:::::akıl edebiyatı:::::
Kategori Edebiyat | Etiketler : akıl edebiyat gerçek düşünce hayat | İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ’dır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zâyi olmaktır. Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir. İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır. Emânete hıyânet etmemek, îmândandır, güler yüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Hased yıpratır, nefret çökertir.

Ahmaklık, dermânı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır.

Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.

Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.

Akıl, mü’minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır.

Akıllı kimse, günâhlarını tövbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.

Akıllı kimse, ibâdetle, nefsin arzusuna karşı gelendir. Câhil kimse, günâh işleyerek nefsin arzusuna uyandır.

Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü’min; kalbini şek ve şüpheden temizleyendir.

Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir.

Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de ibret alır.

Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet-i a’lâya göz dikendir.

Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için çalışır. Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik günâhları siler, kalblere sevgi eker.

Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.

Âlim; sözü, işine uygun olandır. Âlim ilme doymaz.

Korkaklık, ihtiras ve cimrilik, Allaha karşı kötü zannın bir araya getirdiği kötü arkadaşlardır.

Korku kaderi değiştirmez, yalnız sevâbın yok olmasına sebep olur.

Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez. Çünkü o, herkesi kendisi gibi görür.

Mal ve çocuklar, dünya hayâtının zînetidirler. Sâlih amel de, dünyadan âhırete götürülen mahsûldür.

Mal, harcandığı kadar sâhibine ikrâmda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihânet eder.

Mal, sâhibini dünyada yükseltir, âhırette alçaltır.

Mü’min, baktığında ibret alır. Bir şey verilirse, şükür eder. Musîbet ve belâya uğrayacak olursa, sabır eder. Konuşacak olursa, Allahü teâlâyı hatırlatır.

Mü’min, dünyaya ibret gözü ile bakar. İhtiyâcı için karnını doyurur. Dünyadan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkid kulağı ile dinler.

Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır

Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.

Dört şey vardır ki, azının azını hor görmemek gerektir: yangın, hastalık, düşman, ve borç.

Deniz, dalgalarıyla deniz; hükümdar, yardımcılarıyla
hükümdar olur.

Dostluk iyi kimseler arasında çarçabuk temelleşir, güçlükle yıkılır.

Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur.

Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.

İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.

Nedir hayat uzayan ıztırabdan başka

Hiç şaşmayan saat gibi işler durur kader.

Ölüm, asude bahar ülkesidir bir rinde.

Rahatça dal, ölüm sonu gelmez bir uykudur.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Yaşamak zevki nedir bilmez, ölümden korkan.

İnsan kendi kendini daha iyi aldatmak ve pişmanlık duygularını yenmek için ne sebepler bulur, neler!

Aşk, ancak ondan kaçmakla yenilebilir.

İkbal anında küstah olan kimseler, idbar halinde
daima zayıf ve korkaktırlar

Fazilet ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar
gösteriş düşmanı olursa o kadar saygı görür.

İnsanların hırsı ve tamahı, mesut olmamalarının tek sebebidir.

Yüksek mevkiler, her eşyayı büyülten bazı camlar gibidir. Bu gibi mevkilerde bütün kusurlar
olduklarından büyük görünürler.

İnsanların en bahtsızı, diğer insanları sefil etmek suretiyle mesut olduğunu zannedendir.

Ben herkese gayet açık olarak rüşvet aldığımı söylerim, fakat ne cins rüşvet: tazı köpeğinin küçük yavrularını. Bu tamamıyla başka bir şeydir.

Bir şehirde ne kadar fazla yıkılmış bina varsa, bu, şehir belediyesinin o kadar fazla çalıştığını gösterir.

Bu dünyada hiçbir şey sürekli değil.bunun için neşe de ikinci dakikada,birinciden farklıdır;üçüncüde bir derece daha zayıflar,nihayet bütün bütün yok olur, eski halimize döneriz; suda genişleyen halkaların nihayet suyun sathıyla bir olup kaybolması gibi.

Çavuşun karısı yalan söylüyor, ben onu kırbaçla dövmedim. O kendi kendini kırbaçladı.

Neye gülüyorsunuz? Siz kendinize gülüyorsunuz.

Saadeti ifade edecek kelime yoktur.

Tabii büyük İskender bir kahramandır, fakat iskemleyi yere vurmakta ne mana var.

Takdir edilmeyi beklemeden namuslu olamayanların namusuna inanmam .

Bağışlamasını bilenler, insanlar arasında daha çok saygı görür.

Bir kitabı ilk kez okuduğum zaman, sanki değerli bir dostla tanışıyor; aynı kitabı tekrar okuduğumda ise sanki eski dostumla tekrar buluşuyor gibi oluyorum.

Birçok bilgili ve sanatçı kişiler korkaklıkları yüzünden başarılı olamamışlardır.

Büyük zevkler, büyük zorluklara katlanarak yaşanır.

Dostluk arada bir sulanması gereken ağaca benzer.

Geçmiş bizim için bir yatırımdır, bunu iyi ve kötüye kullanmak, bizim elimizdedir.

Geçmişi hatırlamayanlar, onu öğrenmek zorundadırlar.

Hayat ne temaşa, ne bayramdır; hayat zor bir sınavdır.

İnsan, kendinden başkasını örnek almadıkça ilerleyemez.

insanın kendine güvenmesini sağlayan, kendi iradesi ve gücüdür. eğer bunları kaybederse, güveni de yok olur.

Mutlu olmak için günün bazı saatlerini, ayın bir kaç gününü, yılın bir kaç ayını yalnız geçirmeliyiz.

Mutluluğu beklediğiniz süre, onu elde ettiğiniz zamankinden daha keyiflidir.

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız