Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

HOŞÇAKAL

1 Temmuz 2008 Salı | Kategori Aşk 3

ayriliksaatiii5es

Ayrılık zamanı yaklaşıyor.Seni son kez sana yazdığım mürekkebimin son damlalarıyla yazıyorum.Sen hayatıma ışık tutan,beni uçurumdan kurtaran beni tekrar hayata döndüren sandığım sen.Buraya kadarmış herşey yaşananlar, yaşanacaklar ve senin sahte yüzün.Ne kadar da zaman çabucak geçivermiş ve bitmişiz.Oysaki sonuna kadar gidecektik gidemedin.Neydi seni benden bu kadar koparan yada kimlerdi?Neye inanmıştın da kıymıştın bize.Bu kadar acımasız mıydın bu kadar taş mıydı yüreğin?Nasılda inandırmıştın beni aşkının saflığına senin sevgine.Kalbim ellerinde paramparça.Artık çaresizliklerimde çaresiz kaldı ve tek çare sen de yoksun.Beni tekrar aldığın uçurumların en dip noktasına bıraktın.Emaneti geri verir gibi.Önüm karanlık arkamsa boşlukta şu an.Dünya mı benim üzerimde ben mi dünyanın üzerindeyim bilemiyorum.Gidiyorum nereye neden gideceğimi bilmediğim bir yola.Haykırmak istiyorum sana yalancılığına bana kıyıp arkana bile bakmadan acımasızca nasıl çekip gittiğini.Ama gücüm yok sesim kısık duyamıyorsun beni.Yaşıyorum yine de adına yaşamak denirse artık gözyaşlarım da akmıyor senden sonra tükendi bedenim,ruhum.Hayallerimi,ümitlerimi de alıp beni bir başıma bıraktın.Acımadan ,üzülmeden, düşünmeden.Birgün beni senin vuracağın  nereden aklıma gelirdi ki…Neyse…Saat 12’ye vurmak üzere ve kalemimde tükenmek üzere.Bugün seni düşündüğüm ve seni yazdığım son dakikalarım.Artık bende ne adın ne yüzün ne de yaşadıklarımız kalacak.Bu güne koskoca bir aşkı sığdırıyorum ve sabaha senle olan sana ait tek bir zerre bile bırakmadan…HOŞÇAKAL… Kendinle kal…

                                                                                 A.K

VUR SENDE YÜREĞİMİ EN DERİN KÖŞESİNDEN

31 Mayıs 2008 Cumartesi | Kategori Aşk 3

Vur sende vur yüreğimi en derin köşesinden

Sapla hançerini vurabildiğin kadar vur

Korkma infaz et yüreğimi çek ipini gitsin

Üzülür müyüm ağlar mıyım diye düşünme hiç

Ben alışığım vurgun yemeye sevgilim

Bir kere de senin için ölmüşüm

Ne olacakki

Vur sende vur yüreğimi en derin köşesinden

Vur hadi ne duruyorsun gözlerimi kapattım kalbim ellerinde

Vur ki hançerin bendeki sevginide alsın götürsün

Aksın kanlarım biriksin ayak uçlarımda

Al götür senden kalan her şeyi

Kalmasın tek bir zerre bende

Parçala yüreğimi dök avuçlarıma

Haykır senle olan sevgisizliği

Nasıl sinsice kalbime yerleşip zehirini bıraktığını

Bir daha işe yaramayacak olduğunu söyle

Vur sende vur yüreğimi en derin köşesinden

 

 

SON MEKTUP

23 Mayıs 2008 Cuma | Kategori Aşk 6

Evet tükenen hayatımın ilk sayfasından yazıyorum bunları;

Yorgun,ümitsiz bir mücadeleden çıkmışlığımın ilk saatleri

Her şey öyle ani olmuştuki, ne olduğunu ben bile anlayamamıştım

Farkına vardığım  tek şey yenildiğim oldu.

Kaybettiklerim sonsuz,

Kazandıklarımsa sadece beklentilerim olmuş şimdi görüyorum.

Her neye elimi attıysam hepsi kayıp gitti avuçlarımdan

Önceleri tesadüf dedim, düzelecek her şey dedim

Yine de ümitliydim hayat bana da gülecekti elbet

Ama yanıldığımı nereden bilecektim

Derken  sen gelmiştin,  hoş gelmiştin yüreğime

Ama boş bırakıp gittin beni bana.

Hayat bir kez olsun göz kırpmıştı yalan da olsa

Umutlanmıştım seninle beraber mutlu günleri hayal edip durmuştum.

Geçici de olsa yine mutlu etmiştin beni teşekkür ederim

Yavaş yavaş kapalı duvarlarımı yıkmaya başlamıştım seninle

Dünya daha bir güzel gelmeye başlamıştı

Çiçekler gülüyor, böcekler adeta bana seni fısıldıyorlardı

Rüyadaydım sanki uyanmak istemediğim.

Nereden bilirdim birgün  senin de beni bırakıp gideceğini

Günler ayları, aylarda yılları kovalamıştı

Bir türlü yakalayamadım hayatın eteğini

Neydi bana fazla gelen, neydi hayatın benimle kavgası bilemedim.

Nedenleri aradım hep  bulamadım

Işığım söndü bir daha yanmadı hiç.

Ne acı ahh bu hayatla mücadele etmek

Yıklımadan, dimdik ayakta fırtınaya karşı durmak

Nasıl alışacaktım kaderime nasıl yaşayacaktım böyle

Kaybolan sadece hayat olmadı kendimi de kaybetmiştim.

En acısı da bu olmuştu bana acıların en acısı

Bitmişti her şey tükenmişti hayat.

Yaşamak bile yaşamını yitirmişti gözümde

Artık ne yapacaktım nereden başlayacaktım yaşamaya

Ya da yaşamalımıydım yerim olmayan bu dünyada

Hayata son kez sarılacak olmuştum ki; hayat beni bırakıp çoktan gitmişti uzaklara

Kalakaldım gözyaşlarımla çoğalan , kanayan kalbimin aktığı kızıldenizde               

Bir sel gibiydi içim kıpkırmızı  kan seli

İçine girdikçe insanı boğan kırmızısıyla yakan bir deniz

Boğulmuştum kendimi kurban vermiştim hayata

Artık yaşamıyordum, bedenim dursada ruhum beni çoktan terk etmişti

Neden ben seçilmiştim tek fazla kişi benmiydim hayatta

Bilemiyorum.

Kendimi kendi ellerimle gömdüm içimin karanlığına

Yardım eden kimse olmadı .

Yok olan hayatım film şeridi gibi son kez yaşarttı gözlerimi

Bu son gözyaşıydı artık damlalar olmayacaktı bir daha

Kalbim çarpmayacaktı son kez bile

Yıkıldım tükendim bir kırıntı bile kalmadı benden geriye

Bu savaşı kaybetmiştim

Artık ne ismim kaldı nede cismim

Unutulmuştum yaşadığım hatırlanmıyordu bile

Bende hayatın içinden bir yer almak istemiştim ama olmadı

Kabul ettirmeyi beceremedim ya da

Şimdi ise geleceğim yok ümitler zaten bana uzak

İçimdeki kızgın deniz de artık yerini sessizliğe bıraktı

Yağmurlarımsa yağmıyor artık

Arada bir siluetim beliriyor kızıl denizde

Öyle bir geçiyor üzerinden karanlık gecelerde

Hayatın hep sillesini yemiş her yerinden vurulmuş olarak

Vazgeçiyorum mücadelemden

Bitişe giden yolda tüm beklentilerimi,ümitlerimi

Bana ben olduğumu hatırlatacak her şeyi evrene salıverdim

Arkam karanlıktı,olduğum yer karanlık gelecek daha da karanlık

Şimdi ise tek beklediğim sonsuzluğa gözlerimi kapayacağım günün gelmesi

Arkama bile bakmadan koşarak yok olmak.

 

 

 

KADER

8 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 5

HÜZÜN AĞACI

8 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 3

 

08 Mayıs

Issız karanlık bir şehrin yalnızlıklarında var olan

Sessizliğin derinliklerinde gölgesiyle yaşayan bir ağaç.

Diğerlerinden farklı,hüzünden yaratılmış bir hüzün ağacı.

Yalnızdır,tek yoldaşı yapraklarıdır

Gün ağarır,güneş doğar

Acımasızdır güneş

Cehennem ateşi gibi yakar gövdesini,

Yaktıkça kavrulur,döker yapraklarını birer birer

Uludur,kuvvetlidir,başa çıkar elbet.

Güneş batar,yerine serin karanlığa bırakır.

Ardından gökyüzünden feryat koparan çığlıklar yükselir

Aydınlanır her yer,gecenin karanlığı ışıl ışıl parlar.

Ağlamaya başlar bulutlar akıtır gözyaşlarını yeryüzüne

Sırılsıklam olur hüzün ağacı, koruyanı da yoktur kollayanı da,

Her damla içinin ateşini körüklese de

O yadırgamaz bunu,alışıktır özüne

Çünkü o hüzün ağacıdır.

Ağaçların en yaşlısı,en acısı,en yalnızı,

Dayanılmazlıkların en dayanıklı göstergesi.

Kasırgaların yıkamadığı,ayakta kalmaya göğüs gerdiği bir hüzün ağacı.

Her yaprak dökümünde yerine bir yaprak çıkardığı

Ama kaderine mahkum bir HÜZÜN AĞACI.

 

dsadas