Sivil Toplum Meclisi Oluşturulmalıdır
22 Kasım 2007 , Perşembe | Etiketler : sivil toplumDün Kumrulular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin açılışındaydım.
Bir sanayi tesisinin açılışıyla nasıl ki o şehrin ekonomisine katkı anlamında sevinç duyuyorsam bir sivil toplum kuruluşunun açılışını da o şehrin sosyo-kültürel hayatına bir katkı olarak görüyor ve mutluluk duyuyorum.
Sivil toplum kuruluşları günümüzde ülkelerin siyaset, ekonomi ve kültürlerini belirlemelerinin yanı sıra hükümetlerin de politikalarını etkilemede ciddi rol oynuyorlar.
Bana sorarsanız çağımız sivil toplum çağı.
Bu anlamda emekleme döneminde olduğumuzu söyleyenler çıksa da bazı olaylar bunun hiç de böyle olmadığını gösteriyor.
Aynı dünyayı paylaşanlar artık biz de varız diyorlar.
Yok sayılmayı istemiyorlar.
Her geçen gün daha bir bilinçleniyorlar.
Boşalan köyler ve büyüyen şehirlerde yitirdikleri gelenek ve göreneklerini yeniden canlandırmaya çalışıyorlar.
***
Biz millet olarak vakıf medeniyetinden geliyoruz.
Komşusu aç yatarken tok yatmayı kendimize zillet biliyoruz.
Paylaştıkça mutlu olan, mutlu oldukça paylaşan bir anlayışın temsilcileriyiz.
Bu anlamda da devlet-millet el ele düşüncesi hayata yansıtılmış oluyor.
Bir zamanlar bu büyük millet birbirleriyle bir aile gibi yaşıyordu.
Acılarını ve mutluluklarını paylaşıyordu.
Bugün de sivil toplum kuruluşlarının başta yapması gereken görevlerden birisinin de bu olduğuna inanıyorum.
***
Ne güzel şey birbirlerinin cenazesinde ve düğününde yanyana olabilmek.
Her ikisinde de dostlarını bir arada görebilmek.
Bir insanın duyabileceği bundan daha büyük bir mutluluk var mı?
Bizi birbirimize kenetleyen ve kaynaştıran değerlerimizi yaşatmak…
Millet olarak dünden bugüne böylesine güçlü gelebilmenin temelinde bunun büyük payı vardır.
Milletler duruşlarını ancak aldıkları yüce terbiyeye borçludurlar.
***
Samsunda kurulan her sivil toplum kuruluşu bahçemize dikilen bir çiçek gibidir.
Dün bir çiçek daha ekildi.
Bir başka gün bir çiçek daha.
Aman bu çiçekleri iyi yetiştirelim.
Büyümesinde yardımcı olalım.
Şehrimizi sosyal hayatımıza olumlu katkılarda bulunan sivil toplum cennetine dönüştürelim.
***
Kapanan bir dernek karşısında yaşadığım azabı duymak istemiyorum.
Ancak bu kuruluşlarımızın da tabelada değil, yani Kumrulular dernek başkanı Kemal Döleş’in dediği gibi sözde dernekçilik değil, özde dernekçilik yapmaların arzu ediyorum.
***
Bu bakımdan yöneticilerimize de büyük iş düşüyor.
Yarından tezi yok Samsunda kesinlikle başkanların katılımıyla görev yapan Sivil Toplum Meclisinin (STM) oluşturulup hayata geçirilmesi gerekiyor.
Katılımcı demokrasinin gereği de budur.
Bu şehrin idarecileri bunu yapabilecek anlayışa sahiptir.
Bu zenginliği daha fazla göz ardı etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Samsun Sivil Toplum Meclisini (STM) uygulamaya koyanları unutulmayacaktır.
Bu oluşturulmadıkça bizim de sitemimiz bitmeyecektir.
Her iki anlamda da kolay gelsin diyorum.