Bir kum tanesi gibi kayıyorsun avuçlarımdan..
Yavaşça ve derin izler bırakarak…
Bir zamanlar sadece "sen" akarken damarlarımdan,
Şimdi soğukluk sızıyor içime, kanıma yayılarak..
Rüzgarın getirdiğine inandığım bir şarkıydın,
Duyulmamış, keşfedilmemiş ve dokunulmamış..
Saatlerce seni söylerdim, hep dudaklarımdaydın,
Sana dair binlerce kelimem vardı, söylenmemiş..
Benim için gökkuşağının en güzel rengiydin,
Bazen parçalı bulutluydun, bazen maviydin,
Benimle siyahtın, benimle maviydin,
Boyun eğmezdin, bir kalemde silerdin…
Bana dönüşünün ikinci haftasında sana bunları yazmam gerekirdi diye düşünüyorum Uğur..Çünkü tam 6 ay geçti ve sen 6 ay sonra bana geri döndün..Eve o mektup geldiğinde ve tam unuttuğumu sandığım anda içimdeki her şey bir anda alevlendi ve ben yine sana git diyemedim; diyemezdim.Sana hayır demeyi bir türlü öğrenemedi senin pisin biliyor musun? Bana kızarsın biliyorum ama ben aslında güçsüz biriyim derken bunu kastederdim…
Seni çöllerin yağmuru özlediği gibi özlemiştim.. Sen benim için her şey demektin; hayattın..Bir anda bırakıp gittin ve ben kapı önüne bırakılmış kedi yavrusu gibi kalakaldım…Şimdi tekrar benimsin, benlesin.Sevdiğinin ve eskisinden de çok umursadığının farkındayım..Uğruna yapmayacağım delilik yok gibiydi ya eskiden; hãlã aynı deliyim..Körkütük seviyorum ve sonu ne olursa olsun seveceğim..Beni bilirsin; kafama koyduğumu yaparım ve kesin biriyimdir..Korkularını at, yalnızlığını bırak dersin ya hani; bırak onlar bana kalsın..Sen yokken onlar vardı..Söz verdin bana bir daha bırakıp gitmek yok diye..
Ama senin gel gitlerin beni korkutuyor Uğur…Ne yapacağın hiç belli olmuyor.Ben ne kadar kesinsem sen de o kadar bulanıksın…Seni seviyorum; tüm dünya duysun umrumda değil..Dünya yansa da umrumda değil..Ama bana bir daha masaldı deme; çünkü ben masalımsı sonlar yazmam; gerçeği yazarım..Seninle de her şeye varım; hep de varolacağım… Ve bir daha bana bağlanma deme..Bunu duymaktan nefret ediyorum..Canımı yakıyor ümitsiz oluşun…
Sil baştan dedim ve tekrar seni sevdim..6 y süren ve beni resmen yiyip bitiren bir sürenin sonunda tam da 6 Mayıs’ta bana geri geldin ve "b_b" beni dünyana kabul et; ben seninle küçük sularda değil; OKYANUSLARDA boğulmak istiyorum dedin..PEKİ YAPABİLECEK MİSİN?
Bilirsin; ben büyük düşünür, büyük işleri severim..Gölde boğulmaktansa, okyanusta boğulmayı yeğlerim; biliyorum delinin tekiyim…
Ben ki dünyaya sırt çevirmiş, hayatın da sırt çevirdiği dişi kedi hiçbir şeyi takmıyorken ve dünyaya bambaşka gözlerle bakıyorken ve de bakacakken, sen ise son derece sorunlu bir o kadar da sorumsuzken biz ne yapacağız?
Kırılmaktan bıktım, ağlamak yıprattı ve sen yine devam diyorsun bazen..Çok acımasız birisin ve egoistsin..Çok zıt insanlarız biz seninle..Ben neysem sen tam karşıtısın…Zıtlıklar korkutmaz beni çeker, bilirsin…Senin birçok yönüne hayran olmama neden olan da bende bulunmayan vasıfların..Ben asla sen olamadım; sen de ben olamazsın…
Zıt insanlarız, ikimiz de sorunluyuz ve de aşktan sorumluyuz…Çok zor değil mi?
Ben hayata karşı başlı başına bir protestoyum…
Sen ise her şeyden nefret eden karamsar adam…
Sen ve ben…
İkimiz…
Söylesene Uğur.. Neden geri geldin ve benle yüzleştin?
Hiçbir şeyden korkmayan ben; senin açabileceğin yaralardan korkuyorum…
Söylesene bana; içimi rahatlatsana..
Eskisi gibi olacak mıyız?
Yoksa bizde zor şartlarda imkansızı yaşayan aşıkların, 21. yüzyılın masalı mıyız….