SOLUP GİTMEKTENSE YANMAK DAHA İYİDİR… “Kurt Cobain”
26 Eylül 2008 Cuma | Kategori Edebiyat 24Cümleyi ilk okuduğum zaman pek bir şey ifade etmedi ama efsanevi Nirvana grubunun solisti Kurt Cobain’in intihar mektubunu okuduğum zaman hayat felsefelerimden biri oldu diyebilirim.. Kurt silik bir insan değildi; öyle olduğunu anladığı anda gazlayacak cesarete sahip biriydi ve öyle yaptı.. Ölümü doğumu gibi sessiz olmadı elbette.. Büyük yankılar uyandırdı, reklam malzemesi oldu.. Falan filan… Sonuç: Kurt Cobain hiçbir zaman sevmediği, çocukluğunu yaşayamadığı, müzik yapmaktan zevk bile alamadığı bu dünyadan gitmeyi tercih etti takvimler 5 nisan 1994′ü gösterdiğinde… Keşke bende o dönemde yaşayıp grunge akımının tadını alabilen bir neslin çocuğu olsaydım….Ne yazık ki Nirvana zirvedeyken ben yeni doğmuşum…
Kurt Cobain benim hayatımda önemli bir yere sahip, hayata bakışımı değiştirmiş bir grubun müzisyeni.. Ve en kötüsü Kurt’le hayata bakış açımız bir noktada kesişiyor: "İnsanları çok sevmek onlardan nefret etmeye yol açar". Bu kesinlikle benim tarafımdan ve görünen o ki Kurt tarafından kanıtlanmış bir sav…İnsanları seversiniz, kör kütük hesapsız ve sonunda ne olur -ki eminim herkes bir defa da olsa bu deneyimi yaşadı- hayatınızın kazığını ya da en basitinden terkedilmişliği, ihmal edilmişliği yaşarsınız.. Hani kaçan balık büyük olur ya, o bakımdan….
Kurt’ün intihar mektubunu okuduğumda aile kavramının ne büyük bir şey olduğuna bir kez daha şahit oldum… Bir rock star olmak Kurt’e geçmişini unutturmaya yetmemiş ve bu acı onun sonu olmuş…Yavaş yavaş yanmamış Kurt, solmamış o bir anda parlayıp sönmeyi ve ben dahil 2000′ler gençliğine unutulmaz bir müzik mirası bırakmayı tercih etmiş… İyi ki yaşamış ve ben iyi ki Kurt Cobain’i, Nirvana’yı tanımışım… Aile kavramının bir insanı bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmezdim.. Geçmişin bıraktığı izlerin bir insanın hayatına mal olacağını da…
Sabahın erken saatlerinde yine binlerce kez okuduğum Kurt’ün hayatını okumak ve Nirvana dinlemek iyi geliyor bazen.. Hayatın her yönünü tanımak ve ailenin değerini anlamak… Sabah saatleri hayatla yüzleşmek için iyi bir zaman bence.. En azından günün geri kalanını planlamak zorunda kalmıyorsunuz… Biraz karamsar mıyım, evet öyleyim.. Bende Kurt olsam aynı şeyi yapar mıydım? Yüksek doz eroin ve bir tabancayla bir küvette ölü bulunma fikri fena değil.. Bilmem belki cesaret edemezdim.. Daha evvel benzer bir yolla nalları erken dikmeyi deneyen ve ne yazık kı başaramayan bir olarak belki bu sefer olurdu…
Ama zamanı değil.. Henüz solduğumu söyleyemem.. Ama Kurt’e katılmamak elde değil.. Sönük yüce gençliğimizin tabiriyle ezik insanlardan tiksinirim ve hepsinin geberip gitmesini isterim.Boşuna oksijen tüketenleri taşımamalı, bu dünya bunun için çok yaşlı….Hiçbir zaman ezik olmayacağım yani silik.. Şu gençlik ve sözlükleri de beni deli ediyor ve evet bende sanırım insanlardan her şeyiyle nefret ediyor; sadece merhametime layık gördüğüm için muhatap oluyorum.. Kimbilir bu değişir mi, gelişir mi.. Zaman gösterecek..
Ama ben için için yanmaktansa kül olup gitmeyi tercih ederdim… Bu böyle olmalı, aksini iddia edenlere ne yazı kı korkak sıfatını yapıştırabilirim ya da şu meşhur ezik lafını…
Bugün biraz depresifim…Belki de biraz kibirli… Hepinize şimdiden iyi bayramlar; ben buralarda yokum biraz kafa dinlemeye ve kendimi dinlemeye ihtiyacım var…
) kızı neden affedemiyor ve hala inanılmaz derece de kızıp, intikam anı kolluyorum? Yok intikamcı biri değilim biliyorum ama içimde bir şeyler adaletin yerini bulması gerektiğini söylüyor…Gerçekler su yüzüne çıkana dek benim göbeğim çatlayacak zaten….
Çok zor değilmiş affetmek ama gurur da olunca insan da hiçte kolay olmuyor işte…
Lanetlendiiiiiiim 


Ve ilk kez öpüşüldüğünde heyecanlanmayı ve bir kez daha aşık olmayı öğrendim
Karnem çok güzeldi
Hepinizi özleyeceğim!İyi tatiller!






Siyahım ben, alabildiğince siyah,