Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

karanlığın içine doğan güneş…

biri bana gelsin

saçmalama ne olur çare çok

nasıl gidersin

istediğin herşey sanki yok

değer mi?dersin

başkaları bilmez görmez zor

nasıl bir duygu

al elini kalbime bir koy

işte gerçek bu

heryer soğuk

hep karanlık

kendi kendime tarifsiz

ayrılmamız çok gereksiz

şimdi uzaktan sebepsiz

biri bana gelsin

o da sensin

beni kırmış olsan da

ikimizde aşık

bir tek farkla

benimki senden biraz fazla…

    ferhat göçer

bir ben varım

yalnız kalmışlar var içimde

hepsi adına bağırıyor yüreciğim

duyurduğum sesler tek kişilik değil

yada gördüğünüz birtek ben değilim

evsiz yuvasız kanadı kırılmışlar var

kanatlarımın altında

yağan yağmurda ıslanmamak için

şerefsizlere mal olmamak için

kötülere malzeme olmamak için

sığındıkları bir sığınağım ben onlar için

kanatlarım kadar geniştir kalbim düşlerim

bir beden de herkese bir ben yeterim

gücüm yeterse yettiğince giderim

yeter ki sevgi olsun

yeter ki barış olsun

yeter ki gönüller bir olsun….

 

                             saygılarımla

                                                akasya

hayallerim vardı

bir hayalim vardı

beyazlar içinde

bir arzum vardı

gümüş tepsi içinde

bir tutkum vardı

ışıklı gecelerde

bir inancım vardı

sevdiğim üzerine

bir yıkıntıyım şimdi

beyazlar içinde

kesildi hayat bağlarım

gümüş tepsi içinde

karanlığım kendime

ışıklı gecelerde

sattım tüm  inanclarımı

değmez birine

yıkıntıyım şimdi

yaşıyorum

ama öylesine…

kim ki beyaz gelinliğin hayali ile kefeni giydiyse üzerine

bu şiirde gelinlik giydireceği yerde kefen giydiren şerefsizlere gelsin..

                                          saygılarımla

                                                        akasya

 

çünkü sen

sebat etmedi kalbin edemedi

etmeyi bilemedi değil mi??

kuru yaprağın hikayesini bilirsin

işte aynı sende onun gibisin

savruldun sonunu düşünmedin de üstelik

ben kendi halimde

kendi yağımla kavrulurken

sensizliğin karanlığında

sen sana olan inancımı da

sevgimi de

savurdun umarsızca

düşüncesizlik

bir diğer adın buydu  benim için

sen seni ve bana çektirdiğin onca eziyeti

düşündün mü? hiç

cevap vermesen de olur

ben biliyorum sanki

düşünmedin

düşünemezdin

çünkü sen

kalbi olupta kalbi olmayanlardansın

çünkü sen

küçük şeylerle mutlu olamayansın

çünkü sen

öyle birisin işte

öylesine biri…

                                                             saygılarımla

                                                           akasya

 

 

anla

kelimeler yetmiyor anlatmaya

korkuyorum

sözlerimi gözlerime bak anla

söylüyorum

 

                                               akasya

yıldız tilbenin şarkısından alıntıdır.

söyle

niye şimdi bu esrarengiz tavırların

ne oldu söyle bilmediğim ne var

günışığından korkardı hani bakışların

ne oldu da açıldı

söyle

 

…….seni seviyorum……

seni seviyorum..yok canım hadi ordan.

 

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor …

30 Mart 2008 Pazar | İhbar Et | Etiketler : sahte sevgiler

 

huyum kurusun affettim yine..
kalbimi parçalara ayırıp her birine binlerce kez basan 
o adamı kabul ettim yine..
sevgi demeyin sebebine
o sevgiden sevilmekten anlamaz
ben anlıyorum da ne oluyor sanki
ben niye affettim ki
ben seviyorum işte bu sebebi
ama yazıkki
anlamayan ve hiç bir zaman anlayamayacak birisini
seviyorum
buda sevmekten yana yaşayabileceğim en büyük kayıp
hadi çek git diyorum kendime
unutulmayacak bir tek allah
birgün geçiyor
ikinci gün yine aklımda…
”lütfen gençler unutulmayacak hiçbirşey yok bu hayatta
bu mısraları örnek olarak ekledim
şimdilerde bu yeni bir hastalık ve bulaşıcı
ayrılığa tahammülsüzlükten ölenler çok
gücünü kaybedipte hayata küsen çok
birtek insan için hayatını kahreden çok
değmeyen birisine değer veripte değersiz konuma düşen çok
üzülen çok
üzen de çok
ama mantıklı olan yok
arkadaşlar sevgi muhakkak ki çok kutsal bir duygu
fakat bu duyguyu hakedene verirsek kutsallığını korumuş oluruz
sevgiyi de gündelik hayatımızdaki birşey gibi görürsek
çok yazık olur
bir düşünün
 bu kelime basit bir  duruma geldikten sonra
kim inanır artık
’seni seviyorum’
 diyene..??
                                saygılarımla 
                            akasya56

seni seviyorum..yok canım hadi ordan.

huyum kurusun affettim yine..
kalbimi parçalara ayırıp her birine binlerce kez basan 
o adamı kabul ettim yine..
sevgi demeyin sebebine
o sevgiden sevilmekten anlamaz
ben anlıyorum da ne oluyor sanki
ben niye affettim ki
ben seviyorum işte bu sebebi
ama yazıkki
anlamayan ve hiç bir zaman anlayamayacak birisini
seviyorum
buda sevmekten yana yaşayabileceğim en büyük kayıp
hadi çek git diyorum kendime
unutulmayacak bir tek allah
birgün geçiyor
ikinci gün yine aklımda…
”lütfen gençler unutulmayacak hiçbirşey yok bu hayatta
bu mısraları örnek olarak ekledim
şimdilerde bu yeni bir hastalık ve bulaşıcı
ayrılığa tahammülsüzlükten ölenler çok
gücünü kaybedipte hayata küsen çok
birtek insan için hayatını kahreden çok
değmeyen birisine değer veripte değersiz konuma düşen çok
üzülen çok
üzen de çok
ama mantıklı olan yok
arkadaşlar sevgi muhakkak ki çok kutsal bir duygu
fakat bu duyguyu hakedene verirsek kutsallığını korumuş oluruz
sevgiyi de gündelik hayatımızdaki birşey gibi görürsek
çok yazık olur
bir düşünün
 bu kelime basit bir  duruma geldikten sonra
kim inanır artık
’seni seviyorum’
 diyene..??
                                saygılarımla 
                            akasya56
 

duyun bu sözleri ey insan olduğunu zannedenler…

çok mu hoşunuza gidiyor düşene bir tekme de sizin atıyor olmanız..

söyleyin bu hangi vicdana yakışıyor

yargılıyorsunuz acımadan acıtıyorsunuz

kanayan yürekleri daha da kanatıyorsunuz

söyleyin bu çok mu hoşunuza gidiyor

siz hiç yanılmadınız mı???

siz hiç mi mutlu olucam diye inanırken mutsuz olmadınız??

söyleyin diyorum size söyleyin….

niye susuyorsunuz

hani herşeyin en iyisini siz bilirdiniz

hani dünya sizin ekseninizde dönüyordu

hani siz hep doğruydunuz

hanginiz yapmadı kötülük

hanginiz kalp kırmadı

hanginiz dolandırmadı masum insanları

hanginiz çalıp çırpmadı

soyup soğana çevirmedi garibanı

şimdi siz mi dürüstsünüz

siz mi ahlaklısınız

siz mi efendisiniz

sizdeki kirler yıkamakla da çıkmaz

allah kimseye yıkayıpta çıkramayacağı kirler vermesin

olduğunuz gibi olun

yapmacık sevgiler efendilikler

yapmacık namus kisveleri

yapmacık ibadetler

sizin olsun bulaştırmayın kimseye bunları

önce insan olabilmeyi başarın siz ve sizin gibiler

duyuyorsunuz artık beniii

duyun istedim ve onun için yazdım zaten

saygılarımla

akasya

nereden nereye ama ne emeklerle…

BAŞKAN
« … Başkan olan kimsenin milletin ülküsüne göre hareket etmesi ve milletin ruhiyatına vakıf olduktan sonra, o milletin isteğine göre hareket etmesi gerekir…»
30. 11. 1929, Vossiche Zeitung Muhabirine Demeç.

Biz cahil dediğimiz vakit, mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki âlimler çıkar.»
18. 03. 1923, Tarsus’ta Çiftçilerle Konuşması.

«… Temeli büyük Tük milletinin ve onun kahraman evlatlardan meydana gelen büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun izalesi ile helaldar olabileceği zehabında bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. »
19.06.1926, Anadolu Ajansına Demeç.

« Bügün ülke yönetimi sorumluluğunu taşıyan heyet, bence ülkü ve amaç itibariyle, bütün milleti kapsayan ve unvanı Halk Fırkası olan Cumhuriyet Fırkasıdır. Bu fırkanın esas ilkesi, memleket ve milletin gerçek kurtuluş ve mutluluğunu temine çalışmaktır ve amaca ulaştıran yol bence budur ve kararlaştırılmıştır. O da Cumhuriyeti takviye ve sağlamlaştırma ile beraber fikrî ve sosyal inkılâpta ve medeniyet ve aydınlanma yolunda milletin azimkârane ve muvaffakiyetle yürümesini temine delâlettir…»

20. 09. 1924, Samsunlularla Konuşma.
« Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak lazım…
Bilhassa gençler çalışmalıdır. »
11. 04. 1923, Vatan Muhabirine Verilen Demeç.

« … Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir : biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik : çünkü topraklarımız çoktur, iyi asker yetiştirdik : Çünkü o topraklara kasteden düşmanlar fazladır. O toprakları sürenler, o toprakları koruyanlar hep sizlersiniz… »
18. 03. 1923, Tarsus’ta Çiftçilerle Konuşma.

« Küçük hanımlar, küçük beyler !
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz ; kızlar, çocuklar ! »
17. 10. 1922, Bursa, Çocuklara.

« … Hükümetimizin her medenî devlet gibi dış borçlanmalar yapması gereği vardır. Şu kadar ki, ödünç alınan yabancı paralarını şimdiye kadar Babıâli’nin yaptığı gibi ödemeye mecbur değilmişiz gibi, maksatsız israf ve kullanma ile borçlarımızın yükünü artırarak mali bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya kesinlikle karşıyız. Biz memlekette, ilerlemeyi, üretimi, ve halkın refahını temin edecek, zenginlik kaynaklarımızı geliştirecek faydalı borçlanmalara taraftarız. »
01. 03. 1922, T.B.M.M. 3.Toplanma Yılını Açarken.

« Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar ; evet bu doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Çünkü, ben zoraki ve insafsızca hareket etmek bilmem. Bence diktatör, diğerlerini iradesine boyun eğdirendir. Ben, kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim. »
21. 06. 1935, Gladys Baker’e Verilen Demeç.

« … Bizim dinimiz en makul ve tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olabilmesi için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. »
31. 1. 1923 İzmir’de Halk ile Konuşama.

« Vaziyeti muhakeme ederken ve tedbir düşünürken« … Bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet değildir ve hakikaten kitaplarda mevcut olan hükûmetlerin, bilimsel yapıları itibarıyla hiçbirine benzemeyen bir hükûmettir. Fakat millî hakimiyeti, millî iradeyi tecellî ettiren tek hükûmettir, bu mahiyette bir hükûmettir! Sosyoloji noktasından bizim hükûmetimizi, ifade etmek lâzım gelirse, halk hükûmeti deriz. »
01. 12. 1921, T.B.M.M.
 acı olsa da, hakikati görmekten bir an geri kalmamak lâzımdır. Kendimizi ve birbirimizi aldatmak için lüzum ve mecburiyet yoktur. »1927

arkadaşlar biz bugünlere kolay yoldan gelmedik.atamızın bu vatanı vatan edebilmek için neler yaptığını gösteren kıymetli bir kaç sözüne yer verdim.okuyalım ama yabana atmayalım..

                                                                                                                                saygılarımla