Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Arşiv Mart, 2008


Bugun ağladım

Siyah Gözlerine beni de Götür

Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.

Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor;ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığı
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellat,ayrılığın boynunu vursun.

Usul usul intizarı çürüten
bu hercai diken,bu çılgın arzu
sürüklüyor imkansız muştuların
eşiğine gönül vadilerini
bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
düşüyorum tanyerine
ya topla yaralı kırlangıçları
ya da bu vefasız şarkıyı bitir
özgürlüğe giden tutsaklar gibi
siyah gözlerine beni de götür.

Şiir:Nurullah Genç

Okuyan:İbrahim Sadri

Bayramdan Bayrama

Bayramdan Bayrama

Gurbeti mesken mi tuttun?Gittin beni de unuttun.Yoksa başka yar mı buldun?

Bir selam gönder bariBayramdan bayrama

Ne yazarsın, ne çizersin,Yollar ırak der geçersin.Gel desem de gelemezsin

Cemalin göster bariBayramdan bayrama…

Deyin vefasız yarime,Belki de çıkmam yarına,Arada gel mezarıma,

Bir Fatiha oku bariBayramdan bayrama…

Ayşen>>Serzeniş Albümünden>>Bayramdan Bayrama

Ben seni hiç sevmedim ki…

İLK BAŞTA BURAYA TIKLAYINIZ :))

Koleralılar

Güneş buluttan sıyrılırken
gökkuşağının renkleri koleranin damlarında sevişti.
çan sesleri, ezan sesi hafif esrar kokusuyla karışıp havayı kapladı..

Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif ofkeye,
zaman ki sana hasta oldu
incelikli haytasın,
nüksederken raksini mahallenin maşallahı eyvallahı
güzellik be oğlum..
şimdilik ölümüne kadar hayattasın…

Bir çift kanattınız hüznün rüzgarlarında,
dağılıp gitti melekleriniz beyazın öte dağlarında..
ağlasın ardınızdan bir ağızdan bütün dehşetiyle Kolera
sen harbi hayalet,
sağlam gariban,
ruhuna el fatiha..

Ağir roman filminden koleralılardan güzel bir söz…

Güzel Gözlüm Sana

Yokluğunun ilk günü;
bugün yoksun yanımda zaten hiç olmamıştın hep uzakta kalmıştık birbirimize.Uzak sevdalarla yaşamıştık.Anılar dün gibi gözümün önüne geliyor,çıkmıyor aklımdan bir türlü atamıyorum seni aklımdan.Resimlerimize bakıyorum bir şarkı acıyorum yetmiyor ağlamak geceler boyunca.Bir sigara çıkarıyorum paketten ellerim titreyerek çakmaya uzatıyorum.Yakmak istiyorum sözün geliyor aklıma sigaramı kırıp atman.İki insan her şeyde bir hatırası olurmu o kadar uzak yaşamışken birbirine.
Yokluğunun diğer günleri…;     
bir sigara daha yakıyorum birde rakı alıyorum yanıma yine önümde resimler.Hem içiyorum hem konuşuyor bir taraftan ağlıyor bir taraftan gülüyorum depresyon diyorlar ani şok diyorlar serçe sendromu diyorlar hepsi yalan seni kaybettim hepsi bu.Hepsi buya bu kadar basit söylemek ama yaşaması o kadar basit değil. Hayatımın her köşesine seni koymuşken hayatımı sana göre yön verirken bir bakıyorum sen yoksun.Amaçsız hedefsiz kalıyor hayallerim suya düşüyor ümitlerim gemi yapıp yüzdüremiyorum alabora olmuşlar batıp gitmişler diğer gün tekrar başlıyorum ama sen olmadığını anlayınca hepsi gene batıyor.İnsanlar neden genç yaşta ölür bilmiyorum.Allah’ın bir bildiği vardır deyip geçiyorum.Bir kadeh daha doldurup bir sigara daha yapıyorum.Zaman çabuk geçiyor aklımda anılar bugün yüzüncü gün yine sen her tarafta yine sen.Şarkılar çalıyor ben eşlik ediyorum.Eskisine göre daha iyiyim seni unuttuğum için zamanın ilacını tatdığım için değil sensiz yaşamaya alıştığım için.Anılarla seni yaşatmaya çalıştığım için.Mezarın uzakta yanına gelemiyorum tıpkı sen hastanede iken illet parasızlık yüzünden yanına gelemediğim gibi.Görüyorsunya ben yine aynı yine gelemiyorum yanına.Yine sözümü tutamıyorum sigara içiyorum.Oysa sen öyle değildin bi dediğimi iki yapmıyordun.Haksız olduğum yerlerde yine sen gelip özür diliyordun.Hiç unutmuyorum o günü sana kızmıştım sen hemen dediğimi yapıp yanıma gelmiştin ama ben yine kızgındım sonra sende bana kızdın yapma bunu diye küstük konuşmuyorduk.Sabah yedide gidiyordum yine ayrılık vakti yaklaşıyordu.Sonra ben yanına sokuldum kedi gibi sırnaştım beceremedim bir türlü.Ya ablana ne demeli ne yapıp ettiyse yine barışmamıştık.Gece abine küçük kız kardeşlerine beni ,şikayet etmen sonra bir an babanın yanında göz göze gelip gözlerimizi kaçırmamız tıpkı ilk günlerde ki gibi utangaç mahcup şekilde.Ogünümü hatırlamıştık ikimizde gözlerimizden yaşlar süzülmüştü.Sonra birlikte balkona çıkıp dizlerime uzanıp ağladığın o gece hiç unutabilirmiyim.Elim saçlarında sen konuşuyordun ben donup kalmıştım hiç bir şey söyleyemiyordum. Sadece sus diyordum sana konuşma ağlama.O gözlerini her zaman ağlattığım için her halde bu kadar pişmanım.Yarı bucuk birbirimizden kırık ayrılmıştık giderken o puslu bakışını unutamıyorum.Birbirimize sarılmadık sadece gözlerimiz bakıştı yağmurlu bir temmuz sabahında sen puslu baktığın için havada pusluydu sen ağladığın için belki yağmur yağıyordu.Son dokunuşumdu sana gözlerimizin birbirine son değmesi.Bilseydik sonunun böyle olacağını öyle yaparmıydık.Unutamıyorum hiç o günleri kardeşinin şöfer bizim bir aileyi oynadığımız o çocukluk oyunlarını kaç yıl geçti aradan çok şey değişti ama sevgimiz hiç değişmemişti.Ne cicim ayı ne sicim ayını yaşamıştık biz yürekten sevdalıydık.Sen daha bir başkaydın daha bir başka seviyordun beni.Belki de bu yüzden senden sonra kimseyi sevemememin nedeni kaç yıl oldu hala anılarınla yaşıyorum.Yaşarken sana veremediğim o ürkek sevgimi öldüğünde sana yakışır olmak istiyorum.Ama olmuyor.Yoksun! Ya o kara günü unutabilirmiyim yanından geleli 8 ay olmuştu abin askere gidecekti benim yanıma gelmişti sevinmiştim bana bir haber bir şeyler göndereceksin diye.Abin geldi soğuk ne kar var havada ne yağmur kör olası iskelede deniz soğuğu bir yandan şubat soğuğu bir yandan sigara içiyordum ve gülüyordum şimdi olsaydın yine kırıp atardın sigaramı diye abine söylüyordum.Abin durgun bir halde baa bakıyordu sigarasına çekerken içli içli bir kağıt verdi bunu sana yolladı hastahaneye yatmadan önce yazdığı ve söylediği son sözler diye sana vermemi istedi dediğinde ne o kağıdı tutacak halim ne ayakta duracak gücüm kalmıştı.Abin kaç tokat attı bilmiyorum ne kadar oturdum dizlerimin üstüne hatırlamıyorum.Sanki hayat durmuştu gözlerim buğulu görüyordu hayatı kendimi sıkıyordum hava karanlık az ilerde bir iskelenin ışıkları yavaş yavaş sönüyordu. Kağıdı avucumdan alıp okumak istiyorduk ama ilk cümlede dayanamayıp bırakıyordum. Çok uzun değildi 7 satırlık bir şiir gibi.Bizimkiler ankaraya hastaneye yanına gelmişler bana neden birşey söylemediler işimiz var deyip gittiklerinde abinin gelmesi sonra o sözler o zamandan kaldı titremek üzerimde alışkanlık.O günden kaldı ağlarken gülmek bende.Beni son anında görmek isteyip görememen benim seni görmek isteyip görememem.Konuşmak isteyip konuşamam.Cenazeni kaldırmışlar çok uzaklara gömmüşler olmadı güzel gözlüm dediğimiz gibi bizi o küçük cevizin altına gömmediler.Olmadı!
Sensiz hiç çekilmiyor bu hayat uğur meleğim yoksun artık.Öldükten sonra kıymete biner derlerya doğru yaşarken hep seni üzüyordum ama sonra yine gönlünü alıyordum.Hayat böyle güzeldi.Şimdi ne alacak bir gönlün var nede verecek bir gönlüm var.Fotoğrafların yazdığın son şiirde yanıyor kulaklarımda son sözü seni seviyorum!
Beyaz gelinliğini giymeden beyaz kefene sarmışlar o bedenini sana doya doya sarılıp öpmeden topraklar sarılıp öpmüş seni.
Şimdilerde gene aynıyım bugün daha bir başkayım aynı o ilk günkü haberi duyduğum gibi içimde patlamak isteyen bir şeyler.hafiften ellerim başım titriyor.Yine bir şarkı çalıyor…
Küçük kardeşin evlendi büyük ablan evlendi bir sen kaldın bir ben kalk gel sevdiğim…
————————————————————————————————————————————————————
Siz gittiniz anılarınız duruyor sizin güzel günlerinizi anıp gülüyoruz aileyle.Kardeşimin çocuklukları senin tavırların hep aynı gözümde.Onuda başka yere göndüler yan yana gömülemediniz aileleriniz sizi birakmak istedi hayatta ayrıldınız ne mezarınız birleşti ne siz ruhlarınız birleşir inşallah…
————————————————————————————————————————————————————
Gökçe Güntepe 12:17 4 mart 2008..
Kaç yıl geçti unutmadım ben öleceğim yine ayıracaklar bizi son söylediğim gibi…


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.