Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Koyunların Hamamboğazı keyfi

 

Yöneticilerimizin sahip çıkıp keyfini çıkaramadığı Hamaboğazı termal Kaplıcalarının keyfini koyunlar çıkarıyor.
İlçemize bağlı mahallede bulunan Hamamboğazı şifalı suları yıllardır boşa akarken, ilçe halkı kilometrelerce yol kat ederek Afyon ve Kütahya’da bulunan şifalı termal sularına gidiyor. Banaz Hamamboğazı termal su kuyuları çevresindeki verimli tarım arazilerini tehdit ediyor. Bir çok hastalığa şifa dağıtan Hamamboğazı şifalı suları boşa aktığı gibi verimli tarım arazilerini de tehdit ediyor. Akan suları ise sadece koyunlar ve çobanlar değerlendiriyor. Yaklaşık iki yıl önce turizm alanı ilan edilen Banaz Hamam Boğazı şifalı suları bölgesinde işadamları tam yatırım yapmaya hazırlanırken, İzmirli bir vatandaşın çevresindeki ağaçlara zarar verir gerekçesiyle açtığı dava sonucu bölgeye bir tek çivi bile çakılamadı. Yetkililer olaya el koyarak çözüm bulmak için çalışıyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Banaz İlçesine bağlı olan Hamamboğazı mahalle muhtarı Yüksel Arslan “ Hamamboğazı Termal kuyularının suyu boşa akmaktadır. Kuyudan çıkan sıcak sular yakınındaki verimli tarım arazilerine akmaktadır. Buda tarım arazilerin üzerini kuyulardan çıkan sıcak suyun içindeki kükürt ve Kireçler verimli tarım arazilerinin üzerini tamamen kaplamıştır. Arslan Tarım arazileri sahiplerinden sık sık şikâyet almaktayız. Şuan mahkemelik olan Hamamboğazı Burası Afyon, İstanbul, İzmir ve Ankara ulaşımını sağlayan E96 Karayolu’nun ve demiryolunun hemen bitişiğindedir. Yetkililerin bir an önce bu kaynakların değerlendirilmesi ve tarım arazilerin tekrar tarıma kazandırılmasını istiyoruz.” dedi . Banaz Ziraat Odası Başkanı Ahmet Alakent, “Kuyuların bulunduğu yerdeki Verimli tarım arazileri sıcak kükürtlü ve kireçli suyun altında kalarak araziye zarar vermektedir. Kuyulardan çıkan sıcak sular için bir an önce önlem alınması gerektiğini ve bu verimli arazilerin tarıma kazandırılması gerekmek tedir. Bunun için yetkililer önlem almalıdır.” şeklinde konuştu. Banaz Hamambo ğazı termal suların Birçok hastalığı önlediği ve diğer termal sulardan farkı bulunmamaktadır. Banaz Halkı Şifa aramak için Afyon termal Kaplıcalarına, Simav kaplıcalarına gidiyor. Ancak 7 km yakınlığında bulunan Hamamboğazı’na tesis kurulmadığı için gidemiyor. Haber: Ramazan DEMİRCİ –Banaz Postası Gazetesi

kız yurdu

 

Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan
kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt
geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya
öperek
iz bırakıyorlarmış.
Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış.
Diğer
yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya
başlamışlar.
Sonunda
müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp,
kızları
toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar. Müdür "Buyrun tuvalete"
demiş.
Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete
girmişler.
Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.
Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz
bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği
yaparken
ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün".
Sonra
görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet
fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O
günden
sonra bir daha o yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.
:)

TEMEL ve KRALİÇE ELİZABETH

Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyulmaktaymis.
Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saat geçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"

YÖREMİZİN ŞİVESİYLE BEDDUALAR

1- Canına veresice, 2- Canından Yanası, 3- Ciğerinden Yan Emi, 4- Ciğeri Yanasıca, 5- Ciğerinden Yan inşallah. 6- Hışımlar inesice, 7-Civan sırtın yere gelesice 8- Naha ciğerinden yanasıca (veya yanmayasıca), 9- Çiğcrine bit düşsün 10- Naha emi zang (veya zıng) ölümünen git, 11- Kıran giresice, 12- Köküne kıran girsin, 13- Ölmeden yorgan dit, 14- Ölünü getirsinler inşallah, 15- Sırtını toprak örtsün, 16- Geberesice, 17- Allah belanı versin, 18- Dilin dipçik olsun, 19- Sürüm sürüm sürünesice, 20- Ekmek tavşan olsunda, sende kovala dur, 21- Yanı delinesice 22- Allah sana da besbeter versin inşallah, 23- Odun ocağın sonsun, 24- Ocağın sönesice, 25- Elimden yediğin içliğin zehir zıkkım olsun, 26- Odu ocağın dökülesice, 27- Parası pul, karısı dul olsun inşallah, 28- Ayıbını toprak örtsün 29-Zehir zıkkım olsun inşallah, 30- Gözün çıksın. 31- Gözü çıkasıca, 32- Rabbım cezanı versin inşallah v.s.

rapidstats(49166);

_uacct = “UA-2594508-11″;
urchinTracker();

BİLMECELER

 

Corumlu neden leblebi tozu yedikten sonra üzerine su icer?
osurunca tozutmasin diye ..

Erkekler hamaminda herke beline pestemal baglarmis
Adamin biri ise beline gazete kagidi dolamis. Neden?

Cunku medya herseyi buyutuyormus..

Hangi tene krem sürülmez?
Antene

Trenler ne zaman üşürler?
Haydutlar soyduğu zaman

Hangi piller patlar?
Torpiller

Kirpiler nasıl oyun oynarlar?
Çok dikkatli

Buzdolabına giren sineğe ne olur?
Yazık olur

Domates nasıl kızarır?
Yüzüne tokat atınca

Deniz niçin tuzlu olur?
Balıklar kokmasın diye

İçini boşaltınca büyüyen şey nedir?
Çukur

Kral tacına ne demiş?
Başımın üstünde yerin var

Minareye çıkan fil ne demiş?
Minareden aşağı at beni, in aşağı tut beni

Allah yapar yapısını, demir açar kapısını
Karpuz

Elsiz ayaksız kapı açar
Anahtar

Kolu var, eli yok, karnı yarık karnı yok
ceket

6.Çat orda, çat burada, çat kapı arkasında
Süpürge

Yeraltında kırmızı pancar.
Turp

Yeraltında uzun minare.
Havuç

Geceleri fener, gündüzleri söner.
Yıldız

Sarıdır sallanır, dalında ballanır.
Portakal

Hangi maymunlar ağaca çıkamaz?
Yükseklik korkusu olan

Çok hızlı giden bir tırı kim durdurur?
Trafik Polisi

Saat niçin tehlikelidir?
Akrebi olduğu için

Duvara çarpan araba ne olur?
Durur

Kurbağalar niçin mayo giymez?
Zıplayınca düşüp ayıp olmasın diye

Belgeli su baskınına ne denir?
Belgesel

10 tilki, 8 kedi, 20 tavuk ne yapar?
Gürültü

Bozulduğu halde tamir edilmeyen şey nedir?
Hava

Kahramanmaraş’a niçin kahraman ünvanı verilmiştir?
Şanlıurfa’yı kıskandığı için

Su yutmuş toprağa ne denir?
Çamur

Hangi kalemle yazı yazılmaz?
Kontrol kalemiyle

Hangi tasla su içilmez?
Kafatasıyla

Ayakta yetişen bitki nedir?
Mantar

Çeke çeke biter.
Sigara

Kutuplara giden zenci ne olur?
Donar

Yeter Çektiğim!
Fotoğraf makinası

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.
Yol

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.
Telefon

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Karpuz

Denizler gerçekte mavi boya olsaydı ne olurdu?
Mavi boya sudan ucuz olurdu

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Deve

Yerin altında kırmızı minare
Havuç

Uzaktan baktım hiç yok yakından baktım pek çok
Karınca

İstanbul da süt pişti kokusu buraya düştü
Mektup

Açarsam dünya olur yakarsam kül olur
Harita

Dört ayaklı ayı üstünde kabadayı
Sandalye

Adamın biri baltası ile ormana gidiyormuş. Derin bir çukura düşmüş. Orada üç gün, üç gece kalmış, Orada ne yemiş?
Bal yemiş (Bal-tası)

Adamın biri 13. kattan düşmüş, ölmemiş. Niçin?.
Öldürmeyen Allah öldürmez.

Temel her şimşek çaktığında saçını, başını düzeltiyormuş. Niçin?
Fotoğrafının çekildiğini sanıyormuş.

Bir gün filin birine araba çarpmış. Fili hastaneye kaldırmışlar. Arkadaşı sinek de yanında gitmiş. Niçin?
Kan vermek için

Çarığı çattım bacaya attım.
Terazi

Yedi delikli tokmak bunu bilmeyen ahmak.
Baş

Uzaktan baktım bir karataş yanına gittim dört ayak bir baş.
Kaplumbağa

Yeşil mantolu, Kırmızı elbiseli, Siyah düğmeli.
Karpuz

Et dedim met dedim git şuraya yat dedim.
Süpürge

Altı göl üstü gül.
Gaz lambası

Yer altında yağlı kayış.
Yılan

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Başımda saç yok, içimde tat çok.
Kabak

Dişim var ağzım yok.
Tarak

İçimde akrep var, zarar vermeden turlar.
Saat

Etlice, metlice ortası tatlıca?
Karpuz

Hangi on tatlıdır?
Bal-on

Geldi mi gelir, gitti mi gelmez?
Gençlik

Büyük baca küçük bacaya ne demiş?
Büyüklerin yanında sigara içmeye utanmıyor musun?

Hangi macun yenir?
Lamacun

Allah yapar yapısını. Bıçak açar kapısını.
Karpuz

Alçacık boyları. Kadife donlu.
Patlıcan

function checkInputLength(maxLength, inputSource, counter)
{
counter.value = maxLength - inputSource.value.length;
if (counter.value

ABERT EINSTEIN’IN BEYNİ 240 PARÇAYA BÖLÜNEREK İNCELENDİ

 

 

20.yüzyılın odamı Albert Einstein’nin 40 yıldır kavanozda bekleyen beyni üzerinde yapılan bir araştırma, Einstein’nin beyninin bir bölümünün anormal geliştiğini gösterdi. Einstein sağlığında beyin üzerinde çalışmalar yapıyordu ve bir biyografisinde ölümünden sonra kendi beyninin de incelenmesini istediğini yazmıştı. Ama şüphesiz beyninin başına ne geleceği aklının ucundan bile geçmemiştir. Einstein öldüğünde otopsiyi yapan doktor Thomas Harvey, bu sırada beyni yerinden çıkardı ve bir kavanozun içine koydu. Dr. Harvey beyni incelemek için Einstein’in ailesinden önceden izin almıştı. Harvey beyni 240 parçaya bölerek incelemeler yaptı. Fakat bu incelemeleri hiçbir yerde yayınlamadı.

Harvey 1996′da Amerikan McMaster üniversitesine gidip araştırmacıların Einstein’ın beynini incelemek isteyip istemeyeceklerini sordu. Bu araştırmacılar Harvey’i kesinlikle daha önceden tanımıyorlardı. Araştırma ekibinin başkanı Sandra F. Witelson, Harvey’in Einstein’a otopsi yapan patolog olduğunu öğrendiğinde teklifini hemen kabul etti. Harvey beynin birkaç parçasını bu araştırmacılara verdi.

Einstein’ın beyni McMaster üniversitenin beyin bankasındaki beyinlerle kıyaslandı. Araştırma sonuçlarında Einstein’m beyninde beynin çalışmasını sağlayan oligopdendroglia’nın daha çok bulunduğu tesbit edildi. Einstein’ın beyninde bulunan normalden farklı özellikler onun neden üstün bir fizik bilgini olduğunu açıklıyor. Einsteüin’in beyninin alt parietal bölgesi normal bir beyinden %l 5 oranında daha geniş. Bu genişliğin sebebi parietal bölgedeki bir yarığın beynin normalden farklı şekilde oluşmasını sağlaması. Bu sayede beyin hücreleri ve nöronlar birbirleriyle daha iyi bağlantı kurabiliyor ve daha kolay beraber çalışabiliyor. Bulguların Einstein’in neden bir matematik dehası olduğunu açıkladığını düşünüyorlar; zira Einstein’ın beyni genel olarak diğer beyinlere benziyorsa da, beynin matematiksel düşünce ve boyutlu, hareketli düşünebilme yeteneğinin kontrol edildiği merkez Einstein’da normal beyinlere göre çok daha büyük, ingiliz bilim yayın organı The Lancet’a konuşan, araştırma heyetinin başkanı Prof Sandra VVitelson, "Einstein’ın beyninde tesbit ettiğimiz sıradışı anatomi onun nasıl farklı düşünebildiğini açıklıyor.

Einstein kendi bilimsel düşünme sistemini ‘Kelimelerin pek bir fonksiyonu yoktur" sözleriyle anlatırdı. O, kelimeler yerine görsel boyutla ilgiliydi ve şekillerle düşünürdü" diyor. Einstein’ın beyni 35 erkek ve 56 kadınınkiyle kıyaslandı. Bu insanların ortalama zekâ seviyesi M 5. Bu beyinlerin sahipleri arasında şarkıcılar, mimarlar ve işçiler gibi değişik gruplardan insanlar var. Einstein’ın beyninde parietal bölgedeki farktan başka herhangi bir fark yok. Einstein’ın beyni diğer beyinlerle kıyaslandığında aynı ağır/ıkta. Aşağıdan yukarı ve önden arkaya ölçüldüğünde de hiçbir fark yok. Wiltelson araştırma sonuçlarında zeki olmak için büyük bir beyne gerek olamadığının ortaya çıktığını söylüyor. Araştırmalarda Einstein’ın çok üst bir zekâya sahip olmasının 2 sebebi olduğu belirtiyor: Einstein’ın beyninin aşağı bölgelerinin %15 oranında daha geniş olması ve Sylvian çatlağı denilen yarığın daha az olması. Sylvian çatlağı beynin yanında bulunuyor, doğuştan geliyor ve gelişimle değişmiyor. Einstein küçükken kafası doğumdan hemen sonra biçimsiz olduğu ve konuşması geç geliştiği için annesini çok endişelendirmiş. 3 yaşında konuşmaya başlamış ve bu yaştan sonra da konuşma zorlukları çekmiş. Dr. Witelson, Einstein’ın beynindeki farklılığın nereden kaynaklandığını bilmemekle birlikte genetik olduğuna inanıyor. Beyni araştırmalar için McMaster Üniversitesi’ne götüren Dr. Harvey’in özellikle McMaster üniversitesini seçmesinin sebebiyse araştırma ekibinin başkanı Dr. Witelson’ın 1982′de oluşturmaya başladığı beyin bankası. McMaster Ûniversitesi’nin beyin bankasında bulunan beyinlerin sahipleri ölmeden önce tam amlamıyla bir zekâ ve yetenek testinden geçirilmiş ve yaşlara göre kategorize edilmiş oluyor.

 

Aşk Nedir?

 

7 kez okundu, 3 yorum var
1) ask karşılıklı sevgidir.acıyı tatlıyı paylaşmaktır
2) aşk kırık kalp demektir 
3)  aşk paylaşmaktır.çünkü aşk paylaştıkça yücelir. 
4)  aşk sonsuz sevgidir. aşk birini sevip onunla olmaktır. ölümüne sevgidir.aşka saygıdır. 
5) aşk tükenmez bir kalemdir.dertleri yazmaya yarar……………. 
6)  aşk umutsuzca beklemek hemde hiç sevmeyecekmiş gibi
7) ask cok basit ama bir o kadar da karma$ık bir duygudur
8) a$k, aci veren hayatin ta kendisidir…
9) acı,mutluluk,göz yaşı ve kavuşamamaktır.
10) a$k duyguların

KÖK HÜCRELERİ İLK KEZ MEME ESTETİĞİNDE KULLANILDI

 

 

Doktorların, yağ aldırma (liposuction) yöntemiyle alınan yağlardan elde edilen kök hücrelerini ilk kez kanserli parçaların ameliyatla alınması sonucu bozulan memelerin estetiğinde kullandı.

 

Halen deneme aşamasındaki bu yöntemin, kanser ameliyatı geçirdikten sonra birbirinden farklı büyüklerde ve yüzeylerinde çukurlar oluşan memelere sahip milyonlarca kadın için ümit vaat ediyor. Bu yöntemin, protez kullanılmadan sağlıklı memelerin büyütülmesinde de kullanılabileceği belirtiliyor. Yeni yöntemin şu ana kadar Japonya’da yapılan araştırma kapsamında yaklaşık 21 kadın üzerinde denendiği kaydedildi. ABD’deki doktorlar da bu yöntemin plastik ameliyatları için büyük bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Japon doktorlar bu araştırmada, 21 meme kanseri hastasının karınlarından ve kalçalarından yağ aldı. Bu yağın yarısı implant malzemesi olarak ayrıldı. Yağın geriye kalanı da kök hücreleri elde etmek ve elde edilen kök hücrelerini implant malzemesi olarak ayrılan yağla birleştirilmek için işlendi. Bu işlenmiş malzeme, hatalı memenin çevresindeki 3 yere enjekte edildi. Doktorlar bu şekilde, dokunun ölmekten kurtulmasını ve dayanıklı mini protezler oluşmasını bekliyor.

Araştırmanın önde gelen doktorlarından Japonya’nın Fukuoka kentindeki Kyuşu Üniversitesinden doktor Keizo Sugimaçi, bu tedaviden 8 ay sonra hastaların yüzde 80′inin sonuçlardan memnun kaldığını kaydetti. Tedaviden bir ila 6 ay sonra hastaların meme dokularında önemli sayılacak kalınlaşma kaydedildiği belirtildi. Japonların bu araştırmasının, dün San Antonio Meme Kanseri Sempozyumu’nda açıklandığı ve bu tedavi yöntemini geliştiren Cytori Therapeutics adlı firmanın, gelecek yıl Avrupa ve Japonya’da geniş çaplı araştırmalar yapmayı planladığı bildirildi. Doktorlar, günümüzde satılan meme protezlerinin, mastektomiden (memenin alınması) sonra memelerin eski durumuna getirilmesi için kullanıldığına, bu protezlerin radyasyon tedavisinden oluşan geçmişteki bozulmaların giderilmesi için tasarlanmadığına dikkati çekiyor. AA’nın haberine göre, bu yeni tedavi yönteminin 3 bin ila 5 bin dolar arasında maliyetinin olacağı tahmin ediliyor.

 

genelevde şok

 
Geneleve giden adam çalışan kadınlar arasında karısını gördü.

10.01.2008 07:53

Polonyalı koca gittiği genelevde çalışan kadınlar arasında karısını gördü.
Super Express’e, konuşan koca, şaşkına döndüğünü ve kendisini rüyada zannettiğini söyledi. Gazete, kadının genelev yakınlarındaki bir mağazada çalıştığını ve kocasına ek gelir için bu işi yaptığını söylediğine yer verdi.

Gazete, 14 yıldır evli çiftin boşanma aşamasında olduğunu belirtti.

vize işleri tam şaçmalık

 

ALMAN vizesi her yönden tam bir çileye dönerken, hemşerileri tarafından düzenlenen gecede çalmaya davet edilen Kırşehirli davulcu ile zurnacı vize engeline takıldı.

Almanya’daki Kırşehirliler Derneği, başvuru yaptıktan sonra vize için araştırmaya gelen bir görevlinin “Onlar hiç Almanca bilmiyor. Bu yüzden vize vermeyiz” dediğini öne sürdü.

Zurnacı ise, “Bizden kuş gribi virüsü olmadığına dair belge istediler. Götüremediğimiz için de vize vermediler” dedi.

TELEVİZYONA ÇIKACAKTIK

Almanya’da düzenlenecek Kırşehirliler gecesinde davul zurna çalmak için Almanya’ya vize başvurusunda bulunan ve aylardır bekleyen davulcu Muharem Çevik (40) ile zurnacı Cihangir İçten (45), “Almanya’da televizyona da çıkacaktık ama gidemedik” dedi. Davulcu ile zurnacının Almanya’da farklı, Türkiye’de farklı gerekçelerle oyalanması hemşehrilerini kızdırdı.

Almanya’nın Karlsruhe kentinde oturan ve kendisi de sanatçı olan Muarrem Bilen (43) Haberturk’e yaptığı açıklamada olayı şöyle anlattı:

“Ben de davul çalıyorum. Kırşehirliyim. Hemşerimiz olan sanatçı arkadaşlarım Muharrem ve Cihangir, Kırıkkale’de yaşıyor. Bu arkadaşlar ile Kırşehir-Nevşehir gecesi düzenleyecektik. Arkadaşlar bir yıldır Almanya vizesi almaya çalışıyorlardı. Stuttgart’daki Kırşehirliler Derneği Başkanı Efendi Bey bile devreye girdi, ama ne yaptıysak vize alamadık’’ dedi.

KUŞ GRİBİ BELGESİ!

Haberturk’e konuşan Muaharrem Çevik de, ilk başvurduğumda “şu evrakı getir bu evrakı götür” şeklindeki talepleri yerine getirmek zorunda kaldığını ve çok zaman yitirdiklerini söyledi. En sonunda “sizin zurna ve davul sanatçısı belgeniz var mı?’’ sorusuyla karşılaştıklarını ve onu da getirdiklerini belirten Çevik, şöyle devam etti:

“Sanatçı belgemizi de sunduk. Benim kültür bakanlığından belgem var. Sonra hiç beklemiğimiz bir itiraz geldi. Türkiye’de kuş gribi riski var. Sağlık raporu getirin. Sağlık raporu olmadan size vize veremeyiz, dediler. Almanya’da hemşerilerimizin gecesinde çalacak, yerel televizyonlara filan çıkacaktık, olmadı.’’

ZURNA ALMACA ÖTMELİ

Yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen Almanya’da konser verme hayalinden vazgeçmeyen davulcu Çevik,  halen beklediklerini belirtti. Bilen, iki hafta önce Stuttgart’daki Kırşehirliler Derneğini arayan Alman yetkililerin, kendilerinin Almanca bilip bilmediğini sorduğunu da belirterek, “Ya bir davulcu ya da zurnacı Almanca bilse ne olur, bilmese ne olur. Zurna Almanca mı ötecek?” diye sordu

Sayfalar : [1] 2 3

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.