Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Gökkuşağı

26 Tem

Gücünüz yetermi?

         Gücünüz yetermi ?

 

Dünya senden bezerim
Bu diyardan göçer giderim
Boşlumu başka kurbanlarla
Doldurun artık
Diyar diyar gezmedim
Kimseyi kurban görüp ezmedim
Zengini fakiri bir görmedim
Atlası mitil yerine koyun artık
Para şan şöhret hep zengindemi olur
Emekçi nin sırtına eğermi konur
Güzelle çirkin birmi tutulur
Bu cehaleti görün artık
Dünya geniş insanlar dar
Güçlünün güçsüzü ezmeye hakkımı var
Herkesin gideceği bir avuç toprak
Gönül fakirliğimizin yanına
Beyaz kefeni koyun artık
Güzelim sağlıklıyım varlıklıyım deme
Yarına çıkacağına güvenme
Helal aşına haram katma
Gün döner devran döner
Sende sırat köprüsünden geçersin artık
Çoluğum çocuğum bir lokma aşım
Sevda bakışlım, ikinci bahar ilk göz ağrım
Can bedenime düşman olmadan
Kuzu ile kurdu bir arada yayın artık.

 

Gökkuşağı

26 Tem

TEMMUZ DA YAĞAN KAR

   TEMMUZ DA YAĞAN KAR 

Üşüyorum temmuzun ikisinde
Yüreğime karlar yağıyor
Her tanesi taş, sanki demir
Karlar kırmızı olmuş ateş katranı
Kokular geliyor
Koray bağırıyor
Anne kurtar beni ateşimi söndür
Hasretin sazı eşliğinde
Muhlis Akarsu oluyor
Yetmiyor Akarsuyun gücü
Öyle bir ateş ki çaresiz
On iki yaşındaki fidanı 
Altmış yedi yılındaki çınarı
Otuz yedi bin hektar ormanı
Tohuma dönüştürüp
Gönüllere ekiyorlar
Günahkârım
Bir karıncayı bile incitemezken
Ayıbım
Günah keçisi seçtin kendimi 
Sizinle aynı sıfatta olduğumdan
Ne istediniz 
Metinler den,  Ahmet, Mehmet, Erdal
Serpil, Sehergül den
Ekmeğiniz demiydiler aşınızda mı?
Muammer Nesimi Belkıs
Murat uğur gülsümler 
İki kelimeyi bir araya getiremeyen
Sefil insanlar
Utanıyorum Sivaslı oluşumdan
Artık çekmiyor madımağı yemliği
Zehir olmuş bir bardak suyu
Duyun yüreklerinde
Bir lokma sevgi kalmamış
Kanla beslenen zavallılar
Dünya sizin olsun artık.

 Gökkuşağı

24 Haz

NEFESİN NEFESİM

NEFESİN NEFESİM
Beni karanlığımdan kopartıp aldın,
Yalnızlığıma girdin,
Biliyordun bir dosta ihtiyacım olduğunu,
Aşktan sevdadan önce.
Yalvarıyordun bakışlarınla,
Sessiz sedasız,
İzin ver izin ver ne olur,
Güven bana.
Önce ışığın kanadın, dostun olayım,
Sanki ben senin derdine derman olacaktım.
Biliyordun ki bu dostluğun sonunda,
Aşk olacaktı.
Güvendim,
Yüreğim o kadar korkak yalnız güçsüzken,
Küçücük bir boranda fırtınada,
Param parça olacakken,
Kas katı kesilmiş yüreğimi,
Damla damla erittin,
Bekledim.
Dost bakışlım,
Uçmayı öğrettin kendi kanatlarınla,
Nefesini verdin nefesime, hapsettin,
Her şeyimle senindim artık.
Çıkmam çıkamam,
Ne o bakışlardan ne o yürekten.
Yaşayamam ..
Bil ki sevda bakışlım ihaneti kaldıramam,
Dönerim karanlığa silerim kendimi.
Ölüm bu kadar tatlı gelmez inan..
Öylesine sevdim seni ..
Sevda bakışlım..
 

 

GÖKKUŞAĞI

23 Haz

KANA KANA

KANA KANA
Seni sevmek;
Gündüzle gecenin kardeşliği,
Kana kana içilen bir avuç su,
Bir annenin bebeği
Dokuz ay taşıması,
Türkünün saza hasreti gibi,
Hasretim sana.
Tutmadın elimden,
Yâda tutmasını bilmedin,
Belki beşkardeşten payıma düşen bu,
Güneş gibisin,
Yaklaşsam;
Bilmem, neden yakıyorsun!
Uzak kalsam üşüyorum,
Sabahın seherinde
Doğadaki tüm bitkilere,
Çiğ düşmesi sanki.
Sen yanımdayken bile,
Ben sensiz olmayı çoktan öğrenmiştim.
İstedim tüm sevgileri sende toplayım.
Sev kokla bin bir çiçekten haz alır gibi.
AMA.
NE ESKİ SEN, NE ESKİ BEN.
Anlatırsın ya hep,
O eski mitil günleri,
O günleri de beraber yaşamadık mı ANNE?
Yıllar önce söz verdim,
Sana ve kendime,
Birde;
Doğacak kızıma,
Beni leylekler getirmedi ANNE!
 
 
GÖKKUŞAĞI
19 Haz

ÖZGÜRCE

ÖZGÜRCE    
 
Üzüm gibi siyah saçlar,
Çocuksu bakışlarda yok artık.
Hep hüzün hep yaşlar.
Büyümem derdim,
Önümde o kadar yıllar ,
Yazım kışım birde bahar,
Baharlarda,
Hep yeniden doğardım.
Yeni çıkmış filizlenmiş çiçeklerde,
Her yağmur yağışının
Toprağı gebe bırakan telaşında.
İçimde coşku, 
İçimde heyecan,
Hep baharda sevdalanır insanlar.
Ama ben hiçbir baharda âşık olmadım.
İnanmadım yıllarca,
Ben her baharda,
Kuş olmak istedim.
Konmamak üzere,
Esaretimden kurtulup,
Uçsam gitsem.
Dağ tepe uçsuz bucaksız..
Her ile her ülkeye…
 
 Kırlangıç turna leylek.
Uçmaya yarayan o iki kanat,
Şikâyetim yok kabulüm
Saçlarımdaki aklardan,
Boş bakışlardan,
Yorgun bedenimden,
Sadece beyazlar içinde uçmak istedim.
Çocukluğuma,
Kırkına merdiven dayamış
Uzun ince yolda.  

 

                                                                          GÖKKUŞAĞI

16 Haz

BEN EN ÇOK

BEN EN ÇOK
Çocuksu parlayan gözlerinin söndüğünü,
Senden çok uzaklardayken öğrendim.
İnanmadım yıllarca,
Mezar taşında ismini görene kadar.
Gördüm oda yalandı,
Koca bir yalan,
İsteyen inansın,
Sen çok uzaklarda.
Geldin geleceksin,
Yâda ben yanına gelene kadar
Bu yalana devam edeceğim.
Neden niye yüreğim yanıyor?
Ben istemeden inciler tane tane,
Söz geçiremiyorum saçlarımdaki
Beyaz karlara.
Hep sordum o soruyu kendime sessiz sedasız,
Babamın mı bana benim mi babama ihtiyacım var?
Senin bana ihtiyacın yokmuş anladım,
Yalnızlığı seçtin babam yıllar sonra.
Çok büyük acıyı çok sevdiğin insana,
Sen yaşattın babam.
Veda ederek mitil dünyaya..
 
 
Gökkuşağı

 

13 Haz

O YERDE YAŞAMAK

 

 

                 O YERDE YAŞAMAK
             Bir yer olmalı derya, deniz diye,
             O yer ki beyazı karası olmamalı.
             Bir yer olmalı kurduyla kuzusu,
             Uzun ince yolda kardeşçe yaşamalı.
             Bir yer olmalı gökkuşağının yerde gezdiği,
             Uzansan eline hapsettiğin,
             O yerde
             İnsanların yüreğine sevgi tohumları ekip,
             Yağmuru güneşi benden.
             Siz yeter ki yeşerin çoğalın dediğin,
             Umut satılmalı o yerde ekmek gibi aşk gibi,
             Her çeşit sevgi her çeşit insana,
             Sevgiden yoksun zavallılar,         
             Bilmezler ki bu umutsa.
             Bir damlası bile yeni bir yaşamdır.
             İnce uzun yoldan.                     
Gökkuşağı
13 Haz

İNSAN MI HAYVAN HAYVAN MI İNSAN?

 

 

                           İNSAN MI HAYVAN HAYVAN MI İNSAN?  

     İLGİNÇTİR Kİ yıllarca insanlar hayvanlardan hep korkmuşlardır. Oysa korkulması gereken hayvanlar değil, insanlardır. Kuşlar yuva yapmaya karar verdiklerinde dişi kuşla erkek kuş yuvalarına günler önce çalı çırpıyla doldurmak için uğraşıp dururlar. Anne kuş kuluçkaya yatınca, erkek kuş, artık anneyi beslemeye çalışır. Zamanı geldiğinde de yavruyu hayata alıştırmak için yuvaya almazlar, beslemezler.

     Oysa insanların, yavruların yavruları ölene kadar anneye babaya muhtaçtırlar. Bizler şimdiye kadar güzellik barış adına ne yaptık? TÖRE BERDEL dedik kadınlarımızı susturduk, çocuklarımız okumasın, gözü açılır, dedik. Küçücük bedenlerini cinsel istismar ettik, bir avuç toprak için o kadar masum insanlara kıydık, yani bir tarafta para bir tarafta pul…

     Atlas, bir ailenin bir günlük, sadece bir günlük yaşamlarında, yıllarca geçimini sağlayacak o kadar çok mitil aile var ki görmedik duymadık.

     Soruyorum?

Dünyası sudan ibaret olan balıklardan mı?

Yıllarca gideceği yere bir türlü ulaşamayan kaplumbağadan mı?

Kırk kuyruğu olupta kırkınında birbirine dolaşmayan tilkiden mi?

Tatlı bir sözle deliğinden çıkan yılandan mı?

Karadeniz de gemileri batan baykuştan mı?

Karınca kararınca olan karıncadan mı?

Yoksa yıllarca adı kötüye çıkmış domuzdan mı?

Hiçbir güvencesi olmayıp, boşa harcamış emektar eşek horoz inekten mi?

Hangi hayvanlardan korkmalıyız?

Hayvan olan İNSANlardan mı? İNSAN olan hayvanlardan mı?

KİM BİLİR BELKİ TOPRAĞIN ALTINDA BÖRTÜ BÖCEĞE YEM OLARAK

ÖDÜYORUZ BAZI BEDELLERİ.

 

Gökkuşağı

12 Haz

Atlas Mitil

ATLAS & MİTİL BEBEK
İki insan yavrusu
Biri atlas yorganlarda büyümüş,
Diğeri lime lime dökülen mitil yorganda
Atlas çocuk
Mitil çocuk
İkisinin de tarihçesi dokuz aydır
Oysa ilk baştan değişir kaderleri
Atlas bebeğin dünyaya gelişinde
El bebek gül bebek
Her şeyden az temiz yedirirler
Saten ipekten giydirirler 
Olmadığından değil
Kıyamet gibi
Atlas bebeğimizin atlas doktorun
Sağlık raporudur
Mitil çocuk
Bir tarlada bir ekin yığının arkasında 
Yâda ışıksız havasız bir ağılda
Tezek kokularının içinde merhaba der
Gözlerinin feri sönmüş mitil anneye
Üzülme ağlama gübrem bol
Acıya da açlığa da dayanırım
 Olduğundan değil hiç olmayacak zaten
Atlas bebekle mitil bebek
Hayat atlasa hep gülecek 
Mitile tepeden bakıp
Ne şimdi ne de daha sonra bu yaşam senin hakkın değil diyecek

(Devamı…)

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.