Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Agidolog

08 Eyl

Tapınak Şövalyeleri

 

Küçüğlüğümden beri tarihi olaylara,efsanelere büyük ilgi duymuşumdur.Bugün sizlerle tapınak şövalyeleri hakkında bulduğum bir yazıyı paylaşacağım.

Tapınak Şövalyeleri, M.S. 1119′da varlığı anlaşılmış ve bu bölgedeki araziye sahip oldukları bilinen bir gruptu. Grup, Clairvaux’lu St. Bernard önderliğinde on Fransız şövalyesi tarafından kurulmuştu. O yıl Hugues de Payns ("Paganlar’ın" anlamına gelir) bu şövalyeler, Jerusalem’deki Kral Baldwin’in sarayına yerleştikleri Kutsal Topraklar’a gittiler. Burası, Kutsal Mezar’a yakındı ve Hz. Süleyman Tapmağı’nın’ bulunduğu yere inşa edilmişti. Kutsal Şehir’e yolculuk yapan hacıları korumak için yemin ettiler ve manastır geleneklerine uyarak saflık, yoksulluk ve itaat yemini ettiler.

Ancak bu şövalyelerin neyin peşinde oldukları ve Jerusalem’de ne buldukları konusunda bol miktarda söylenti ortaya çıktı. Ne olursa olsun, bu şövalyeler Avrupa’da doğrudan Papa’ya bağlı güçlü bir askeri güç haline geldiler. Bu gruba katılmak isteyen birçokları akın etti ve sonucunda geniş topraklara sahip oldular. Uluslararası bağlantıları sayesinde Tapınak ilk banka haline geldi ve Hıristiyan dünyasının farklı noktalarında birçok alışverişi sağladı. Bu, zenginliklerini daha da artırdı.

Sufıler’le yakın ilişkilerini koruyarak, Kabala ve simya hakkındaki bilgilerini paylaştılar. Gizli törenleri ve mistik amaçları hakkında hikayeler yayılmaya başladı. Zamanla, zenginlikleri Fransa Kralı 4. Philip’i (Adil Philip) bile kıskandırdı. Grubun kurulmasından 189 yıl sonra 13 Ekim 1307 Cuma günü, Philip’in adamları Büyük Usta Jean Jacques de Molay ve 140 şövalyesini bölücülük, Tanrı’ya küfür ve büyücülükle suçladılar. Bunun ardından şövalyeler büyük eziyetler gördüler. Birçoğu, putperestliklerini itiraf etmeleri için Engizisyon tarafından işkence gördü.

1312′de Papa V.Clement resmi olarak grubu kaldırdı ve yerine Hospitaler Şövalyeleri’ni getirdi. Bağlandığı kazıkta öldürülmeden önce, masumluğunu savunan Büyük Usta, Tapınak Şövalyeleri’ne karşı işledikleri günahlar için 4. Philip ve 5. Clement’i Tanrı’nın önünde hesap verirken görmeyi diledi. Philip’e bir yıl, Clement’e bir ay verdi. İkisi de tanınan sürelerin sonunda acı içinde öldüler: Philip atından düştü, Clement ise kanserden öldü.

O zamanlar grubun tamamen ortadan kalktığı sanılıyordu ama şimdilerde Tapınak geleneğinin farmasonluğa dönüşerek devam ettiği düşüncesi dolaşmaktadır.

Gizlilik geleneği, Tapınak Şövalyeleri’nin inançlarını ve üyeliğe kabul törenlerini ortaya çıkarmayı imkansız kılmaktadır. Şövalyelerin itirafları hiçbir gerçek içermeyecek şekilde işkence yoluyla kazanılmıştı. Ancak grubu kuran şövalyelerin Jerusalem’deyken Akit Sandığı’nı bulduklarına dair söylentiler vardır. Bu bölgedeki gizli güçler hakkında bilgileri olduğuna, bu enerjileri ayinlerinde kullandıklarına ve izoterik bilgilerinin gotik katedrallerin biçimlerindeki gizli geometride yattığına dair inançlar da vardır.

Tapmak, gruba katılmak isteyen heyecanlı şövalyelerin verdikleri hediyeler sayesinde zenginliğini artırmıştır. Yaptığım araştırmalara göre, 1155′de Pembroke’lu Earl soyundan John Marshall kendilerine gizli bir yer verdiğinde Marlborough Downs’ın sahibi oldular. Haklarında çok fazla bilgi yoktur ve bilindiği kadarıyla birkaç kiracıyla bir çiftlikten başka bir şey kalmamış durumdadır. Ancak herhangi bir kilise binasına raslanmadığı için, buranın önemli bir Tapınak mülkiyeti olduğu da kabul edilmemektedir. Yere adını veren Tapınak’la bağlantısı, ayrı bir muammadır.

08 Eyl

Hititler’in bilinmeyen sonu

 

Çorum’un Boğazkale İlçesi’nde kazı çalışmalarını yürüten Doç. Dr. Andreas Schachner, Hitit medeniyetinin son dönemiyle ilgili ellerinde yeterince bilgi bulunmadığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alman Arkeoloji Enstitüsü işbirliğinde gerçekleştirilen Boğazkale Hattuşa kazıları devam ediyor. Anadolu’nun bilinen ilk medeniyetlerinden olan Hititler’in nasıl ve ne şekilde ortadan kaybolduğu, bilim adamları ve araştırmacıların merak konusu oldu.

Hititler’in bir anda ortadan kaybolmasıyla ilgili tahmin ve teoriler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Andreas Schachner, şunları söyledi:
‘Hititler’in yaşamı bıçak sırtındaydı. Bozulan dengeler bu büyük medeniyetin yokoluşuna sebebiyet vermiş olabilir. Bunlar salgın hastalıklar, siyasi huzursuzluklar, birkaç yıl üst üste yaşanan kuraklık ve kıtlık olabilir. Bu sebepler Hitit İmparatorluğu’nu çökertmiş olabilir. Tüm bu tahminlere rağmen Büyükkaya Mevkii kazılarından anladığımız kadarıyla Hititler ortadan kaybolsa da Hattuşa’da yaşam devam etmiş.’

Bu arada Boğazkale’de 2007 Kazı Dönemi’nin 4 Haziran’da başladığını belirten Doç. Dr. Andreas Schachner, çalışmalarının 10 Ekim 2007′ye kadar süreceğini söyledi. Boğazkale Kazı Başkanı Doç. Dr. Schachner, jeofizik araştırmalar sonucunda Hattuşa örenyerinde yeni yerleşim yerleri tespit ettiklerini de açıkladı. Hititler’le ilgili bilgilerin genellikle daha eski tarihlere ait olduğunu belirten Doç. Dr. Andreas Schachner, 15 kişilik bir ekiple yürüttükleri kazı çalışmalarının Hattuşa Örenyeri içerisinde bulunan Sarıkale önündeki düzlükte devam ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Andreas Schachner, 2001’den beri kazı yapılan bu bölgenin Başkent Hattuşa’nın önemli mahallelerinden biri olduğunu da dile getirerek, ‘Kazı çalışmalarının devam ettiği Sarıkale Mevkii, Hattuşa’nın önemli yerleşim yerlerinden biri. Çünkü, burada yaptığımız kazılarda 3- 4 yerleşim katmanına rastladık. Bu da birbirini takip eden yerleşim yerlerini ve bölgenin nasıl geliştiğini anlamamız açısından önem taşıyor’ diye konuştu.

Kaynak Milliyet

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.