Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Alternatif Tıbba Evet mi Hayır mı?

8 Eylül 2009 Salı | İhbar Et | Etiketler : prof. dr. ahmet rasim küçükusta

Alternatif tıbba dünyanın her yerinde giderek büyüyen bir ilgi var. Bu, geri kalmış ülkelerde bir yerde zorunluluk, çünkü insanların modern tıbba ulaşması zaten söz konusu değil.

Ama ya Amerika ve birçok Avrupa ülkesi gibi dünyanın en gelişmiş memleketlerinde alternatif tıptan medet uman milyonlarca insana ne demeli? 

Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirdiğine göre bazı Asya ve Afrika ülkelerinde insanların yüzde 80’ i sadece bu tür tedavileri kullanırken, gelişmiş ülkelerde de insanların yüzde 80’ i hayatının herhangi bir döneminde bu tür tedavilere başvuruyor. Amerikalılar alternatif tıp için senede 34 milyarı harcıyorlar.  

Ülkemizde de alternatif tedavilere artan bir alaka var. 500 hasta üzerinde yaptığım bir araştırmada astımlıların yüzde 70’ inin alternatif tıp yöntemlerini en az bir kere denemiş olduklarını belirlemiştim.

Son senelerde Azerbaycan, Gürcistan, Rusya gibi ülkelerden gelen ve kendilerini alternatif tıp uzmanı olarak tanıtanların ve bunlara gidenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Çin ve Uzak-Doğu’ da üretilen bitkisel ilaçlara karşı da ‘faydası olmasa da zararı olmayan’ tedaviler mantığı ile büyük bir ilgi var. Tarım Bakanlığı’ nın izni ile ithal edilen bitkisel ilaçlara internet aracılığı ile de ulaşmak mümkün olabiliyor. 

Alternatif tıp kötüye kullanıma çok müsait

En başta söyleyeyim ‘Ben alternatif tıp yöntemlerine hiçbir zaman körü körüne karşı değilim’.

Bazıları binlerce yıldan beri uygulanan tedaviler içinde modern tıp yöntemlerinin yerini alacak pek çok uygulama olduğuna da inanıyorum. Zaten bunun pek çok örneği de var. 

Ama bu benim alternatif tıbbın zaaflarını, eksiklerini, yanlışlarını ve günahlarını görmediğim mânâsına da gelmemeli.

Her şeyden önce alternatif tıbba üniversitelerin sahip çıkması ve bunların şarlatanlar tarafından kötüye kullanımına fırsat verilmemesi gerekiyor. Kötü niyetli kişilerin elinde suiistimale çok müsait olan tıp uygulamaları özellikle yüzlerce yıldan beri kullandıkları bilinenlerden başlamak üzere bilimsel metotlarla araştırılmalı ve incelenmelidir.

Alternatif tıp yöntemlerin birbirlerinden her bakımdan tamamen farklı pek çok türü olduğu ve bunların hepsinin aynı kefeye konamayacağı da unutulmamalıdır.

Uygulayıcılar doktor değil

Alternatif tıbbın en büyük yanlışı çoğu zaman doktor olmayan kişiler tarafından uygulanmasıdır. Bunlar içinde çobanlar bile olduğunu biliyoruz. Üniversite mezunu insanların kendileri veya yakınları için okuma-yazma bile bilmeyen çobanların yaptıkları ilaçlara erişebilmek uğruna katlandıkları fedakârlıklar denize düşen yılana sarılır sözüyle açıklanabilir mi bilemiyorum. Allah kimseye çaresi olmayan hastalık vermesin.

Alternatif tıp sadece, bu konuda eğitim almış, diploması olan doktorlar tarafından uygulanmalıdır.

Okulu ve eğitimi yok

Alternatif tıbbın kitabı, okulu ve eğitimi olmadığı gibi, uygulamaların da prensipleri, kuralları ve standartları yoktur. Bunlar en çok ‘ben bilirim- ben yaparım’ veya ‘deneme-yanılma’ yöntemlerine göre yapılır.

Alternatif tıp daha çok usta-çırak, hoca-talebe veya baba-oğul ilişkisi ile öğrenilir. Usta veya hoca ‘kerameti kendinden menkul’ bir eğitimleri, hatta okuma-yazmaları bile olmayan kişilerdir. Metafizik, mistik, dini söylemlere pek meraklıdırlar.

Bir öğrencinin artık uygulayıcı olabilmesi bir imtihan ile değil hocasının ona ‘Tamam sen artık oldun’ demesi veya ‘el vermesi’ ile gerçekleşir.

Gelelim neticeye

Yakın bir zaman önce gazetelerde bazı doktorlar tarafından ‘Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü’ kurulduğu haberini okudum. Bu kişiler kimlerdir, eğitimleri ve amaçları nedir, üfürükçü ve çobanlardan farkları var mıdır yok mudur bilemiyorum.

Alternatif tıbbın bir enstitü bünyesinde değerlendirilmesi doğrudur, ama birkaç kişinin bir araya gelmesiyle enstitü kurulmaz, bu olsa olsa bir dernek olabilir. Enstitü bir üniversite çatısı altında birçok bilim dalından uzmanların katılımıyla oluşturulduğunda ve bilimsel kurallarla ve yöntemlerle çalıştığında bir mana taşır.

Bir açılım da üniversitelerimiz yapmalı ve alternatif tıbbı hiç araştırmadan hor görme yanlışından kurtularak bu işi bilimsel platforma taşımalıdır.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi
ahmetrasimk@mynet.com

Yoruma kapalı.




Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.