Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

YENİKAŞ

23 Şubat, 2008 Cumartesi Yorum yok »

YENİKAŞ Köyü Aydıncık’ın 4 km. batısında, Toroslar’ın yamacına kurulmuş olup D-400 Mersin-Antalya karayolu köyün içinden geçmektedir. Nüfusu 1990 sayımında 1.251; 1997’de ise 989’tur. Soğuksu İlköğretim Okulu bu köydedir. Köyde postane yok ama hemen hemen her evde telefon var. 1965-66 yıllarında Köy odasını ve Camilerini imece usulü ile yaptırmışlardır. Köyde 1968 yılında yapılan 1. kanal ile sulu tarıma geçilmiş. Köy tam anlamıyla bir cam sera cennetidir. Köyde elektrik var, içme suyuna 1993’te kavuşmuş. Yenikaşlılar geçimlerini tarım, hayvancılık ve ticaretten sağlamaktadırlar. Eskiden Yağrat, Karagöl yaylarına çıkan halk, Ali Divit ve Abdurrahman (Toz) Birkan’ın öncülükleri ve önemli katkılarıyla Soğuksu’dan su pompalanması sonucunda seracık yapmaya başlamıştır. Bu nedenle ekonomik durumları önemli ölçüde iyileştiğinden, yazların çok sıcak geçmesi nedeniyle genelde Akça Yayla gibi yaylalara göçer. Yaylalarda da yazlık sera yaparlar. « Biz Karakeçili aşiretindeniz. Alanya’dan gelmişler. Önceleri Gazipaşa ve Anamur’un üst taraflarında Kırk Kuyu, Kervan Alanı semtlerinde yazlar, kışları ise Gazipaşa’ya (Selinti) inerlermiş. Selinti’nin yaylasında Gülnarcık diye bir semtleri bile varmış. O yaylalarda bir bozuşma olmuş daha doğuya doğru göçe başlamışlar ve Kürücük, Bel Kuyu, Akça Oluk, Çıldır kuyu, Ayaş, Bolyaran, Belenova, Ak Ova’yı zaptetmişler. Kışlamak üzere sahil ya da sahile yakın yerlere gelmişler. Bu aşiretten Uzunoğulları (Kale Beleni’ne); Daloğlu (Arpalık’a); Azgınoğulları ( Köy Yıkığı’na); Çıraklılar (Senit Beline); Kocabağlar (Ahır İni’ne); Koca Mustafalar( Eniş Dibi’ne); Güdükoğulları (Direkli İn’e); Küşkoğlu (Sele’ye), Arılar (Hazna’ya ) Özler ( Bayam Alanı’na); Bizim obadan Çıngılı İmam Mandıra’ya ( Soğuk Su’yun üst tarafında); Bekar Ali (Mandıra’dan daha beride bulunan) Kesme’ye; Ebeli Halil Kesme’nin kuzeyine doğru; Avşar Ali Kiya Demircilerin şimdiki yerine yerleştiler. 1288 (1872) tarihli İmamoğlu’na ait bir tapu « Badem Alanı, Kesme mahallesi » diye kesilmiş. Bu sülalelerin hepsi Yeniyörük Köyü’nü oluşturuyorlardı. Aralarındaki çeşitli anlaşmazlıklardan dolayı Yeniyörük’ten koptular. Yeniyörük’ten Teknecik ve Yeniyörükkaş ayrıldı. Yeniyörükkaş’tan Yenikaş bu köyden de Karadere ayrıldı. Köy olarak Arı Obası’ndan ayrılmışlar. Köylü, deniz kenarından dağa doğru bakıldığında, Kaş diye tabir edilen yerde otururmuş. Bu yüzden eskiden bize Kaş Obası denirdi. Kaş Obası’na ilk gelen, en az 150-160 sene önce dedemin dedesi, Çolak Süleyman. Dedemin babası Çolak Osman ise köye ilk evi yaptıran kişi. Evin yatağı İncirli Tarla’da. Arı Obası’dan ayrıldığı zaman yaklaşık otuz hanelermiş. Menemenciler’den( köylünün çoğu Tarsus’a göçmüş) kalan 6 hane ile Hasancık’taki Keçe Veli de katılınca 37 hane olmuş. Karadere’ye iskana zorlanınca, herkes oraya ev yaptırmış. Daha sonraları ise halk oradan vazgeçip buralara dönmüş. 1940’larda herkes Karadere’ye geri döndü daha sonra Kaş’tan aşağı indi. Yenikaş’ın şimdiki iskan yerini, onaysız olarak, köylüler geceleri çalışarak çıkardılar. İmece usulü çalışma sonucu çıkarılan bu tarlalar, yol, cami, okul, köy odası ve çarşı yeri ayrıldıktan sonra, paylaşılmıştır» 1931 Gülnar Doğumlu YUSUF KESKİN. Soğuksu’nun batısında Saplı Ada ( Boynu ince adası ) üzerinde kale kalıntıları var. Batılı gezginlere göre burası antik Arsinoe olmalı. Adanın ilerisindeki su altı mağaralarında iki adet Akdeniz foku yaşam alanı bulunduğu için burası sit alanı ilan edilmiştir. HASANCIK Karaseki yolunda tırmanışa geçtik. Kıvrıla kıvrıla giden yolda ilerliyoruz. Çevremizde Azgan, pinar, bodur çamlar. Taş Masa’yı geride bırakınca, bitki örtüsüne keçiboynuzu, çitlenbik, çatlı, zeytin ağaçları katılıyor. İnişe geçerken Karaseki köyü uzakta gözüküyor. Asfalt yolun 7nci kilometresinde sola bir orman yolu sapıyor. İri çamlar arasında ilerlerken, sol tarafta derin bir vadi görüyoruz. Kuru Püren deresi boyunca hiçbir taraf gözükmüyor, sadece temizde gökyüzü. Her taraf taşlık; gerçek Taşeli’ndeyiz. Sağda orman bitiyor. Taşların arasında sürülmüş kırmızı topraklı sekiler. Asfalt yoldan 3,5 km. sonra Püren mevkiinde yol çatallaşıyor. Sol tarafa gideni çamların arasından Örendüzü’ne ve Radar’a gidiyor. Sağdaki ağaçsız yolda tırmanışa geçiyoruz. Sağımızda bir harman yeri. Az daha yukarıda üç plastik sera ile iki tane tek katlı betonarme ev. Solda dört plastik sera. Yolun üs tarafında eski bir köy evi. Sol tarafta uzanabildiğine bir ovacık, içinde cam sera ve bir ev. Yolun altındaki eski damı geçince, sağda ve solda evlerin bulunduğu bir yerleşim alanı.Asfalt yola 5,5 km. Evlerin arasında bir cami. Az ileride ise üzerinde Hasancık 2003 yazılı bir su deposu ve çeşmesi. 15-20 hanelik elektriğe kavuşmuş Yenikaş’a bağlı bir mahalle burası. Hasancık’ı geride bırakıp tırmanışa geçiyoruz, sağ tarafımız uçurum. Yol yılan gibi kıvrıla kıvrıla gidiyor. Zirvedeyiz. Sağ tarafta ağaçsız Karadağ, muhteşem görüntüsüyle Hasancık’a hükmediyor. Ufukta Akdeniz. Görünen sadece Yılanlıada ve Sancak burnu’nun uç kısmı ile Davulcu tepe. Zirveden sola dönüyoruz. Sağda ekilmiş araziler; en yukarıda yan yana üç tepe. Sağdakiler ağaçlarla kaplı. Soldaki kayalık tepede bir orman gözetleme kulesi. Az daha ilerleyince solda müthiş bir manzara. Büyük bir vadi ve sonunda Gözüsce. Vadinin sağ yamacında, orman içinde bir yerleşim alanı ve güneşle parlayan plastik evler. İnip çıktıktan sonra tekrar tırmanışa geçiyoruz ve asfalt yoldan 12 km. sonra, karşımıza bir tepenin üzerine kurulmuş bir yerleşim alanı çıkıyor. YAĞRAT Mahalleye girdiğimizde, sağda bir damın üzerinde oturanlar ile konuşuyoruz. İçlerinden biri kendisini tanıtıyor: “Adım Abdurrahman Küçük. Bana Depe Körü de derler. Bu köyün adı Yağrat. Esas köy eskiden buraydı. Şimdi Yenikaş’a bağlı bir mahalle oldu. Atın biri Gucum’dan gelirken, Türbenin berisinde Avlakbaşı’nda eğerini atmış, orada Eğertaşı var. Oynarca’ya gelince, yatmış yere bir oynamış bir oynamış. Debelendiği yeri hala görebilirsiniz. Orada hayvan yaralanmış. Yol onu buraya getirmiş. Görenler “ bu yağır at kimin acaba?” demişler. Ondan beri buraya Yağrat denir. Köy gözetleme kulesinden daha iyi görünür. Köyde 60-70 ev var. Aşağı Oluk’tan depoya su basılır; oradan da evlere verilir. Sulama suyu ise İsken’den (Başpınar’dan) havuza basılıyor. 4 faal telefon var. Elektrik sorunumuz yok. Mahallenin geliri çiftçilik ve seracılık. Kışın pek kalan olmaz burada, Yenikaş’a ineriz” Gülnar 1943 doğumlu Abdurrahman Küçük.


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.