen bunu unutma…çok iyi yazıların var
umarım devm edrsin
2 Mart, 2008 Pazar
konu çok güzel haklısın ancak düşün öğretmeninne tahamül edeceğin kaç yılın kaldı ki sabır diyorum sen çok doğru yoldasın
bazı inasnlar kenisisin den yaşça küçük daha bilgili olan insanlara
tahamül edemeyiyorlar malesef sabır.
10 Mart, 2008 Pazartesi
Ya da belediyeye git kendini zehirlet! :D :D :D ne güzel bir cevap..
Çok güzel olmuş…valla bunlardan ortalıkta çok var şimdi bunlari korumak icinde bi dernek kurarlar. :D :D